İdari İşlemin İptali Davası Açma Şartları ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
İdari İşlemin İptali Davası Açma Şartları ve Usulü

İdari işlemin iptali davası, idarenin tek yanlı iradesiyle aldığı kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat öğeleri yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülerek menfaati zarar gören kişilerce açılan ve işlemi geçmişe etkili şekilde hükümsüz kılmayı hedefleyen bir idari dava türüdür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 uyarınca idari yargı denetimi hukuka uygunluk incelemesiyle sınırlı olup yerindelik denetimi yapılamaz; yargı yerleri yürütmenin takdir sahasını ortadan kaldıracak veya idare yerine geçip yeni işlem tesis edecek nitelikte karar veremez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3] 3. (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/185 md.) İdari davaların açılması:

Dava Konusu Edilebilecek İşlemler ve Menfaat Bağı

İptal davası kural olarak kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlere karşı açılır. İdarenin icrai nitelik taşımayan işlemleri, hazırlık işlemleri, gösterici işlemler, kurum içi görüş yazıları veya tek başına hukuki sonuç doğurmayan iç düzen ve ara işlemleri her zaman bağımsız bir davaya konu olmayabilir. 2577 sayılı Kanun m. 15/1-b kapsamında kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddine karar verilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…)[11] yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine, d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. 2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 3. Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/7 md.) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.[12] 5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Tebligat ve cevap verme:

İptal davası açılabilmesi için işlem ile davacı arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunması ve menfaatin ihlal edilmiş olması aranır. Menfaat ihlali değerlendirmesinde yalnızca ekonomik zarar ölçütü aranmaz; kamu görevi, statü, meslek, akademik süreç, disiplin sicili, ruhsat, sınav sonucu veya başvuru hakkı üzerinde doğan hukuki etkiler de menfaat bağını gündeme getirebilir. Buna karşılık bir başka kişi hakkında tesis edilen işlem davacının hukuki durumunu etkilemiyorsa dava ehliyeti tartışmalı hale gelir.

Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi ile Husumet

İptal davalarında görevli yargı yeri uyuşmazlığın niteliğine göre idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay Kanunu m. 24'te sayılan hallerle sınırlı olarak Danıştay olabilir. Genel idari işlemler bakımından görevli mahkeme çoğunlukla idare mahkemesidir.

2577 sayılı Kanun m. 32 uyarınca yetki kamu düzenindendir. Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse genel yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Göreve son verme, emekliye ayırma veya görevden uzaklaştırma işlemlerinde son görev yapılan yer idare mahkemesi; görevle ilişkiyi kesmeyen disiplin cezaları ile özlük ve parasal haklara ilişkin davalarda ise ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

İptal davasında davalı taraf işlemi tesis eden veya işlemin hukuki sonucundan sorumlu olan idaredir; dava kamu görevlisinin şahsına karşı açılamaz. Dilekçeler, savunmalar ve davaya ilişkin her türlü evrak Danıştay veya ait olduğu idare ya da vergi mahkemesi başkanlıklarına verilir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına teslim edilebilir.

Dava Açma Süreleri ve Sürelerin İşlemesi

2577 sayılı Kanun m. 7 uyarınca iptal davası açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin kaçırılması davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İdari davalarda genel dava açma süresi kural olarak tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı gün hesaba katılmaz. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlere ilişkin uyuşmazlıklarda ise sürenin başlangıcı; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ, tevkifata tabi vergilerde ödeme, tescile bağlı hallerde tescil ve idarenin dava açacağı durumlarda kararın idareye intikal ettiği tarihi izleyen gündür.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Görevli olmayan yerlere başvurma:

Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebligat yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra başlar. Düzenleyici işlemlerin yayımı durumunda süre ilan gününü takip eden gün işlemeye başlar; ilgililer doğrudan düzenleyici işleme dava açabileceği gibi uygulama işlemi üzerine de hem düzenlemeye hem uygulamaya ya da yalnızca uygulama işlemine karşı dava yoluna gidebilirler. Düzenlemenin dava edilmemiş veya iptal edilmemiş bulunması, ona dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline engel oluşturmaz.

2577 sayılı Kanun m. 8 gereğince tatil günleri kanuni sürelere dahildir; fakat sürenin bittiği gün resmi tatile rastlarsa müddet tatili takip eden ilk mesai gününün sonuna kadar kendiliğinden uzar. Kanunda öngörülen dava açma ve usul sürelerinin son gününün çalışmaya ara verme dönemine denk gelmesi durumunda ise süreler, adli tatilin sona erdiği günü izleyen tarihten başlayarak yedi gün uzamış kabul edilir.

Dava Açılmadan Önce İdari Başvuru Usulü

2577 sayılı Kanun m. 11 çerçevesinde ilgililer, idari dava açma süresi dolmadan önce işlemin geri alınmasını, kaldırılmasını, değiştirilmesini yahut yeni işlem tesisini üst makamdan veya üst makam yoksa işlemi kuran merciden isteyebilir. Bu idari müracaat, işlemeye başlamış bulunan dava açma süresini durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

İdareye yöneltilen bu isteme otuz gün içerisinde herhangi bir cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır. İdarenin açık ret cevabı vermesi veya otuz günlük sürenin sessizlikle geçmesiyle ret karinesinin doğması üzerine durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder ve başvuruya kadar geçen süre hesaba dahil edilir.

Dilekçelerin İlk İncelemesi ve Yargılama Esasları

Dava dilekçeleri; Danıştayda görevli tetkik hakimi, ilk derece mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya tayin edilen bir üye eliyle görev, yetki, idari merci tecavüzü, dava ehliyeti, kesin ve icrai işlem koşulu, süre aşımı, husumet ve dilekçe düzenleme şartları yönünden sırayla ön incelemeye alınır. Ön incelemede kanuna aykırılık bulunmazsa evrak davalı idareye tebliğe çıkarılır; ön inceleme aşamasında atlanan hususlar davanın sonraki safhalarında tespit edilse dahi 15 inci madde yaptırımları uygulanır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – 1. Dilekçeler Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilir ve Genel Sekreterlikçe görevli dairelere havale olunur. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/53 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dilekçeler, evrak bürosunca kaydedilerek ilgili mahkemelere havale olunur. Dilekçe sahibine evrakın tarih ve sayısını gösterir ücretsiz bir alındı kâğıdı verilir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, Yönlerinden sırasıyla incelenir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır. 5. İlk incelemeyi yapanlar, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır. 6. Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanır. İlk inceleme üzerine verilecek karar:

2577 sayılı Kanun m. 15 uyarınca idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. İdari merci tecavüzü halinde dilekçeler görevli idare merciine tevdi edilir ve bu halde mahkemeye başvuru tarihi merciine başvuru tarihi sayılır. Ehliyetsizlik, kesin ve yürütülmesi gereken işlem olmaması veya süre aşımı hallerinde davanın reddine karar verilir. Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesi tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir. Dilekçenin 3 ve 5 inci maddelere uygun olmaması sebebiyle reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Görev ve yetki ret kararları ile gerçek hasma tebliğ ve dilekçe ret kararları dışında kalan ilk inceleme kararlarına karşı ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.

İdari yargı yerleri uyuşmazlığın aydınlatılması amacıyla resen araştırma ilkesi gereğince her türlü incelemeyi kendiliğinden yürütür ve gerek gördükleri kayıt ve vesikaları taraflardan veya diğer kamu kurumlarından doğrudan ister. İstenen evrakın verilen sürede gönderilmesi kural olarak mecburi olmakla birlikte, devletin güvenliği veya yüksek menfaatlerine dokunan belgeler gerekçesi gösterilerek idarece sunulmayabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – 1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. 2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve arakararında bu husus ayrıca belirtilir. 3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/10 md.) Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.[15] 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/10 md.) 5. (Değişik: 5/4/1990-3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.[16] 6. (Ek: 2/7/2012-6352/56 md.) Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.[17] İvedi yargılama usulü:

İdari yargılama usulünde duruşma kural olmayıp uyuşmazlıklar evrak üzerinden incelenerek sonuca bağlanır; duruşma açılması belirli sınırlar dahilinde tarafların talebine bağlıdır. Davada taraflar cevap ve savunma süreleri geçtikten sonra verecekleri metinlerle iddia ve savunmalarını genişletemez; ancak tam yargı davalarında talep edilen tazminat miktarı karar verilene dek bir defaya mahsus artırılabilir. İdari davalarda vekille temsil kural olarak zorunlu değildir.

Yürütmenin Durdurulması Müessesesi

İdari yargıda dava ikame edilmiş olması kural olarak işlemin icrasını kendiliğinden sekteye uğratmaz. Ancak vergi mahkemesinde tarh edilen vergilere, resim ve harçlara, bunlara bağlı fon ve cezalara karşı açılan davalar uyuşmazlık konusu miktarın tahsilatını otomatik olarak durdurur; işlemden kaldırılan davanın yenilenmesi, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler ve doğrudan tahsilat işlemlerine açılan davalar bu durdurma etkisinden yararlanamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması, iptal davasının esası hakkında hüküm kurulana dek idari işlemin sonuç doğurmasını geçici süreyle engelleyen bir yargısal tedbirdir. Bu tedbire hükmedilebilmesi için işlemin tatbiki halinde onarılması güç ya da imkansız zararların doğması ve işlemin bariz bir şekilde hukuka aykırı bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemece verilen kararda bu iki şartın somut gerekçeleri açıkça gösterilmelidir; sadece mevzuat hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması yürütmenin durdurulması gerekçesi yapılamaz.

Yürütmenin durdurulması istemi prensip olarak davalı idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra karara bağlanır. Bununla birlikte uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki işlemler yönünden idarenin savunması beklenmeksizin geçici nitelikte tedbir verilebilir; fakat kamu görevlilerine ilişkin atama, nakil, unvan ve görev değişikliği ile görevlendirme işlemleri bu istisna kapsamında yer almaz. İstem açıkça dayanaksız görülürse idareden savunma dahi istenmeden doğrudan reddedilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat güvencesiyle verilebilir; idareden veya adli yardımdan yararlanan davacılardan teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması hakkındaki kararlara tebliğ gününü izleyen günden itibaren yedi gün içinde yalnız bir kez itiraz yolu açıktır; itiraz mercii yedi gün içinde nihai ve kesin kararını verir. Aynı nedenlere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talep edilemez.

Kararların Uygulanması ve Tam Yargı Davasıyla İlişkisi

İdari yargı kararları geçmişe etkili sonuç doğurur ve iptal edilen işlem kurulduğu andan itibaren hukuken geçersiz hale gelir. İdare, esasa veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğini gecikmeksizin ifa etmekle yükümlüdür; bu ifa süresi kararın tebliğinden başlayarak en geç otuz gündür. Kararın gereklerine göre idare kimi zaman önceki hukuki durumu aynen tesis eder, kimi zaman ise gerekçeye uygun yeni bir işlem kurar. Mahkeme kararlarının uygulanmaması durumunda idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

İptal davası hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasını hedeflerken tam yargı davası idari işlem veya eylemden doğan zararların giderilmesini amaçlar; iptal kararı verilmiş olması kendiliğinden tazminat ödenmesini sağlamaz. 2577 sayılı Kanun m. 12 düzenlemesi uyarınca menfaati ve hakkı ihlal edilenler doğrudan tam yargı davası ikame edebilecekleri gibi iptal ve tam yargı davalarını aynı dilekçede birlikte açabilirler. Dileyen ilgililer ise önce işlemin iptali davasını sonuçlandırıp kararın tebliği veya işlemin icrası tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açma hakkını kullanabilirler.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
İptal davası açmak idari işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurur mu?

Kural olarak Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması kanunda sayılan istisnalar haricinde dava konusu vergi, ceza ve yükümlerin tahsilini durdurur.

İdari işlemin iptali davasında avukatla temsil zorunlu mudur?

İdari yargılama hukukunda kural olarak avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.

İdarenin iptal veya yürütmenin durdurulması kararını uygulama süresi nedir?

İdare, mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorunda olup bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde otuz günü geçemez.

Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu