İdari işlemin iptali davası, idarenin tek yanlı iradesiyle aldığı kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat öğeleri yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülerek menfaati zarar gören kişilerce açılan ve işlemi geçmişe etkili şekilde hükümsüz kılmayı hedefleyen bir idari dava türüdür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 uyarınca idari yargı denetimi hukuka uygunluk incelemesiyle sınırlı olup yerindelik denetimi yapılamaz; yargı yerleri yürütmenin takdir sahasını ortadan kaldıracak veya idare yerine geçip yeni işlem tesis edecek nitelikte karar veremez.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Dava Konusu Edilebilecek İşlemler ve Menfaat Bağı
İptal davası kural olarak kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlere karşı açılır. İdarenin icrai nitelik taşımayan işlemleri, hazırlık işlemleri, gösterici işlemler, kurum içi görüş yazıları veya tek başına hukuki sonuç doğurmayan iç düzen ve ara işlemleri her zaman bağımsız bir davaya konu olmayabilir. 2577 sayılı Kanun m. 15/1-b kapsamında kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddine karar verilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
İptal davası açılabilmesi için işlem ile davacı arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunması ve menfaatin ihlal edilmiş olması aranır. Menfaat ihlali değerlendirmesinde yalnızca ekonomik zarar ölçütü aranmaz; kamu görevi, statü, meslek, akademik süreç, disiplin sicili, ruhsat, sınav sonucu veya başvuru hakkı üzerinde doğan hukuki etkiler de menfaat bağını gündeme getirebilir. Buna karşılık bir başka kişi hakkında tesis edilen işlem davacının hukuki durumunu etkilemiyorsa dava ehliyeti tartışmalı hale gelir.
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi ile Husumet
İptal davalarında görevli yargı yeri uyuşmazlığın niteliğine göre idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay Kanunu m. 24'te sayılan hallerle sınırlı olarak Danıştay olabilir. Genel idari işlemler bakımından görevli mahkeme çoğunlukla idare mahkemesidir.
2577 sayılı Kanun m. 32 uyarınca yetki kamu düzenindendir. Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse genel yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleriyle ilgili davalarda yetkili mahkeme kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Göreve son verme, emekliye ayırma veya görevden uzaklaştırma işlemlerinde son görev yapılan yer idare mahkemesi; görevle ilişkiyi kesmeyen disiplin cezaları ile özlük ve parasal haklara ilişkin davalarda ise ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
İptal davasında davalı taraf işlemi tesis eden veya işlemin hukuki sonucundan sorumlu olan idaredir; dava kamu görevlisinin şahsına karşı açılamaz. Dilekçeler, savunmalar ve davaya ilişkin her türlü evrak Danıştay veya ait olduğu idare ya da vergi mahkemesi başkanlıklarına verilir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına teslim edilebilir.
Dava Açma Süreleri ve Sürelerin İşlemesi
2577 sayılı Kanun m. 7 uyarınca iptal davası açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin kaçırılması davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
İdari davalarda genel dava açma süresi kural olarak tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı gün hesaba katılmaz. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlere ilişkin uyuşmazlıklarda ise sürenin başlangıcı; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ, tevkifata tabi vergilerde ödeme, tescile bağlı hallerde tescil ve idarenin dava açacağı durumlarda kararın idareye intikal ettiği tarihi izleyen gündür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebligat yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra başlar. Düzenleyici işlemlerin yayımı durumunda süre ilan gününü takip eden gün işlemeye başlar; ilgililer doğrudan düzenleyici işleme dava açabileceği gibi uygulama işlemi üzerine de hem düzenlemeye hem uygulamaya ya da yalnızca uygulama işlemine karşı dava yoluna gidebilirler. Düzenlemenin dava edilmemiş veya iptal edilmemiş bulunması, ona dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline engel oluşturmaz.
2577 sayılı Kanun m. 8 gereğince tatil günleri kanuni sürelere dahildir; fakat sürenin bittiği gün resmi tatile rastlarsa müddet tatili takip eden ilk mesai gününün sonuna kadar kendiliğinden uzar. Kanunda öngörülen dava açma ve usul sürelerinin son gününün çalışmaya ara verme dönemine denk gelmesi durumunda ise süreler, adli tatilin sona erdiği günü izleyen tarihten başlayarak yedi gün uzamış kabul edilir.
Dava Açılmadan Önce İdari Başvuru Usulü
2577 sayılı Kanun m. 11 çerçevesinde ilgililer, idari dava açma süresi dolmadan önce işlemin geri alınmasını, kaldırılmasını, değiştirilmesini yahut yeni işlem tesisini üst makamdan veya üst makam yoksa işlemi kuran merciden isteyebilir. Bu idari müracaat, işlemeye başlamış bulunan dava açma süresini durdurur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
İdareye yöneltilen bu isteme otuz gün içerisinde herhangi bir cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır. İdarenin açık ret cevabı vermesi veya otuz günlük sürenin sessizlikle geçmesiyle ret karinesinin doğması üzerine durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder ve başvuruya kadar geçen süre hesaba dahil edilir.
Dilekçelerin İlk İncelemesi ve Yargılama Esasları
Dava dilekçeleri; Danıştayda görevli tetkik hakimi, ilk derece mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya tayin edilen bir üye eliyle görev, yetki, idari merci tecavüzü, dava ehliyeti, kesin ve icrai işlem koşulu, süre aşımı, husumet ve dilekçe düzenleme şartları yönünden sırayla ön incelemeye alınır. Ön incelemede kanuna aykırılık bulunmazsa evrak davalı idareye tebliğe çıkarılır; ön inceleme aşamasında atlanan hususlar davanın sonraki safhalarında tespit edilse dahi 15 inci madde yaptırımları uygulanır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun m. 15 uyarınca idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. İdari merci tecavüzü halinde dilekçeler görevli idare merciine tevdi edilir ve bu halde mahkemeye başvuru tarihi merciine başvuru tarihi sayılır. Ehliyetsizlik, kesin ve yürütülmesi gereken işlem olmaması veya süre aşımı hallerinde davanın reddine karar verilir. Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesi tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir. Dilekçenin 3 ve 5 inci maddelere uygun olmaması sebebiyle reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Görev ve yetki ret kararları ile gerçek hasma tebliğ ve dilekçe ret kararları dışında kalan ilk inceleme kararlarına karşı ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.
İdari yargı yerleri uyuşmazlığın aydınlatılması amacıyla resen araştırma ilkesi gereğince her türlü incelemeyi kendiliğinden yürütür ve gerek gördükleri kayıt ve vesikaları taraflardan veya diğer kamu kurumlarından doğrudan ister. İstenen evrakın verilen sürede gönderilmesi kural olarak mecburi olmakla birlikte, devletin güvenliği veya yüksek menfaatlerine dokunan belgeler gerekçesi gösterilerek idarece sunulmayabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
İdari yargılama usulünde duruşma kural olmayıp uyuşmazlıklar evrak üzerinden incelenerek sonuca bağlanır; duruşma açılması belirli sınırlar dahilinde tarafların talebine bağlıdır. Davada taraflar cevap ve savunma süreleri geçtikten sonra verecekleri metinlerle iddia ve savunmalarını genişletemez; ancak tam yargı davalarında talep edilen tazminat miktarı karar verilene dek bir defaya mahsus artırılabilir. İdari davalarda vekille temsil kural olarak zorunlu değildir.
Yürütmenin Durdurulması Müessesesi
İdari yargıda dava ikame edilmiş olması kural olarak işlemin icrasını kendiliğinden sekteye uğratmaz. Ancak vergi mahkemesinde tarh edilen vergilere, resim ve harçlara, bunlara bağlı fon ve cezalara karşı açılan davalar uyuşmazlık konusu miktarın tahsilatını otomatik olarak durdurur; işlemden kaldırılan davanın yenilenmesi, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler ve doğrudan tahsilat işlemlerine açılan davalar bu durdurma etkisinden yararlanamaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yürütmenin durdurulması, iptal davasının esası hakkında hüküm kurulana dek idari işlemin sonuç doğurmasını geçici süreyle engelleyen bir yargısal tedbirdir. Bu tedbire hükmedilebilmesi için işlemin tatbiki halinde onarılması güç ya da imkansız zararların doğması ve işlemin bariz bir şekilde hukuka aykırı bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemece verilen kararda bu iki şartın somut gerekçeleri açıkça gösterilmelidir; sadece mevzuat hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması yürütmenin durdurulması gerekçesi yapılamaz.
Yürütmenin durdurulması istemi prensip olarak davalı idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra karara bağlanır. Bununla birlikte uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki işlemler yönünden idarenin savunması beklenmeksizin geçici nitelikte tedbir verilebilir; fakat kamu görevlilerine ilişkin atama, nakil, unvan ve görev değişikliği ile görevlendirme işlemleri bu istisna kapsamında yer almaz. İstem açıkça dayanaksız görülürse idareden savunma dahi istenmeden doğrudan reddedilebilir.
Yürütmenin durdurulması kararları teminat güvencesiyle verilebilir; idareden veya adli yardımdan yararlanan davacılardan teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması hakkındaki kararlara tebliğ gününü izleyen günden itibaren yedi gün içinde yalnız bir kez itiraz yolu açıktır; itiraz mercii yedi gün içinde nihai ve kesin kararını verir. Aynı nedenlere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talep edilemez.
Kararların Uygulanması ve Tam Yargı Davasıyla İlişkisi
İdari yargı kararları geçmişe etkili sonuç doğurur ve iptal edilen işlem kurulduğu andan itibaren hukuken geçersiz hale gelir. İdare, esasa veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğini gecikmeksizin ifa etmekle yükümlüdür; bu ifa süresi kararın tebliğinden başlayarak en geç otuz gündür. Kararın gereklerine göre idare kimi zaman önceki hukuki durumu aynen tesis eder, kimi zaman ise gerekçeye uygun yeni bir işlem kurar. Mahkeme kararlarının uygulanmaması durumunda idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
İptal davası hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasını hedeflerken tam yargı davası idari işlem veya eylemden doğan zararların giderilmesini amaçlar; iptal kararı verilmiş olması kendiliğinden tazminat ödenmesini sağlamaz. 2577 sayılı Kanun m. 12 düzenlemesi uyarınca menfaati ve hakkı ihlal edilenler doğrudan tam yargı davası ikame edebilecekleri gibi iptal ve tam yargı davalarını aynı dilekçede birlikte açabilirler. Dileyen ilgililer ise önce işlemin iptali davasını sonuçlandırıp kararın tebliği veya işlemin icrası tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açma hakkını kullanabilirler.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
İptal davası açmak idari işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurur mu?
Kural olarak Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması kanunda sayılan istisnalar haricinde dava konusu vergi, ceza ve yükümlerin tahsilini durdurur.
İdari işlemin iptali davasında avukatla temsil zorunlu mudur?
İdari yargılama hukukunda kural olarak avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.
İdarenin iptal veya yürütmenin durdurulması kararını uygulama süresi nedir?
İdare, mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorunda olup bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde otuz günü geçemez.
Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz süresi ne kadardır?
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

