Hukuki ve Kamulaştırmasız El Atmada Malik Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuki ve Kamulaştırmasız El Atmada Malik Hakları

Mülkiyet Hakkı Kapsamında Fiili ve Hukuki El Atma Ayrımı

Mülkiyet hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1 Numaralı Protokol'ün 1. maddesi kapsamında temel bir insan hakkı olarak teminat altına alınmıştır. Bu anayasal ve uluslararası koruma uyarınca mülkiyet hakkına yönelik sınırlamalar yalnızca kamu yararı amacıyla ve kanunla yapılabilir. Kamu makamları kamu yararı gerekçesiyle taşınmazlara müdahale ederken kanunun çizdiği usul ve sınırları gözetmek zorundadır.

Taşınmaza kamu idarelerince gerçekleştirilen müdahaleler fiili el atma ve hukuki el atma olarak iki temel kategoride incelenir. İdarenin yetkili bir kamulaştırma kararı olmaksızın taşınmaza fiilen girmesi, yapı inşa etmesi veya arsayı fiilen işgal etmesi fiili el atma niteliğindedir. Buna karşılık, taşınmazın zilyetliğine fiziki olarak müdahale edilmeksizin, yalnızca onaylanan imar planı kararlarıyla kamu hizmeti alanına ayrılması ve malikin kullanım ile tasarruf yetkisinin engellenmesi hukuki el atma olarak tanımlanır.

İmar Programları ve Beş Yıllık Yasal Bekleme Süresi

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesi düzenlemesine göre belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde planı uygulamaya koymak amacıyla 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlüdür. Bu programlar, kamu hizmet alanlarında kalan taşınmazların hangi sıra ve takvimle kamulaştırılacağını belirleyen idari araçlardır.

3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 1 uyarınca, imar planlarının kesinleşip yürürlüğe girmesinden itibaren 5 yıl içinde söz konusu imar programlarının hazırlanmaması veya programa alınmasına karşın 5 yıllık sürede kamulaştırma işlemlerinin başlatılmaması halinde, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkından doğan yetkiler kısıtlanamaz. Taşınmazın yol, park, meydan veya diğer kamu hizmeti alanlarına tahsis edilmesi nedeniyle doğan kısıtlılık hali süresiz bir belirsizliğe yol açamaz.

Hukuki el atmaya dayalı hak arama sürecinde 3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 1 kapsamındaki 5 yıllık yasal sürenin tamamlanması aranır. Bu 5 yıllık süre dolmadan malik tarafından açılan davalar, idari başvuru ve plan tatbik süreçlerinin henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle usulden reddedilebilmektedir. Yasal sürenin dolmasıyla birlikte malik açısından dava açma ve idareden mülkiyet kısıtlılığının giderilmesini talep etme hakkı netlik kazanır.

İmar Planına İtiraz, İptal Davası ve Revizyon Talebi

İmar planında taşınmazının kamusal kullanıma ayrıldığını öğrenen malik, idari yargı yoluna başvurarak plan kararlarının iptalini isteyebilir. Bu kapsamda, ilan edilen imar planına 30 günlük yasal askı süresi içinde idareye dilekçe ile itiraz edilmesi mümkündür. İtirazın idare tarafından reddedilmesi durumunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde ret kararından itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde imar planının iptali davası açılabilir.

Taşınmazın kamu alanında kalmasına neden olan imar planının kabul edilmesinin üzerinden uzun süre geçmiş olması halinde malik, şehirleşme ilkeleri ve kamu yararı dengesini gözeterek idareden imar planı değişikliği veya revizyon talebinde de bulunabilir.

Kamulaştırmasız Hukuki El Atma Davası ve Uzlaşma Usulü

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1 ve Geçici 6. maddesi düzenlemeleri uyarınca, kamulaştırmasız el atma davalarında idareye ön başvuru yapılması ve uzlaşma usulünün işletilmesi dava şartıdır.

Uzlaşma başvurusu yapılan idare bu talebe 60 gün içinde cevap verir veya sessiz kalarak talebi zımnen reddetmiş sayılır. İdare ile uzlaşma sağlanamaması ya da idarenin başvuruya süresi içinde yanıt vermemesi halinde malik dava açma hakkını kullanabilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca hukuki el atma davalarında yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmazın 5 yıllık yasal süre dolmasına rağmen kamulaştırılmaması halinde malik idare mahkemesinde açacağı tazminat davasıyla taşınmazın güncel rayiç değerinin ödenmesini ve tapunun idare adına tescilini veya terkinini isteyebilir.

Bedel Tespiti, Faiz ve İdarenin Kararı Uygulama Yükümlülüğü

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda belirlenen taşınmaz bedeline, davanın açıldığı tarihten veya idareye başvuru tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek tecil faizi ya da yasal faiz işletilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca idare mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen tazminat kararlarını idare en geç 30 gün içinde uygulamak ve hükmedilen ödemeyi yapmakla yükümlüdür.

Hukuki el atma eylemi mülkiyet hakkının özünü ihlal eden sürekli bir durum oluşturur. Bu sebeple hukuki el atma talepleri herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmayıp, imar planındaki kısıtlılık hali devam ettiği sürece dava açılabilir.

Kısmi Kısıtlılık, Takas, İnşaat Hakkı Transferi ve Geçici Yapı

Taşınmazın yalnızca bir kısmının yola, parka veya kamusal alana ayrılması durumunda kural olarak el atılan kısım için tazminat istenir. Bununla birlikte, geriye kalan bölüm imar mevzuatına göre bağımsız inşaat yapmaya elverişsiz hale gelmişse ifa imkânsızlığı sebebiyle taşınmazın tamamının bedeli talep edilebilir.

İdare nakit tazminat ödemek yerine malike trampa teklif edebileceği gibi malik de kamu alanında kalan taşınmazının takasını isteyebilir. Belediye meclisi kararıyla kamu alanında kalan taşınmazın değerine denk düşen belediye mülkiyetindeki başka bir imarlı arsa ile değişim yapılabilir.

Kamu alanında kalan arsanın inşaat yapma hakkı, transfer edilebilir inşaat hakkı yöntemi çerçevesinde malikin başka bir geliştirme bölgesindeki parseline aktarılabileceği gibi üçüncü kişilere de devredilebilir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca kamu hizmet alanına ayrılan ancak henüz kamulaştırılmayan taşınmazlarda imar mevzuatındaki sınırlamalara uyulmak koşuluyla geçici bina veya tesis yapımına izin verilebilir. Ancak ileride kamulaştırma yapıldığında, kamu idaresi bu geçici yapılar için tazminat ödemeksizin yıkım isteyebilir.

İmar planında kısıtlı hale gelen arsa ve araziler için 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında vergi indirimi öngörülmüştür. Yol, park veya diğer kamu alanına tahsis edilen taşınmazların emlak vergisi kısıtlılık süresince onda bir (1/10) oranında tahakkuk ettirilir.

Geçmiş Dönem Fiili El Koymalarda Uzlaşma ve Bedel Tespiti Usulü

9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasında kamulaştırma işlemleri yapılmaksızın veya tamamlanmaksızın fiilen kamu hizmetine ayrılan taşınmazlara el konulması halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Geçici Madde 6 hükümleri uygulanır ve bedel taleplerinde öncelikle uzlaşma yoluna başvurulması dava şartıdır. Uzlaşma komisyonu, başvurudan itibaren en geç 6 ay içinde tahmini değer bildirmeksizin talep sahibini tebligatla uzlaşma görüşmelerine davet eder.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. Geçici Madde 6Kaynağı aç
Geçici Madde 6 – (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.) Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir. Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmaması hâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir. Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir. Uzlaşılan bedel, bütçe imkanları dâhilinde sonraki yıllara sâri olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır. Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir. Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir. Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. (Mülga üçüncü cümle: 20/8/2016-6745/34 md.) Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez. (İptal onikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95, K.: 2014/176 sayılı Kararı ile.) (İptal onüçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli ve E.: 2013/95, K.: 2014/176 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra: 3/11/2016-6754/40 md.) Bu madde uyarınca açılacak davalarda 15 inci maddede düzenlenen bilirkişiliğe ilişkin hükümler uygulanır.

Söz konusu fiili el koymalarda uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, sınırlı ayni hak tanınması, başka bir yerde imar hakkı kullandırılması veya bunların mümkün olmaması durumunda nakdi bedel üzerinden yürütülebilir. Görüşmeler kural olarak davete icabetten itibaren en geç 6 ay içinde tutanağa bağlanır ve bu süreçteki bilgi ile belgeler açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.

Uzlaşmaya varılması halinde hak türünü, nakdi ödeme miktarını ve tescil ile terkine muvafakati içeren bir sözleşme akdedilir; taşınmaz resen idare adına tescil veya terkin edilir. Uzlaşılan bedel taksitli ödenebilir ve bu taksit süresince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca kanuni faiz işletilir.

Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağının tanziminden itibaren 3 ay içinde malik veya idarece bedel tespiti davası açılabilir. Bu davalarda Kamulaştırma Kanunu'nun 15. maddesindeki bilirkişilik hükümleri uygulanarak taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenir ve taşınmazın idare adına tescil veya terkinine karar verilir. Mahkemenin tescil veya terkine ilişkin hükmü kesin nitelikte olup hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesi uyarınca, bu kapsamdaki kamulaştırmasız fiili el koyma sebebiyle açtıkları tazminat davası süre aşımı gerekçesiyle reddedilenler hakkında da bedele ilişkin hükümler uygulanır; ancak evvelce açtıkları davalar sonucunda tazminat almaya hak kazananlar veya süre dışındaki sebeplerle davası reddedilenler bu düzenlemeden yararlanamaz. İlgili madde kapsamında kesinleşen toplam alacak miktarının ayrılan ödeneği aşması durumunda ödemeler bütçe imkanları ile alacak tutarları gözetilerek sonraki yıllara yayılacak biçimde garameten ve taksitlerle ifa edilir; taksitli ödeme süresince 3095 sayılı Kanun uyarınca kanuni faiz işletilir. Bu kapsamda ödenecek alacakların tahsili gerekçesiyle kamu idarelerinin mal, hak ve alacakları haczedilemez.

Hukuki el atma davası açmak için belirli bir zamanaşımı süresi var mıdır?

Hukuki el atma mülkiyet hakkını sürekli olarak ihlal ettiğinden herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; imar planındaki kısıtlılık hali sürdüğü müddetçe dava açılabilir.

İmar planında kamu alanına ayrılan taşınmaza yapı izni verilebilir mi?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 33. maddesi çerçevesinde belirli kat ve alan sınırlamalarıyla geçici yapı izni verilebilir; ancak kamu idaresi kamulaştırma yaptığında tazminat ödemeden bu yapının yıkımını isteyebilir.

Hukuki el atma davası açılmadan önce belediyeye başvurulması zorunlu mudur?

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu düzenlemelerine göre kamulaştırmasız el atma taleplerinde idareye ön başvuru yapılarak uzlaşma yolunun işletilmesi kanuni bir dava şartıdır.

Kamu alanında kalan arsa için emlak vergisinde bir indirim uygulanır mı?

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca kamu hizmeti alanına ayrılarak tasarrufu kısıtlanan arsa ve arazilerin emlak vergisi kısıtlılık devam ettiği sürece 1/10 oranında tahakkuk ettirilir.

Taşınmazın sadece bir bölümü kamu alanında kalırsa tamamı için bedel istenebilir mi?

Kalan kısım imar mevzuatına göre bağımsız inşaat yapmaya veya amaca uygun kullanıma elverişsiz hale gelmişse taşınmazın tamamının bedeli talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu