Medeni usul hukuku, özel hukuk uyuşmazlıklarının mahkemeler nezdinde çözüme kavuşturulmasında tarafların ve hâkimin yargılama sürecindeki yetki ve ödevlerinin sınırlarını belirler. Uyuşmazlığın konusu olan olay vakıaları ve deliller kural olarak taraflarca ileri sürülür ve hâkim, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı sürece tarafların iradi tasarruflarını esas alarak yargılamayı yürütür.
Tasarruf İlkesi ve Taleple Bağlılık
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 24 uyarınca hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Kanunda açıkça belirtilmedikçe hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında tasarruf yetkisi dava açıldıktan sonra da devam eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Özel hukuk uyuşmazlıklarında dava açma, davasını geri alma, feragat, kabul veya sulh olma gibi tasarruflar tarafların serbest iradesine bırakılmıştır. Hâkim, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı sürece bu tasarrufları esas almak zorundadır. Sulh ve feragat, hüküm kesinleşmeden de davayı sona erdirebilir; hâkim tasarruf beyanlarını irade sakatlığı şüphesi yönünden değerlendirir. Kanundan doğan istisnalar ve kamu düzeni tasarruf yetkisine sınır koyabilir.
6100 sayılı Kanun m. 26 gereğince hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez; ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Taleple bağlılık ilkesi, hem hüküm fıkrası hem de yargılama kapsamı için bağlayıcı bir sınırdır. Hâkimin tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri ise saklı tutulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Taraflarca Getirilme İlkesi ve Re'sen Araştırma
6100 sayılı Kanun m. 25 uyarınca, kanunda düzenlenen istisnalar haricinde mahkeme, davanın taraflarınca bildirilmeyen husus ve vakıaları re'sen dikkate alamayacağı gibi taraflara bunları hatırlatıcı tutum takınamaz. Kanunun açıkça izin verdiği durumlar dışında hâkim kendiliğinden delil toplayamaz ve taraflarca sunulmamış olaylara veya delillere dayanamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Taraflarca getirilme ilkesi yargılamanın temel kuralı olmakla birlikte çekişmesiz yargı, nüfus, kişisel hâl ile velayet ve nafaka gibi kamu düzeni boyutunun ağır bastığı alanlarda hâkimin re'sen araştırma yetkisi genişler.
Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi ve Hukukun Re'sen Uygulanması
Hâkim, iddia ve savunmanın anlaşılmasını sağlamak, muğlak hususları açıklattırmak, yargılamayı düzen ve disiplin içinde sevk ve idare etmekle yükümlüdür. Hâkime ait olan bu görev, taraflarca getirilme ilkesini ortadan kaldırmayıp tamamlayıcı nitelik taşır.
Uyuşmazlıkta vakıaları somut ve açık biçimde mahkeme önüne getirmek tarafların görevi iken hukuku re'sen uygulamak hâkime aittir. Tarafların dilekçe ve beyanlarındaki hukuki nitelendirmeler mahkemeyi bağlamaz.
Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Aleniyet İlkesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 uyarınca davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Hukuki dinlenilme hakkı kapsamında tarafların iddia ve savunmalarını etkili biçimde sunabilmeleri, karşı tarafın beyan ve delillerinden haberdar olmaları ve açıklama fırsatı bulmaları gerekir.
Anayasa m. 141 uyarınca duruşmalar kural olarak kamuya açıktır. Yargılamada şeffaflığı ve kamu güvenini amaçlayan bu kuralın istisnası olarak kamu düzeni, genel ahlak, özel hayatın gizliliği, çocuklar veya ticari sır gibi sebeplerle mahkemece gerekçelendirilerek kapalı duruşma yapılabilir.
Usul Ekonomisi ve Dürüstlük Kuralı
Usul ekonomisi ilkesi uyarınca dava mümkün olan en az giderle ve en kısa sürede sonuçlandırılmalıdır. Bu ilke, Anayasa m. 141 hükmünde düzenlenen makul süre güvencesinin medeni usul hukukundaki yansımasıdır.
Yargılamada taraflar, vekiller ve üçüncü kişiler usul işlemlerinde dürüst davranmak, gerçek dışı beyan ve kötüniyetli taktiklerden kaçınmakla yükümlüdür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararların Gerekçeli Olması
Medeni yargılamada serbest delil ilkesi benimsenmiş olup hâkim delilleri vicdani kanaati doğrultusunda değerlendirir. Mahkeme delili doğrudan temin edip incelemeye gayret eder; bu çerçevede bilhassa tanık ve bilirkişilerin dinlenmesi aşamasında sözlülük ve yüz yüzelik önem taşır.
Anayasa m. 141 gereğince mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olmak zorundadır. Mahkeme kararının gerekçesi; vakıa tespitini, delil değerlendirmesini, hukuki nitelendirmeyi ve hüküm sonucu ile bağlantıyı açıklar.
İspatın Konusu ve İspat Yükünün Dağılımı
6100 sayılı Kanun m. 187 düzenlemesine göre ispat, tarafların uyuşmazlık yaşadığı ve davanın esasına tesir edebilecek çekişmeli olaylara ilişkindir ve taraflar sadece bu vakıalar için delil ikame eder. Buna karşın, toplum tarafından bilinen durumlar ile taraflarca kabul edilmiş vakıalar çekişmeli kabul edilmez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 187Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun m. 190 hükmü uyarınca ispat yükü, mevzuatta özel kural bulunmadığı takdirde, iddia olunan olaydan kendi yararına hukuki sonuç bağlayan tarafa yüklenir. Kanuni karineye tutunan taraf yalnızca o karineye esas teşkil eden vakıayı kanıtlamakla mükelleftir; kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere diğer taraf karinenin tersini ispat edebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 190Kaynağı aç
Hâkim tarafların talebinden fazlasına karar verebilir mi?
Kural olarak karar veremez; 6100 sayılı Kanun m. 26 gereğince hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez, ancak somut duruma göre talepten daha azına karar verebilir. Bununla birlikte, hâkimin taleple bağlı olmadığına ilişkin kanuni hükümler saklıdır.
Hangi vakıalar çekişmeli sayılmaz ve bunlar için delil gösterilir mi?
6100 sayılı Kanun m. 187/2 uyarınca herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz ve ispatın konusunu çekişmeli vakıalar oluşturduğundan bu vakıalar için delil gösterilmez.
Duruşmaların kapalı yapılması hangi şartlara bağlıdır?
Duruşmalar kural olarak açık yapılmakla birlikte kamu düzeni, genel ahlak, özel hayatın gizliliği, çocuklar veya ticari sır gibi haklı nedenlerin bulunması durumunda mahkemece gerekçelendirilerek kapalı duruşma yapılması mümkündür.
Hukuki dinlenilme hakkı neleri içerir?
6100 sayılı Kanun m. 27 çerçevesinde bu hak; yargılama hakkında bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, açıklamaların mahkemece dikkate alınarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

