6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hukuk yargılamasının temel ilkelerini, dava türlerini ve yargılama aşamalarını düzenleyen ana usul kanunudur. Kanun sistematiğinde süreler, belirsiz alacak davası, ilk itirazlar, ön inceleme ile tahkikat aşamalarına yönelik çeşitli usul hükümleri uygulanmaktadır.
Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Sonrasında Dosyanın Gönderilmesi
HMK m. 20 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi zorunludur. Başvuru için öngörülen iki haftalık süre; kararın verildiği anda kesin olması halinde tebliğ tarihinden, süresinde kanun yoluna gidilmeyerek kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa ret kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi süresi içinde talep edilmezse dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. Dosya kendisine gönderilen mahkeme ise taraflara kendiliğinden davetiye gönderir.
Duruşmaların Aleniyeti ve Gizli Duruşma Usulü
HMK m. 28 gereğince duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde ilgilinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Tarafların gizlilik talebi ön sorun hükümleri çerçevesinde gizli duruşmada incelenir ve karara bağlanır. Hakim bu kararının gerekçelerini esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklar. Hakim, gizli yargılama işlemleri sırasında hazır bulunanları edindikleri bilgileri açıklamamaları hususunda uyarır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun gizliliğin ihlaline ilişkin hükmünün uygulanacağını ihtar ederek bu hususu tutanağa geçirir.
Yargılamada Kesin Süreler ve Hukuki Sonuçları
HMK m. 94 uyarınca kanun tarafından öngörülen süreler kesin nitelik taşır. Yargılamayı yürüten hakim de belirlediği sürenin kesinliğini kararlaştırabilir. Bu durumda mahkemenin, kesin süreye bağlanan usul işlemini tereddüt oluşturmayacak açıklıkta belirtmesi ve süreye riayet edilmemesi halinde doğacak yasal neticeleri tutanağa yazarak muhatabına ihtar etmesi gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 94Kaynağı aç
Mahkemece kesinliği açıkça kararlaştırılmamış süreyi kaçıran taraf yeni bir süre talebinde bulunabilir. Ancak bu talep üzerine tanınan ikinci süre kanunen kesin olup taraf lehine üçüncü bir süre verilemez. Kesin süresi içerisinde yerine getirilmeyen usul işlemini yapma hakkı kendiliğinden sona erer.
Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava Ayrımı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, mülga usul mevzuatında yer almayan belirsiz alacak ve tespit davasını yeni bir usul imkânı olarak düzenlemiştir. Davanın açıldığı anda alacak miktarının veya değerinin tam olarak saptanmasının alacaklıdan beklenemeyeceği yahut objektif olarak olanaksız bulunduğu durumlarda alacaklı, aralarındaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir parasal tutarı göstererek belirsiz alacak davası ikame edebilir. Madde gerekçesinde, baştan miktarı tam bilinemeyen alacaklara ilişkin yargısal başvurularda güçlüklerin giderilmesi ve hak arama özgürlüğünün etkin hukuki koruma çerçevesinde sağlanması amacıyla bu düzenlemenin kanunlaştırıldığı belirtilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/485, K. 2021/971Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 107Kaynağı aç
7251 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle HMK m. 107’nin başlığı değiştirilmiş, ikinci fıkrası yeniden düzenlenmiş ve üçüncü fıkrası mülga edilmiştir. Düzenleme uyarınca karşı tarafın sunduğu veriler veya tahkikat neticesinde alacağın tutarı tam olarak belirlenebilir hale geldiğinde, mahkemece tahkikat bitmeden iki haftalık kesin süre tayin edilir; davacı bu kesin sürede iddiayı genişletme yasağına takılmaksızın talebini netleştirebilir. Belirtilen sürede açıklama yapılmaması durumunda uyuşmazlık, dava dilekçesindeki ilk talep sonucu üzerinden karara bağlanır. Ayrıca daha önce kısmi eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasına hukuki yarar tanıyan üçüncü fıkra hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.
Kısmi dava, talep konusunun bölünebilir nitelikte bulunduğu hallerde alacağın yalnızca bir kesiminin ileri sürülmesidir; bu türde alacağın tamamının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanması aranır. HMK m. 109 uyarınca dava dilekçesinde bakiyeden açıkça feragat edilmediği müddetçe, kısmi dava açılmış olması hakkın geri kalan kısmından vazgeçildiği sonucunu doğurmaz. Yargıtay içtihadında, dilekçe içeriğinden aynı hukuki ilişkiden doğan alacağın daha yüksek olduğunun anlaşılması, fazlaya dair hakların saklı tutulması veya alacağın şimdilik belirli bir miktarının istendiğinin belirtilmesi, o uyuşmazlıkta kısmi davanın varlığı için yeterli ölçütler arasında değerlendirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu 2021/485 E., 2021/971 K. sayılı kararında belirsiz alacak davasının niteliği gereği istisnai bir dava türü olduğunu ve davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişinin bunu açıkça dilekçesinde belirtmesi gerektiğini açıklamıştır. İncelenen somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde belirsiz alacak davası şeklinde açıldığına dair beyan bulunmaması ve duruşmada yapılan sözlü beyanla dava türünün değiştirilmesine imkan görülmemesi karşısında, uyuşmazlığın kısmi dava niteliğinde olduğu sonucuna varılarak direnme kararı Özel Daire bozma gerekçeleri doğrultusunda bozulmuştur.
İlk İtirazlar ve Davanın Geri Alınması
HMK m. 116 uyarınca ilk itirazlar; kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazından ibarettir. Maddenin (c) bendi ise 7251 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
Davanın geri alınmasını düzenleyen HMK m. 123 uyarınca davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 123Kaynağı aç
Ön İnceleme Aşaması ve Belge Sunma Usulü
HMK m. 139 gereğince mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve kanunda belirtilen ilk incelemeyi tamamladıktan sonra ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Çıkarılacak davetiyede tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları ihtar edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 139Kaynağı aç
Ön inceleme davetiyesinde, taraflardan birinin duruşmaya katılıp yargılamaya devamı talep etmesi karşısında, mazeretsiz gelmeyen tarafın gıyabında icra edilen işlemlere itiraz hakkını kaybedeceği açıkça yer alır. Tebliğle birlikte başlayan iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçede dayandıkları ancak ibraz etmedikleri evrakları mahkemeye vermeleri ya da celbedilecek kayıtlar için gerekli izahatı sunmaları istenir; bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda ilgili delilden vazgeçilmiş sayılmasına karar verileceği ihtar edilir.
Tahkikat, Sözlü Yargılama ve Islah Esasları
Ön inceleme safhasının sona ermesiyle birlikte HMK m. 147 gereği taraflar, tahkikat ve sözlü yargılama duruşmasına çağrılır. Çıkarılan çağrı kağıdında; haklı bir mazeret bildirmeksizin oturuma iştirak edilmemesi durumunda işlemlerin yoklukta sürdürüleceği ve yapılan muamelelere itiraz olunamayacağı hatırlatılır. Bunun yanı sıra tahkikatın bittiği celsede doğrudan sözlü yargılamaya geçileceği, bu aşamanın ertelenmesi halinde yeni bir davetiye tebliğ edilmeyeceği ve kanunun 150 nci maddesindeki usul saklı kalmak üzere gıyapta nihai karar verilebileceği ihtar olunur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasını düzenleyen HMK m. 149 kapsamında mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir. Mahkeme resen veya taraflardan birinin talebi üzerine tanığın, bilirkişinin veya uzmanın bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebileceği gibi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin dinlenilmesine resen de karar verebilir. Fiili engel veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına bölge adliye mahkemesi adalet komisyonunun uygun görüşü alınarak karar verilebilir. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
HMK m. 177 kapsamında ıslah işlemi kural olarak tahkikat safhası bitinceye dek gerçekleştirilebilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırması veya Yargıtayın bozma ilamı üzerine dosya yeniden ilk derece mahkemesine ulaştığında, mahkemece tahkikata dair yeni bir işlem icra edilirse tahkikat kapanana kadar yine ıslah yapılabilir; şu kadar ki bozmaya uyulmasıyla teşekkül eden usuli kazanılmış durum bertaraf edilemez. Islah iradesi duruşmada tutanağa geçirilerek sözlü sunulabileceği gibi dilekçeyle de ileri sürülebilir; muhatabın duruşmada bulunmaması yahut talebin celse arasında yapılması durumunda dilekçe veya zabıt örneği bilgi amaçlı karşı tarafa tebliğ olunur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
Dava sürecinde ileri sürülen veya hakimin re'sen karara bağlaması icap eden bir talep hakkında kısmen veya tamamen hüküm kurulmamışsa, HMK m. 305/A gereğince tarafların her biri nihai kararın tebliğ tarihinden itibaren bir aylık süre zarfında ek karar verilmesini mahkemeden isteyebilir. Verilecek bu ek karara karşı da kanun yoluna müracaat imkanı mevcuttur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305/AKaynağı aç
Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra gönderme süresi ne kadardır?
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı sonrasında dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etme süresi iki haftadır. Bu süre; karar verildiği anda kesin ise tebliğden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulup ret kararı verilmişse bu kararın tebliğinden itibaren başlar. Süresi içinde talep edilmezse dava mahkemece resen açılmamış sayılır.
Belirsiz alacak davasında alacak belirlendiğinde mahkeme nasıl bir usul uygular?
Tahkikat veya karşı tarafın verdiği bilgi sonucu alacağın tam ve kesin belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hakim tahkikat sona ermeden iki haftalık kesin süre verir. Davacı bu süre içinde iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir; aksi halde dava talep sonucundaki miktar veya değer üzerinden karara bağlanır.
Bozma veya kaldırma kararından sonra ıslah yapılabilir mi?
Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine ulaştığında mahkeme tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.
Ön inceleme davetiyesindeki iki haftalık sürede hangi belgeler sunulmalıdır?
Ön inceleme duruşması davetiyesinin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgeler için açıklama yapmaları gerekir; aksi takdirde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

