Medeni Usul Hukukunda Kesinlik Sınırı Kavramı ve Hukuki Niteliği
Kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilmesi için kanunda öngörülen parasal sınırlardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar temyiz edilemez ve kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkindir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/12218, K. 2021/16601Kaynağı aç
İlk Derece Mahkemesi Kararlarında İstinaf Kanun Yolu ve Kesinlik
İlk derece mahkemelerince hükme bağlanan nihai kararlar ile geçici hukuki koruma kapsamındaki tedbir ve haciz taleplerinin geri çevrilmesine dair kararlara karşı istinaf yoluna gidilebilir. Bunun yanında, ilgilisinin huzurunda verilen ya da gıyabında verilip itiraz edilen tedbir ve haciz kararları da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin birinci fıkrası uyarınca istinaf incelemesine konu edilebilir. Özel kanunlarda doğrudan Yargıtaya başvuru yolu öngörülmüş olsa dahi bölge adliye mahkemesinin görev alanında kalan uyuşmazlıklarda verilen nihai kararlar için de anılan maddenin beşinci fıkrası uyarınca istinaf mercilerine başvurulur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 341. maddesinin ikinci fıkrasına göre miktar veya değeri kanundaki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bununla birlikte manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
İstinaf kesinlik sınırının tespitinde, 6100 sayılı Kanun'un 341. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde ise dördüncü fıkra uyarınca kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Temyiz Kesinlik Sınırı
6100 sayılı Kanun'un 362. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kanunda belirtilen parasal tutarı (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinde alacağın bir kısmının dava edilmiş olması hâlinde temyiz kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde ise kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kanuni kesinlik sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.
İş sözleşmesi son bulmuş olan işçinin açtığı alacak davasında hükmün temyiz kesinlik sınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik etkisi bulunmadığı takdirde temyiz kesinlik sınırı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/12218 Esas ve 2021/16601 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kabul ya da reddedilen alacak tutarına göre belirlenir. Kararda davalının temyiz istemi bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Parasal Sınırların Belirlenmesi ve Güncellenmesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin birinci fıkrasına göre; kanunun senetle ispat, istinaf, temyiz ve duruşma sınırlarını düzenleyen maddelerindeki parasal tutarlar, Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında her takvim yılı başında artırılarak tatbik edilir. Bu güncelleme neticesinde hesaplanan sınırlarda yer alan bin Türk lirasının altındaki küsuratlar ise değerlendirmeye alınmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2384, K. 2019/5120Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/6870, K. 2021/11467Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. ek 1Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istinaf ve temyize ilişkin parasal sınırların belirlenmesinde kanuni kural olarak davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Bununla birlikte, yargı kararlarında kimi uyuşmazlıklar bakımından kararın verildiği tarihteki kesinlik sınırının dikkate alındığı farklı değerlendirmelere de rastlanmaktadır.
Bozma Kararı Sonrasında İlk Derece Mahkemesinde Kesinlik Sınırı
Dosyanın Yargıtay bozmasından sonra ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine verilecek kararlarda temyiz kesinlik sınırının ne şekilde tespit edileceğine dair farklı değerlendirmeler mevcuttur. Bir yaklaşımda kanunda bu duruma özgü açık bir kuralın yer almadığı ve meselenin içtihatla giderildiği ifade edilirken; yargı kararlarında, bozmaya uyularak verilen hükümlere karşı doğrudan temyiz yoluna gidilebildiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının dikkate alınması gerektiği kabul edilebilmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/6870 Esas ve 2021/11467 Karar sayılı ilamında; ilk derece mahkemesi tarafından Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi hâlinde davanın taraflarına karara karşı sadece temyiz yoluna başvuru olanağı tanındığı, bu hâlde ilk derece mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesinde bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararlar için öngörülen temyiz kesinlik sınırına tabi olacağı kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak verilen kararın kesin nitelikte olması durumunda Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Kesin Olan Kararlara Karşı Başvuruda Uygulanacak Usul
İlk derece mahkemesince kesin nitelik taşıyan bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması ya da yasal sürenin kaçırılması hâlinde, kararı veren mahkeme istinaf istemini reddeder ve bu ret kararını taraflara kendiliğinden tebliğ eder. İlgili taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde söz konusu ret kararına karşı istinafa başvurabilir; bölge adliye mahkemesi ret kararını yerinde bulmazsa asıl dilekçeyi esas alarak incelemesini sürdürür. Bu usul, 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi yollamasıyla temyiz denetiminde de kıyasen tatbik edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılan ön inceleme neticesinde kararın kesin olduğunun belirlenmesi durumunda, 6100 sayılı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince öncelikle ret kararı verilir. Kanun'un 366. maddesinin yollamasıyla istinaf ön inceleme kuralları temyiz aşamasında da kıyasen uygulandığından, kesin nitelikteki kararlara karşı yapılan temyiz istemleri Yargıtay tarafından aynı usul çerçevesinde reddedilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
Manevi tazminat davalarında istinaf kesinlik sınırı uygulanır mı?
Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
Alacağın bir kısmı dava edildiğinde temyiz kesinlik sınırı nasıl belirlenir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Kesin karara karşı istinaf dilekçesi verilirse mahkeme ne karar verir?
İstinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesinin birinci fıkrası uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden tebliğ eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

