Hukuk yargılamasında dava, tarafın talebi olmadan kendiliğinden incelenemez ve karara bağlanamaz. Kanunda açıkça belirtilmedikçe hiç kimse kendi lehine dava açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği konularda bu yetki, dava açıldıktan sonra da sürer; serbest tasarrufun bulunmadığı konular bu kuralın içinde değildir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Hâkimin vakıa ve delil bakımından sınırı
Kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkim, taraflardan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz; bunları hatırlatabilecek davranışta da bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında kendiliğinden delil toplayamaz. İstisnaların neler olduğu, bu kuralların kendisinde ayrıca sıralanmamıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, kanundaki ifadesiyle yürütmenin düzenine ve gereksiz gidere ilişkindir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Dava ve cevap dilekçesinde görülen unsurlar
Dava dilekçesinde mahkemenin adı ile davacı ve davalının adı, soyadı ve adresleri bulunur. Cevap dilekçesinde de mahkemenin adı ile tarafların adı, soyadı ve adresleri yer alır. Yurt dışında bulunan davalı için yurt içi adres de cevap dilekçesinin unsurları arasındadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Dava dilekçesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin birinci fıkrasındaki (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususlar eksikse hâkim, davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Bir haftalık süre, bentlerde sayılan bu hususların eksikliğine uygulanmaz.
Kanundaki süre ile hâkimin belirlediği süre
Süreler kanunda gösterilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında hâkim, kanunda yazılı süreleri artıramaz veya eksiltemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir. Gerekli görürse, bu değişikliğe ilişkin kararından önce tarafları dinler.
Tutanak ve zabıt kâtibinin katılması
Ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir. Mahkemede veya mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde zabıt kâtibinin hazır bulunması zorunludur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 156Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
Zabıt kâtibi hukuki veya fiilî bir engel nedeniyle görev yapamıyorsa ve işin gecikmesinde sakınca varsa, başka bir kimse bu göreve getirilebilir. Görevlendirme, kişinin görevin niteliğine uygun biçimde yemin ettirilmesine bağlıdır.
Bağlantı, birleştirme ve ayırma
Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davalar, aralarında bağlantı bulunursa davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararını ikinci davanın açıldığı mahkeme verir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmışsa, bağlantı nedeniyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlıdır.
Davalar aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmuşsa ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikteyse bağlantı var sayılır. Birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına da her aşamada, talep üzerine veya kendiliğinden karar verilebilir. Ayrılmasına karar verilen davalara aynı mahkeme bakmaya devam eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 167Kaynağı aç
Delil sözleşmesinin şekli ve geçersizliği
Taraflar delil sözleşmesini yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla yapabilir. Bu sözleşmeyle, kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi, böyle bir öngörü bulunmayan vakıaların yalnız belirli delillerle ispatını da kabul edebilirler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 193Kaynağı aç
Taraflardan birinin ispat hakkını kullanmasını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmesi geçersizdir. Geçersizlik, ispat hakkının bu ölçüde engellenmesine bağlanmıştır.
Feragat, kabul ve sulhte tasarruf sınırı
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Hüküm ifade etmeleri, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmi feragatte veya kabulde, feragat edilen ya da kabul edilen kısım dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilir. Feragat ve kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Sulh, görülmekte olan davada tarafların uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşmedir. Sulh ancak tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusu dışında kalan hususlar da sulha dahil edilebilir ve sulh şarta bağlı olarak yapılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 313Kaynağı aç
Duruşma düzenine ilişkin işlemler
Hâkim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi bu davranıştan meneder. Gerekirse, avukatlar hariç olmak üzere, kişinin derhâl duruşma salonundan çıkarılmasını emreder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 151Kaynağı aç
İhtara rağmen duruşmanın düzenini bozmaya devam eden veya mahkeme huzurunda uygun olmayan söz ya da davranışını sürdüren kişi derhâl yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Bu fıkra avukatlar hakkında uygulanmaz. Düzeni bozan eylem veya söz ayrıca suç oluşturuyorsa durum tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Gerekiyorsa, avukatlar hariç, fiili işleyenin tutuklanmasına da karar verilebilir.
Usulüne aykırı tebliğin öğrenilmesi
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebliğ muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. Geçerlilik, muhatabın tebliği öğrenmiş olmasına bağlıdır.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 32Kaynağı aç
Tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi
Tacir olan kişiler ile kamu tüzel kişileri, doğmuş bir uyuşmazlık veya ileride doğabilecek uyuşmazlık için tek bir mahkemeyi ya da birkaç mahkemeyi yetkili kılan sözleşme yapabilir. Aksine bir kararlaştırma yoksa dava, sözleşmenin gösterdiği mahkemelerde açılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Tahkikatın bitirilmesi, hüküm ve tefhim
Mahkeme, tarafların gösterdiği delilleri inceledikten sonra davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa tahkikatın bittiğini taraflara bildirir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Mahkeme, davayı usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Tefhim, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunmasıyla yapılır. Duruşmada bulunanlar hükmün tefhimini ayakta dinler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 294Kaynağı aç
Zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde gerekçeli kararın, tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır.
Yargılama giderinin kimden alınacağı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesine göre, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. İki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme giderleri haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa mahkeme giderleri bunlar arasında paylaştırabilir veya müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verebilir. Metin bu iki yoldan birini zorunlu tutmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 326Kaynağı aç
Direnme kararının somut dosyada bozulması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/515 esas ve 2019/1233 karar sayılı kararında, yerel mahkemenin direnme kararının süresinde temyiz edildiğini saptadıktan ve dosyadaki belgeleri okuduktan sonra uyuşmazlığı incelemiştir. Kurul, benimsediği özel daire bozmasına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesini, bu dosya bakımından usul ve yasaya aykırı bulmuş ve direnme kararının bozulması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu sonuç, her direnme kararının kendiliğinden bozulacağı yönünde genel bir kural değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/515, K. 2019/1233Kaynağı aç
Kurul, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek direnme kararının, kararda uygulandığı belirtilen 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince bozulmasına karar vermiştir. Aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğuna ve karara 28.11.2019 tarihinde oy çokluğuyla verildiğine hükmetmiştir. On beş günlük süre, bu kararda uygulanan 440. maddeye özgüdür.
Aynı kararda, direnmeye ilişkin gerekçede 19.01.2012 olan dava tarihinin 22.07.2014 olarak yazılması, mahkemesince her zaman düzeltilebilecek ve işin esasına etkili görülmeyen maddi hata sayılmıştır. Bu yazım bozma nedeni yapılmamıştır. Değerlendirme, söz konusu dosyadaki tarih yazımıyla sınırlıdır.
Hâkim talep olmadan dava inceleyebilir mi?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24. maddesine göre hâkim, taraflardan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.
Hangi dilekçe eksikliğine bir hafta verilir?
Bir haftalık kesin süre, dava dilekçesinde (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksikliğine uygulanır. Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Kanundaki süreyi hâkim değiştirebilir mi?
Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında değiştiremez. Hâkim, kendi tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli görürse önce tarafları dinler.
Delil sözleşmesi nasıl yapılır?
Delil sözleşmesi yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla yapılır. Bir tarafın ispat hakkını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren sözleşme geçersizdir.
Kabul ve sulh her davada yapılabilir mi?
Hayır. Kabul, yalnız serbestçe tasarruf edilebilen davalarda hüküm doğurur. Sulh de yalnız bu nitelikteki uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
Feragat şarta bağlanabilir mi?
Hayır. Feragat ve kabul kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Sulh ise şarta bağlı olarak da yapılabilir.
Usulsüz tebliğ ne zaman geçerli olur?
Muhatap tebliğe muttali olmuşsa usulüne aykırı tebliğ muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir.
Hüküm hangi duruşmada açıklanır?
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Tefhim, hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunmasıyla yapılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

