Manevi Tazminat Talebinin Hukuki Temeli
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici eylemi açıkça yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa dahi, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kimse de bu zararı gidermekle yükümlü tutulur. Manevi tazminat taleplerinin temel sorumluluk dayanağını bu genel kural oluşturur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24 uyarınca kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde müdahale edilen kimse, mahkemeden bu tecavüze karşı korunma isteyebilir. Kanunun tanıdığı yetkinin icrası, üstün nitelikte kamusal veya özel bir yararın mevcudiyeti yahut ilgilinin rızası gibi bir haklılık sebebi bulunmadıkça kişilik haklarına yönelen ihlaller hukuka aykırı kabul edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Bedensel Zarar, Ölüm ve Kişilik Hakkı İhlalinde Tazminat Kapsamı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 çerçevesinde bedensel bütünlüğü ihlal edilen mağdur yararına, somut olayın niteliği gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilebilir. Meydana gelen fiilin ağır bedensel yaralanma veya can kaybı doğurması durumunda, mağdurun yahut hayatını kaybeden kişinin yakınları da adil bir manevi tazminat talebinde bulunabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Kişilik değerleri saldırıya uğrayan mağdur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca yaşadığı manevi kayıplar karşılığında nakdi tazminat isteyebilir. Mahkeme, parasal ödeme yerine farklı bir telafi yolu belirleyebileceği gibi tazminatın yanında ihlali kınayan bir karar tesis edilmesine ve bu kararın ilanına da karar verebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Tazminatın Belirlenmesi ve Takdir Yetkisinin Sınırları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51 gereğince giderimin sınırları ve ifa yöntemi; somut koşullar ile özellikle tarafların kusur derecesi dikkate alınarak hâkim tarafından tayin olunur. Tazminatın dönemsel gelir şeklinde ödenmesine karar verilmesi durumunda, borçlunun teminat sağlaması kanuni bir zorunluluktur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
Manevi tazminat miktarının takdirinde olayın ağırlığı, tarafların kusur durumu, eylemin yayılımı ve kamuya etkisi, paranın satın alma gücü, enflasyon koşulları, emsal uygulamalar ve hakkaniyet birlikte gözetilir. Manevi tazminat bir ceza veya servet aktarımı niteliği taşımadığından zenginleşme yasağı uyarınca orantısız yüksek miktarlar reddedilir; ancak takdir edilen tutar manevi tatmin ve ferahlama işlevini ortadan kaldıracak düzeyde yetersiz de bırakılamaz.
Miktar takdirinde sübjektif nitelikler de dikkate alınır. Mağdurun yaşı, sağlık durumu, kırılganlığı ve eylemden psikolojik etkilenme düzeyi değerlendirilir. Failin ihlal sonrasında pişmanlık göstermesi, özür dilemesi, telafi çabası, rızaya uygun düzeltme yapması veya içeriği kaldırması tazminat miktarında indirime yol açabilirken; alaycı, ısrarlı, küçümseyici, nefret söylemi içeren tutumlar ve tekrarlayan ihlaller miktar artırımı sebebi oluşturur.
Bilirkişi İncelemesinin Sınırı ve Tazminattan İndirim Sebepleri
Manevi tazminat miktarını takdir etme yetkisi münhasıran hâkime aittir; bilirkişi miktar takdir edemez. Bilirkişi incelemesine yalnızca olayın etkisini nesnelleştirmek amacıyla başvurulabilir. Bilirkişiler hâkime yalnızca tıbbi ve psikolojik bulgular veya erişim istatistikleri gibi teknik verileri sunabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 52 gereğince zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında veya artmasında etkili bulunması yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış olması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Ayrıca zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü bu tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim tazminatı indirebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Zamanaşımı Süreleri, Daimi Defi Hakkı ve Faizin Başlangıcı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72 kapsamında haksız eyleme dayalı tazminat talepleri; mağdurun zararı ve sorumluyu öğrendiği günden itibaren iki yıllık ve her durumda fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren on yıllık sürenin dolmasıyla zamanaşımına uğrar. Şayet eylem, ceza mevzuatında daha uzun süreli zamanaşımı düzenlenmiş bir suça vücut veriyorsa ceza zamanaşımı hükümleri dikkate alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Manevi tazminatta faiz kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir. Açık temerrüt veya ihtar gibi istisnai hâllerde gerekçelendirilmek kaydıyla farklı bir başlangıç tarihi kabul edilebilir. Uygulanacak faiz türü yasal faiz olup sözleşmesel bir oran belirlenmedikçe temerrüt faizi yürütülmez.
Manevi tazminat miktarını bilirkişi belirleyebilir mi?
Hayır, manevi tazminat miktarını takdir yetkisi münhasıran hâkime aittir. Bilirkişiler miktar takdir edemez; yalnızca hâkime tıbbi, psikolojik ve teknik veri sunabilir.
Vefat eden kişinin yakınları manevi tazminat talep edebilir mi?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 çerçevesinde can kaybı veya ağır bedensel hasar durumlarında, mağdurun veya vefat edenin yakınları lehine de adil bir manevi giderim takdir edilebilir.
Manevi tazminat davasında zamanaşımı süresi nedir?
Tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; eylem suç teşkil edip daha uzun ceza zamanaşımına tabi ise o süre uygulanır.
Manevi tazminatta faiz hangi tarihten itibaren talep edilir?
Manevi tazminatta kural olarak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilir; açık temerrüt veya ihtar bulunması durumunda gerekçelendirilerek farklı bir başlangıç tarihi kabul edilebilir.
Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi paradan başka bir giderim isteyebilir mi?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca hâkim, para tazminatı yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabileceği gibi tazminata ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

