Kavga ve Yaralamada Manevi Tazminatın Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Kavga ve Yaralamada Manevi Tazminatın Belirlenmesi

Bedensel bütünlüğe veya kişilik haklarına yönelik haksız fiiller neticesinde zarar gören taraf manevi tazminat talebinde bulunabilir. Kusurlu ve hukuka aykırı eylemiyle başkasına zarar veren kimsenin bu zararı giderme yükümlülüğü bulunmakta olup maruz kalınan eylemin vasfına ve etkilerine göre hâkim tazminata hükmedebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar
veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar
verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir
fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun
ispatı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi
durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir
miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya
ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın
ödenmesine karar verilebilir.
2. Haksız rekabet
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı
manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini
isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim
biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı
kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
4. Ayırt etme gücünün
geçici kaybı

Manevi Tazminatın Yasal Dayanakları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde haksız fiil sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasının zarara uğramasına sebebiyet veren taraf tazminle sorumlu tutulur; doğrudan yasaklayıcı norm bulunmasa dahi ahlaka aykırı kasti eylemlerle meydana getirilen zararların da telafi edilmesi esastır.

Kişinin fiziksel varlığının ihlali durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi çerçevesinde hâkim, olayın kendine özgü koşullarını gözeterek mağdura uygun miktarda manevi tazminat tayin edebilir. Zararın ağır bedensel nitelik taşıması veya can kaybı neticesinin doğması hâlinde ise ölenin veya zarar görenin yakınları yararına da uygun tazminata karar verilmesi mümkündür.

Kişilik hakkının zedelenmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi devreye girer. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Tazminat Miktarının Belirlenmesinde Temel İlkeler

Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı bir ceza niteliği taşımadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Hükmedilecek tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer özgün bir fonksiyona sahiptir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/1981, K. 2019/6196Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2017/1981 E.  ,  2019/6196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 29/07/2015 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama ve hakaret nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasten yaralama ve hakaret nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının, sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken müvekkilinin üzerine su sıçratması üzerine başlayan tartışmada müvekkiline hakaret ettiğini, ardından sopa ile kafasına vurmak sureti ile davacıyı yaraladığını ve bu yaralanma sonucunda davacıya üç gün iş göremezlik raporu verildiğini, ceza yargılaması sonucunda davalının üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek adli para cezası ile cezalandırıldığını belirterek 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; müvekkilinin herhangi bir kastı olmaksızın davacının üzerine su sıçratması üzerine taraflar arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü, davacının elinde bulunan süpürge ile davalıyı darp etmeye başladığını, müvekkilinin davacıya karşı hakaret veya kasten yaralama eylemlerinde bulunmadığını, davacının kavga sırasındaki boğuşma esnasında başını araca ya da yere vurmuş olabileceğini, asıl darp edilenin müvekkili olduğunu, davaya konu olaya ilişkin ceza dosyasının temyiz aşamasında olduğu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olması nedeniyle istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ceza yargılamasında toplanan deliller sonucu davalının davacıyı yaraladığı sabit görülerek, davanın kısmen kabulü ile 1.500 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12/12/2013 tarihinden geçerli olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının kasten yaralanmadan kaynaklanan bedensel zararı nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56. maddesi uyarınca ve hakaret nedeniyle kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan davacının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkindir.
TBK’nın 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu (YİBK) kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu olayın davacının kafa bölgesine silahtan sayılan sopa ile vurma şeklinde gerçekleşmesi, buna göre kasten yaralama suçunun sabit olması, olay tarihinin 2013 yılı olması ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacı yararına daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bu unsurlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim takdir hakkını kullanırken etkili olan nedenleri karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermekle yükümlüdür.

Hakaret ve Yaralamanın Birlikte Gerçekleşmesi

Hakaret ve darp fiillerinin bir arada vuku bulduğu durumlarda mağdur hem bedensel acıya hem de onur kırıcı bir müdahaleye uğrayabileceğinden manevi zararın değerlendirilmesi bu çerçevede şekillenir; hâkim somut hadiseyi bütün yönleriyle ele alarak tazminat tutarını belirler.

Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte bulunması manevi tazminat davasının açılmasına halel getirmez ve talebin bütünüyle reddedilmesi sonucunu doğurmaz; hadisenin etki derecesine göre takdir edilecek miktar sınırlandırılabilir.

Karşılıklı Kavgada Kusur Oranı

Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları durumlarda mahkeme, tarafların kusur durumunu dikkate alarak manevi tazminat tutarını belirler.

Ceza Dosyasının Hukuk Davasındaki Delil Niteliği

Ceza yargılamasındaki dosya hukuk mahkemesini her bakımdan bağlamasa da özellikle eylemin gerçekleştiğine dair tespitler yönünden güçlü delil mahiyeti taşır. Mahkûmiyet kararı iddiaları destekleyici nitelik gösterebilirken ceza davasında verilen beraat kararı tazminat talebini kendiliğinden engellemez; hukuk hâkimi delilleri bağımsız olarak takdir eder.

Manevi Tazminatın Azlığı Sebebiyle Bozma Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/1981 Esas ve 2019/6196 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, davacının kafa bölgesine silahtan sayılan sopa ile vurularak kasten yaralama suçunun sabit olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, eylemin ağırlığı, olayın gerçekleşme biçimi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yasal ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarını az bulmuştur. Davacı yararına daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Tazminat Borcunun İcra Yoluyla Tahsili

Tazminatı ödeyecek maddi gücün bulunmaması borcu ortadan kaldırmaz. Mahkeme kararı kesinleştiğinde alacaklı icra takibi başlatabilir ve borçlunun ödeme gücüne göre tahsil süreci yürütülür.

Basit yaralanmalarda manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olması tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz ve talebin tamamen reddini gerektirmez; mahkeme olayın etkisine göre tutarı sınırlı belirleyebilir.

Karşılıklı kavgada manevi tazminat nasıl hesaplanır?

Tarafların karşılıklı olarak birbirini yaraladığı uyuşmazlıklarda mahkeme, tarafların kusur oranına göre tazminat miktarını belirler.

Ceza davasında beraat edilmesi tazminat davasını nasıl etkiler?

Ceza mahkemesince verilen beraat kararı tazminat talebini her durumda engellemez; hukuk hâkimi kendi delil değerlendirmesini yaparak tazminata karar verebilir.

Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olması bozma sebebi midir?

Evet, takdir edilen miktarın olayın özelliklerine ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre elde edilmek istenen tatmin duygusunu sağlamaktan uzak ve az olması üst mahkemece bozma gerekçesi yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu