Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Miktarı ve Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Miktarı ve Belirlenmesi

Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Belirlenme Kriterleri

Hakaret fiili sebebiyle talep edilen manevi tazminat miktarında kanunen belirlenmiş maktu veya sabit bir parasal tutar bulunmamaktadır. Hâkim, tazminat tutarını her somut olayın kendine has özelliklerini ve hakkaniyet ilkelerini gözeterek serbestçe takdir eder. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için failin kusurlu olması zorunludur. Belirlenecek tutar; hakaret eyleminin ağırlığına, eylemin alenen işlenip işlenmediğine, kişilik hakları zedelenen tarafın maruz kaldığı manevi zararın derecesine ve tarafların ekonomik koşullarına göre farklılaşır.

22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinde belirtildiği üzere, hakaret nedeniyle hükmedilen manevi tazminat bir ceza niteliği taşımadığı gibi malvarlığına ilişkin bir zararın giderilmesini de amaçlamaz. Bu tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişide manevi huzuru tesis etmeyi ve tatmin duygusu sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir hukuki koruma aracıdır.

Tazminatın Sınırları ve Takdir Yetkisinin Denetimi

Hükmedilecek manevi tazminat miktarı, davacı taraf yönünden bir zenginleşme aracına dönüştürülmemelidir. Takdir edilen meblağ, ilgilinin manevi dünyasında meydana gelen yıpranmayı telafi edecek ve somut olayda hedeflenen tatmin duygusunu sağlayacak düzeyde olmalıdır. Tazminatın alt ve üst sınırları belirlenirken bu koruma amacı aşılmamalıdır.

Hâkimin manevi tazminat tutarını belirlerken sahip olduğu takdir yetkisi sınırsız değildir. Yargılamayı yürüten mahkeme, miktarın takdirinde etkili olan ve dikkate alınan tüm gerekçeleri karar yerinde objektif ölçütlerle açıkça göstermekle yükümlüdür.

Dava Açma Süresi ve Faiz Başlangıcı

Hakaret haksız fiiline dayanan manevi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bununla birlikte haksız eylem, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü bir suçu oluşturuyorsa, tazminat isteminde de bu uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Hakaret eylemine dayalı açılan manevi tazminat davalarında yasal faiz başlangıcı tespit edilirken, dava dilekçesinde ileri sürülen talep içeriği belirleyici olmaktadır. Dava dilekçesinde faizin bu yönde başlatılması talep edilmişse, şikâyet tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1666, K. 2019/3745Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2019/1666 E.  ,  2019/3745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 11/02/2015 gününde verilen dilekçe ile tehdit ve hakaret sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/02/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, tehdit ve hakaret sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davalının kullanmış olduğu cep telefonuna muhtelif tarihlerde tehdit ve hakaret içeren mesajlar gönderdiğini, mesaj içerikleri sebebiyle manevi olarak zedelendiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur.Dosya kapsamından; mahkemece 12/01/2016 tarihli ilk kararında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 09/05/2018 gün 2016/7810 Esas ve 2018/4013 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen manevi tazminatın fazla olması ile faiz başlangıcında dava dilekçesindeki talebe göre şikayet tarihinin dikkate alınması gerektiğinden bozulmasına ve tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve davanın kısmen kabulü ile vekalet ücretleri bakımından temyiz sebeplerinin reddedilmiş olması gerekçesi ile taraflar bakımından kazanılmış hak teşkil edeceğinden bahisle taraflar yararına ayrı ayrı 600,00 TL vekalet ücretine dair hüküm tesis edilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde “ (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” ve aynı tarifenin 13. maddesinde “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” düzenlemeleri bulunmaktadır. Şu halde, Dairemiz ilamı ile hükmedilen manevi tazminatın fazla olması sebebiyle kararın bozulduğu ve karardaki tazminat miktarını değiştiren bir hal söz konusu olduğu dikkate alındığında, bu durum hükmedilecek vekalet ücretlerine de direkt etki edeceğinden, bozma ilamındaki diğer temyiz itirazlarının reddedilmesine ilişkin kısmın taraflar bakımından usuli müktesap hak teşkil ettiğinden bahsedilemeyecektir. Şu durumda, taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti takdirinde hataya düşülmüş olması kararın bozulmasını gerektirir ise de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK'un 438. maddesi uyarınca kararın yukarıda belirtilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ilgili maddeleri doğrultusunda düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 7. ve 8. bentlerinde yer alan “600,00 TL” yazı ve sayıların çıkarılarak yerlerine “2.000,00 TL” yazı ve sayılarının eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek ONANMASINA, (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarında standart bir tarife var mıdır?

Hakaret sebebiyle hükmedilecek manevi tazminat için sabit veya maktu bir parasal miktar bulunmamaktadır; hâkim somut eylemin ağırlığını ve zararın boyutunu gözeterek miktarı kendisi tayin eder.

Manevi tazminat miktarını etkileyen unsurlar nelerdir?

Hakaretin ağırlığı, eylemin alenen gerçekleşip gerçekleşmediği, uğranılan manevi yıkımın derecesi ve eylemi gerçekleştirenin ekonomik durumu tazminat miktarının tespitinde dikkate alınır.

Hakaret davasında tazminat istemi hangi sürede zamanaşımına uğrar?

Tazminat istemi, zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir; ancak ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse uzamış ceza zamanaşımı tatbik edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu