Avukata Karşı Açılan Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 40 uyarınca, iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istemleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer. Kanunda öngörülen bu ikili süre kuralı, vekâlet ilişkisinden kaynaklanan tazminat taleplerinin zamanaşımı rejimini belirler.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/31257, K. 2014/33064Kaynağı aç
Tazminat Davaları ile Tahsil Edilen Paranın İadesi Taleplerinin Ayrımı
Davacının talepleri doğrultusunda davadaki hukuki vasıflandırmayı yapma görevi mahkeme hâkimine aittir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3818, K. 2021/1805Kaynağı aç
Avukatlık Kanunu m. 40 hükmünde yer alan bir ve beş yıllık süreler yalnızca avukata karşı açılan tazminat davalarına özgüdür. Buna karşılık, avukatın müvekkili adına vekâleten tahsil ettiği parayı iade etmemesinden doğan uyuşmazlıklar tazminat değil, alacak davası niteliğindedir. Bu tür tahsilat iadesi alacaklarında Avukatlık Kanunu m. 40 uygulanmaz; vekâlet sözleşmesine ilişkin zamanaşımını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147/5 hükmündeki beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/44716, K. 2015/35853Kaynağı aç
Avukatın Mesleki Özen Borcunun Hukuki Kapsamı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506 uyarınca vekil, vekâlet borcunu kural olarak bizzat ifa etmekle yükümlüdür; ancak kendisine yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde işi başkasına yaptırabilir. Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun kapsamının belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış kıstas alınır. Vekil, sadakat borcu gereğince müvekkilinin yararına davranmak ve ona zarar verebilecek tutumlardan kaçınmak zorundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 506Kaynağı aç
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34 gereğince avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun hareket etmekle yükümlüdür. Avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti niteliği taşıması sebebiyle bu düzenleme, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel vekil özen borcuna kıyasla daha özel ve kapsamlı bir nitelik taşır. Avukat üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etmek, özenle ve müvekkilinin yararına yürütüp sonuçlandırmak ve güveni sarsacak davranışlardan kaçınmak zorundadır.
Avukata tahsil amacıyla tevdi edilen senetlerin takibe konulmaması gibi somut durumlarda, vekilin eylemi sebebiyle müvekkilin zarara uğrayıp uğramadığının Avukatlık Kanunu m. 40 çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi gerekir.
Zamanaşımının Başlangıcı ve İspat Yükü
Vekil ile müvekkil arasındaki vekâlet sözleşmesi ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/21120, K. 2018/4916 sayılı kararında, sözleşme ilişkisi azille sona erdiğinde zamanaşımının azil tarihinden itibaren işleyeceği kabul edilmiştir. Öte yandan aynı dairenin E. 2013/31257, K. 2014/33064 sayılı kararında, vekâlet ilişkisinin azil veya istifa gibi bir nedenle sona ermediği ve sözleşmenin fiilen sürdüğü hâllerde de zamanaşımının işlemeye başlamasından söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Her iki karar, ilişkinin devamı süresince sürenin işlemeyeceği yönünde birleşmekle birlikte, somut olaylara özgü değerlendirmeler içermektedir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21120, K. 2018/4916Kaynağı aç
Avukatlık Kanunu m. 40 gereğince tazminat davasında zamanaşımının başlaması için müvekkilin tazminat hakkının doğduğunu fiilen öğrenmesi gerekir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/31257, K. 2014/33064 sayılı kararında, mahkeme kararından veya kararın kesinleşmesinden müvekkilin daha önceki bir tarihte haberdar olduğunu ispatlama yükünün davalı vekile ait olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/675, K. 2019/12526 sayılı kararında, somut olayda tahliye işleminin gerçekleştiğinin idareye bildirildiği tarih zararın öğrenilme tarihi sayılmış; bu tarihe göre kanuni sürenin dolduğu tespit edildiğinde davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirme söz konusu davaya özgüdür; öğrenme tarihinin her olayda aynı ölçütle belirleneceği anlamına gelmez.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/675, K. 2019/12526Kaynağı aç
Islah Talebine Karşı Zamanaşımı Defi
Avukata karşı açılan tazminat davasında, dava açıldıktan sonra ıslah yoluna başvurulması ve bu ıslah işlemine karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmesi durumunda; mahkemenin taraf delillerini toplayarak hakkın doğumunun öğrenildiği tarihi tespit etmesi ve zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/5854, K. 2020/2877Kaynağı aç
Avukata karşı açılan tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Avukatlık Kanunu m. 40 gereğince, sözleşmeye dayalı tazminat talepleri müvekkilin bu hakkın doğumunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 40Kaynağı aç
Avukatın tahsil ettiği parayı müvekkile ödememesi hâlinde hangi zamanaşımı uygulanır?
Avukatın vekâleten tahsil ettiği parayı iade etmemesinden kaynaklanan davalar tazminat değil alacak davası niteliğindedir ve Avukatlık Kanunu m. 40 değil, Türk Borçlar Kanunu m. 147/5 uyarınca beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Vekâlet ilişkisi sürerken zamanaşımı süresi işlemeye başlar mı?
Müvekkil ile vekil arasındaki sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeye başlamasından söz edilemez. Yargıtay kararlarında azil ve istifa gibi sona erme hâllerinde sürenin bu olaydan itibaren işlediği benimsenmiştir; ancak bu değerlendirmeler somut olgulara dayanmaktadır.
Müvekkilin zarardan daha önce haberdar olduğunu ispat yükü kime aittir?
Müvekkilin mahkeme kararından, kesinleşmeden veya zararı doğuran durumdan daha önceki bir tarihte haberdar olduğunu ispat yükü davalı vekile aittir.
Avukatlık Kanunu m. 40 hangi talepleri kapsar?
Madde 40 yalnızca iş sahibinin sözleşmeye dayanarak avukata yönelttiği tazminat istemlerini kapsar. Sözleşme dışı temele dayanan taleplerin bu madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği kanun metninden açıkça anlaşılmamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

