Manevi tazminat davalarında yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesiyle belirlenmektedir. Temel kural, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasıdır. Ancak davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği durumlarda uygulanan orantılı paylaştırma hükmü, Anayasa Mahkemesi'nin E.2024/29, K.2024/226 sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir; iptal hükmü Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 326Kaynağı aç
HMK m. 326: Temel Gider Kuralı
HMK m. 326/1'e göre, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. Dava tamamen reddedilmişse giderlerin tamamı davacıya, tamamen kabul edilmişse davalıya yüklenir. Her iki tarafın kısmen haklı çıktığı durumlarda ise HMK m. 326/2, giderlerin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngörmektedir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, aleyhine hüküm verilen taraf birden fazla olduğunda mahkemeye iki seçenek tanımaktadır: yargılama giderleri bu kişiler arasında paylaştırılabilir ya da müteselsil sorumluluk kararı verilebilir. Hangisinin tercih edileceği mahkemenin takdirindedir.
Anayasa Mahkemesi İptal Kararının Kapsamı
Anayasa Mahkemesi, E.2024/29, K.2024/226 sayılı kararıyla HMK m. 326/2'yi manevi tazminat davaları yönünden iptal etmiştir. İptal hükmü Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmektedir. Bu kararın iptal gerekçesine Basri Bağcı, İrfan Fidan, Kenan Yaşar, Muhterem İnce, Yılmaz Akçil ve Ömer Çınar katılmamıştır.
İptal kararından önce, manevi tazminat davalarında yargılama giderlerinin paylaştırılmasında talep edilen tutara ilişkin kabul-ret oranının esas alınması gerektiği yönünde bir uygulama mevcuttu. HMK m. 326/2'nin iptalinin yürürlüğe girmesiyle bu uygulamanın manevi tazminat davaları bakımından devam edip etmeyeceği, iptal sonrasında yasal düzenleme yapılıp yapılmadığına bağlıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1144, K. 2024/5727Kaynağı aç
Gereksiz Gider Yaratan Tarafın Sorumluluğu
HMK m. 327/1, yargılama giderleri konusunda genel bir sorumluluk kuralı getirmektedir. Kanun metnine göre, gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Bu kural manevi tazminat davalarına özgü olmayıp genel bir yargılama ilkesidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 327Kaynağı aç
HMK m. 327/2 ise bu genel sorumluluğun bir istisnasını düzenlemektedir. Kanun metnine göre, bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde o kişi yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.
Vekâlet Ücreti: Kısmi Kabul ve Tam Ret Ayrımı
Manevi tazminat davalarında vekâlet ücreti, davanın kısmen mi yoksa tamamen mi reddedildiğine göre farklı esaslara tabidir. Kısmen kabul durumunda, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmı esas alınır; ikinci fıkra, bu durumda davalı vekili lehine hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini öngörmektedir. Davanın diğer taleplerle birlikte açılması hâlinde ise manevi tazminat yönünden vekâlet ücreti ayrı bir kalem olarak belirlenir.
20407 sayılı AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ m. 10Kaynağı aç
Davanın tamamının reddi durumunda ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 10/3 uyarınca vekâlet ücreti tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu olarak belirlenir; reddedilen miktar üzerinden nispi hesaplama yapılmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2016/1315, K.2018/682 sayılı kararında reddedilen manevi tazminat miktarı için maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2022/1144, K.2024/5727 sayılı kararında ise kısmen ret durumunda reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu iki kararın biri tam ret diğeri kısmi ret durumuna aittir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/1315, K. 2018/682Kaynağı aç
Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi
TBK m. 56/1 uyarınca, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene ödenecek uygun miktardaki paranın belirlenmesi hâkimin takdirine bırakılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminata hükmedilebileceğini düzenlemektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
TBK m. 58, kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde manevi tazminat talep edilebileceğini ve hâkimin para ödenmesi yerine ya da buna ek olarak saldırıyı kınayan bir kararla bu kararın yayımlanmasına hükmedebileceğini öngörmektedir. Bu düzenleme, yargılama giderlerinin paylaştırılmasını ayrıca düzenlememektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Manevi tazminat miktarı belirlenirken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve olayın ağırlığı gibi ölçütlerin gözetilmesi; tatmin işlevinin yanı sıra caydırıcılık amacının da dikkate alınması gerektiği Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2019/2308, K.2019/7289 sayılı kararında vurgulanmıştır. Bu ölçütler tazminat miktarına ilişkin olup giderlerin paylaştırılma yöntemini doğrudan belirlememektedir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/2308, K. 2019/7289Kaynağı aç
Boşanma ve Kişilik Hakkı Davalarına Özgü Hükümler
TMK m. 174/2, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu eşten manevi tazminat isteyebileceğini düzenlemektedir. TMK m. 26/2 ise adının haksız kullanılması hâlinde, haksız kullanan kusurlu ise haksızlığın niteliğinin gerektirdiği ölçüde manevi tazminat talep edilebileceğini öngörmektedir. Her iki hükümde de yargılama giderlerinin paylaştırılmasına dair özel bir kural yer almamaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Manevi tazminat davası kısmen kabul edilirse yargılama giderleri nasıl paylaşılır?
HMK m. 326/2, kısmi kabul durumunda giderlerin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngörmüştür. Ancak bu hüküm, Anayasa Mahkemesi'nin E.2024/29, K.2024/226 sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir. İptal, Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmekte olup bu tarihten sonra hangi kuralın uygulanacağı, yasal düzenleme yapılıp yapılmadığına bağlıdır.
Manevi tazminat davası tamamen reddedilirse vekâlet ücreti nasıl belirlenir?
Davanın tamamının reddi hâlinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 10/3 uyarınca vekâlet ücreti tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu olarak belirlenir; reddedilen miktar üzerinden nispi hesaplama yapılmaz.
Gereksiz yargılama giderine yol açan taraf bu giderleri ödemek zorunda kalır mı?
HMK m. 327/1 uyarınca gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet veren taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışındaki yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Bu kural, manevi tazminat davalarını da kapsayan genel bir yargılama ilkesidir.
Manevi tazminat, maddi tazminatla birlikte talep edilirse vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
Bu durumda manevi tazminat yönünden vekâlet ücreti ayrı bir kalem olarak belirlenir; iki talep tek bir hesap üzerinden birleştirilmez. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 10/4 bu ayrımı açıkça düzenlemektedir.
Aleyhine hüküm verilen birden fazla davalı varsa yargılama giderleri nasıl dağıtılır?
HMK m. 326/3 bu durumda mahkemeye iki seçenek tanımaktadır: giderler davalılar arasında paylaştırılabilir ya da davalılar müteselsilen sorumlu tutulabilir. Hangisinin tercih edileceği mahkemenin takdirindedir.
Davalı olarak yanıltılarak dava açılan kişi yargılama giderlerini alabilir mi?
HMK m. 327/2 uyarınca, bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde davacıyı yanıltarak kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermişse, davanın sıfat yokluğuyla reddedilmesi durumunda o kişi yararına yargılama giderlerine hükmedilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

