HMK Madde 350 Kapsamında İstinafın İcraya Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 350 Kapsamında İstinafın İcraya Etkisi

İstinaf yoluna başvurulması, kural olarak kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasına ilişkin 36. maddesi saklıdır; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmedikçe yerine getirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma

İstinafın icrayı durdurmaması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 350. maddesinin birinci fıkrası, istinaf yoluna başvurmayı kararın icrasını durduran bir işlem olarak düzenlemez. Kanun yolunun kullanılmış olması, bu fıkra uyarınca icranın kendiliğinden durması sonucunu doğurmaz.

Aynı fıkra, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36. maddesini saklı tutar. İstinafın icrayı durdurmaması, bu saklı hükümde öngörülen usulün işletilmesine engel değildir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

İcranın geri bırakılması için süre verilmesi

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat ederse icra müdürü kendisine süre verir. Aynı sonuç, hükmolunan para veya eşya değerinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni ya da muteber banka kefaleti gösterildiğinde veya borçlunun bu para ve eşyayı karşılayacak malı haczedilmiş olduğunda da doğar. Süre, takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması içindir ve ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

Borçlu Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Bu ayrım teminat yüküne ilişkindir.

Bölge adliye mahkemesi başvuruyu haklı görürse teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verir. Yargıtay hükmü bozarsa, borçlunun başvurusu üzerine teminatın geri verilip verilmeyeceği, bozmanın mahiyetine göre bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karara bağlanır.

Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolu açıksa, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder.

Nafaka kararları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 350. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesine göre nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Nafaka kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması, bu yasağın uygulanmaması sonucunu doğurmaz.

İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi, nafaka hükümlerinde icra müdürünün borçluya böyle bir süre vermesini de kabul etmez. Böylece nafaka bakımından hem geri bırakma kararı hem de bu kararın alınması için süre verilmesi ayrıca sınırlanmıştır.

Kesinleşmedikçe yerine getirilemeyecek kararlar, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlardır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılamaması, bu kesinleşme kuralından ayrı bir cümleyle düzenlenmiştir. Nafaka ilamının bu üç kategoriden birine girip girmediği, hükümlerin metninden tek sonuca bağlanamaz.

Kesinleşmeden yerine getirilemeyen kararlar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 350. maddesinin ikinci fıkrası, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini düzenler. Bu hüküm birinci fıkradaki genel kuralı bütün kararlara yaymaz; kesinleşme şartını yalnız sayılan kararlar için öngörür.

Madde metni, bu üç kategoriye hangi ilamların gireceğini ayrıca örnekleyerek tanımlamaz. Bir kararın fıkrada sayılan konulardan birine girip girmediği, fıkranın kendi ifadesiyle sınırlı biçimde değerlendirilir.

Boşanma, çocuk teslimi ve kişisel ilişki

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E. 2022/9269, K. 2022/9422 sayılı kararında incelenen ilam, boşanma kararı ile çocukla şahsi ilişki kurulmasına ilişkindir. Daire, bu ilamın takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/9269, K. 2022/9422Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2022/9269 E.  ,  2022/9422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkamesine başvurusunda, aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, çocukla şahsi ilişki kurulmasına ilişkin ilamların kişiler hukukuna yönelik olduğundan kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle talep kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce alacaklının istinaf talebi kabul edilerek çocukla şahsi münasebet tesisine ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulabileceğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. HMK’nın 367/1 maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HMK.350/2 m.) kesinleşmeden icra edilemez. Anılan maddede belirtilen hükümler, Medeni Kanunun “Kişiler Hukuku” ve “Aile Hukuku” kitaplarında yer alan konulara ilişkin tüm hükümler olmayıp, kişinin doğrudan şahsı ya da ailevi yapısı ile ilgili hukuki durumunda değişiklik yaratan ilamlar ile bu ilamların feri niteliğindeki hükümlerdir (örneğin ad,soyad,yaş tashihi,velayetin nez’i, babalık davası,nesep tashihi, boşanma ve bunun fer'i niteliğindeki hükümler gibi…). Yine çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamlar da kesinleşmedikçe icra edilemez (…-İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sayfa 923-924). Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan Bakırköy 9.Aile Mahkemesi'nin 2016/ 664 Esas, 2018/309 Karar sayılı ilamı, boşanma kararı ve çocukla şahsi ilişki kurulmasına ilişkin olup, takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararı yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 25/10/2021 tarih ve 2020/597 E. 2021/2012 K sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 gününde oy birliği ile karar verildi. İHÖ/E.M

Aynı kararda daire, kişiler ve aile hukuku kapsamını, kişinin doğrudan şahsında veya ailevî yapısında hukukî durum değişikliği yaratan ilamlar ile bu ilamların ferîleriyle sınırlı yorumlamıştır. Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların da kesinleşmedikçe icra edilemeyeceğini belirtmiştir.

Daire takibi bizzat iptal etmemiştir. İlk derece mahkemesinin takibi iptal eden kararını yerinde görmüş ve bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını gerektirdiğini kabul etmiştir.

Kamulaştırmasız el atma tazminatı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E. 2022/5917, K. 2022/13388 sayılı kararında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin dayanak ilamın takibe konu edilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığı kabul edilmiştir. Daire, şikâyetin reddi gerekirken kurulan hükmün bozmayı gerektirdiğini belirtmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/5917, K. 2022/13388Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2022/5917 E.  ,  2022/13388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takipte, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat ilamı olduğunu, kesinleşmeden takibe devam edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, alacaklının temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. 19/06/2021 tarihli ve 31516 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7327 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair Kanunun 21.Maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinde "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 4/11/1983 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilî el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplere dair bedel ve tazminata ilişkin davalarda verilen kararlar taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların icrasına ilişkin hükümlere göre yerine getirilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, kesinleşmemiş mahkeme kararlarına dayanılarak başlatılan icra takipleri kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edilinceye kadar durdurulur." düzenlemesi yer almakta olup, anılan maddenin hukuki el atmaları da kapsadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; takibe dayanak Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/11/2021 tarihli 2021/3 E. – 2021/607 K. sayılı ilamının kesinleşmeden takibe konulduğu sabit olup, temyiz inceleme tarihi itibariyle de kesinleşmediği anlaşılmıştır. 04/08/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarih ve 2021/127 E.-2022/85 K. sayılı kararı ile; 7327 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair Kanunun 21. maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Anayasa'nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, yasama yürütme ve yargı organlarını bağlar. Yayımlandığı tarihten itibaren kural olarak derhal uygulanır. Kabule göre de; HMK’nın 350/2 ve 367/2. maddeleri gereğince taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Somut olayda kamulaştırmasız el atma nedeni ile hükmedilen tazminat alacağına ilişkin karar ilamlı icra takibine konu yapılmıştır. Bu ilamda aynı zamanda borçlu idare lehine taşınmazın tapuda tesciline karar verilmiş olması, yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın doğal bir sonucu olup bu husus taşınmazın aynının çekişmeli olduğunu göstermez. Belirtilen nedenle takip konusu ilamın infazı için kesinleşmesi gerekmez. Tüm bu yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve 2021/127 E.-2022/85 K. sayılı iptal kararı bir arada değerlendirildiğinde; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine takibe dayanak ilamın takibe konu edilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2022 tarih ve 2022/684 E. – 2022/816 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Akşehir İcra Hukuk Mahkemesinin 30/01/2022 tarih ve 2021/206 E. – 2022/18 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici 16. maddenin iptal edildiği kabul edilmiş ve bu kabul, kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin dayanak ilamın takibe konu edilmesi için kesinleşme aranmaması sonucuna bağlanmıştır.

Kararın “kabule göre” yapılan alternatif değerlendirmesinde, borçlu idare lehine taşınmazın tapuda tesciline karar verilmiş olması taşınmazın aynının çekişmeli olduğunu göstermez. Daireye göre bu tescil, tazminat verilmesine ilişkin kararın yasadan kaynaklanan doğal sonucudur ve ilamın infazı için kesinleşme gerekmez. Kararın sonuç gerekçesi ise iptal kararına bağlanmıştır.

Temyiz aşamasındaki benzer ayrım

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367. maddesine göre temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi bu hükümde de saklı tutulmuş; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği ayrıca belirtilmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz

Aynı maddede kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceği düzenlenir. Bu hüküm temyiz bakımındandır. İstinaf bakımından aynı ayrım 350. maddede ayrıca yer alır; 367. madde istinaf başvurusunun icraya etkisini kendiliğinden düzenlemez.

Sık sorulan sorular

İstinaf başvurusu icrayı durdurur mu?

Hayır. İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcranın geri bırakılması, saklı tutulan 36. maddedeki şartlara bağlıdır.

Nafaka kararında icra geri bırakılabilir mi?

Hayır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Nafaka hükümlerinde icra müdürü bu amaçla süre de veremez.

Hangi kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez?

Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Madde bu kategorileri ayrıca örnekle tanımlamaz.

Çocuk teslimi ilamı kesinleşmeden icra edilir mi?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E. 2022/9269, K. 2022/9422 sayılı kararında çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği belirtilmiştir.

Teminat göstermeden geri bırakma istenebilir mi?

Borçlu Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Diğer borçlular bakımından depo, kabul edilecek teminat veya karşılayıcı haciz şartlarından biri aranır.

Esastan ret sonrası geri bırakma kararı ne kadar etkili kalır?

Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, temyiz başvurma süresi dolana kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu