Madencilik ve Enerji Sektöründe İdari İzin İptalleri

by Avukat Erdal Ersoy
Madencilik ve Enerji Sektöründe İdari İzin İptalleri

Madencilik ve Enerji Sektöründe İdari İzin İptalinin Hukuki Niteliği

Madencilik ve enerji sektöründe idari izin iptali; maden işletme ruhsatı veya enerji üretim lisanslarının mevzuata aykırılık gerekçesiyle idare tarafından geri alınması niteliğini taşır. Bu işlemler, yatırımcının işletme hakkını sona erdirerek sahada yürütülen ticari faaliyeti durdurur. Sektördeki izin süreçlerinin temel yasal dayanakları 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleridir.

İdari İzinlerin İptal Gerekçeleri ve İdarenin Takdir Yetkisi

İdari izinlerin iptali çevresel hassasiyetler, ruhsat sahasındaki çakışmalar veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gibi gerekçelere dayanabilir. 3213 sayılı Maden Kanunu ruhsatın askıya alınma ve iptal edilme şartlarını düzenlemiştir. İdarenin bu alandaki takdir yetkisi sınırsız olmayıp tesis edilen iptal kararlarının somut delillere dayanması gerekir. Yetkisiz bir birim tarafından tesis edilen veya ilgilisine savunma hakkı tanınmadan uygulanan idari izin iptalleri, işlemin kurucu unsurlarındaki hukuka aykırılık nedeniyle İdare Mahkemeleri tarafından iptal edilir.

Zincirleme İdari İşlemler ve İdarenin Tazminat Yükümlülüğü

Enerji ve maden projeleri kapsamında alınan çevresel kararlar, işletme ruhsatları ve kamulaştırma işlemleri birbirini tamamlayan zincirleme idari süreçlerdir. Bu aşamalardan birinde ortaya çıkan bir iptal kararı projenin hukuki güvencesini etkileyebilmektedir. İdarenin kendi hatalı tasarruflarından kaynaklanan iptal durumlarında, ilgililerin uğradığı zararların idare tarafından karşılanması gerekir.

Uyuşmazlık Öncesinde Delil Tespiti

İdari işleme karşı dava aşamasına geçilmeden önce, mevcut durumun korunması ve zararın kapsamının belirlenmesi amacıyla sahadaki üretim kapasitesi, maden veya santral sahasının durumu ile ekipmanların hali Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla veya noter kanalıyla delil tespiti yoluyla kayıt altına alınabilir.

Dava Açma Süreleri ve Yürütmenin Durdurulması İstemi

Maden ruhsatı ve enerji lisansı iptal kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde görevli İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davası açılması gerekir; bu süre hak düşürücüdür. Yürütmenin durdurulması isteminde mahkeme, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zarar doğurması şartlarını arar. Yürütmenin durdurulması kararı verildiği takdirde idare, 30 gün içinde ruhsat veya izni eski haline getirmek ve faaliyete tekrar izin vermek zorundadır.

ÇED İptalleri ve İvedi Yargılama Usulü

ÇED iptal kararlarına karşı İdare Mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda dava açma süresi otuz gün olup bu usulde Kanun'un 11. maddesindeki idari başvuru hükümleri uygulanmaz. İvedi yargılamada yedi gün içinde ilk inceleme yapılarak dava dilekçesi ve ekleri tebliğe çıkarılır. Savunma süresi tebliğden itibaren on beş gün olup, en fazla bir defaya mahsus olmak üzere on beş gün uzatılabilir; savunmanın verilmesi veya sürenin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması talebine ilişkin verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulamaz ve davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Temyiz incelemesinde Danıştay, maddi vakıaları yeterli görürse veya uyuşmazlık salt hukuki noktalara ilişkinse yahut karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse işin esası hakkında karar verir; aksi halde inceleme ve tahkikatı bizzat yaparak esas hakkında karar tesis eder. İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hallerde ise kararı bozarak dosyayı geri gönderir.

Hukuka Aykırı İptallerde Tazminat ve Tam Yargı Davası

Hukuka aykırı izin iptali nedeniyle zarara uğrayan yatırımcı, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tam yargı davası açarak ekipman ve personel harcamaları gibi fiili zararların yanı sıra mahrum kalınan kârın tazminini de talep edebilir. 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde hakları ihlal edilenler, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilirler. Ayrıca ilk önce iptal davası açarak davanın karara bağlanması üzerine verilecek kararın tebliği veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği ya da işlemin icrası sebebiyle doğan zararlar dolayısıyla icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Bu hallerde ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz

İdare Mahkemesi kararlarına karşı kural olarak Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf ve uyuşmazlığın niteliğine göre Danıştay nezdinde temyiz kanun yolu açıktır; buna karşılık ivedi yargılama usulüne tabi ÇED uyuşmazlıklarında istinaf kanun yolu bulunmayıp temyiz incelemesi doğrudan Danıştay nezdinde gerçekleştirilir.

Maden ruhsatı ve enerji lisansı iptaline karşı dava açma süresi ne kadardır?

Maden ruhsatı ve enerji lisansı iptal kararlarına karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılması gerekir; ÇED iptal kararlarına karşı ise ivedi yargılama usulü gereğince dava açma süresi 30 gündür.

Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde idarenin yükümlülüğü nedir?

Yürütmenin durdurulması kararı verildiği takdirde idare, 30 gün içinde ruhsat veya izni eski haline getirmek ve faaliyetin devamına izin vermek zorundadır.

İptal edilen ruhsat nedeniyle mahrum kalınan kâr talep edilebilir mi?

Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca açılacak tam yargı davasında fiili zararların yanı sıra faaliyetin durması sebebiyle mahrum kalınan kârın tazmini de talep edilebilir.

İvedi yargılama usulünde savunma süresi ne kadardır?

İvedi yargılama usulünde savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 15 gün olup, mahkeme tarafından bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 15 gün uzatılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu