Liman devleti kontrolü, bayrak devletinin yetkisini ortadan kaldırmayan, geminin uluslararası asgari güvenlik, çevre, personel ve çalışma standartlarına uygunluğunu denetlemeyi amaçlayan ikincil bir denetim mekanizmasıdır. Bu denetim usullerinin temel gayesi, geminin bayrağını taşıdığı devlet adına yeniden sertifikalandırılması değil, uluslararası sözleşmelerle kabul edilen asgari standartların fiilen taşınıp taşınmadığını belirlemektir.
Liman Devleti Denetiminin Hukuki Dayanakları ve Kapsamı
Liman devleti denetimleri, IMO tarafından 3 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen A.1206(34) sayılı Liman Devleti Kontrolü Usulleri 2025 düzenlemesi çerçevesinde yürütülür. Bu usuller SOLAS, MARPOL, STCW, COLREG, Balast Suyu Yönetimi, Zararlı Boya Sistemleri, tonaj ve yükleme sınırı gibi sözleşmeler kapsamındaki kontrollerin tutarlı ve ölçülü icra edilmesini hedefler.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 218'inci maddesi uyarınca bir gemi gönüllü olarak bir devletin limanında veya açık deniz terminalinde bulunduğunda, liman devleti uluslararası çevre kurallarını ihlal eden belirli boşaltma fiilleri hakkında inceleme ve soruşturma yapma yetkisine sahiptir. Sözleşmenin 219'uncu maddesi ise denize elverişlilik kurallarına aykırılığı sebebiyle deniz çevresine zarar verme tehlikesi yaratan gemilerin hareketinin önlenmesini ve gerektiğinde en yakın uygun onarım yerine sevkini düzenler.
Denetimlerde ayrıntılı incelemeye geçilebilmesi keyfî uygulamalara açık olmayıp somut gözlem, belge veya bilgiye dayanan delillerin varlığını gerektirir. Açık gerekçe; gemi, ekipman veya mürettebatın ilgili sözleşme hükümlerine esaslı biçimde uygun olmadığını ya da gemi adamlarının gemi güvenliği ve kirliliğin önlenmesine dair temel usullere hâkim olmadığını gösteren delil olarak tanımlanır.
Gemi Tutulması ve İtiraz Usulü
Geminin veya mürettebatın uluslararası sözleşmelerin gereklerine esaslı biçimde uygun olmaması sebebiyle tehlike yaratmaksızın denize açılabilecek duruma gelmesine kadar hareketinin engellenmesi tutulma olarak nitelendirilir. Geminin ticari programının aksaması ya da gecikme doğması, denetim gereği uygulanan tutulma kararını tek başına hukuka aykırı kılmaz.
Liman Devleti Denetimleri Uygulama Talimatı uyarınca deniz emniyeti, sağlık veya çevre yönünden açıkça tehlike oluşturan uygunsuzlukların tespiti hâlinde gemi tutulabilir ve ilgili faaliyet durdurulabilir. Belirlenen eksikliklerin giderilmesine veya tehlikenin ortadan kalkmasına kadar tutulma ya da faaliyet durdurma kararı yürürlükte kalır.
Tutulma veya limana giriş yasağı kararlarına karşı itiraz edilmesi kural olarak bu işlemleri kendiliğinden askıya almaz. Bununla birlikte gereksiz tutulma veya geciktirme durumlarında, sorumluluğu doğuran fiillerin mahkeme kararıyla sabit bulunması kaydıyla donatan ya da işleten tarafından tazminat talep edilebilir.
Türkiye'de Uygulanan Denetim Rejimi ve İstisnalar
Liman Devleti Denetimleri Uygulama Talimatı kapsamında denetimler, Türk limanlarına veya açık deniz tesislerine gelen ya da buralarda demirleyen yabancı bayraklı gemilere yöneliktir. Ticari faaliyette bulunmayan özel yatlar, savaş gemileri ve ticari amaçla kullanılmayan devlet gemileri bu denetim rejiminin kapsamı dışında tutulmuştur.
Türk limanlarında yürütülecek yıllık denetim yoğunluğu asgari bir orana bağlanmıştır. Düzenlemeye göre yıllık liman devleti denetim sayısı, Türk limanlarına intikal eden gemilerin son üç yıllık ortalamasının yüzde yirmi beşinden az olamaz.
Akıllı Limanlar, Dijitalleşme ve Veri Sorumluluğu
Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi'nde yapılan değişiklikler uyarınca 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren IMO üyesi devletlerin limanlarda gemilerin varış, kalış ve ayrılış bilgilerini elektronik tek pencere sistemi üzerinden temin etmesi zorunludur.
Akıllı liman altyapılarında veri sorumlusu konumunda bulunan liman işletmecileri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12'nci maddesi uyarınca verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve bu verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek, verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla zorunlu teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.
Öngörülebilir ve gerekli önlemlerle engellenebilir mahiyetteki siber saldırılar veya sistem arızaları otomatik biçimde mücbir sebep sayılamaz. Kritik sistem güncellemelerinin ihmal edilmesi, yedekleme mekanizmalarının bulunmaması veya uyarılara rağmen tedbir alınmaması hallerinde liman işletmecisinin organizasyon kusuru gündeme gelebilir.
Otomasyon ve yazılım kaynaklı aksaklıklarda işlemin yazılım tarafından gerçekleştirildiği savunması sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz. Konteynerin yanlış sahaya yönlendirilmesi, vincin gemiye hasar vermesi, erişim sisteminin yetkisiz kişiyi sahaya kabul etmesi veya yükün hatalı kişiye teslimi gibi durumlarda sistem seçimi, testi ve insan müdahalesi süreçlerinin kurulması işletmecinin sorumluluk alanındadır.
Yeşil Liman Sertifikasyonu ve İdari Sonuçları
Kıyı Tesislerine Yeşil Liman Sertifikası Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sertifikasyon sürecinde kalite (ISO 9001), çevre (ISO 14001), iş sağlığı ve güvenliği (ISO 45001), enerji yönetimi (ISO 50001) ve kuruluş düzeyinde sera gazı emisyonlarının hesaplanması ile raporlanmasına ilişkin (ISO 14064-1) standartların yerine getirilmesi aranır. Bu yönetim sistemi belgelerinin yetkilendirilmiş kuruluş onayıyla sunulması ve tesis kayıtlarının idarenin denetimine hazır bulundurulması şarttır.
24 Mart 2026 tarih ve 33203 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme doğrultusunda ISPS Kodu kapsamına girecek biçimde yeni inşa edilen kıyı tesisleri ile toplam alanının dörtte birinden fazla genişletilecek ISPS kapsamındaki tesislerin Yeşil Liman Sertifikası alması zorunludur. Bu tesislere yönelik imar planı tekliflerinde Yeşil Liman Sertifikası başvurusunda bulunulacağına ilişkin plan notu aranır.
Zorunluluğu yerine getirmeyen yeni tesislere kıyı tesisi işletme izin belgesi düzenlenmez; genişletilen tesislerin yeni alanları ise işletme izni kapsamına dâhil edilmez. Yeni inşa edilecek kıyı tesislerinin Çevresel Etki Değerlendirmesi raporlarında yeşil liman kriterlerinin sağlanacağına ilişkin taahhüt bulunması şart olup kriterlere uygun inşa edilmeyen tesislere kıyı tesisi işletme izni ve tehlikeli yük uygunluk belgesi düzenlenmeyebilir.
Mevcut kıyı tesisleri için kademeli geçiş süreleri öngörülmüştür. Son üç yılın ortalamasına göre bir takvim yılında yüz veya daha fazla kruvaziyer geminin yanaştığı kıyı tesislerinin 31 Aralık 2028 tarihine kadar; yıllık yüz bin TEU veya daha fazla konteyner elleçleyen kıyı tesislerinin ise 31 Aralık 2030 tarihine kadar Yeşil Liman Sertifikası alması zorunlu tutulmuştur.
Yeşil Liman Sertifikası; çevre izin ve lisanslarının, ÇED yükümlülüklerinin, atık mevzuatının, tehlikeli yük kurallarının veya deniz kirliliğinden doğan sorumlulukların yerine geçmez. Sertifika sahibi bir limanın diğer çevre mevzuatı ihlallerinden kaynaklanan idari veya hukuki sorumlulukları devam eder.
Çevre dostu gemilere indirim yapılması veya yüksek emisyonlu gemilere farklı tarife tatbik edilmesi önceden ilan edilmiş, nesnel ve ayrımcı olmayan kriterlere dayanmalıdır. Bu ilkelere riayet edilmemesi liman hizmetlerine erişim, rekabet hukuku ve eşit işlem ilkeleri çerçevesinde hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Liman devleti denetiminde gemi tutulması hangi şartlara bağlıdır?
Gemi veya personelin uluslararası sözleşme kurallarına esaslı aykırılığı nedeniyle tehlike yaratmaksızın seyre çıkamayacak olması ya da deniz emniyeti, sağlık ve çevre yönünden açık tehlike bulunması halinde gemi tutulabilir. Bunun yanı sıra idare tarafından yalnızca belirli faaliyetlerin durdurulması veya geminin onarım amacıyla tersaneye sevki de kararlaştırılabilir; aykırılık giderilene veya tehlike sona erene dek bu kısıtlamalar kaldırılmaz.
Gereksiz tutulma kararına karşı tazminat talep edilebilir mi?
Tutulma işlemine itiraz kural olarak işlemi kendiliğinden durdurmaz; ancak gereksiz tutulma veya geciktirme durumunda sorumluluğu doğuran fiillerin mahkeme kararıyla sabit olması kaydıyla donatan ya da işleten tazminat isteyebilir.
Akıllı limanlarda meydana gelen siber saldırılar mücbir sebep sayılır mı?
Öngörülebilir ve önlenebilir nitelikteki siber saldırılar veya sistemsel arızalar kendiliğinden mücbir sebep teşkil etmez; gerekli güncellemeleri ve güvenlik önlemlerini almayan işletmecinin organizasyon kusuru sorumluluğu gündeme gelebilir.
Hangi kıyı tesisleri için Yeşil Liman Sertifikası zorunludur?
ISPS kapsamına girecek yeni tesisler, alanının dörtte birinden fazlası genişletilecek tesisler, son üç yıl ortalamasında yılda yüz veya üzeri kruvaziyer yanaşan tesisler ile yıllık yüz bin TEU ve üzeri konteyner elleçleyen tesisler için zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

