Lazer Epilasyon Yanık Hataları ve Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Lazer Epilasyon Yanık Hataları ve Tazminat Davası

Lazer Epilasyon Hatalarının Hukuki Niteliği ve Ayıplı Hizmet

Lazer epilasyon uygulamalarında yanlış cihaz seçimi, hatalı doz veya enerji ayarı ile uzmanlığı bulunmayan kişilerce işlem gerçekleştirilmesi sonucunda yanık, leke ve kalıcı iz gibi bedensel hasarlar meydana gelebilmektedir. Bu tür zararlar hukuken ayıplı hizmet niteliğinde kabul edilir ve zarar gören kişi lehine maddi ile manevi tazminat talep etme hakkı doğurur. Meydana gelen zararlardan ötürü işlemi fiilen uygulayan personel ile hizmeti sunan işletme birlikte sorumlu tutulabilir.

Lazer epilasyon işleminden kaynaklanan zararlarda tazminat taleplerinin hukuki dayanaklarından birini Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kuralları oluşturur. Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi kapsamında işin uzmanı sayılan yüklenici; üstlendiği işi özen borcu gereğince fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun biçimde yerine getirmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak

Aydınlatılmış Rıza ve Kusur Tespiti İçin Bilirkişi İncelemesi

Lazer epilasyon uygulamasında ilgilinin yalnızca yapılacak işleme rıza göstermesi sorumluluğu ortadan kaldırmaz. İşlemin içerdiği olası risklerin ve sonuçların da kişiye önceden açıklanması, diğer bir deyişle verilen onamın aydınlatılmış rıza niteliği taşıması zorunludur. Neye rıza gösterdiği konusunda açık ve yeterli biçimde bilgilendirilmeyen kişinin verdiği rıza hukuken geçersizdir.

Uygulama neticesinde leke, iz veya yanık hasarı meydana gelmesi durumunda kusur ve sorumluluğun belirlenmesi için uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Bu incelemede; kişinin zarar görmemesi adına somut durumun gerektirdiği tüm önlemlerin noksansız alınıp alınmadığı, uygun işlem yönteminin seçilip seçilmediği, iş sahibini aydınlatma yükümlülüğünün tam olarak yerine getirilip getirilmediği ve taahhüt edilen amaca ya da sonuca uygun ifanın bulunup bulunmadığı Yargıtay denetimine elverişli bir raporla saptanmalıdır.

Maddi ve Manevi Tazminatın Belirlenmesi

Lazer epilasyon hatası sebebiyle bedensel bütünlüğü zedelenen kişi yararına manevi tazminat takdir edilirken hak ve nesafet ilkeleri esas alınır. Manevi tazminat miktarında; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, işlemi yapan kişinin kusurlu eyleminin mağdurda yarattığı elem ve ızdırabın derecesi, mağdurun toplumdaki konumu, kişiliği ve hassasiyet derecesi gözetilerek makul bir tutara hükmedilir.

Maddi tazminat kapsamının belirlenmesinde zarar görenin kendi fiilleri de dikkate alınır. Zarar gören taraf zararı doğuran eyleme önceden rıza göstermişse, zararın ortaya çıkmasında ya da artmasında etkili olmuşsa yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim, maddi tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi ve İçtihadi Ayrımlar

Tazminat davasında mahkemenin görevli olup olmadığı kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler tüketici; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunanlar sağlayıcıdır. Aynı düzenleme doğrultusunda ticari veya mesleki amaçla hareket eden sağlayıcılar ile tüketiciler arasında kurulan eser dahil her türlü sözleşme tüketici işlemi niteliğindedir. 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinin birinci fıkrası gereğince tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Tüketici mahkemelerindeki davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun basit yargılama usulü hükümlerine göre görülür ve tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/2082, K. 2018/1355Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2018/2082 E.  ,  2018/1355 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı … Sağlık Tur. ve Dan. Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait estetik tıp merkezinde bacağındaki istenmeyen tüyleri lazer ile aldırmak isterken yanık ve kızarıklıklar oluştuğunu, davacının acı ve ağrılar çektiğini ileri sürerek 3.000,00 TL sözleşme bedelinin tahsili ile 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.Taraflar arasında davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa'nın 4/A maddesinde düzenlenen tüketici işlemi niteliğinde hizmet ilişkisi bulunmaktadır. Estetik amaçla yapılan epilasyon işinin anılan Yasa'nın 4/A maddesinde düzenlenen hizmet ilişkisi olduğu anlaşıldığına göre, davanın da tüketici mahkemesinde görülmesi zorunludur. 4077 sayılı Yasa'nın 23. maddesi uyarınca bu kanun kapsamında bulunan tüketici işleminin tüketici mahkemelerinde görülmesi zorunludur. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınmalıdır.Somut olayda da, davacı tüketici, davalı ise hizmeti sağlayan şirket, diğer davalı ise çalışan (epilasyon işini yapan) olup, görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerekirken, mahkemece işin esasına girilip karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını, b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını, c) Genel Müdür: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürünü, ç) Genel Müdürlük: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünü, d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu, e) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi, f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı, g) Konut finansmanı kuruluşu: Konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketlerini, ğ) Kredi veren: Mevzuatı gereği tüketicilere kredi vermeye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi, h) Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, j) Teknik düzenleme: 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda yer alan tanımı, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, m) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya bunların üst kuruluşlarını, n) Üretici: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. İKİNCİ KISIM Genel Esaslar Temel ilkeler
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/2082 Esas ve 2018/1355 Karar sayılı kararında, estetik amaçla sunulan epilasyon işinin hizmet ilişkisi niteliğinde bir tüketici işlemi olduğu, hizmeti sunan şirket ile işlemi gerçekleştiren çalışan aleyhine açılan davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi sayıldığı ve genel mahkemenin dava şartı yokluğu sebebiyle davayı reddetmesi gerektiği ifade edilmiştir. Buna karşılık, lazer epilasyon hizmetinin tedavi veya estetik amaçlar haricinde gerçekleştirildiği durumlarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna dair değerlendirmelere de rastlanmaktadır.

Mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun döneminde verilen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/9596 Esas ve 2013/12516 Karar sayılı kararında ise güzellik salonundaki lazer epilasyon uygulamasından doğan uyuşmazlığın eser sözleşmesine dayandığı kabul edilmiş; o dönem yürürlükte olan tüketici mevzuatı hükümlerinin istisna sözleşmelerine uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/9596, K. 2013/12516Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2013/9596 E.  ,  2013/12516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin davalı güzellik salonunda lazer epilasyon yaptırdığını, diğer davalı …'nın lazer epilasyon işlemini uygulayan şirket çalışanı olduğunu, ancak işlem sonucunda müvekkilinin sırt, omuz, şakak ve alt karın bölgelerinde kalıcı yanık izleri ve lekeler oluştuğunu iddia ederek uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini ve ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdatını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacının vücudunda oluşan yara izlerinin, davalı güzellik salonunda uygulanan işlem neticesinde olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunmasına dair yasa kapsamında kaldığı, görevli mahkemenin … Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, HMK 115.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim … Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K.sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. …. 17.02.2010 tarih, 2010/15-68-85) Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması nedeniyle yerel mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Zamanaşımı Süreleri

Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri tatbik olunur. Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinin altıncı bendi uyarınca, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi durumu hariç olmak üzere, eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar. III. Sürelerin kesinliği

Yüklenicinin ayıplı bir eser meydana getirmesi halinde açılacak davalar ise Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre bu davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezai Sorumluluk

Lazer epilasyon uygulaması sırasında kişinin vücudunda yanık veya bedensel zarar meydana gelmesi, hukuki tazminat sorumluluğunun yanında ceza hukuku yaptırımını da gündeme getirebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası gereğince, taksirli davranışı neticesinde bir kimsenin fiziksel acı çekmesine yahut sağlığının ya da algılama yetisinin zarar görmesine sebebiyet veren fail hakkında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.[45] (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46] (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. İnsan üzerinde deney

Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası gereğince taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır. Ancak birinci fıkra kapsamına giren hafif ve basit yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet şartı aranmaz. Birinci fıkra kapsamındaki basit yaralamalarda ise eylem bilinçli taksirle gerçekleştirilmiş olsa dahi kovuşturma için şikâyet koşulu varlığını korur.

Lazer epilasyon yanığında işletme ve işlemi yapan kişi birlikte sorumlu mudur?

Lazer epilasyon uygulamasında oluşan yanık ve hasarlardan dolayı işlemi bizzat gerçekleştiren personel ile hizmeti sunan işletme birlikte sorumlu tutulabilir.

Lazer epilasyonda manevi tazminat miktarı neye göre takdir edilir?

Manevi tazminat tutarı hak ve nesafet ilkeleri çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, elem ve ızdırabın derecesi ile mağdurun kişiliği ve hassasiyeti gözetilerek hâkim tarafından belirlenir.

İşlemden önce imzalatılan onam formu işletmenin tazminat sorumluluğunu kaldırır mı?

Yalnızca işleme onay verilmesi sorumluluğu kaldırmaz; risklerin önceden anlatıldığı aydınlatılmış rızanın bulunması gerekir ve yeterli bilgilendirme yapılmadan alınan rıza geçersiz sayılır.

Lazer epilasyon tazminat davalarında zamanaşımı süresi nedir?

Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinin altıncı bendi uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir; ayıplı esere ilişkin davalarda ise Kanun'un 478. maddesinde iki yıllık, ağır kusur halinde yirmi yıllık zamanaşımı süresi yer alır.

Lazer epilasyonda yanık oluşması taksirle yaralama suçunu oluşturur mu?

Taksirle başkasının vücuduna acı verilmesi veya sağlığının bozulması Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesi gereğince dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasını gerektiren taksirle yaralama suçunu meydana getirir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu