Aynı kurum içinde geçici görevlendirme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bu adla ayrıca düzenlenmemiş bir konu olarak ele alınır. Kamu görevlisinin kadrosuyla hukuki bağı sürdürülerek ve görevlendirme belli bir süreyle sınırlanarak, kurumun görev alanı içindeki geçici bir hizmet ya da henüz kadroya bağlanmamış yeni bir kamu hizmeti için atamaya yetkili amir tarafından görevlendirilmesi olanaklı görülmüştür. Bu çerçeve sayısal bir azami süre koymaz. Buna karşılık 657 sayılı Kanun’un Ek Madde 8/(d) hükmünde geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez; yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için süre en çok iki yıldır ve gerekli görülmesi hâlinde bir katına kadar uzatılabilir. Bu iki anlatım aynı işlem türünün tek süresi olarak birleştirilmemelidir.
Danıştay 2. Daire, E. 2012/6808, K. 2013/3092Kaynağı aç
Altı ay ve yurt dışı güvenlik görevlisi istisnası
Ek Madde 8/(d) hükmüne göre geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Aynı hükümdeki istisna genel bir uzatma yetkisi değildir. Yalnız yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıl olarak belirlenmiş, gerekli görülmesi hâlinde bu sürenin bir katına kadar uzatılabileceği belirtilmiştir.
Aynı kurum içindeki görevlendirmeyi değerlendiren kararlarda ise 657 sayılı Kanun’da bu konunun düzenlenmediği belirtilmiş; kadro bağının korunması ve görevlendirmenin belli bir süreyle sınırlı olması aranmıştır. Bu kararlar altı ay, bir yıl veya başka bir sayısal üst sınır koymamaktadır. Dolayısıyla Ek Madde 8/(d) hükmündeki altı aylık sınır, aynı kurum içi görevlendirme kararlarında benimsenmiş genel bir tavan olarak gösterilemez.
Danıştay Danıştay 2. Daire Başkanlığı, E. 2013/8676, K. 2016/881Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire, E. 2020/1423, K. 2020/3086Kaynağı aç
Kadro bağı, amaç ve atama yetkisi
Geçici görevlendirme, durumu uygun kamu görevlisinin kadrosuyla hukuki bağını sürdürmesi ve görevin belli bir süreyle sınırlı olması kaydıyla olanaklı görülmüştür. Amaç, mevzuatla belirlenmiş görev alanı içindeki geçici nitelikte bir hizmeti veya örgütsel altyapısı henüz kurulmamış ve kadroyla ilgilendirilmemiş yeni bir kamu hizmetini yürütmektir. Görevlendirmede kamu yararıyla bağdaşmayan, kişiyi görevinden fiilen uzaklaştırma veya cezalandırma gibi hizmet gereklerine ters bir sonuç amaçlanmamalıdır.
Danıştay 5. Daire, E. 1997/2711, K. 1998/270Kaynağı aç
Açık kadroların kural olarak görevlendirmeyle doldurulacağı sonucu bu çerçeveden çıkmaz. Personelin bu kadrolarda öncelikle asaleten, gerekli ve zorunlu hâllerde 657 sayılı Kanun’un 86. maddesinde düzenlenen vekâleten atamayla istihdam edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Vekâlet ve geçici görevlendirme hizmet gereklerinden doğan geçici uygulamalardır. Asıl olan, yönetim ve memuriyet kadrolarına yasal koşulları taşıyanların kariyer, liyakat ve ehliyet ilkelerine uygun biçimde atanmasıdır.
Bu nedenle vekâlet veya geçici görevlendirme yoluyla yapılan görevlendirmenin, ilgili kadroya atama yapılmasıyla sona ereceği kabul edilmiştir. Ayrıca yetersizlik ve kusurun belirlenmesi ile başarısız olma gibi geçerli sebeplerin bulunması durumunda görevlendirme işlemine son verilebileceği ifade edilmiştir. Bu sebepler örnekleyici biçimde sayılmıştır; her sona erdirmenin yalnız bu sebeplere bağlı olduğu sonucu metinden çıkmaz.
Danıştay 5. Daire’nin 1998 tarihli kararı
Danıştay 5. Daire’nin E. 1997/2711, K. 1998/270 sayılı kararında, kadro bağı korunarak ve belli süreyle sınırlı geçici görevlendirmenin olanaklı olduğu belirtildikten sonra somut uyuşmazlık ayrıca değerlendirilmiştir. Bakanlık müşavirliğine atamanın ortak kararnameye bağlı olması nedeniyle bu görevde kural olarak görevlendirmeyle çalıştırmanın mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Daire, görevlendirme onayının kaldırılması işleminde anılan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, bu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararını bozmuştur.
Uzun süren görevlendirme ve kazanılmış hak
Danıştay 2. Daire’nin E. 2012/6808, K. 2013/3092 sayılı kararında, öğretmenevi müdürlüğündeki görevlendirmenin uzun yıllar sürmüş olması davacı yönünden kazanılmış hak oluşturmamıştır. Görevlendirme, asaleten atamayı engelleyecek biçimde kullanılamaz. Daire, asaleten atama yapılarak görevlendirmenin sona erdirilmesinde hukuka aykırılık görmemiş ve aksi yöndeki idare mahkemesi kararını bozmuştur. Sonuç bu olaya özgüdür.
Geri alma ve yeniden görevlendirme
Danıştay 2. Daire’nin E. 2013/8676, K. 2016/881 sayılı kararında, aynı kurum içindeki bir hizmeti yürütmek için uzmanlaşmış kamu görevlisinin kadrosu üzerinde kalarak belli süreyle görevlendirilebileceği tekrar edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta geçici görevlendirmenin, idarenin takdir hak ve yetkisine dayalı olarak geri alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Görevlendirme süresi ve il koordinatörlüğünde yaşanan olaylar değerlendirilerek yapılan iptal ve esas görev yerinde görevlendirme hukuka aykırı görülmemiş, işlemi iptal eden idare mahkemesi kararı bozulmuştur. Sonuç, bu uyuşmazlığın koşullarına bağlıdır.
Belediye yönetmeliğindeki süre ve yetki hükümleri
Danıştay 2. Daire’nin E. 2020/1423, K. 2020/3086 sayılı kararı, davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve ilk derece mahkemesi kararının tamamını onamıştır. Onanan kararda yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrası ile 8. maddesinin iptaline; 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi ve 9. maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
İptal gerekçesinde, belirsiz bulunan hizmetler için ilçeler arasında kadro tahsisinde belediye encümeninin yetkili kılınması hukuka uygun görülmemiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesi, norm kadro çerçevesinde belediye ve bağlı kuruluş kadrolarının ihdası, iptali ve değiştirilmesine karar vermeyi belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında saymaktadır. Belediye personelini atama yetkisinin kanunla belediye başkanına verildiği belirtilmiş; İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığına diğer ilçelerde geçici görevlendirme yetkisi verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu yetki aykırılığı, yönetmeliğin 8. maddesinin iptali gerekçesine ilişkindir.
İptal edilen 8. madde metninde, duyuru üzerine talep veya resen yapılan geçici görevlendirmede süre; resen görevlendirmede bir takvim yılında iki ay, personelin talebinde her seferinde üç ay ve toplamda altı ay olarak sınırlanmıştır. Proje, acil faaliyet, inceleme, tespit, eğitim ile bitki ve hayvan hastalıkları ve benzeri çalışmalar için resen görevlendirmede de süre bir takvim yılında iki ayı geçemez biçiminde yazılmıştır. Bu süreler iptal edilen madde metnine aittir ve geçerli genel süre kuralı olarak kabul edilmiş değildir.
Onanan gerekçe, 657 sayılı Kanun’un aynı kurum içi geçici görevlendirmeyi düzenlemediğini; buna rağmen kadro bağı sürdürülerek, belli süreyle sınırlı olmak üzere ve atamaya yetkili amir tarafından geçici veya kadroya bağlanmamış yeni bir kamu hizmeti için görevlendirmenin olanaklı görüldüğünü belirtir. Burada da sayısal bir süre yer almaz.
Dava açılması ve yürütmenin durdurulması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemede dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Aynı maddenin 2. fıkrasına göre yürütmenin durdurulması kararı, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse verilebilir. Kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilir. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerde, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmadan da yürütme durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerden sayılmaz. Bu hüküm görevlendirmenin süresini veya yönetmelik şartını düzenlemez.
Bir yılda altı ay sınırı her kurum içi görevlendirmeye uygulanır mı?
Bu sonuç çıkarılamaz. Altı aylık sınır, Ek Madde 8/(d) hükmündeki geçici süreli görevlendirme için yazılmıştır. Aynı kurum içi görevlendirmeyi ele alan kararlar konunun 657 sayılı Kanun’da düzenlenmediğini belirtir ve sayısal tavan koymadan kadro bağı ile belli süre şartını arar.
Yurt dışındaki güvenlik görevlisinin süresi uzatılabilir mi?
Ek Madde 8/(d) hükmüne göre yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlisinin geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır. Gerekli görülmesi hâlinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir. İstisna bu görevlilere özgüdür.
Uzun süren görevlendirme kazanılmış hak doğurur mu?
Danıştay 2. Daire’nin E. 2012/6808, K. 2013/3092 sayılı kararındaki olayda, uzun yıllar süren görevlendirme kazanılmış hak oluşturmamıştır. Görevlendirme asaleten atamayı engelleyecek biçimde kullanılamaz.
Dava açmak görevlendirme işlemini durdurur mu?
Durdurmaz. 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin 1. fıkrasına göre dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
Yürütmenin durdurulması için hangi şartlar birlikte aranır?
2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin 2. fıkrasına göre telafisi güç veya imkânsız zarar ihtimali ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte aranır. Kamu görevlileri hakkındaki geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

