Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlama İşlemine İtiraz

by Avukat Erdal Ersoy
Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlama İşlemine İtiraz

Taksi plakası, ticari ruhsat veya belediye izni bulunmaksızın ücret karşılığında yolcu taşımak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında yasadışı taşımacılık olarak değerlendirilmekte ve hem sürücüye hem de araç üzerine idari yaptırım uygulanmaktadır. Yasadışı yolcu taşıma faaliyeti kapsamındaki para cezası ile araç bağlama işlemine ilişkin itiraz yolları, yaptırımın türüne göre farklı merciler önünde yürütülmektedir.

Korsan Taşımacılık Kapsamına Giren Faaliyetler

5216 ve 5393 sayılı kanunlar kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni ya da ruhsat alınmaksızın belediye sınırları içinde yolcu taşıyan sürücülere 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi uyarınca idari para cezası ve altmış gün trafikten men yaptırımı uygulanmaktadır. Söz konusu ceza tutarları her takvim yılı başında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Vergi Usul Kanunu'ndaki yeniden değerleme oranında artırılmaktadır; bu nedenle güncel rakamların resmî mevzuattan ayrıca doğrulanması önem taşımaktadır.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17- (1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir. (2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur. (3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir. (4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur. (5) İdarî para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir. (6) Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. (Değişik cümleler: 1/7/2022-7417/46 md.) Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. (Ek cümle: 1/7/2022-7417/46 md.) Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. (7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. Ek 2Kaynağı aç
Ek Madde 2 – (Ek: 17/10/1996-4199/43 md.) (Değişik:18/10/2018-7148/26 md.) Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.) (…) (Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 100.000 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 46.000 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 20.000 Türk lirası idari para cezası verilir. (Değişik üçüncü cümle:12/2/2026-7574/32 md.) Ayrıca (a) bendi kapsamında işlem yapılan sürücülerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır. (Ek cümleler:12/2/2026-7574/32 md.) Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde bu fıkranın tekrar ihlal edilmesi hâlinde idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. Sürücü belgesi geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır.[87] İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten menedilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Trafik suçlarına ilişkin cezalar:

2918 sayılı Kanun'un 3. maddesi, trafikten men işlemini şu biçimde tanımlamaktadır: trafik zabıtasınca kanunda belirtilen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulması. Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise aynı kanunun 6. maddesi uyarınca genel zabıta, ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Bu Kanunda kullanılan terimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir. Trafik: Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleridir. Karayolu: Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır. Karayolu yapısı: Karayolunun kendisi ile karayolunun üstünde, yanında, al tında veya yukarısındaki; ada, ayırıcı, otokorkuluk, istinat duvarı, köprü, tünel, menfez ve benzeri yapılardır. Mülk: Devlete, kamuya, gerçek ya da tüzelkişilere ait olan taşınmaz mallardır. Karayolu sınır çizgisi: Kamulaştırılmış, kamuya terk veya tahsis edilmiş karayolunda; mülkle olan sınır çizgisi, Diğer karayollarında; yarmaca, şevden sonra hendek varsa hendek dış kenarı, hendek yoksa şev üst kenarı, dolguda şev etek çizgisi, Yaya yolu ayrılmış karayolunda ise yaya yolunun mülkle birleştiği çizgidir. İki yönlü karayolu: Taşıt yolunun her iki yöndeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur. Tek yönlü karayolu: Taşıt yolunun yalnız bir yöndeki taşıt trafiği için kullanıldığı karayoludur. Bölünmüş karayolu: Bir yöndeki trafiğe ait taşıt yolunun bir ayırıcı ile belirli şekilde diğer taşıt yolundan ayrılması ile meydana gelen karayoludur. Erişme kontrollü karayolu (otoyol – ekspresyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur. Geçiş yolu: Araçların bir mülke girip çıkması için yapılmış olan yolun, karayolu üzerinde bulunan kısmıdır. Bağlantı yolu: Bir kavşak yakınında karayolu taşıt yollarının birbirine bağlanmasını sağlayan, kavşak alanı dışında kalan ve bir yönlü trafiğe ayrılmış olan karayolu kısmıdır. Anayol: Anatrafiğe açık olan ve bunu kesen karayolundaki trafiğin, bu yolu geçerken veya bu yola girerken, ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği işaretlerle belirlenmiş karayoludur. Tali yol: Genel olarak üzerindeki trafik yoğunluğu bakımından, bağlandığı yoldan daha az önemde olan yoldur. Taşıt yolu: (Kaplama): Karayolunun genel olarak taşıt trafiğince kullanılan kısmıdır. Yaya yolu (Yaya kaldırımı): Karayolunun, taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzelkişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısmıdır. Bisiklet yolu: (Değişik:24/12/2020-7261/22 md.) Bisiklet ve elektrikli skuter sürüşüne ayrılan, taşıt yolu ve yaya alanları ile kesişim noktaları hariç diğer araç ve yaya trafiğine kapalı yoldur. Yaya geçidi: Taşıt yolunda, yayaların güvenli geçebilmelerini sağlamak üzere, trafik işaretleri ile belirlenmiş alandır. Kavşak: İki veya daha fazla karayolunun kesişmesi veya birleşmesi ile oluşan ortak alandır. Banket: Yaya yolu ayrılmamış karayolunda, taşıt yolu kenarı ile şev başı veya hendek iç üst kenarı arasında kalan ve olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, zorunlu hallerde de araçların faydalanabileceği kısımdır. Şerit: Taşıtların bir dizi halinde güvenle seyredebilmeleri için taşıt yolunun ayrılmış bir bölümüdür. Alt geçit: Karayolunun diğer bir karayolu veya demiryolunu alttan geçmesini sağlayan yapıdır. Üst geçit: Karayolunun, diğer bir karayolu veya demiryolunu üstten geçmesini sağlayan yapıdır. Demiryolu geçidi (Hemzemin geçit): Karayolu ile demiryolunun aynı seviyede kesiştiği bariyerli veya bariyersiz geçitlerdir, Okul geçidi: Genel olarak okul öncesi, ilköğretim ve orta dereceli okulların çevresinde özellikle öğrencilerin geçmesi için taşıt yolunda ayrılmış ve bir trafik işareti ile belirlenmiş alandır. Ada: Yayaların geçme ve durmalarına, taşıtlardan inip binmelerine yarayan, trafik akımını düzenleme ve trafik güvenliğini sağlama amacı ile yapılmış olan, araçların bulunamayacağı, koruyucu tertibatla belirlenmiş bölüm ve alanlardır. Ayırıcı: Taşıt yollarını veya yol bölümlerini birbirinden ayıran bir taraftaki taşıtların diğer tarafa geçmesini engelleyen veya zorlaştıran karayolu yapısı, trafik tertibatı veya gereçtir. Park yeri: Araçların park etmesi için kullanılan açık veya kapalı alandır. Karayolu üzeri park yeri: Taşıt yolundaki veya buna bitişik alanlardaki park yeridir. Karayolu dışı park yeri: Karayolu sınır çizgisi dışında olan ve bir geçiş yolu veya servis yolu ile taşıt yoluna bağlanan park yeridir. Otomobil: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Yapısı itibarıyla, sürücüsü dahil en fazla dokuz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır. Minibüs: (Mülga: 12/7/2013-6495/24 md.) Kamyonet: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami yüklü ağırlığı 3.500 kilogramı geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır. Sürücü ve yanındaki oturma yerleri dışında başka oturma yeri de bulunabilen, sürücü bölümü gövde ile birleşik kamyonetlere panelvan denir. Kamyon: İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3 500 Kg'dan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır. Otobüs: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Yolcu taşımacılığında kullanılan, sürücüsü dahil dokuzdan fazla oturma yeri olan motorlu taşıttır. Troleybüsler de bu sınıfa dahildir. Sürücüsü dahil oturma yeri on yediyi aşmayan otobüslere minibüs denir. Çekici: Römork ve yarı römorkları çekmek için imal edilmiş olan ve yük taşımayan motorlu taşıttır. Arazi taşıtı: Karayollarında yolcu veya yük taşıyabilecek şekilde imal edilmiş olmakla beraber bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen motorlu taşıtlardır. Özel amaçlı taşıt: Özel amaçla insan veya eşya taşımak için imal edilmiş olan ve itfaiye, Cankurtaran, cenaze, radyo, sinema, televizyon, kütüphane, araştırma araçları ile bozuk veya hasara uğramış taşıt ve araçları çekmek veya taşımak, kaldırmak gibi özel işlerde kullanılan motorlu araçtır. Kamu hizmeti taşıtı: Kamu hizmeti için yük veya yolcu taşıması yapan bütün taşıtlardır. Personel servis aracı: (Ek: 17/10/1996-4199/1 md.) Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşu veya özel veya tüzel kişilerin personelini bir akit karşılığı taşıyan şahıs veya şirketlere ait minibüs ve otobüs türündeki ticari araçlardır. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişilere ait araçların kendi personelini veya yolcusunu taşıma işi bu tanımın kapsamına girmez. Umum servis aracı: (Ek: 17/10/1996-4199/1 md.) Okul taşıtları ile personel servis araçlarının birlikte değerlendirilmesidir. Kamp taşıtı: (Ek: 17/10/1996-4199/1 md.) Yük taşımasında kullanılmayan; iç dizaynı tatil yapmaya uygun teçhizatlarla donatılmış, hizmet edebileceği kadar yolcu taşıyabilen motorlu taşıttır. Römork: Motorlu araçla çekilen insan veya yük taşımak için imal edilmiş motorsuz taşıttır. Yarı römork: Bir kısmı motorlu taşıt veya araç üzerine oturan, taşıdığı yükün ve kendi ağırlığının bir kısmı motorlu araç tarafından taşınan römorkdur. Hafif römork: Azami yüklü ağırlığı 750 Kg'ı geçmeyen römork veya yarı römorkdur. Motosiklet: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir. Bisiklet: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer. Motorlu bisiklet (Moped): (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Lastik tekerlekli traktör: Belirli şartlarda römork ve yarı römork çekebilen, ancak ticari amaçla taşımada kullanılmayan tarım araçlarıdır. İş makineleri: (Değişik: 17/10/1996-4199/1 md.) Yol inşaat makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile çeşitli kuruluşların iş ve hizmetlerinde kullanılan; iş amacına göre üzerine çeşitli ekipmanlar monte edilmiş; karayolunda insan, hayvan, yük taşımasında kullanılamayan moturlu araçlardır. Tramvay: Genellikle yerleşim birimleri içinde insan taşımasında kullanılan, karayolunda tekerlekleri raylar üzerinde hareket eden ve hareket gücünü dışarıdan sağlayan taşıttır. Okul taşıtı: Genel olarak okul öncesi, ilköğretim ve orta dereceli okulların öğrencileri ile sadece gözetici ve hizmetlilerin taşınmalarında kullanılan taşıttır. Taşıt katarı: Karayolunda bir birim olarak seyretmek üzere birbirine bağlanmış taşıtlardır. Araç: Karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörlerin genel adıdır. Taşıt: Karayolunda insan, hayvan ve yük taşımaya yarayan araçlardır. Bunlardan makine gücü ile yürütülenlere "motorlu taşıt" insan ve hayvan gücü ile yürütülenlere "motorsuz taşıt" denir. Sürücü: (Değişik 17/10/1996-4199/1 md.) Karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişidir. Şoför: (Ek: 17/10/1996-4199/1 md.) Karayolunda, ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişidir. Araç sahibi: Araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Yolcu: Aracı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında araçta bulunan kişilerdir. Hizmetli: Araçlarda, sürücü hariç, araç veya taşıma hizmetlerinde süreli veya süresiz çalışan kişiler ile iş makinelerinde sürücüden gayri kişilerdir. Durak: Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının yolcu veya hizmetlileri bindirmek, indirmek için durakladıkları işaretlerle belirlenmiş yerdir. Garaj: Araçların, genellikle uzun süre durmaları için kullanılan bakım veya servisinin de yapılabileceği kapalı veya açık olan yerlerdir. Terminal: İnsan veya eşya taşımalarında, araçların indirme, bindirme, yükleme, boşaltma, aktarma yaptıkları ve ayrıca bilet satışı ile bekleme, haberleşme, şehir ulaşımı ve benzeri hizmetlerin de sağlandığı yerdir. Servis istasyonu: Araçların bakım, onarım ve servislerinin yapıldığı açık veya kapalı yerdir. Akaryakıt istasyonu: Araçların esas itibariyle akaryakıt, yağ ve basınçlı hava gibi ihtiyaçlarının sağlandığı yerdir. Muayene istasyonu: Araçların niteliklerini tespit ve kontrol edebilecek cihaz ve personeli bulunan ve teknik kontrolü yapılan yerdir. Trafik kazası: Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır. Durma: Her türlü trafik zorunlulukları nedeni ile aracın durdurulmasıdır. Duraklama: Trafik zorunlulukları dışında araçların, insan indirmek ve bindirmek, eşya yüklemek, boşaltmak veya beklemek amacı ile kısa bir süre için durdurulmasıdır. Park etme: Araçların, durma ve duraklaması gereken haller dışında bırakılmasıdır. Geçiş hakkı: Yayaların ve araç kullananların diğer yaya ve araç kullananlara göre, yolu kullanmak sırasındaki öncelik hakkıdır. Geçiş üstünlüğü: Görev sırasında, belirli araç sürücülerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartı ile trafik kısıtlama veya yasaklarına bağlı olmamalarıdır. Taşıma sınırı (Kapasite): Bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısıdır. Gabari: Araçların, yüklü veya yüksüz olarak karayolunda güvenli seyirlerini temin amacı ile uzunluk, genişlik ve yüksekliklerini belirleyen ölçülerdir. Azami ağırlık: Taşıtın güvenle taşıyabileceği azami yükle birlikte ağırlığıdır. Yüksüz ağırlık: Üzerinde insan veya eşya (yük) bulunmayan ve akaryakıt deposu dolu olan bir aracın taşınması zorunlu alet, edevat ve donatımı ile birlikte toplam ağırlığıdır. Yüklü ağırlık: Bir taşıtın yüksüz ağırlığı ile taşımakta olduğu sürücü, hizmetli, yolcu ve eşyanın toplam ağırlığıdır. Dingil ağırlığı: Araçlarda aynı dingile bağlı tekerleklerden karayolu yapısına aktarılan ağırlıktır, Azami dingil ağırlığı: Araçların karayolu yapılarından güvenle ve yapıya zarar vermeden geçebilmeleri için saptanan dingil ağırlığıdır. Azami toplam ağırlık: Araçların karayolu yapılarından güvenle ve yapıya zarar vermeden geçebilmeleri için saptanan toplam ağırlıktır. Trafik işaretleri: Trafiği düzenleme amacı ile kullanılan işaret levhaları, ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ile trafik zabıtası veya diğer yetkililerin trafiği yönetmek için yaptıkları hareketlerdir. İşaret levhası: Sabit veya taşınabilir bir mesnet üzerine yerleştirilmiş ve üzerindeki sembol, renk ve yazı ile özel bir talimatın aktarılmasını sağlayan trafik tertibatıdır. Işıklı ve sesli işaretler: Trafiği düzenlemede kullanılan ışıklı ve sesli, sabit veya taşınabilir, elle kumanda edilebilen veya otomatik çalışan, üzerinde çeşitli renk, şekil, sembol, yazı bulunan ve belirli yanma süresi olan, ışık veya sesle özel bir talimatın aktarılmasını sağlayan trafik tertibatıdır. İşaretleme: Taşıt yolu ile bordür, ada, ayırıcı, otokorkuluk gibi karayolu elemanları üzerindeki çeşitli renkte çizgi, şekil, sembol, yazı ve yansıtıcı ve benzerleri ile özel bir talimatın aktarılmasını sağlayan tertibattır. Trafikten men: Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır. Motorlu taşıt sürücüsü sertifikası: (Ek: 12/7/2013-6495/13 md.) Teorik ve uygulamalı sınavlarda başarı gösteren sürücü adaylarına verilen belgedir. Sürücü belgesi: (Ek: 12/7/2013-6495/13 md.) Bu Kanunda belirtilen motorlu araçların sürülmesine yetki veren belgedir. Uluslararası sürücü belgesi: (Ek: 12/7/2013-6495/13 md.) İki veya çok taraflı anlaşmalar uyarınca sınıflarına göre araç kullananlara belli süre ile verilen belgedir. Elektrikli skuter (e-skuter): (Ek:24/12/2020-7261/22 md.) Hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıtlardır. Bisiklet şeridi: (Ek:24/12/2020-7261/22 md.) Yol seviyesinde bisiklet ve elektrikli skuter kullanımı için özel olarak belirlenmiş ve yer işaretlemesi ile ayrılmış bölümdür. Bu Kanunun uygulaması ile ilgili diğer tanım ve terimler yönetmelikte gösterilir. (Ek cümle: 12/7/2013-6495/13 md.) Bu maddedeki tanım ve terimlerle ilgili olarak vergi kanunları hükümleri saklıdır. İKİNCİ KISIM Kuruluşlar, Komisyonlar, Görev ve Yetkileri[4] Görevli kurullar ve kuruluşlar:4
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı; a) Trafik zabıtası: (Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.) Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir. (Ek cümle:12/2/2026-7574/1 md.) Otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtası, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi hâlinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilir. Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışında kullanılamaz. b) (Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta: Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde sorumluluk bölgesine göre genel zabıta ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.[6] Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri:

Araç Sahibi ve İşletenin Sorumluluğu

Araç ruhsat sahibi ile taşımayı fiilen gerçekleştiren sürücünün farklı kişiler olması, yaptırım sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir. Bu konudaki hukuki çerçeve iki ayrı düzlemde şekillenmektedir. 2918 sayılı Kanun'un 23. maddesine eklenen hüküm uyarınca araç işleteni veya sahibi, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının araçta uygun durumda bulundurulması ile aracın bu maddede belirtilen hususlara uygun kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimi yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük plaka ve tescil belgesi uygunluğunu kapsamakta olup yetkisiz ticari yolcu taşımacılığına özgü araç sahibi sorumluluğunun birincil hukuki dayanağı bu hükmün ötesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/20 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/18 md.) Araç tescil belgesi ve tescil plakasının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması zorunludur. Araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir. (Değişik üçüncü fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4.000 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilir. Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere 140.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve araç otuz gün süre ile trafikten menedilir. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere her seferinde 280.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve araç altmış gün süre ile trafikten menedilir. (Değişik dördüncü fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere 46.000 Türk lirası idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır ve araç otuz gün süre ile trafikten menedilir. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla birinci cümlenin ihlal edilmesi halinde sürücülere her seferinde 140.000 Türk lirası idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınır ve araç altmış gün süre ile trafikten menedilir. (Değişik beşinci fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) Başka bir araca ait tescil plakasını/geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara 140.000 Türk lirası idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır ve araç otuz gün süre ile trafikten menedilir. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla birinci cümlenin ihlal edilmesi halinde her seferinde 280.000 Türk lirası idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınır ve araç altmış gün süre ile trafikten menedilir. Ayrıca bu kişiler Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır. (Ek fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) Bu madde kapsamında menedilen araçların men süresi sonunda, tescil plakaları uygun duruma getirilmeden araç teslim edilmez. (Ek fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması ve aracın bu maddede belirtilen hususlara uygun olarak kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. (Ek fıkra:12/2/2026-7574/4 md.) Sürücü belgesi geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. Bu madde kapsamında geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. Araç muayene raporu:[25]

Toplu taşıma hizmetleri alanında ruhsat sahibinin denetim yükümlülüğünün ağırlığı yargıya taşınan davalarda tartışılmıştır. Danıştay 8. Dairesi, E. 2017/5627, K. 2022/554 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında; kamu hizmeti kapsamındaki bir araçta çalışan sürücünün araçları kullanma yetkisinin bulunup bulunmadığını denetleyerek ilgili sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibinin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi ve yetkisiz sürücünün araçta suç işlemesi nedeniyle tesis edilen ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını hükme bağlamıştır. Bu karar karşı oy içermekte olup özel halk otobüsü mevzuatına özgü bir yönerge hükmünün yorumuna dayanmaktadır; korsan taksi veya farklı araç türlerine doğrudan uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Danıştay 8. Daire, E. 2017/5627, K. 2022/554Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2017/5627 E.  ,  2022/554 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2017/5627 Karar No : 2022/554 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların ruhsat sahibi oldukları … kodlu özel halk otobüsünün ruhsatının iptaline ilişkin, araçta nitelikli cinsel saldırı suçu işlendiği gerekçesiyle Özel Ulaşım Kurulu'nca tesis edilen … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile; kamu hizmeti ifa etme maksadı ile kullanılan otobüste çalışan sürücünün bu araçları kullanma husunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, ilgili sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nde bahsedilen hususlara riayetsizlik hallerinde uygulanacak yaptırımları düzenleyen ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile; dava konusu işlemin nedeni ile suçun, ruhsat sahibi davacıların İETT Genel Müdürlüğü'ne bildirdikleri sürekli çalışan şöförleri dışında bayram nedeniyle geçici olarak şöförlük yapan bir kişi tarafından (… adına verilmiş olan ve kaybolduğu bildirildiği halde iptal edilmemesi nedeniyle bu belgeyle çalışan …) ve çalışma saatlerinin dışında gerçekleştiği ihtilafsız olduğundan, söz konusu fiilin şahsi suç niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda; uyuşmazlığa konu olayda, davacıların sorumluluklarını ve haklarında uygulanan yaptırımı gerektirecek nitelik ve ağırlıkta, ihmal veya kusurlu davranışları sonucunda gerçekleşmiş Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesinin 28/32. maddesinde belirtilen bir eylemden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, ruhsat iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin kararda ise yasal isabet bulunmadığı belirtilerek, istinaf talebinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Özel Halk Otobüsünde şoför olarak çalışacak kişinin ruhsat sahibi tarafından idareye bildirilmesi gerektiği, fiili işleyen kişinin kendilerine bildirilmediği, ruhsat iptalinin mevzuat gereği yapıldığı, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğundan kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE MADDİ OLAY: Davacıların ruhsat sahibi oldukları … kodlu özel halk otobüsünün ruhsatının iptaline ilişkin, araçta nitelikli cinsel saldırı suçu işlendiği gerekçesiyle Özel Ulaşım Kurulu'nca tesis edilen … tarih ve … sayılı işleminin; araçta gerçekleşen suç teşkil edici eylemin aracın kadrolu şoförü olmayan bir kişi tarafından ruhsat sahiplerinin bilgisi dışında gerçekleştiği, ruhsat iptaline dayanak teşkil eden … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:… numaralı mahkmumiyet kararının henüz kesinleşmediği ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3645 Sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun gereği İstanbul İlinin toplu taşıma hizmetleri İETT Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. 3645 Sayılı Kanuna dayanarak İETT Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaştırma Koordinasyon Merkezi tarafından çıkarılan "Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi", şehir içi halk otobüslerinin çalışma hususunda uyacağı esas ve usulleri belirlemiştir. Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nin yönergede bahsedilen hususlara riayetsizlik hallerinde uygulanacak yaptırımları düzenleyen ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrasında; ''cinsel tecavüz vb. yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunmak'' eyleminin raporla veya mahkeme kararıyla belirlenmesi halinde eylemin gerçekleştiği otobüsün ruhsatının iptal edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün aracın daimi ve yetkili sürücüsünün mazereti nedeniyle çalışamadığı zaman diliminde dava dışı … isimli şahıs tarafından kullanıldığı, aracı yetkisiz şekilde ve davacılar tarafından davalı idareye bildirilmeksizin mesai saatleri içerisinde kullanan … isimli sürücünün, 25.09.2015 tarihinde saat 23.40'ta, mesai bittikten sonra araca binen yolcuya araçta başka kimse olmamasından faydalanarak cinsel saldırı suçu teşkil edecek eylemde bulunduğu, anılan sürücü tarafından işlenen suçun … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararı ile sabit olması üzerine, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi gereğince davalı idare tarafından, davacıların ruhsat sahibi olduğu … plakalı otobüse ilişkin olarak tanzim edilen çalışma ruhsatının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararı incelendiğinde; dava dışı sürücü tarafından davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse, söz konusu aracın bir toplu taşıma aracı olduğuna güvenerek ve seyahat etme maksadı ile binen yolcuyu mağdur edecek şekilde cinsel saldırı suçu işlendiği ve ilgili eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle olay günü aracı sevk ve idare eden sürücü hakkında verilen mahkumiyet kararının … Ceza Dairesi'nin … . tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Dava konusu ruhsat iptaline sebebiyet veren suçun mesai saatleri dışında ve özel halk otobüsünün ruhsat sahibi olan davacıların bilgisi dışında gerçekleşmesi nedeniyle davacılar hakkında dava konusu idari yaptırımın uygulanamayacağı ileri sürülmüş olsa da; Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin; yalnızca ruhsat sahibinin bahsi geçen suç teşkil edici eylemi bizzat işlemesinin cezalandırılacağına ilişkin olmayıp, aynı zamanda özel halk otobüslerinin kamu hizmeti ifa ettiğine güvenerek yolculuk yapan kimselerin işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan işverenlerin ilgili denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri neticesinde suç işlenmesinin de cezalandırılmasına yönelik olduğu, olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun 25.09.2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile 23.20'de Yenikapı Marmaray İstasyonu'na geldiği ve yine toplu taşıma kullanarak aktarma yapmak suretiyle ile saat ''23:40''ta Üsküdar'a gelerek yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanma maksadı ile dava konusu otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı anlaşılmış olup, kamu hizmeti ifa etme maksadı ile kullanılan otobüste çalışan sürücünün bu araçları kullanma husunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, ilgili sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nin yönergede bahsedilen hususlara riayetsizlik hallerinde uygulanacak yaptırımları düzenleyen ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2…. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2975, K. 2022/3580 sayılı kararında aynı uyuşmazlık kapsamında özel halk otobüsü ruhsat sahiplerinin denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucunda araçta suç işlenmesi durumunda ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık görülmediğine oybirliğiyle hükmetmiş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne iade etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi'nin iade üzerine verdiği ısrar kararı ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2024/1219, K. 2024/2344 sayılı kararıyla onanmıştır. Her iki Danıştay kararı da İETT Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi m. 28/32 kapsamındaki ruhsat iptaline ilişkindir; korsan taksi veya 2918 sayılı Kanun kapsamındaki yasadışı taşımacılık bağlamına genelleştirilirken dikkatli olunmalıdır.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/2975, K. 2022/3580Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2975 E.  ,  2022/3580 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2975 Karar No : 2022/3580 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (…) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların ruhsat sahibi oldukları C.1041 kodlu özel halk otobüsü ruhsatının iptaline ilişkin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT Genel Müdürlüğü Özel Ulaşım Kurulunun, … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 16/06/1939 tarih ve 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun gereği, İstanbul İlinin toplu taşıma hizmetlerinin İETT Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirildiği, 3645 sayılı Kanun'a dayanarak İETT Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaştırma Koordinasyon Merkezi tarafından çıkarılan Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi ile şehir içi halk otobüslerinin çalışma usul ve esaslarının belirlendiği, anılan Yönerge'nin ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrasında; ''cinsel tecavüz vb. yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunmak'' eyleminin raporla veya mahkeme kararıyla belirlenmesi halinde, eylemin gerçekleştiği otobüsün ruhsatının iptal edileceğinin düzenlendiği, Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün daimi ve yetkili sürücüsünün mazereti nedeniyle çalışamadığı zaman diliminde, aracın A.K. isimli şahıs tarafından kullanıldığı, aracı yetkisiz şekilde ve davacılar tarafından davalı idareye bildirilmeksizin mesai saatleri içerisinde kullanan adı geçen sürücünün, 25/09/2015 günü saat 23.40'ta, mesai bittikten sonra araca binen yolcuya araçta başka kimse olmamasından faydalanarak cinsel saldırı suçu teşkil edecek eylemde bulunduğu, adı geçen sürücü tarafından işlenen suçun, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı ile sabit bulunması üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği, Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı incelendiğinde; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün toplu taşıma aracı olmasına güvenerek ve seyahat etme maksadı ile binen yolcuyu mağdur edecek şekilde cinsel saldırı suçuna maruz kaldığı ve ilgili eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle, olay günü aracı sevk ve idare eden sürücü A.K. hakkında verilen mahkumiyet kararının, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, suç teşkil edici eylemin bizzat ruhsat sahibince işlenmesi halinde değil, özel halk otobüslerinin kamu hizmeti ifa ettiğine güvenerek yolculuk yapan kişilerin işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan ruhsat sahiplerinin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri sonucunda suç işlenmesi durumunu da kapsadığı, Olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile saat:23.20'de Yenikapı Marmaray İstasyonu'na geldiği ve yine toplu taşıma kullanarak aktarma yapmak suretiyle ile saat ''23:40''ta Üsküdar'a gelerek yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanma maksadı ile dava konusu otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı, kamu hizmeti ifa eden otobüste çalışan sürücünün, bu araçları kullanma husunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların, bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile … Asliye Ceza Mahkemesinin E:2016/703 sayılı dosyası ve … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararının UYAP ortamında incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse, söz konusu aracın bir toplu taşıma aracı olduğuna güvenerek ve seyahat etme maksadı ile binen yolcuyu mağdur edecek şekilde cinsel saldırı suçu işlendiği ve ilgili eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle olay günü aracı sevk ve idare eden sürücü A.K. hakkında verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş ise de, davacılar tarafından, çalıntı lisans ile otobüsü kullanmasında kendilerinin kusurunun bulunmadığı, M.G. adlı kişiye ait kaybolan ve iptal edilmeyen lisans belgesi ile, sonrasında verilen lisans belgesinin aynı zamanda kullanılması ile A.K. isimli şahısın lisanssız olarak başka özel halk otobüslerinde çalışmasını da denetlemeyen davalı idarenin, kusurunun bulunduğu, davacıların izinleri dışında otobüsü kullanmasının suç olduğundan bahisle A.K. adlı kişi hakkında suç duyurusunda bulunmaları üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan ceza davasında, Mahkemenin … tarih ve E:…. K:… karar sayılı kararı ile, A.K.'nın "hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak" suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşıldığı, Olayda, davaya konu özel halk otobüsünün, suçun işlendiği tarihte ruhsat sahibi olan davacıların İETT Genel Müdürlüğüne bildirdikleri sürekli çalışan şöförleri dışında, kurban bayramında geçici olarak çalışmak üzere diğer özel halk otobüslerinde de lisans belgesi (başkasına ait olduğu anlaşılan) ile şöförlük yapan A.K.'nın kullanımında olduğu, adı geçen şahsın başkasına ait lisans belgesini kullanarak (M.G adına düzenlenip kaybolduğu bildirildiği halde eski belge iptal edilmeksizin anılan kişi adına, yeni çalışma lisansı verilmesi sonucunda kullanımında kalan önceki belge ile) zaman zaman başka araçlarda da çalıştığı anlaşıldığından, davacıların bu durumu (başkasına ait belge kullanıldığını) bilmelerinin beklenemeyeceği, bu nedenle söz konusu fiilin şahsi suç niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, Dava konusu olayda, davacıların sorumluluklarını ve haklarında uygulanan yaptırımı gerektirecek nitelik ve ağırlıkta, ihmal veya kusurlu davranışları sonucunda gerçekleşmiş bir eylemden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin kararda ise yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/02/2022 tarih ve E:2017/5627, K:2022/554 sayılı kararıyla; Dava konusu ruhsat iptaline sebebiyet veren suçun, mesai saatleri dışında ve özel halk otobüsünün ruhsat sahibi olan davacıların bilgisi dışında gerçekleşmesi nedeniyle davacılar hakkında dava konusu idari yaptırımın uygulanamayacağı ileri sürülmüş olsa da; Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, yalnızca ruhsat sahibinin bahsi geçen suç teşkil edici eylemi bizzat işlemesinin cezalandırılacağına ilişkin olmayıp, aynı zamanda özel halk otobüslerinin kamu hizmeti ifa ettiğine güvenerek yolculuk yapan kimselerin işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan işverenlerin ilgili denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri neticesinde suç işlenmesinin de cezalandırılmasına yönelik olduğu; olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile 23.20'de Yenikapı Marmaray İstasyonu'na geldiği ve yine toplu taşıma kullanarak aktarma yapmak suretiyle ile saat :23:40''ta Üsküdar'a gelerek yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanma maksadı ile dava konusu otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı anlaşılmış olup, kamu hizmeti ifa etme maksadı ile kullanılan otobüste çalışan sürücünün bu araçları kullanma hususunda yetkisi olup olmadığını denetleyerek, ilgili sürücünün bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacıların, bu denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiği anlaşıldığından, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nin ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, toplu taşıma faaliyetinin, bir kamu hizmeti olduğu, taşımacıların bu hizmeti, İETT Genel Müdürlüğü adına fakat kendi hesaplarına yürüttükleri, geçici çalışma ruhsatlarının her yıl yenilendiği ve bu esnada taşımacıların noter tarafından düzenlenen beyanname ile, Yönerge kurallarını bildikleri ve uyacaklarını kabul ve taahhüt ettikleri, özel halk otobüslerinde İETT tarafından verilen eğitimi almış ve toplu taşıma sertifikası bulunan şoförlerin çalışabileceği, şartları taşıyan kişilerin çalışabilmesi için isimlerinin taşımacılar tarafından İETT’ye bildirilmesi gerektiği, olay günü davacılara ait otobüsün ilk sefere çıkışının, hareket amirliği tarafından (şoför ve aracın sefere uygunluğu açısından) kontrol edildiği ve sefer izninin verildiği, ancak gün içerisinde, seferlerin sonuna doğru şoför değişimi yapıldığı ve bu değişimin davacılar tarafından İETT’ye bildirilmediği, İstanbul'da, 760 hatta toplam 3600 adet özel halk otobüsünün çalışmakta olduğu ve günde 25.000-30.000 arası sefer gerçekleştirildiği, gün içindeki şoför değişiminin İETT’tarafından takip edilmesinin mümkün olmadığı, bu konudaki sorumluluğun taşımacılara ait olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıların ruhsat sahibi oldukları C.1041 kodlu özel halk otobüsünde, nitelikli cinsel saldırı suçu işlendiğinden bahisle, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT Genel Müdürlüğü Özel Ulaşım Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile, aracın işletme ruhsatının iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun gereği İstanbul İlinin toplu taşıma hizmetleri İETT Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. 3645 sayılı Kanun'a dayanarak İETT Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaştırma Koordinasyon Merkezi tarafından çıkarılan, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi ile, şehir içi halk otobüslerinin çalışma usul ve esasları belirlenmiştir. Anılan Yönerge'nin, ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrasında ise; ''cinsel tecavüz vb. yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunmak'' eyleminin raporla veya mahkeme kararıyla belirlenmesi halinde, eylemin gerçekleştiği otobüsün ruhsatının iptal edileceği kuralı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün, aracın daimi ve yetkili sürücüsünün mazereti nedeniyle çalışamadığı zaman diliminde, A.K. isimli şahıs tarafından kullanıldığı, aracı yetkisiz şekilde ve davacılar tarafından davalı idareye bildirilmeksizin mesai saatleri içerisinde kullanan bu sürücünün, 25/09/2015 günü mesai bittikten sonra, saat 23.40'ta araca binen yolcuya karşı, araçta başka kimsenin olmamasından faydalanarak cinsel saldırı suçu teşkil edecek eylemde bulunduğu, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan ceza davasında, adı geçen sürücünün eylemi sabit bulunarak 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu mahkumiyet hükmünün de Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından, ruhsat iptaline sebebiyet veren eylemin mesai saatleri dışında ve özel halk otobüsünün ruhsat sahibi olan davacıların bilgisi dışında gerçekleşmesi nedeniyle haklarında dava konusu idari yaptırımın uygulanamayacağı ileri sürülmüş ise de; Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'ndeki cinsel saldırı suçunun işlenmesinde araç olarak kullanılan otobüsün ruhsatının iptal edilmesine yönelik yaptırımı içeren düzenlemenin, yalnızca ruhsat sahibinin bahsi geçen eylemi bizzat işlemesine yönelik olmadığı, düzenlemenin aynı zamanda özel halk otobüslerince yürütülen hizmetin kamusal niteliğine güvenerek yolculuk yapan kimselerin, işlenen suçtan mağdur olmaları halinde, aracı sevk ve idare eden kişiyi idareye bildirmek ve bu kişilerin çalışma yetkilerini denetlemekle yükümlü olan taşımacıların, ilgili denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri sonucu suç işlenmesi durumlarını da kapsadığı açıktır. Dava konusu olayda, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüse binen yolcunun, 25/09/2015 tarihinde İstanbul Kart kullanarak, 146T hatlı otobüs ile 23.20'de geldiği Yenikapı Marmaray İstasyonu'ndan toplu taşıma kullanarak saat: 23:40'ta Üsküdar'a geldiği, buradan da yolculuğunun devamında toplu taşıma aracı kullanmak maksadıyla suça konu eylemin gerçekleştiği otobüse bindiği, davacıların ruhsat sahibi olduğu otobüsün kamu hizmeti ifa ettiğine yönelik şekil ve işaretlere güvenerek araca binen yolcunun, aracı sevk ve idare eden yetkisiz sürücünün cinsel saldırısına maruz kaldığı tartışmasızdır. Bu durumda; kamu hizmeti niteliğini haiz toplu taşıma hizmeti sunulan özel halk otobüsünde çalışan sürücünün, bu aracı kullanma yetkisi bulunup bulunmadığını denetleyerek, sürücü bilgilerini davalı idareye bildirmekle yükümlü olan ruhsat sahibi davacılar tarafından, bahse konu denetim ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve yetkisiz sürücü tarafından toplu taşıma aracında cinsel saldırı suçu işlendiğinden, Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nin ''Yaptırım Cetveli'' başlıklı 28. maddesinin 32. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 12/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/1219, K. 2024/2344Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1219 E.  ,  2024/2344 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1219 Karar No : 2024/2344 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Petrol Gıda Turizm Taşımacılık İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait … plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin… tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; "S" ticari plakalı (…) araç ile yolcu taşımacılığı yapılan araçta meydana gelen arıza sebebiyle, taşımacılığa davacıya ait başka bir araç ile geçici olarak devam edildiği, ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın faaliyette bulunulduğundan bahsedilemeyeceği, sadece arıza süresince hizmetin sağlanması amacıyla uyuşmazlığa konu aracın kullanıldığı, taşımacılık faaliyetinin Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrası kapsamında aranan unsurlardan devamlılık şartını taşımadığı, olayın davacıdan kaynaklanmayan zorunluluktan kaynaklandığı dikkate alındığında, aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti :… Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; yetkili makamlarca düzenlenmiş belgelere sahip olan … plakalı aracın arızalı olması sebebiyle servise bırakılacağı ve serviste geçen zaman zarfında bu araç yerine yine davacıya ait olan…plakalı aracın geçici süre ile zaruret hali sebebiyle personel servis taşımacılığında kullanılacağı yönünde yetkili makamlara bir bildirim yapılmadığının görüldüğü, dolayısıyla davacı tarafından personel servis taşımacılığında kullanılabilmek için teknik yeterliliği de belirsiz olan … plakalı araç ile çalışma ruhsatı bulunmadan personel servis taşımacılığı yapıldığı açık olduğundan, davacıya ait aracın Karayolları Trafik Kanunun Ek 2/3-a maddesi uyarınca 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2023 tarih ve E:2020/1917, K:2023/5997 sayılı kararıyla; davacı şirketin (S) plakalı aracının dava konusu işlemle aynı tarihte arıza yaptığına dair yetkili özel servise ait iş emri ve irsaliyeli faturanın dosyada bulunduğu, dava konusu işleme esas yaralamalı trafik kazasının saat 07:30'da meydana geldiği ilgili tutanakla sabit olduğundan davacının muhatap Büyükşehir Belediyesine araç arızasını haber verecek makul süresi bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, (S) plakalı aracının arıza yapması nedeniyle davaya konu aracı kullanmak zorunda kaldığı, bu durumun araç tamir edilinceye kadar kısıtlı bir süre devam ettiği, arızaya ilişkin otomotiv şirketine ait evrakların dosyaya sunulduğu, hukuka aykırı ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın… İdare Mahkemesine gönderilmesine,17/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi. KARŞI OY X- Davacı şirkete ait … plakalı personel servis taşımacılığı yapan aracın 19/06/2019 tarihinde arızalanması nedeniyle davacıya ait … plakalı aracın aynı tarihte yapılan denetimde yetkili belediyeden izin alınmadan yolcu taşımacılığı yaptığından bahisle tesis edilen 60 gün trafikten men işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 18/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile değişik Ek 2. maddesinde; "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.)(…) (Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten menedilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin 3. fıkrasında, gerekli izin ve ruhsatları almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması eyleminin yasaklandığı ve bu eylemin hangi tür ceza ile yaptırıma bağlanacağı hususunun düzenlendiği; kanun koyucunun bu düzenleme ile özellikle büyükşehirlerde sayıları çok büyük boyutlara ulaşan, önemli şekilde vergi kaybına yol açan, hizmet alanlar yönünden de sorun oluşturan yasa dışı taşımacılığın yol açtığı mağduriyetin önüne geçmeyi ve korsan tabir edilen yasa dışı taşımacılıkla mücadeleyi amaçladığı madde gerekçesinden anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve E:2019/116, K:2022/34 sayılı kararında, "…Belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. Şehir içi yolcu taşımacılığı hizmeti de mahallîn müşterek ihtiyaçları dikkate alınarak belediyelerin gözetiminde ve belirledikleri koşullar altında yapılmaktadır… Anılan hükümler uyarınca ruhsat/izin koşuluna bağlanan yolcu taşıma faaliyetlerinin büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde UKOME, büyükşehir belediyesinin bulunmadığı yerlerde ise belediye meclisi tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda çalışma iznine/ruhsatına tabi yolcu taşımacılığına; öğrenci, işçi, engelli, hasta, alışveriş merkezi-market müşterisi ve tarım işçisi gibi ücretli-ücretsiz yolcu taşımacılığı faaliyetleri örnek gösterilebilir. Örneklerden de anlaşılacağı üzere belediye sınırları dâhilinde sistematik ve düzenli olarak yapılan yolcu taşıma faaliyetleri belediyelere tanınan özerklik ve takdir yetkisi çerçevesinde her mahallîn müşterek ihtiyaçları dikkate alınarak ruhsat/izin koşuluna bağlanmaktadır. … İtiraz konusu kurallara konu yasağın belediye sınırları dâhilinde sistematik ve düzenli olarak yapılan ve ruhsat/izin koşuluna bağlanan yolcu taşıma faaliyetleri olduğu açıktır. Hatır taşımacılığı ise belirtilen yasak kapsamında yer almamaktadır. Nitekim hatır taşımacılığında faaliyet sistematik ve düzenli değil arızi niteliktedir. Bu itibarla çalışma özgürlüğüne sınırlama getiren kuralların belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır…" değerlendirilmesinde bulunularak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacı şirkete ait … plakalı personel servis aracının 19/06/2019 tarihinde arızalanması nedeniyle yine davacıya ait …plakalı aracın aynı gün sabah saatlerinde personel servis taşımacılığı yaparken yaralamalı trafik kazasına karışması sebebiyle düzenlenen tutanakla belediyeden izin almaksızın personel servis taşımacılığı yaptığı tespiti üzerine dava konusu trafikten men işleminin tesis edildiği, dosyada arıza yapan S plakalı araca ilişkin 19/06/2019 tarihli, "… Otomotiv" tarafından düzenlenmiş "Araçta şanzuman arızası var." notunun ve talimatların bulunduğu iş emri ile aynı firmaya ait … tarih, Seri:… Sıra No:… iş emriyle uyumlu irsaliyeli faturanın bulunduğu görülmektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin düzenlenme amacı, korsan taşımacılığın engellenmesi olduğuna göre uyuşmazlığın çözümü için; dava konusu taşımacılık faaliyetinin, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi kapsamında idari yaptırım uygulanabilmesi için gerekli unsurları taşıyıp taşımadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya bu kapsamda incelendiğinde; personel servis taşımacılığını "S" plakalı servis aracı ile ifa etmeyi üstlenen davacıya ait … plakalı aracın arızalandığı tarih ile dava konusu işlemin tesis edildiği (araç trafikten men/muhafaza altına alma tutanağının düzenlendiği) tarihin aynı olduğu gözetildiğinde "S" plakalı olmayan ikame araç ile gerçekleştirilen taşımacılık faaliyetinin arızi şekilde yapılan taşımacılık fiili olarak nitelendirilmesi gerektiği açık olup, … plakalı araçla yapılan taşımacılık fiilinin Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrası kapsamında yaptırım uygulanabilmesi için aranan devamlılık arz eden servis taşımacılığı olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davacının temyiz isteminin kabulü ile …Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Erken Ödeme İndirimi ve İtiraz Hakkı

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca idari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde yüzde yirmi beş oranında indirim uygulanır. Aynı fıkra, bu ödemenin kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Dolayısıyla indirimli ödeme yapılmış olması, cezanın iptali için yetkili yargı merciine başvurmayı engellemez.

Taşımacılığın Niteliği: Sistematik Faaliyet ile Arızi Taşıma Ayrımı

2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi kapsamındaki yasağın hangi faaliyetleri kapsadığı, yargı süreçlerinde tartışma konusu olmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin E. 2019/116, K. 2022/34 sayılı kararında yapılan değerlendirmeye göre bu maddedeki yasak, belediye sınırları dahilinde sistematik ve düzenli olarak yürütülen ve ruhsat ya da izin koşuluna bağlanan yolcu taşıma faaliyetlerini kapsamakta; hatır taşımacılığı ise belirtilen yasak kapsamında yer almamaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin tespitine göre hatır taşımacılığında faaliyet sistematik ve düzenli değil arızi niteliktedir. Bu değerlendirme Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2024/1219, K. 2024/2344 sayılı kararında yer almakta olup azınlık görüşünde de benzer bir çerçeve benimsenmiş; ancak çoğunluk somut uyuşmazlıkta izinsiz taşımacılık gerekçesiyle davayı reddeden ısrar kararını onamıştır.

İdari Para Cezasına İtiraz Usulü

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması hâlinde idari yaptırım kararı kesinleşir. KTK kapsamındaki trafik ihlallerinde özel ödeme süresi veya itiraz usulüne dair ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığı birincil mevzuattan ayrıca doğrulanmalıdır.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. (3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. (4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir. (5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür. Başvurunun incelenmesi

Mücbir sebebin varlığı nedeniyle on beş günlük süre kaçırılmışsa, mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvuruda bulunulabilir. Kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrası bu başvurunun kararın kesinleşmesini engellemeyeceğini ancak mahkemenin yerine getirmeyi durdurabileceğini öngörmektedir.

Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğini düzenlemektedir. Araç bağlama ya da trafikten men işleminin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği her davanın somut koşullarına göre ayrıca incelenmelidir.

Araç Bağlama Kararına İtiraz Yolu

Araç bağlama işlemi idari nitelik taşıdığından bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabileceği belirtilmektedir. Hukuki dayanak yönünden, Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası; idari yaptırım kararı ile birlikte tesis edilen ve idari yargı kapsamına giren işlemlere yönelik iddiaların idari yargı merciinde ele alınacağını belirtmektedir. Araç bağlama ve trafikten men işleminin bu fıkra kapsamına girip girmediği birincil mevzuattan kesin olarak doğrulanamamaktadır; bu nedenle başvuru yolunu somut davanın koşullarına göre değerlendirmek gerekmektedir.

İzinsiz taşımacılık gerekçesiyle açılan davalarda yargı aşamalarında birbirinden farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2024/1219, K. 2024/2344 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında Kurul, izinsiz taşımacılık gerekçesiyle davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararını onamış ve davacının temyiz istemini reddetmiştir. Azınlık görüşü ise asıl aracın arızalanması ve belediyeye bildirim yapacak makul sürenin bulunmadığı gerekçesiyle taşımacılık fiilinin Ek 2. madde kapsamındaki devamlılık unsurunu taşımadığını, dolayısıyla işlemin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Bu karar, izinsiz taşımacılığa ilişkin uyuşmazlıklarda çoğunluk ve azınlık görüşlerinin farklı sonuçlara ulaşabildiğini somut olarak göstermektedir.

Plaka ve Tescil Belgesi İhlallerinde Uygulanan Yaptırımlar

2918 sayılı Kanun'un 23. maddesi, plaka ve tescil belgesiyle ilgili çeşitli ihlaller için kademeli yaptırımlar öngörmektedir. Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınmakta ve araç otuz gün süreyle trafikten men edilmektedir. Aynı ihlalin son ihlal tarihinden geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla kez tekrarlanması hâlinde ise kanunda ayrıca belirlenmiş bağımsız yaptırımlar devreye girmekte; sürücü belgesi altmış gün süreyle geri alınmakta ve araç altmış gün süreyle trafikten men edilmektedir.

Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak biçimde değiştirilmesi hem ilk ihlalde hem de tekerrür halinde ayrı yaptırım eşiklerine tabi tutulmaktadır. İlk ihlalde idari para cezası ile araç otuz gün trafikten men edilmekte; son ihlalden geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla kez bu ihlali işleyen sürücülere her seferinde ağırlaştırılmış idari para cezası uygulanmakta ve araçları altmış gün süreyle trafikten men edilmektedir.

Başka araca ait tescil plakasını, plaka basım kuruluşunca verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan ya da kullananlar hakkında idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınmakta ve araç otuz gün süreyle trafikten men edilmektedir. Aynı ihlallerin son ihlalden geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla kez tekrarlanması hâlinde her seferinde kanunda ayrıca belirlenen daha ağır yaptırım uygulanmakta ve araç altmış gün süreyle trafikten men edilmektedir. Bunun yanı sıra aynı kanunun 23. maddesinin beşinci fıkrası bu eylemlerin Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi kapsamında da ayrıca cezalandırılacağını öngörmektedir.

23. madde kapsamında trafikten men edilen araçlar, men süresi sona erdiğinde tescil plakaları uygun duruma getirilmeden teslim edilmez. Aynı madde kapsamında geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için ise kanun kapsamında verilen tüm idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şarttır. Sürücü belgesi geri alma işlemleri, 2918 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sayılan görevliler tarafından yerine getirilir.

Dijital Platformlar ve Mevcut Hukuki Tablo

UBER ve Martı TAG gibi dijital ulaşım platformlarının yasadışı taşımacılık kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hukuken henüz netlik kazanmamıştır; bu platformlara özgü yerleşik bir içtihat veya genel kabul görmüş bir yaklaşım oluşmamıştır.

Korsan taksi cezasına itiraz süresi ne kadardır?

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca idari para cezasına itiraz, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir. Mücbir sebebin varlığı hâlinde ise sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvuruda bulunulabilir. KTK kapsamındaki ihlallere özgü farklı bir itiraz usulü veya süresi öngörülüp öngörülmediği birincil mevzuattan ayrıca doğrulanmalıdır.

Cezayı erken ödersem itiraz hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrası, ödemenin kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Cezayı indirimli sürede ödemiş olmak, ayrıca itiraz başvurusunda bulunmanın önünde hukuki bir engel oluşturmaz.

Araç bağlama kararına nerede itiraz edilir?

Araç bağlama işlemi idari nitelik taşıdığından bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabileceği belirtilmektedir. İdari para cezasına itirazdan farklı olarak bu işlem idari yargı kolunda görülmekte olmakla birlikte, araç bağlama ve trafikten men işleminin Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası kapsamına girip girmediği her davanın somut koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Aracı kullanan ben değilsem araç sahibi olarak ceza alır mıyım?

2918 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca araç işleteni veya sahibi, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın tescil belgesi ve plakaların araçta uygun durumda bulundurulması ile aracın ilgili hükümlere uygun kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimi yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük plaka ve tescil belgesi uygunluğunu kapsayan bir düzenlemedir. Yetkisiz ticari yolcu taşımacılığına özgü araç sahibi sorumluluğunun kapsamı ise her davanın somut koşullarına ve uygulanabilecek birincil hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.

Trafikten men kararı varken araç satılabilir mi?

Trafikten men kararının araç kaydına şerh olarak işlenebileceği ve bu şerhin kaldırılmadan aracın noter aracılığıyla satışını engelleyebileceği belirtilmektedir. 2918 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca menedilen araçların men süresi sonunda tescil plakaları uygun duruma getirilmeden teslim edilmeyeceği de hükme bağlanmıştır. Şerhin birincil yasal dayanağına ilişkin ayrıntı editör notunda yer almaktadır.

Plakasız araç kullanmak ne gibi yaptırımlara yol açar?

2918 sayılı Kanun'un 23. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınmakta ve araç otuz gün süreyle trafikten men edilmektedir. Son ihlalden geriye doğru bir yıl içinde aynı ihlali iki veya daha fazla kez gerçekleştirenlere her seferinde kanunda ayrıca belirlenmiş bağımsız yaptırımlar uygulanmakta; sürücü belgesi altmış gün süreyle geri alınmakta ve araç altmış gün süreyle trafikten men edilmektedir. Bu madde kapsamında geri alınan sürücü belgesi, kanun kapsamındaki tüm idari para cezaları tahsil edilmeden iade edilmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu