Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlama Kararının İptali

by Avukat Erdal Ersoy
Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlama Kararının İptali

Korsan taşımacılık yaptırımları, izinsiz yolcu taşıma fiiline uygulanan idari para cezası, aracın bağlanarak otoparka çekilmesi ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması tedbirlerini kapsar. Bu yaptırımlar 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinde düzenlenmiştir. İzinsiz yolcu taşıma fiili sebebiyle uygulanan idari para cezası ile aracın trafikten men edilmesine yönelik idari tedbir işlemi hukuken iki ayrı tasarruf niteliğindedir ve her iki işleme karşı ayrı yargı yollarına başvurulması gerekir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında yetkili belediyeden usulüne uygun izin almadan yolcu taşınması kanunen yasaklanmıştır.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/2927, K. 2023/3068Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/2927 E.  ,  2023/3068 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2927 Karar No : 2023/3068 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı … plakalı aracın 2918 sayılı Kanun’un Ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu araca ait trafik tescil belgesinin incelenmesinden; söz konusu aracın "yolcu nakli-ticari" kullanım amacı ile davacı adına tescil edildiği, davacının … tarih ve … sayılı "Okul Servis Aracı Uygunluk Belgesi" ile 06.10.2016 tarih 15191 sayılı "Okul Servis Aracı İzin Belgesi" bulunduğu, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile "Öğrenci Taşıma İşi" konulu taşımacılık sözleşmesi yapan … Turizm Ltd. Şti. ile arasında 2016-2017 dönemi için "Öğrenci Taşıma Sözleşmesi" uyarınca aracın fiilen servis taşımacılığında kullanıldığı anlaşıldığından, söz konusu araçla, korsan taşımacılığın önlenmesi amacıyla getirilen 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan düzenleme kapsamında korsan taşımacılık yaptığından bahsedilemeyeceği, bu durumda; davaya konu aracın "Okul Servis aracı Uygunluk Belgesi" ve "Okul Servis Aracı İzin Belgesi" bulunması nedeniyle, uyuşmazlık konusu servis taşımacılığı 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına girmediğinden, aksi yorumla tesis edilen davacıya ait aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, araçta öğrencilerin tespit edildiği hususunun sürücü tarafından da imzalanmak suretiyle tanzim edilen araç yakalama tutanağı ile ortaya konulduğu, Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği gereğince davacının taşımacılık yapabilmesi için özel izin belgesi ile güzergah izin belgesine sahip olması gerektiği bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 28.09.2016 tarihinde Karşıyaka-Bornova çevre yolu üzerinde yapılan denetimde; sürücü Hüseyin Akkuş sevk ve idaresinde bulunan … plaka sayılı aracın Karşıyaka Özürlüler Okulundan … okuluna personel taşımacılığı yaptığının tespit edilmesi üzerine 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesi uyarınca ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari amaçla taşımacılık yapıldığı gerekçesiyle 60 gün süre ile aracın trafikten men edilmesi üzerine araç maliki … tarafından bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." Yine Anayasa'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinin 3. fıkrasında ise; " … Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar … " hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. ve 10. maddesi yönünden yaptığı incelemede; itiraz konusu kuralın, ''korsan'' olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılıkla mücadele amacını taşıdığı; dolayısıyla gerekli izin ve ruhsatları almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması eylemini yasaklamanın ve bu eylemin hangi tür ceza ile yaptırıma bağlanacağı hususunun kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kaldığı, kanun koyucunun da özellikle büyükşehirlerde sayıları çok büyük boyutlara ulaşan, önemli şekilde vergi kaybına yol açan, hizmet alanlar yönünden de sıkıntı oluşturan yasa dışı taşımacılığın yol açtığı mağduriyetin önüne geçmek için kamu yararı amacıyla, takdir yetkisine dayanarak anılan madde hükmünü düzenlediği; eylemin cezasının açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmesi sebebiyle iptali istenilen kuralın, hukuk devleti ilkesine ve belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmadığı; itiraz konusu kuralda izin belgesiz yolcu taşımacılığı yapanların, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen araçlarını tescil ve trafik belgesinde gösterilen amacın dışında kullananlar hakkında uygulanandan daha ağır yaptırıma tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmekte ise de, birinci ve ikinci fıkrada yasaklanan eylemler birlikte incelendiğinde, korunan hukuki yarar ve unsurları tümüyle farklı olup haklarında yaptırım uygulanan kimselerin aynı konumda oldukları kabul edilemeyeceğinden, aralarında eşitlik karşılaştırması yapılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiş; Anayasa'nın 38. maddesi yönünden yaptığı incelemede ise, itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından sorumluluğun, objektif sorumluluk esası benimsenerek düzenlendiği, kuralda ilgili belediyeden alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği durumlarda araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, araç sahibine de aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibi olan kişinin, kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasına izin verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulandığı, bu durumun ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olduğu, dolayısıyla alınması gereken izin veya ruhsat olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği, itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğu açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği, kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31.05.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bahse konu kararı ve gerekçeleri göz önüne alınarak, 26/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi değiştirilerek, "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 2. fıkrasında; temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 3. fıkrasında; Kanun'un, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanacağı, 4. fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının idari para cezası verilmesini düzenleyen ilk cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile aracın trafikten men edilmesini düzenleyen ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden iptaline karar verilmiştir. Bu karar yukarıda zikredilen Anayasa hükmü uyarınca Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararıyla, davacıya ait aracın trafikten men edilmesi işleminin dayanağı olan, sadece "araç sahibi" olunması sebebiyle müeyyide uygulanmasına ilişkin yasal düzenleme iptal edilmiş olduğundan, araç sahibi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda, ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca araç sahibi hakkında tesis edilen aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine dair işlemde anılan dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yukarıda anılan hükümlerinin değerlendirilmesinden; aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanıldığı hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi ile ilgili 5326 sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsil ilişkisinin sonucu olarak temsil edilene de yaptırım uygulanabileceği, 4. fıkrasında ise tespit edilen temsil ilişkisinin hukuken geçerli olmadığı durumlarda da bu yaptırımın uygulanabileceğinin düzenlenmesi karşısında, aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için anılan kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabilmesinin mümkün olduğu; ancak Kabahatler Kanunu'nda yaptırım olarak, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi şeklinde iki seçeneğin belirlendiği; dolayısıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin bir müeyyidenin uygulanmasına olanak sağlayan herhangi bir hükmün işbu Kanun'da yer almadığı görülmektedir. Buna göre; araç sahibine, aracın sürücüsü tarafından yapılan izinsiz yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle trafikten men cezası verilmesi Kabahatler Kanunu'na göre de mümkün olmamakla birlikte, sürücü ile araç sahibinin aralarındaki temsil ilişkisinin ve illiyet bağının dosya kapsamında tespit edilmesi halinde Kabahatler Kanunu uyarınca araç sahibine de idari para cezası verilebileceği tabiidir. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde; itiraza konu hükmün Anayasa'ya aykırılığını oluşturan iptal sebebi olarak; kanun koyucunun araç sahibinin sorumluluğunu belirlerken kusursuz sorumluluk esasını benimseyerek, sürücünün hukuka aykırı fiilinden araç sahibinin haberdar olmadığı durumlarda da sürücü ile aynı yaptırımla karşı karşıya kalacak olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturacağının vurgulandığı, bu nedenle "korsan" olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, sürücünün belgesiz veya sahip olduğu belgede belirtilen sınırların dışında ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusur sorumluluğu çerçevesinde dahli bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceği, bir başka tabirle araç sahibinin objektif sorumluluğunun, subjektif sorumluluğa dönüştüğü durumlarda araç sahibinin de hukuka aykırı fiilden sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Şu halde, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyeti nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonucu oluşan mevzuat uyarınca "Araç Sahibine" trafikten men cezası verilemeyeceğinden temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 14/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Korsan Taşımacılık Sayılan Haller ve Kanuni Men Süreleri

2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığına ilişkin üç ayrı ihlal tipi belirlenmiştir. İlgili düzenlemenin (a) bendinde belediyeden hiç çalışma izni veya ruhsatı almaksızın yolcu taşınması, (b) bendinde izin veya ruhsatta gösterilen faaliyet konusu dışında yolcu nakledilmesi, (c) bendinde ise izin verilen çalışma bölgesi veya güzergâh haricinde yolcu taşınması yasak fiiller arasında sayılmıştır. Bu bentlere aykırılık teşkil eden durumlar hukuken izinsiz yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilmektedir.

7574 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasındaki idari para cezaları yeniden düzenlenmiştir. Belediyeden çalışma izni veya ruhsatı almadan korsan yolcu taşımacılığı yapan sürücülere 100.000 TL idari para cezası tatbik edilmekte ve araç altmış gün süreyle trafikten menedilmektedir. Alınan izinde belirtilen faaliyet konusu dışında taşımacılık yapılması halinde 46.000 TL idari para cezası ve otuz gün trafikten men yaptırımı öngörülmüştür. Çalışma bölgesi veya belirlenen güzergâh dışında yolcu nakledilmesi durumunda ise 20.000 TL idari para cezası verilmekte ve araç on beş gün süreyle trafikten menedilmektedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. Ek 2Kaynağı aç
Ek Madde 2 – (Ek: 17/10/1996-4199/43 md.) (Değişik:18/10/2018-7148/26 md.) Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.) (…) (Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 100.000 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 46.000 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 20.000 Türk lirası idari para cezası verilir. (Değişik üçüncü cümle:12/2/2026-7574/32 md.) Ayrıca (a) bendi kapsamında işlem yapılan sürücülerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır. (Ek cümleler:12/2/2026-7574/32 md.) Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde bu fıkranın tekrar ihlal edilmesi hâlinde idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. Sürücü belgesi geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır.[87] İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten menedilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Trafik suçlarına ilişkin cezalar:

Belediyeden çalışma izni veya ruhsatı almadan yolcu taşıdığı gerekçesiyle 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında hakkında işlem yapılan sürücülerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır. Kanun'un Ek 2. maddesi gereğince bu geri alma işlemleri 2918 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sayılan görevliler tarafından yerine getirilir.

İdari Para Cezaları, Tekerrür Hükümleri ve Yolcuların Durumu

2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı fiilin, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde tekrar işlenmesi durumunda kanunda öngörülen idari para cezaları iki kat olarak tatbik edilir. İzin almaksızın yolcu taşıma fiilinin bir yıl içinde yinelenmesi durumunda idari para cezası 200.000 TL tutarına yükselmektedir. 7574 sayılı Kanun'un geçici düzenlemesi gereğince 27 Şubat 2026 tarihinden önceki eylemler tekerrür hesabında dikkate alınmaz. Tekerrür kuralı yalnızca idari para cezasının iki katına çıkarılmasını gerektirmekte olup kanunda açıkça belirlenen altmış, otuz veya on beş günlük trafikten men sürelerinin uzatılmasına dayanak teşkil etmez.

İzinsiz veya izin dışı faaliyet yürüten ve belediye mevzuatına uygun ayırıcı işareti bulunmayan araçlardan taşımacılık hizmeti alan yolculara da idari para cezası tatbik edilmektedir. 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bu araçları tercih eden yolcular hakkında 334 Türk lirası maktu idari para cezası kesilmektedir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış çalışma izni yahut ruhsatının süresi dolmasına rağmen belediye hudutlarında yolcu taşımaya devam eden kişilere ise Kanun'un Ek 2. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1.002 Türk lirası idari para cezası verilmekte ve eksiklik giderilene dek araç trafikten menedilmektedir.

Korsan taksi idari para cezasının tebliğinden itibaren on beş gün içinde ödenmesi durumunda 2918 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca %25 oranında erken ödeme indirimi uygulanır. Geri alınan sürücü belgelerinin süresi bittiğinde hak sahibine iade edilebilmesi için 2918 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması kanuni zorunluluktur.

Aracın Bağlanması, Şerh İşlemi ve Paylaşımlı Yolculuk Uygulamaları

Kolluk denetiminde izinsiz taşımacılık yapıldığı tespit edildiğinde araç trafikten men edilerek çekici vasıtasıyla yediemin otoparkına götürülür ve tescil kayıtlarına trafikten men şerhi işlenir. Trafik siciline işlenen bu kısıtlayıcı şerh sebebiyle men süresi boyunca aracın noter üzerinden devri veya satışı gerçekleştirilemez. Korsan yolcu taşıma gerekçesiyle uygulanan yaptırımlar idari nitelik taşıdığından adli sicil kaydına yansımaz ve bu fiil sebebiyle sürücü belgesine ceza puanı işletilmez.

Mevzuatta paylaşımlı yolculuk sistemlerine ilişkin müstakil bir yasal çerçeve bulunmadığı hallerde, Martı TAG veya benzeri dijital platformlar vasıtasıyla ücret mukabilinde gerçekleştirilen yolcu taşımaları idarece 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3-a maddesi kapsamında ruhsatsız ve izinsiz yolcu taşımacılığı olarak nitelendirilerek idari yaptırımlara tabi tutulabilmektedir.

Araç Sahibinin Sorumluluğu ve Cezaların Şahsiliği İlkesi

2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca araç işleteni veya sahibi, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın izinsiz veya izin şartlarına aykırı biçimde kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimi yapmakla yükümlüdür. Öte yandan Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, izin veya ruhsat olmaksızın yolcu taşınması halinde sürücü ile araç sahibinin farklı kişiler olması ve malikin taşımacılık fiilinde kusurunun bulunmaması durumunda, yalnızca tescil plakası veya ruhsat sahibi olması gerekçesiyle araç sahibine trafikten men yaptırımı uygulanamayacağı Danıştay 8. Dairesinin 2019/1329 Esas, 2022/6474 Karar ve 2019/2927 Esas, 2023/3068 Karar sayılı ilamlarında değerlendirilmiştir.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/1329, K. 2022/6474Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/1329 E.  ,  2022/6474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1329 Karar No : 2022/6474 Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı): … Valiliği Karşı Taraf (Davacı) : … Tur. Taş. Pet. Ürün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. … İstemin Özeti : Danıştay Onbeşinci Dairesinin 07/06/2018 tarih ve E:2016/8445, K:2018/5732 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Dava; davacı şirket adına kayıtlı … plakalı aracın 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3 maddesi uyarınca 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile araç sürücüsü … adına 4.220.00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi'nce; araç sürücüsü … adına tesis edilen 4.220.00-TL para cezasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden, davacı şirketin dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bu kısma ilişkin olarak açılan davanın ehliyet yönünden reddine; davacı tarafından, denetim sırasında D2 Yetki Belgesi ibraz edilmemiş ise de; aracın D2 Yetki belgesinin olması dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında korsan taşımacılık yapıldığından bahsedilemeyeceğinden davacıya ait aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararın davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı temyiz edilmeyerek kesinleşmiş, … tarih ve .. sayılı işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise Danıştay Onbeşinci Dairesinin 07/06/2018 tarih ve E:2016/8445, K:2018/5732 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi tarafından, 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesinin idari para cezası verilmesini düzenleyen ilk cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile aracın trafikten men edilmesini düzenleyen ikinci cümlesi "araç sahibine" yönünden iptal edildiğinden; Kanun'un Ek 2/3. maddesinin anılan karar sonrasındaki haline göre, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı olarak yapılan yolcu taşımalarında, araç sahibi ile sürücünün farklı kişiler olması halinde, araç sahibine idari para cezası verilemeyeceği ve aracın trafikten men edilemeyeceği; uyuşmazlıkta, tespit tutanağında araç sürücüsü olarak tespit edilen kişinin, aracın sahibi olmadığı, dava konusu işlemin dayanağı Kanun hükmü iptal edildiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu itibarla İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce verilen ve yukarıda aktarılan kararının düzeltilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmektedir. Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. " Yine Anayasa'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153.maddesinin 3. fıkrasında ise; " … Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar … " hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. ve 10. maddesi yönünden yaptığı incelemede; itiraz konusu kuralın, ''korsan'' olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılıkla mücadele amacını taşıdığı; dolayısıyla gerekli izin ve ruhsatları almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması eylemini yasaklamanın ve bu eylemin hangi tür ceza ile yaptırıma bağlanacağı hususunun kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kaldığı, kanun koyucunun da özellikle büyükşehirlerde sayıları çok büyük boyutlara ulaşan, önemli şekilde vergi kaybına yol açan, hizmet alanlar yönünden de sıkıntı oluşturan yasa dışı taşımacılığın yol açtığı mağduriyetin önüne geçmek için kamu yararı amacıyla, takdir yetkisine dayanarak anılan madde hükmünü düzenlediği; eylemin cezasının açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmesi sebebiyle iptali istenilen kuralın, hukuk devleti ilkesine ve belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmadığı; itiraz konusu kuralda izin belgesiz yolcu taşımacılığı yapanların, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen araçlarını tescil ve trafik belgesinde gösterilen amacın dışında kullananlar hakkında uygulanandan daha ağır yaptırıma tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmekte ise de, birinci ve ikinci fıkrada yasaklanan eylemler birlikte incelendiğinde, korunan hukuki yarar ve unsurları tümüyle farklı olup haklarında yaptırım uygulanan kimselerin aynı konumda oldukları kabul edilemeyeceğinden, aralarında eşitlik karşılaştırması yapılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiş; Anayasa'nın 38. maddesi yönünden yaptığı incelemede ise, itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından sorumluluğun, objektif sorumluluk esası benimsenerek düzenlendiği, kuralda ilgili belediyeden alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği durumlarda araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, araç sahibine de aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibi olan kişinin, kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasına izin verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulandığı, bu durumun ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olduğu, dolayısıyla alınması gereken izin veya ruhsat olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği, itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğu açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği, kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31.05.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine, 2918 sayılı Kanun'un Ek- 2. maddesinde 21/02/2019 tarih ve 7166 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde söz konusu madde; "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 2. fıkrasında; temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 3. fıkrasında; Kanun'un, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanacağı, 4. fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyasının incelenmesinden, görevli polis memurlarınca 08.02.2016 tarihinde … plakalı araçta yapılan denetimde, davacıya ait araçla, ilgili belediyesinden alınmış izin belgesi olmadığı halde ismi ve imzası alınan sürücü ve yolcuların beyanlarına göre servis taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği, bu tespite dayanılarak ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı taşımacılık yapıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının idari para cezası verilmesini düzenleyen ilk cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile aracın trafikten men edilmesini düzenleyen ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden iptaline karar verilmiştir. Bu karar yukarıda zikredilen Anayasa hükmü uyarınca Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararıyla, davacıya ait aracın trafikten men edilmesi işleminin dayanağı olan, sadece "araç sahibi" olunması sebebiyle müeyyide uygulanmasına ilişkin yasal düzenleme iptal edilmiş olduğundan, araç sahibi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda, ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca araç sahibi hakkında tesis edilen aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine dair işlemde anılan dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukuka uygunluk görülmediğinden, söz konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayan Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yukarıda anılan hükümlerinin değerlendirilmesinden; aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanıldığı hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi ile ilgili 5326 sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsil ilişkisinin sonucu olarak temsil edilene de yaptırım uygulanabileceği, 4. fıkrasında ise tespit edilen temsil ilişkisinin hukuken geçerli olmadığı durumlarda da bu yaptırımın uygulanabileceğinin düzenlenmesi karşısında, aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için anılan kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabilmesinin mümkün olduğu; ancak Kabahatler Kanunu'nda yaptırım olarak, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi şeklinde iki seçeneğin belirlendiği; dolayısıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin bir müeyyidenin uygulanmasına olanak sağlayan herhangi bir hükmün işbu Kanun'da yer almadığı görülmektedir. Buna göre; araç sahibine, aracın sürücüsü tarafından yapılan izinsiz yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle trafikten men cezası verilmesi Kabahatler Kanunu'na göre de mümkün olmamakla birlikte, sürücü ile araç sahibinin aralarındaki temsil ilişkisinin ve illiyet bağının dosya kapsamında tespit edilmesi halinde Kabahatler Kanunu uyarınca araç sahibine de idari para cezası verilebileceği tabiidir. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde; itiraza konu hükmün Anayasa'ya aykırılığını oluşturan iptal sebebi olarak; kanun koyucunun araç sahibinin sorumluluğunu belirlerken kusursuz sorumluluk esasını benimseyerek, sürücünün hukuka aykırı fiilinden araç sahibinin haberdar olmadığı durumlarda da sürücü ile aynı yaptırımla karşı karşıya kalacak olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturacağının vurgulandığı, bu nedenle "korsan" olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, sürücünün belgesiz veya sahip olduğu belgede belirtilen sınırların dışında olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusur sorumluluğu çerçevesinde dahli bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceği, bir başka tabirle araç sahibinin objektif sorumluluğunun, subjektif sorumluluğa dönüştüğü durumlarda araç sahibinin de hukuka aykırı fiilden sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Şu halde, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyeti nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonucu oluşan mevzuat uyarınca "Araç Sahibine" trafikten men cezası verilemeyeceğinden düzeltilmesi talebinde bulunan Daire kararında sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; istemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda idari yaptırım türleri olarak yalnızca idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi düzenlenmiştir. Danıştay 8. Dairesinin 2019/1329 Esas ve 2022/6474 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere Kabahatler Kanunu'nda aracın trafikten men edilmesine dayanak oluşturabilecek bir yaptırım türü yer almamaktadır. Bununla birlikte sürücü ile araç sahibi arasında bir temsil ilişkisinin ve illiyet bağının somut dosyada kanıtlanması durumunda Kabahatler Kanunu uyarınca araç sahibine idari para cezası uygulanması hukuken mümkündür.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/1325, K. 2022/6473Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/1325 E.  ,  2022/6473 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1325 Karar No : 2022/6473 Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı): … Valiliği Karşı Taraf (Davacı) : … Petr. ve Petr. Ürünl. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. … İstemin Özeti : Danıştay Onbeşinci Dairesinin 17/05/2018 tarih ve E:2016/8443, K:2018/5039 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : …. Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Dava; davacı şirkete ait … plaka sayılı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2/3 maddesi gereğince altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi'nce, Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 günlü ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Kanunun ek 2. maddesine, 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresinin ve ikinci cümlesinin, "araç sahibine" yönünden, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verildiği; Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmelerinin Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı olduğu, hukuki incelemenin Anayasaya aykırılığı belirlenerek iptal edilen kurallara göre yapılmasına da olanak bulunmadığından davacı şirkete ait aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek/2-3. maddesi uyarınca, altmış gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; söz konusu karar Danıştay Onbeşinci Dairesinin 17/05/2018 tarih ve E:2016/8443, K:2018/5039 sayılı kararıyla da onanmıştır. Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. " Yine Anayasa'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153.maddesinin 3. fıkrasında ise; " … Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar … " hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. ve 10. maddesi yönünden yaptığı incelemede; itiraz konusu kuralın, ''korsan'' olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılıkla mücadele amacını taşıdığı; dolayısıyla gerekli izin ve ruhsatları almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması eylemini yasaklamanın ve bu eylemin hangi tür ceza ile yaptırıma bağlanacağı hususunun kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kaldığı, kanun koyucunun da özellikle büyükşehirlerde sayıları çok büyük boyutlara ulaşan, önemli şekilde vergi kaybına yol açan, hizmet alanlar yönünden de sıkıntı oluşturan yasa dışı taşımacılığın yol açtığı mağduriyetin önüne geçmek için kamu yararı amacıyla, takdir yetkisine dayanarak anılan madde hükmünü düzenlediği; eylemin cezasının açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmesi sebebiyle iptali istenilen kuralın, hukuk devleti ilkesine ve belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmadığı; itiraz konusu kuralda izin belgesiz yolcu taşımacılığı yapanların, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen araçlarını tescil ve trafik belgesinde gösterilen amacın dışında kullananlar hakkında uygulanandan daha ağır yaptırıma tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmekte ise de, birinci ve ikinci fıkrada yasaklanan eylemler birlikte incelendiğinde, korunan hukuki yarar ve unsurları tümüyle farklı olup haklarında yaptırım uygulanan kimselerin aynı konumda oldukları kabul edilemeyeceğinden, aralarında eşitlik karşılaştırması yapılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiş; Anayasa'nın 38. maddesi yönünden yaptığı incelemede ise, itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından sorumluluğun, objektif sorumluluk esası benimsenerek düzenlendiği, kuralda ilgili belediyeden alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği durumlarda araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, araç sahibine de aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibi olan kişinin, kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasına izin verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulandığı, bu durumun ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olduğu, dolayısıyla alınması gereken izin veya ruhsat olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği, itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğu açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği, kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31.05.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine, 2918 sayılı Kanun'un Ek- 2. maddesinde 21/02/2019 tarih ve 7166 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde söz konusu madde; "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 2. fıkrasında; temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 3. fıkrasında; Kanun'un, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanacağı, 4. fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyasının incelenmesinden, davalı idare ekiplerince 06.01.2016 günü saat 17:55'te, Konak, Şehit Fethibey Caddesi üzerinde yapılan denetimde davacıya ait … plakalı araç, sürücüsü … tarafından ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde personel servis taşımacılığı faaliyetinde bulunulduğunun tespiti üzerine tesis edilen dava konusu 06.01.2016 tarih ve … sayılı işlem ile, aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2/3 maddesi gereğince altmış gün süre ile trafikten men edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının idari para cezası verilmesini düzenleyen ilk cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile aracın trafikten men edilmesini düzenleyen ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden iptaline karar verilmiştir. Bu karar yukarıda zikredilen Anayasa hükmü uyarınca Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararıyla, davacıya ait aracın trafikten men edilmesi işleminin dayanağı olan, sadece "araç sahibi" olunması sebebiyle müeyyide uygulanmasına ilişkin yasal düzenleme iptal edilmiş olduğundan, araç sahibi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda, ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca araç sahibi hakkında tesis edilen aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine dair işlemde anılan dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukuka uygunluk görülmediğinden, söz konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayan Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yukarıda anılan hükümlerinin değerlendirilmesinden; aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanıldığı hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi ile ilgili 5326 sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsil ilişkisinin sonucu olarak temsil edilene de yaptırım uygulanabileceği, 4. fıkrasında ise tespit edilen temsil ilişkisinin hukuken geçerli olmadığı durumlarda da bu yaptırımın uygulanabileceğinin düzenlenmesi karşısında, aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için anılan kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabilmesinin mümkün olduğu; ancak Kabahatler Kanunu'nda yaptırım olarak, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi şeklinde iki seçeneğin belirlendiği; dolayısıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin bir müeyyidenin uygulanmasına olanak sağlayan herhangi bir hükmün işbu Kanun'da yer almadığı görülmektedir. Buna göre; araç sahibine, aracın sürücüsü tarafından yapılan izinsiz yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle trafikten men cezası verilmesi Kabahatler Kanunu'na göre de mümkün olmamakla birlikte, sürücü ile araç sahibinin aralarındaki temsil ilişkisinin ve illiyet bağının dosya kapsamında tespit edilmesi halinde Kabahatler Kanunu uyarınca araç sahibine de idari para cezası verilebileceği tabiidir. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde; itiraza konu hükmün Anayasa'ya aykırılığını oluşturan iptal sebebi olarak; kanun koyucunun araç sahibinin sorumluluğunu belirlerken kusursuz sorumluluk esasını benimseyerek, sürücünün hukuka aykırı fiilinden araç sahibinin haberdar olmadığı durumlarda da sürücü ile aynı yaptırımla karşı karşıya kalacak olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturacağının vurgulandığı, bu nedenle "korsan" olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, sürücünün belgesiz veya sahip olduğu belgede belirtilen sınırların dışında olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusur sorumluluğu çerçevesinde dahli bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceği, bir başka tabirle araç sahibinin objektif sorumluluğunun, subjektif sorumluluğa dönüştüğü durumlarda araç sahibinin de hukuka aykırı fiilden sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Şu halde, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyeti nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonucu oluşan mevzuat uyarınca "Araç Sahibine" trafikten men cezası verilemeyeceğinden düzeltilmesi talebinde bulunan Daire kararında sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Trafikten Men Kararına ve Para Cezasına Karşı Başvuru Yolları

Korsan taşımacılık iddiasıyla uygulanan idari para cezası ile aracın trafikten men edilerek otoparka çekilmesi işlemlerine karşı başvurulacak merci ve süreler farklı usul kurallarına tabidir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca idari para cezasına karşı tutanağın tebliğinden itibaren on beş gün içinde görevli Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusunda bulunulması gerekir. Sulh Ceza Hakimliğine yapılan bu başvuru münhasıran para cezasını konu aldığından, tek başına aracın otoparktan çıkarılmasını sağlamaz.

Trafikten men edilen aracın altmış, otuz veya on beş günlük kanuni men süresi beklenmeksizin geri alınabilmesi için men işlemini tatbik eden birimin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri çerçevesinde iptal davası açılması zorunludur. Dava, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde yürütmenin durdurulması istemiyle açılmalıdır. İdare mahkemesince yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde bu karar Emniyet birimine ibraz edilerek araç teslim alınabilir. Yürütmenin durdurulması isteminin mahkemece reddedilmesi halinde ise ret kararına karşı Bölge İdare Mahkemesine itiraz yoluna başvurulabilir.

Danıştay 8. Dairesinin 2019/1329 Esas ve 2022/6474 Karar sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, araç sürücüsü adına düzenlenen idari para cezasına karşı araç sahibi şirketin dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince bu kısım yönünden ehliyet sebebiyle verilen ret kararı kesinleşmiştir. Bu itibarla idari para cezalarına karşı adına ceza tutanağı tanzim edilen kişinin itirazda bulunması esastır.

Kiralama Firmaları ve Men Kararının İptal Edilebileceği Somut Sebepler

Araç kiralama firmaları veya üçüncü kişi araç sahipleri, araçlarının kiracı veya üçüncü kişilerce bilgileri dışında izinsiz taşımada kullanılması halinde usulüne uygun düzenlenmiş kira sözleşmesi ve KABİS kayıtları ile kusursuzluklarını ispatlayarak men işleminin iptalini ve aracın teslimini sağlayabilirler. Kiralama şirketleri sözleşmeye aracın korsan taşımacılık amacıyla kullanılamayacağına dair açık hüküm ekleyerek hukuki konumlarını güçlendirebilir ve aracın bağlı kaldığı süre boyunca uğradıkları kazanç kaybı ile giderleri kiracıya rücu yoluyla yöneltebilirler.

İdare mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda araç malikinin kusursuzluğunun anlaşılması, ücret mukabili ticari taşımacılık amacının somut delillerle ispatlanamaması ve denetim tutanağının soyut kalması hallerinde men işlemleri iptal edilebilmektedir. Danıştay 8. Dairesinin 2019/1329 Esas ve 2022/6474 Karar sayılı kararına konu olayda ilk derece mahkemesi denetim anında ibraz edilmemiş olsa dahi aracın geçerli bir D2 Yetki Belgesi bulunması sebebiyle men işlemini iptal etmiş; Danıştay ise araç sahibi ile sürücünün farklı kişiler olması ve dayanak yasa kuralının Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş bulunması gerekçesiyle iptal hükmünü onamıştır.

Denetim esnasında sürücüye imzalatılan ve izinsiz yolcu taşındığını belirten ikrar tutanakları sonradan açılacak iptal davasında idare lehine aleyhte delil vasfı kazanır. Bu sebeple denetim anında tutanağın içeriği okunmadan ve fiili gerçeğe uygunluğu doğrulanmadan imzalanmaması hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından önem taşır.

Korsan taksi cezası ödendiğinde bağlanan araç hemen otoparktan çıkar mı?

İdari para cezasının ödenmesi bağlanan aracın serbest bırakılmasını sağlamaz. Aracın men süresi dolmadan çıkarılabilmesi için idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılması ve mahkemeden bu yönde bir karar alınması gerekir.

Sürücüye kesilen para cezasına karşı araç sahibi dava açabilir mi?

Danıştay 8. Dairesinin 2019/1329 Esas sayılı kararına konu uyuşmazlıkta belirtildiği üzere, araç sürücüsü adına tanzim edilen idari para cezasına karşı araç sahibi şirketin dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir; bu nedenle kural olarak adına ceza uygulanan sürücünün itiraz yoluna başvurması gerekir.

Denetimde D2 yetki belgesi ibraz edilmemişse men kararı iptal edilir mi?

İlk derece mahkemesi uygulamasında denetim anında ibraz edilmese dahi geçerli D2 Yetki Belgesinin varlığı halinde korsan taşımacılıktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle men işlemi iptal edilmiş; Danıştay ise araç sahibi ile sürücünün farklılığı ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı gerekçesiyle iptali yerinde bulmuştur.

Araç sahibi korsan taşımacılıktan haberdar değilse araç bağlanabilir mi?

Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince araç sahibinin kusuru veya fiilden haberi olmadığı hallerde sadece tescil maliki olması sebebiyle araç sahibine trafikten men yaptırımı uygulanamaz ve bu gerekçeyle yapılan işlemler mahkemelerce iptal edilir.

Korsan taksiye binen yolculara idari para cezası uygulanır mı?

2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi gereğince belediyeden izinsiz çalışan ve ayırıcı işareti bulunmayan araçlardan yolcu taşımacılığı hizmeti alan yolculara idari para cezası kesilmektedir.

Korsan taksi cezası ehliyet ceza puanına veya adli sicile işler mi?

Korsan taksi fiili sebebiyle sürücü belgesine ceza puanı tatbik edilmez ve yaptırım idari nitelik taşıdığından adli sicil kaydına işlenmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu