Korsan Taksi Cezasına İtiraz ve Araç Bağlamanın İptali Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Korsan Taksi Cezasına İtiraz ve Araç Bağlamanın İptali Davası

Belediye sınırları dâhilinde ilgili belediyeden çalışma izni veya ruhsatı alınmaksızın yolcu taşınması Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası, sürücü belgesinin otuz gün süreyle geri alınması ve aracın trafikten menedilmesi yaptırımlarını doğurur. Kesilen idari para cezasına karşı kararın tebliği veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Buna karşılık, idari para cezasının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak aracın trafikten menedilmesi gibi idari yargının görev alanına giren bir karar da tesis edilmişse, para cezasına ilişkin aykırılık iddiaları da araç bağlama işleminin iptali talebiyle birlikte idare mahkemesinde açılacak davada incelenir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. Ek Madde 2Kaynağı aç
Ek Madde 2 – (Ek: 17/10/1996-4199/43 md.) (Değişik:18/10/2018-7148/26 md.) Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.) (…) (Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 100.000 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 46.000 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 20.000 Türk lirası idari para cezası verilir. (Değişik üçüncü cümle:12/2/2026-7574/32 md.) Ayrıca (a) bendi kapsamında işlem yapılan sürücülerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır. (Ek cümleler:12/2/2026-7574/32 md.) Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde bu fıkranın tekrar ihlal edilmesi hâlinde idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. Sürücü belgesi geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır.[87] İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten menedilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Trafik suçlarına ilişkin cezalar:
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. (3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. (4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir. (5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür. Başvurunun incelenmesi

Korsan Taşımacılık Fiili ve İdari Yaptırımların Kapsamı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Ek Madde 2 hükmü uyarınca; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni veya ruhsatı almadan, alınan izin veya ruhsatta gösterilen faaliyet konusu dışında ya da belirlenen çalışma bölgesi ve güzergâh haricinde belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak kanunen yasaktır. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde karayolu taşımacılığı yapacak araçların güzergâh ve sayılarını belirleme yetkisi Ulaşım Koordinasyon Merkezine (UKOME) aittir. UKOME tarafından verilmiş bir izin belgesi ve güzergâh belirleme kararı bulunmayan araçlarla ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması Ek Madde 2 kapsamındaki yaptırımların uygulanmasını gerektirir.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/1015, K. 2024/7338Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1015 E.  ,  2024/7338 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1015 Karar No : 2024/7338 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı … plakalı aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2/3-a maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile aynı madde uyarınca tarafına 5.010,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacıya ait aracın, ilgili belediyeden çalışma izin/ruhsatı almaksızın belediye sınırları içinde yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanıldığının sabit olduğu ve bu durumun denetim esnasında düzenlenen tutanakla tespit edildiği, üç ayrı Polis Memuru tarafından imzalanmış olan ve araç sürücüsü davacının imzadan imtina ettiği yönündeki kaydı içeren tutanağın aynı zamanda aracın sürücüsü olan davacı tarafından imza edilmemesinin tutanağı geçersiz kılmayacağı, dosyada olayın aksini ispatlar nitelikte bir bilgi, belge bulunmadığı ve gerçekleştirilen faaliyetin 2918 sayılı Yasanın Ek-2/3-a maddesi kapsamına girdiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu aracın altmış gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlem ile araç sürücüsü davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararında; işleme esas alınan tutanakta, yolcu konumunda bulunan kişinin sürücüyü mahalleden tanıdığı, sürücünün korsan taksicilik yaptığı, Esenler'den İstanbul Havalimanı'na geldiği, 70,00 TL ücret ödeyeceği bilgisine yer verildiği, ancak sözkonusu tutanağın sürücü ve/veya yolcu tarafından imzalanmadığı, ayrıca tutanakta yer alan hususların doğruluğunu ortaya koyan başkaca somut bilgi belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra bakılmakta olan davada verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında temyiz yolu açık kararlardan olduğu anlaşıldığından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı temyiz yolu kapalı ve kararın kesin olduğuna ilişkin kısım karardan kaldırılarak gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; davacı tarafından, adına kayıtlı … plakalı aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2/3-a maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile aynı madde uyarınca tarafına 5.010,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Yönetmelikte yer alacak diğer esaslar" başlıklı 121. maddesinde; "Para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak esas ve usuller ile kullanılacak makbuzun, suç ve ceza tutanağının şekli ve kullanma esasları ile Bayındırlık Bakanlığı mensuplarından hangi niteliklere sahip kişilerin, hangi şartlarda, suç ve ceza tutanağı düzenleyeceği, genel zabıtaya mensup kişilerin bu Kanuna göre düzenleyecekleri tutanaklar hakkında yapılacak işlemler, yetki sınırları, koordinasyon ve işbirliği esasları İçişleri, Maliye ve Bayındırlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Makbuz ve tutanaklar Maliye Bakanlığınca bastırılır ve trafik kuruluşlarına dağıtım sağlanır. (Ek cümle: 25/6/2010-6001/34 md.) Söz konusu tutanaklar elektronik ortamda da üretilebilir ve düzenlenebilir. Buna dair usul ve esaslar İçişleri ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenir." hükümleri yer almaktadır. 26/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2. maddesi değiştirilerek, "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası,  (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari yaptırım kararı" başlıklı 25. maddesinde; "(1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." hükümleri yer almaktadır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Düzenlenecek tutanakların şekli, içeriği ve basımı" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-1)’de, elektronik ortamda düzenlenen Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-2) ve (Ek-3)’te, Mülki Amire Sevk Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-4)’te, elektronik ortamda düzenlenen Mülki Amire Sevk Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-5)’te, Mazbatalı Tebligat Zarfının şekli ve içeriği (Ek-6)’da, Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-7)’de, Geçici Olarak Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağının şekli ve içeriği ise (Ek-8)’de gösterilmiştir. (2) Mülki Amire Sevk Tutanağı ve Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı, Maliye Bakanlığınca bastırılır ve yetkili kılınmış kuruluşlara dağıtılmak üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek birime veya kuruma gönderilir. Bu Yönetmelikte belirtilen tutanaklar elektronik ortamda da üretilebilir ve düzenlenebilir. Buna dair diğer usul ve esaslar İçişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir.” "Tutanakların düzenlenmesi ve teslimine ilişkin usul ve esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Tutanakların her nüshası okunaklı olacak şekilde, sabit, mürekkepli veya tükenmez kalemle tam ve eksiksiz doldurulur. Tutanaklar düzenleyen/düzenleyenler ve kural ihlalinde bulunan tarafından imzalanır. Tutanakları imza etmekten kaçınanlar için 'imza etmedi' kaydı konulur. a) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı (Ek-1) üç nüsha olarak düzenlenir. Birinci nüshası kural ihlalinde bulunan ilgiliye verilir, ikinci nüshası görev hitamında tutanağı düzenleyen görevlinin bağlı olduğu kurumun ilgili birimine muhafaza edilmek üzere teslim edilir. Ceza tutanaklarına ilişkin bilgiler elektronik ortama aktarılır ve bu veriler Maliye Bakanlığının ilgili birimleri ile elektronik ortamda paylaşılır. Dip koçanı ise bittikten sonra tutanakların teslim alındığı vergi dairesine teslim edilmek üzere bağlı olunan kurumun yetkili personeline verilir. (…) (2) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının taşınabilir veya el cihazlarıyla elektronik ortamda (Ek-3) üretilerek düzenlenmesi ve kural ihlalinde bulunana ihlalin gerçekleştiği yerde tebliğ edilmesi halinde; a) Tutanak, düzenleyen/düzenleyenler ile kural ihlalinde bulunan tarafından imzalanır. Tutanakları imza etmekten kaçınanlar için 'imza etmedi' kaydı konulur. b) Tutanak iki nüsha olarak düzenlenir. Tutanağın bir nüshası kural ihlalinde bulunan ilgiliye verilir, ikinci nüshası ise görev hitamında bağlı olunan kurumun ilgili birimine teslim edilir ve kurumda muhafaza edilir. Ceza tutanaklarına ilişkin bilgiler cezanın kesinleşmesinden sonra tahsil ve takip için elektronik ortamda Maliye Bakanlığına gönderilir." "Trafikten men edilen/muhafaza altına alınan araçlar için kullanılacak tutanak ve defterlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar" başlıklı 12. maddesinde; (1) Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri gereğince bu Kanunla yetkili kılınan görevliler tarafından; a) Trafikten men edilen veya muhafaza altına alınan araçlar için, bir nüshası kural ihlali yapan sürücüye verilmek, bir nüshası birimde oluşturulacak dosyada muhafaza edilmek, bir nüshası ise dip koçanda kalmak üzere üç nüsha olarak “Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı” (Ek-7) düzenlenir. b) Trafikten men edilen araca ilişkin bilgiler “Trafikten Men Edilen Araç Kayıt Defteri (Ek-15)”ne, muhafaza altına alınan araca ilişkin bilgiler ise “Muhafaza Altına Alınan Araç Kayıt Defteri (Ek-15/A)”ne kaydedilir. (2) Bu tutanağın elektronik ortamda üretilmesi halinde, iki nüsha olarak düzenlenir." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, trafik denetleme ekiplerince 12.11.2019 tarihinde … plakalı aracın durdurularak denetime tabi tutulduğu, bu denetim esnasında düzenlenen aynı tarihli tutanakta; "sürücü ve yolcu ile ayrı ayrı yapılan mülakatta, araçta bulunan yolcuya sürücünün kim olduğu sorulduğunda, mahalleden tanıdığını, korsan taksicilik yaptığını bildiğini, havalimanına gelmek için araca Esenlerden bindiğini, ücret olarak 70-TL ödediğini beyan etmiş…araç sürücüsüne yolcunun kim olduğu sorulduğunda, bir ay önce işten ayrıldım, işsizim mecburiyetten Esenlerde ismini bilmediğim bir korsan taksi durağında çalışıyorum…dedi" şeklindeki beyan ve tespitlere yer verilerek, tutanağın üç polis memuru tarafından imzaladığı, ancak araç sürücüsü davacı tarafından "imza etmedi" kaydı düşülerek imzalanmadığı, araçta bulunan yolcunun kimlik bilgilerine de yer verilmek suretiyle düzenlendiği, ayrıca aynı tarihli matbu Araç Trafikten Men / Muhafaza Altına Alma Tutanağı ve Trafik İdari Para Cezası Tutanağını bulunduğu, bu tutanaklarda imzadan imtina şerhinin bulunduğu görülmüştür. Dava konusu işlemin sebep unsurunun hukuka uygunluğun ortaya konulabilmesi bakımından, davalı idarece, işlenen kabahat fiili ile bu fiilin işlendiği yer ve zamanın karar tutanağında gösterilmesi ve ayrıca yaptırıma konu kabahatin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin de ortaya konulması gerekmektedir. 2918 sayılı Kanunun 121. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan ve trafik idari para cezası ile araç trafikten men tutanaklarının düzenlenmesine ilişkin usul ve şekil kurallarını da içeren Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te denetim görevlilerince para cezası ve trafikten men tutanaklarının fiziki veya elektronik ortamda düzenlenmesinin mümkün olduğu belirtilmekte, tercih edilecek yönteme göre tutanakların düzenlenme usulü ve görevlilerce kullanılacak tutanak örnekleri Yönetmelikte Ekler halinde yer almaktadır. Buna göre, anılan Yönetmeliğin usul ve şekil kurallarını belirlediği tutanaklar, temyizen bakılan davaya konu edilen … tarih ve … sayılı araç trafikten men işlem tutanağı ile bu davaya konu edilmeyen dava dışı araç sürücüsüne verilen … tarih ve … sayılı idari para cezası tutanağıdır. Bahse konu tutanakların şekil ve usul kuralları örnek halinde belirli olduğundan, denetim görevlilerince yapılacak işlem, fiziki ya da elektronik olarak bu tutanakların usulüne uygun şekilde doldurulmasıdır. Bununla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca idarenin, işlendiği tespit edilen kabahati ispata elverişli (bilgi, belge, elektronik kayıt, fotoğraf gibi) delili de sunması hukuki bir zorunluluktur. Bölge İdare Mahkemesi tarafından, işleme esas alınan tutanakta, yolcu konumunda bulunan kişinin sürücüyü mahalleden tanıdığı, sürücünün korsan taksicilik yaptığı, Esenler'den İstanbul Havalimanı'na geldiği, 70,00 TL ücret ödeyeceği bilgisine yer verildiği, ancak sözkonusu tutanağın sürücü ve/veya yolcu tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmişse de; yukarıda da açıklandığı üzere, tartışma konusu olan tutanağın söz konusu Yönetmeliğin kapsamında kalmadığı, öte yandan, denetim görevlilerince 12.11.2019 tarihinde düzenlenen tespit tutanağı ile aynı tarihli Araç Trafikten Men / Muhafaza Altına Alma Tutanağı ve Trafik İdari Para Cezası Tutanağı'nda araç sürücüsü davacı adına imza etmedi şerhinin tutanağa işlendiği, söz konusu işlemlere ilişkin tutanakların mevzuata uygun, kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; davacının iddiası ve davalının sunduğu delilin ispata elverişli olup olmadığı da göz önüne alınarak, … plaka sayılı araçla ilgili belediyeden izin belgesi almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapma fiilinin işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 20/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/22, K. 2022/1011Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/22 E.  ,  2022/1011 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/22 Karar No : 2022/1011 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait …plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlem ile davacıya 2.532,00-TL trafik idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31/05/2012 tarih ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkranın düzenlenme amacının, korsan taşımacılığın engellenmesi olduğu, trafik ekiplerince yapılan denetim sırasında araca ait Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi bulunduğu, bu nedenle 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrası kapsamında ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın ticari bir taşımacılık yapıldığından bahsedilemeyeceği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde çalışan servis araçlarına ilişkin kuralların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Servis Araçları Yönergesi'nde düzenlendiği, anılan Yönerge'ye aykırı davranılması halinde Yönerge'de belirlenen yaptırımların uygulanmasının mümkün olduğu, Dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/12/2019 tarih ve E:2019/2259, K:2019/13233 sayılı kararıyla; Belediye sınırları içinde karayolu taşımacılığı yapacak olan araçlarının güzergâh ile sayılarının UKOME tarafından tespit edileceği, UKOME'den bu hususta alınmış bir izin belgesi ile güzergâh belirleme kararı bulunmayan araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmasının 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen müeyyidelerin uygulanmasını gerektirdiği, Davacıya ait aracın trafik tescil belgesinde kullanım amacının "Yolcu Nakli-Ticari" olarak belirtildiği ve davacı adına düzenlenen '"Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi'' mevcut olduğu anlaşılmakta ise de, dava konusu taşımacılığın söz konusu belgeler kapsamında yapılabilecek bir taşıma olmayıp korsan olarak tabir edilen ticari taksi taşımacılığı niteliğini taşıdığı, davacının sahip olduğu belgelerin yürütülen taşımacılık faaliyeti için yeterli olmadığı, Bu nedenle, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, anılan işlemlerin iptali yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/12/2019 tarih ve E:2019/2259, K:2019/13233 sayılı kararı ile, Dairelerinin 31/05/2017 tarih ve E:2017/853, K:2017/909 sayılı kararının, aracın trafikten men edilmesine ilişkin kısmının değişik gerekçeyle onanarak kesinleşmesi, trafik idari para cezasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden dosyanın yeniden incelenerek görüşüldüğü, 2918 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Ek-2. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığının yasaklandığı ancak ticari amaçlı taşımacılık için alınan izin belgesinin niteliği ile konusu hususunda bir ayrıma gidilmediği ve alınan izin belgesinde belirtilen faaliyet konusu dışında yolcu taşıyanlara ne tür bir ceza verileceğinin düzenlenmediği, Nitekim, yasa koyucu tarafından 26/10/2018 tarih ve 30557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi değiştirilerek, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan yolcu taşımacılığı yapılması, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında yolcu taşımacılığı yapılması ve alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında yolcu taşımacılığı yapılması durumları için farklı yaptırımların öngörüldüğü, Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri dikkate alındığında, ilgili belediyeden herhangi bir izin/ruhsat alınmaksızın yapılan ticari yolcu taşımacılığı ile alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında yapılan taşımacılığın aynı nitelikte değerlendirilmesi ve aynı yaptırıma tabi tutulmasının hukuka uygun olmadığı, Tescil belgesinde kullanım amacı ticari olarak kaydedilen araç için belediyeden alınmış ve işlem tarihi itibarıyla geçerliliği devam eden turizm servis aracı güzergah kullanım izin belgesi bulunması nedeniyle, 2918 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu trafik idari para cezasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk, anılan işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenerek, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararının, trafik idari para cezasının iptaline ilişkin kısmında ısrar edilmiştir. Kurulumuz kararının özeti: Danıştay İdari Dava Dairelerinin 18/05/2021 tarih ve E:2021/402, K:2021/933 sayılı kararıyla; Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/12/2019 tarih ve E:2019/2259, K:2019/13233 sayılı kararı ile …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu her iki idari işlem (trafikten men ve trafik idari para cezası) yönünden bozulmasına rağmen, Temyize konu ısrar kararında, Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/12/2019 tarih ve E:2019/2259, K:2019/13233 sayılı kararı ile, Dairelerinin 31/05/2017 tarih ve E:2017/853, K:2017/909 sayılı kararının, aracın trafikten men edilmesine ilişkin kısmının değişik gerekçeyle onanarak kesinleştiği, trafik idari para cezasına ilişkin kısmının ise bozulduğu yönünde hatalı bir değerlendirme yapıldığı ve yalnızca dava konusu trafik idari para cezası yönünden hüküm kurulduğu, Hatalı bir değerlendirme ile dava konusu trafikten men işlemi hakkında hukuki bir değerlendirme yapılmaksızın eksik hüküm kurulduğu gerekçesiyle, …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; Kurulumuzun, 18/05/2021 tarih ve E:2021/402, K:2021/933 sayılı bozma kararı uyarınca; …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan aynı gerekçelerle, dava konusu işlemler (trafikten men ve trafik idari para cezası) yönünden, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda (…Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…) ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi kararının, gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Trafik ekiplerince 21/12/2016 tarihinde yapılan denetimde, …plakalı aracın hem sahibi hem de sürücüsü olan davacının, ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın ticari amaçla yolcu taşımacılığı yaptığı tespit edilmiş ve bu durum tutanak altına alınarak davacı hakkında 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava konusu işlemler tesis edilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun -dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan- "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; "Araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahipleri 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırırlar. Ayrıca, araç onbeş gün süre ile trafikten men edilir. (Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır. Ayrıca, araç her defasında altmış gün süre ile trafikten men edilir. (Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da birinci fıkrada belirtilen cezanın üçte biri oranında idari para cezası uygulanır." hükmü yer almakta iken, Anılan düzenlemenin 3. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile 2. cümlesinin "araç sahibine" yönünden iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bahse konu kararı ve gerekçeleri göz önüne alınarak, 26/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi değiştirilerek, “Ek Madde 2- Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten menedilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır.” şekilde düzenlenmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesinde; "Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmü, 5216 sayılı Kanun'un anılan hükmüne istinaden hazırlanan ve 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 2. fıkrasında, "Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları ile toplu taşım araçlarının tahsis süreleri, ticarî plâka sayıları ile bu plâkaların verilmesine ilişkin usul, esas ve devir ücretleri UKOME’ce tespit edilir." kuralı yer almaktadır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; "Genel kanun niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş; madde ile atıfta bulunulan 5237 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, belediye sınırları içinde karayolu taşımacılığı yapacak olan araçların güzergâh ile sayılarının UKOME tarafından tespit edileceği, UKOME tarafından bu hususta alınmış bir izin belgesi ve güzergâh belirleme kararı bulunmayan araçlarla ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasının ise ilgililer hakkında 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinde belirtilen müeyyidelerin uygulanmasını gerektirdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda her ne kadar, davacıya ait aracın trafik tescil belgesinde kullanım amacının "Yolcu Nakli-Ticari" olarak belirtildiği ve davacı adına düzenlenen "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım Belgesi" mevcut olduğu anlaşılmakta ise de, söz konusu güzergah izin belgesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Servis Araçları Yönergesi kapsamında şehir içi turizm taşımacılığı yapacak araçlar için düzenlenen bir belge olduğu, davacı tarafından yapılan ticari taksi taşımacılığı için ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ticari Taksi ve Taksi Dolmuş Yönergesi kapsamında alınmış bir çalışma izin belgesinin bulunması gerektiği, her iki taşımacılığın farklı mevzuat hükümlerine tabi olduğu ve ticari taksi taşımacılığına ilişkin bir çalışma izin belgesinin de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından yürütülen taşımacılığın korsan olarak tabir edilen izinsiz ticari taksi taşımacılığı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 5326 ve 5237 sayılı Kanun'ların yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca, idari yaptırımların dayanağını oluşturan kuralların yürürlükten kaldırılması veya failin lehine olacak biçimde değiştirilmesi halinde, ortaya çıkan yeni hukukî durumun dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, lehe düzenleme nedeniyle verilecek bir iptal kararının, idare tarafından lehe düzenleme kapsamında davacının eylemine uyan başka bir yaptırımın uygulanmasına da engel olmayacağı açıktır. 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu üzerine, anılan Mahkemenin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile, anılan Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile 2. cümlesi "araç sahibine" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi, 26/10/2018 tarih ve 30577 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değiştirilmiş ve ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu veya çalışma bölgesi/güzergahı dışında faaliyet gösterilmesi durumlarına ayrı ayrı yaptırımlar öngörülmüştür. Olay tarihi itibarıyla ilgili belediyeden alınmış turizm servis aracı güzergah kullanım izin belgesi bulunan fakat 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının dava konusu işlem tarihindeki hali uyarınca, korsan olarak tabir edilen izinsiz ticari taksi taşımacılığı niteliği taşıyan faaliyeti nedeniyle davacı hakkında uygulanan idari yaptırımların dayanağı kurallarda, dava devam ederken değişiklik yapılmış ve oluşan yeni hukuki durumda davacı tarafından yürütülen taşımacılık faaliyeti (alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında) bakımından lehe düzenlemelere yer verilmiştir. Bu itibarla, dava konusu olayda uygulanacak yaptırımlar bakımından davacı lehine düzenleme yapıldığı ve idarece lehe düzenleme kapsamında davacının eylemine uyan başka bir idari yaptırımın uygulanmasına da engel bir nedenin bulunmadığı hususu göz önüne alındığında, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, dava konusu işlemlere dayanak ek 2. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile, anılan Kanun'nun ek 2. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile 2. cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine, 2918 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi, 26/10/2018 tarih ve 30577 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değiştirilmiş ve ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu veya çalışma bölgesi/güzergahı dışında faaliyet gösterilmesi durumlarına ayrı ayrı yaptırımlar öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesi iptal edildikten sonra, Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğünün ertelendiği hallerde, ertelenme süresi içinde veya daha sonraki bir tarihte yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır. Nitekim, bakılan uyuşmazlık özelinde de, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararlarından sonra, yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılmış olduğundan, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemlerin sebebi fiilin sübuta erip ermediğine ilişkin bir değerlendirme yapılarak, fiilin sübuta ermediği sonucuna varılması durumunda bu hususta karar verilmesi, sübuta erdiği sonucuna varılması halinde ise sonraki yapılan düzenlemelerde lehe bir durumun bulunup bulunmadığı hususunun İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus tarafların temyiz hakkının elinden alınmaması bakımından önem arz etmektedir. Bu nedenle, temyiz istemine konu kararın bozulması ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2022/22 Esas ve 2022/1011 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Servis Araçları Yönergesi kapsamında düzenlenen Turizm Servis Aracı Güzergâh Kullanım İzin Belgesi'nin bulunması, ticari taksi taşımacılığı yapılabilmesi için gereken Ticari Taksi ve Taksi Dolmuş Yönergesi kapsamındaki çalışma izin belgesinin yerini tutmamaktadır. Her iki taşımacılık türünün farklı mevzuat hükümlerine tabi olması nedeniyle ticari taksi çalışma izin belgesi olmaksızın taksi faaliyeti yürütülmesi izinsiz taşımacılık kapsamında değerlendirilmiş; bununla birlikte sonradan yürürlüğe giren lehe kanuni düzenlemeler gözetilerek uyuşmazlık konusu işlemlerin iptaline yönelik karar sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.

Para Cezası, Sürücü Belgesinin Geri Alınması ve Trafikten Men Süreleri

Belediye sınırları içinde yetkili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın yolcu taşımacılığı yapanlara 2918 sayılı Kanun Ek Madde 2/3 uyarınca 100.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Aynı fiilin son ihlal tarihinden geriye dönük bir yıllık süre zarfında tekrarlanması durumunda verilecek idari para cezası iki katına çıkarılır. Muhatabın kanuni indirimden yararlanarak erken ödeme yapmış bulunması, uygulanan para cezasına karşı süresinde başvuru yoluna gitme imkânını kendiliğinden bertaraf etmez. Ayrıca söz konusu yaptırım kabahat niteliğinde bir idari para cezası olduğundan ilgilinin adli sicil kaydına ceza mahkûmiyeti biçiminde yansıtılmaz.

Çalışma izni veya ruhsatı almadan yolcu taşımacılığı yaptığı tespit edilen sürücülerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınır. Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması kanunen şarttır. Bununla birlikte, 2918 sayılı Kanun Ek Madde 2'nin üçüncü fıkrası kapsamına giren ve herhangi bir ayırıcı işareti bulunmayan araçlardan taşımacılık hizmeti alan yolcular hakkında da idari para cezası tatbik edilir.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/2891, K. 2023/4716Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/2891 E.  ,  2023/4716 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2891 Karar No : 2023/4716 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Seyahat Acenteliği San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına kayıtlı … plakalı araç ile belediyeden izin alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile davacı şirkete anılan madde uyarınca 2.400,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tutanakta her ne kadar araç içerisinde bulunan yolcuların servis çekmek suretiyle fabrikaya taşındığına dair ifadeleri bulunsa da, ifadelerin matbu olan form üzerine boşlukların doldurulması suretiyle düzenlendiği, beyanlarına yer verilen yolcuların isimleri dışında ne T.C. kimlik numaraları, ne de imzalarının bulunduğu, tutanağa ekli herhangi bir görselin mevcut olmadığı gibi araç sürücüsünün de tutanakta imzasının olmadığı, bu durumda, beyanın imzayla sabit olduğu hususu karşısında, tutanaktaki ifadelere itibar edilemeyeceği, gerçekleştirilen taşımacılık faaliyetinin devamlılık arz eden servis taşımacılığı mı yoksa arızi nitelikte yapılan taşımacılık fiili niteliğinde mi olduğunun anlaşılamadığı, taşımacılığın mahiyeti şüpheden uzak, açık ve kesin delillerle ortaya konulmaksızın düzenlenen tutanağa istinaden tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvuru dilekçesinde yer alan ve "… Fren Sistemleri A.Ş." tarafından Bursa İl Emniyet Müdürlüğü'ne hitaben yazılan 28.06.2017 tarihli yazı ekinde, tutanakta isimleri yer alan kişilerin denetim tarihi itibariyle sabah saatlerinde şirkete geldiklerine dair parmak okuyucu kartını sunmuş olmaları, hem de trafik denetim elemanlarının, aynı gün şirket çalışanlarını isim isim şirkette çalıştığına dair isabetli belirlemeyi tespit anındaki belirleme dışında gerçekleştiremeyeceği hususları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, trafikten yasaklanan davacı şirketin aracıyla, tutanakta isimleri yer alan kişileri … Fren Sistemleri A.Ş.'nin işyerine ticari amaçla taşıdığı kanaatine varıldığından, aracın trafikten men edilmesine ve idari para cezası verilmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemlerin dayanağı olan Kanun hükmünde yer alan "araç sahibine" dair ibarelerin Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla iptal edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten çok sonra … Fren Sistemleri A.Ş. yetkilisi tarafından Bursa İl Emniyet Müdürlüğü'ne hitaben yazılan 28.06.2017 tarihli yazı ekine dayanılarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; idari para cezasına ilişkin kısmının onanmasına, aracın trafikten men edilmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bursa ili, Odunluk Kavşağı mevkiinde 24.03.2015 tarihinde saat 07.00 sıralarında zabıta birimi ile polis memurlarının birlikte yaptığı kontrolde durdurulan davacı adına kayıtlı … plakalı araçta yapılan denetimde, belediyeden alınmış izin veya ruhsatı olmadığı halde servis taşımacılığı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2/3 maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile davacı şirkete anılan madde uyarınca 2.400,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. " Yine Anayasa'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153.maddesinin 3. fıkrasında ise; " … Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar … " hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, iş yeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. ve 10. maddesi yönünden yaptığı incelemede; itiraz konusu kuralın, korsan olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılıkla mücadele amacını taşıdığı; dolayısıyla gerekli izin ve ruhsatları almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması eylemini yasaklamanın ve bu eylemin hangi tür ceza ile yaptırıma bağlanacağı hususunun kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kaldığı, kanun koyucunun da özellikle büyükşehirlerde sayıları çok büyük boyutlara ulaşan, önemli şekilde vergi kaybına yol açan, hizmet alanlar yönünden de sıkıntı oluşturan yasa dışı taşımacılığın yol açtığı mağduriyetin önüne geçmek için kamu yararı amacıyla, takdir yetkisine dayanarak anılan madde hükmünü düzenlediği; eylemin cezasının açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmesi sebebiyle iptali istenilen kuralın, hukuk devleti ilkesine ve belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmadığı; itiraz konusu kuralda izin belgesiz yolcu taşımacılığı yapanların, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen araçlarını tescil ve trafik belgesinde gösterilen amacın dışında kullananlar hakkında uygulanandan daha ağır yaptırıma tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmekte ise de, birinci ve ikinci fıkrada yasaklanan eylemler birlikte incelendiğinde, korunan hukuki yarar ve unsurları tümüyle farklı olup haklarında yaptırım uygulanan kimselerin aynı konumda oldukları kabul edilemeyeceğinden, aralarında eşitlik karşılaştırması yapılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiş; Anayasa'nın 38. maddesi yönünden yaptığı incelemede ise, itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından sorumluluğun, objektif sorumluluk esası benimsenerek düzenlendiği, kuralda ilgili belediyeden alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği durumlarda araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, araç sahibine de aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibi olan kişinin, kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmasına izin verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulandığı, bu durumun ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olduğu, dolayısıyla alınması gereken izin veya ruhsat olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği, itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğu açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği, kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31.05.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine, 2918 sayılı Kanun'un Ek- 2. maddesinde 21/02/2019 tarih ve 7166 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde söz konusu madde; "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir. Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Diğer yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 2. fıkrasında; temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 3. fıkrasında; Kanun'un, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanacağı, 4. fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesinde; büyükşehir içindeki karayolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla ulaşım koordinasyon merkezi (UKOME) kurulacağı ve bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dâhilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı, büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun bu Kanun'a aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır. 5216 sayılı Kanunun anılan hükmüne istinaden hazırlanan ve 15/06/2006 gün ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 28/2. maddesinde, "Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları ile toplu taşım araçlarının tahsis süreleri, ticarî plâka sayıları ile bu plâkaların verilmesine ilişkin usûl, esas ve devir ücretleri UKOME’ce tespit edilir." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı şirket hakkında tesis edilen idari para cezası yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar bu kısım yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı şirket hakkında tesis edilen trafikten men işlemi yönünden; Uyuşmazlık konusu olayda araç sahibi olan ancak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapan sürücü konumunda olmayan davacı hakkında, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aracının altmış gün süreyle trafikten men edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi'nin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının idari para cezası verilmesini düzenleyen ilk cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile aracın trafikten men edilmesini düzenleyen ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden iptaline karar verilmiştir. Bu karar yukarıda zikredilen Anayasa hükmü uyarınca Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin dayanağı olan, sadece "araç sahibi" olunması sebebiyle müeyyide uygulanmasına ilişkin yasal düzenleme iptal edilmiş olduğundan, araç sahibi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Bu durumda, ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu trafikten men işleminde, anılan dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hukuka uygunluk görülmediğinden, davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yukarıda anılan hükümlerinin değerlendirilmesinden; aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanıldığı hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi ile ilgili 5326 sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsil ilişkisinin sonucu olarak temsil edilene de yaptırım uygulanabileceği, 4. fıkrasında ise tespit edilen temsil ilişkisinin hukuken geçerli olmadığı durumlarda da bu yaptırımın uygulanabileceğinin düzenlenmesi karşısında, aracının izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için anılan kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabilmesinin mümkün olduğu; ancak Kabahatler Kanunu'nda yaptırım olarak, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi şeklinde iki seçeneğin belirlendiği; dolayısıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin bir müeyyidenin uygulanmasına olanak sağlayan herhangi bir hükmün işbu Kanun'da yer almadığı görülmektedir. Buna göre; araç sahibine, aracın sürücüsü tarafından yapılan izinsiz yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle trafikten men cezası verilmesi Kabahatler Kanunu'na göre de mümkün olmamakla birlikte, sürücü ile araç sahibinin aralarındaki temsil ilişkisinin ve illiyet bağının dosya kapsamında tespit edilmesi halinde Kabahatler Kanunu uyarınca araç sahibine de idari para cezası verilebileceği tabiidir. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde; itiraza konu hükmün Anayasa'ya aykırılığını oluşturan iptal sebebi olarak; kanun koyucunun araç sahibinin sorumluluğunu belirlerken kusursuz sorumluluk esasını benimseyerek, sürücünün hukuka aykırı fiilinden araç sahibinin haberdar olmadığı durumlarda da sürücü ile aynı yaptırımla karşı karşıya kalacak olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturacağının vurgulandığı, bu nedenle "korsan" olarak tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, sürücünün belgesiz veya sahip olduğu belgede belirtilen sınırların dışında olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusur sorumluluğu çerçevesinde dahli bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceği, bir başka tabirle araç sahibinin objektif sorumluluğunun subjektif sorumluluğa dönüştüğü durumlarda araç sahibinin de hukuka aykırı fiilden sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Şu halde, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyeti nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonucu oluşan mevzuat uyarınca "Araç Sahibine" trafikten men cezası verilemeyeceğinden, davacı araç sahibi hakkında tesis edilen aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; a) idari para cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, b) Aracın trafikten men edilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 17/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İzinsiz taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan araçlar hakkında kademeli trafikten men yaptırımı tatbik edilir. Belediyeden çalışma izni veya ruhsatı alınmaksızın yolcu taşınması hâlinde araç altmış gün; alınan izin veya ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında yolcu taşınması hâlinde otuz gün; izin verilen çalışma bölgesi veya güzergâh haricinde yolcu taşınması hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. Trafikten men yaptırımı uygulanan aracın sicil kaydına resmi şerh işlenir ve bu şerh kaldırılana kadar noterde araç satışı yapılamaz.

Araç Sahibinin Hukuki Sorumluluğu

2918 sayılı Kanun Ek Madde 2/4 uyarınca aracın işleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın izinsiz veya ruhsata aykırı yolcu taşımacılığında kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Danıştay 8. Dairesinin 2019/2891 Esas ve 2023/4716 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; sürücü ile araç sahibi arasında temsil ilişkisi ve illiyet bağının tespiti hâlinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca araç sahibine de idari para cezası verilebilir. Ancak Kabahatler Kanunu bünyesinde trafikten men yaptırımı yer almadığından, Kabahatler Kanunu dayanak gösterilerek araç hakkında trafikten men kararı kurulamaz.

Tutanak Düzeni, İspat Yükü ve Delillerin Değerlendirilmesi

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 25 uyarınca idari yaptırım kararına ilişkin tutanakta; hakkında karar verilen kişinin kimlik ve adresi, yaptırım gerektiren kabahat fiili, bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği açık bir şekilde yazılır; ayrıca kabahati oluşturan fiil işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır. Danıştay 8. Dairesinin 2021/1015 Esas ve 2024/7338 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, idarenin işlendiği tespit edilen kabahati ispata elverişli bilgi, belge, elektronik kayıt veya fotoğraf gibi somut delilleri sunması hukuki bir zorunluluktur. Taşımacılık yapılmadığı veya ücret alınmadığı olgusu ödeme izinin bulunmaması, yolcu beyanı, mesaj kayıtları ile kamera ve güzergâh verileri gibi delillerle ortaya konulabilir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- (1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır. Kararların tebliği

Araç Bağlamanın İptali Davası ve Yürütmenin Durdurulması Şartları

Özel kanununda ayrı bir süre düzenlenmeyen araç bağlama işlemine karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/1 uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı Kanun m. 27/2 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemelerce bu karar kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek verilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

2577 sayılı Kanun m. 27/2 gereğince uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden bir karar verilmek üzere, idarenin savunması henüz alınmaksızın da durdurulabilir. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez talepte bulunulamaz. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz mercii dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir.

İstinaf, Temyiz Yolu ve Haksız Men Nedeniyle Tazminat

İdare mahkemelerinin nihai kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. Bununla birlikte 2577 sayılı Kanun m. 45/1 uyarınca konusu kanunda öngörülen parasal sınırı geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında idare mahkemelerince verilen kararlar kesin olup istinaf yolu kapalıdır. Bölge idare mahkemelerinin 2577 sayılı Kanun m. 46 kapsamında temyize açık olmayan kararları kural olarak kesindir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 46/e bendi doğrultusunda, ticari bir faaliyetin yürütülmesini en az otuz gün süreyle ya da süresiz olarak durduran idari işlemlere yönelik iptal davalarında bölge idare mahkemesi kararlarına karşı Danıştay nezdinde otuz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Danıştay 8. Dairesinin 2021/1015 Esas ve 2024/7338 Karar sayılı kararına konu olayda da 2918 sayılı Kanun Ek Madde 2/3-a gereğince verilen altmış günlük araç bağlama işlemine ilişkin uyuşmazlıkta bölge idare mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında temyiz denetimine tabi olduğu belirlenmiştir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

İdari yaptırımların dayanağını oluşturan kanun kurallarında fail lehine değişiklik yapılması hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7/2 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 5 uyarınca lehe kanun ilkesi uygulanır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2022/22 Esas ve 2022/1011 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, lehe düzenleme nedeniyle verilecek bir iptal kararı, idarenin yürürlükteki yeni düzenleme kapsamında eyleme uyan başka bir yaptırım tesis etmesine engel oluşturmaz. Aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin mahkemece hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi hâlinde ise aracın haksız yere bağlı kaldığı süre boyunca uğranılan ekonomik zararlar tam yargı davası yoluyla idareden talep edilebilir.

Korsan taksi idari para cezasına nerede ve kaç gün içinde itiraz edilir?

Yalnızca idari para cezası verilmişse kararın tebliği veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir; aynı işlem kapsamında aynı kişi hakkında araç bağlama kararı da verilmişse idari para cezasına ilişkin itirazlar araç bağlama işleminin iptali talebiyle birlikte idare mahkemesinde görülür.

Korsan taşımacılık gerekçesiyle araç ne kadar süreyle trafikten menedilir?

Çalışma izni veya ruhsatı alınmaksızın yolcu taşınması hâlinde araç altmış gün, ruhsatta gösterilen faaliyet konusu dışında taşımacılık yapılması hâlinde otuz gün, belirlenen çalışma bölgesi veya güzergâh haricinde taşımacılık yapılması hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir.

İdari para cezasının indirimli ödenmesi itiraz hakkını düşürür mü?

Erken ödeme indirimiyle ödeme yapılmış olması, tek başına idari para cezasına karşı kanuni başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.

Trafikten menedilen aracın noter satışı yapılabilir mi?

Trafikten men yaptırımı uygulanan aracın resmi kayıtlarına şerh konulur ve bu men şerhi kaldırılana kadar noterde araç satışı gerçekleştirilemez.

Korsan taksi cezası adli sicil kaydına işlenir mi?

Uygulanan yaptırım adli ceza mahkûmiyeti olmayıp idari para cezası niteliği taşıdığından adli sicil kaydına işlemez.

Haksız yere bağlanan aracın zararları nasıl tazmin edilir?

Trafikten men işleminin idare mahkemesince hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi hâlinde, aracın haksız yere bağlı kaldığı süre boyunca uğranılan ekonomik zararlar idari yargıda açılacak tam yargı davası ile talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu