Komşuya Verilen Zararın Tazmini Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Komşuya Verilen Zararın Tazmini Davası ve Şartları

Komşuya verilen zararın tazmini davası, bir taşınmaz malikinin ya da kullanan kişinin mülkiyet yetkilerini yasal sınırları aşarak kullanması neticesinde çevre taşınmazlarda ortaya çıkan hasarların ve tehlikelerin telafi edilmesini konu alır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 730. maddesinin birinci fıkrasına göre, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sebebiyle zarar gören veya bir zarar tehlikesiyle karşı karşıya kalan kişi; durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin bertaraf edilmesini ve maruz kaldığı zararın karşılanmasını dava yoluyla talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 730Kaynağı aç
Madde 730- Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir. B. Taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları I. Genel olarak

Komşuluk Hukukunda Taşkınlık Yasağı ve Katlanma Sınırı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesi kapsamında malikler ve taşınmazı kullananlar, mülkiyet yetkilerini kullanırken veya işletme faaliyetlerini yürütürken çevredekileri olumsuz yönde etkileyecek taşkın davranışlarda bulunmaktan kaçınmak zorundadır. Taşınmazın bulunduğu çevrenin durumuna, vasfına ve yöresel adetlere kıyasla komşuların makul karşılayabileceği sınırları aşan toz, duman, koku, is, buğu salınımı ile sarsıntı veya gürültü meydana getirerek komşuları rahatsız etmek kanunen yasaktır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 737Kaynağı aç
Madde 737- Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır. 2. Kazı ve yapılar a. Kural

Buna karşın engellenmesi fiilen mümkün olmayan bazı taşkınlıklar bakımından kanun koyucu hakkaniyete dayalı bir denkleştirme öngörmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 730. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda hâkim, yerel âdete uygun düşen ve önüne geçilmesi imkânsız olan taşkınlıkların yol açtığı kayıpların uygun bir meblağ ile denkleştirilmesine hükmedebilir.

Malik ile Kiracının Sorumluluk Esasları ve Müteselsil Sorumluluk

Taşınmaz malikinin komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğindedir. Bu çerçevede malik, yapıda mevcut bir eksiklik veya mülkiyetin icra tarzından doğan hasarlarda kusurlu bulunmasa dahi meydana gelen zararı karşılamakla mükelleftir.

Zarar taşınmaz malikinin tasarrufundan değil de taşınmazı fiilen elinde bulunduran kiracının fiilinden veya ihmalinden kaynaklanıyorsa haksız fiil sorumluluğu kuralları devreye girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı eylemiyle diğer bir kimseye zarar veren veya hukuka aykırı fiil yasağı bulunmasa bile ahlaka aykırı hareketle kasten zarara yol açan şahıs zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kiracının sorumlu kabul edilebilmesi için eyleminde kasten ya da ihmalen gerçekleşen bir kusurun bulunması aranır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Meydana gelen zarar taşınmazdaki yapısal bir eksiklik ile bağımsız bölümdeki kullanıcının ihmalinin birleşmesinden doğmuşsa, malik ile kiracı zarar görene karşı müteselsilen sorumlu tutulur.

İlliyet Bağı ve Kat Maliklerinin Rücu Hakkı

Tazminat talebinin hüküm altına alınabilmesi için davalının gerçekleştirdiği eylem ya da ihmal ile komşu taşınmazdaki zarar arasında doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisinin, diğer bir deyişle uygun illiyet bağının varlığı zorunludur.

Kat mülkiyetine tabi binalarda kat maliklerinden birinin ortak masraflara katılmaması yüzünden zorunlu onarımların gecikmesi ve bu gecikme neticesinde komşularda zarar ortaya çıkması halinde, tazminatı karşılayan diğer kat malikleri yerine getirdikleri ödeme tutarı için ortak gidere katılmayan kat malikine rücu edebilir.

Görevli Mahkeme ve Delil Tespiti Başvurusu

Komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın tazminine ilişkin davalarda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Dava yoluna başvurmadan evvel veya dava açılmasıyla eşzamanlı olarak, hasarın kapsamının ve çıkış sebebinin netleştirilmesi maksadıyla Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak delil tespiti yaptırılabilir. Böylelikle zararın niteliği ve kaynağı resmi inceleme yoluyla belgelenir.

Dava Zamanaşımı Süreleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte, tazminat isteminin ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımına tabi kılınmış cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanması halinde bu uzun ceza zamanaşımı süresi uygulama alanı bulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde
Komşuluk hukukundan kaynaklanan zararın tazmini davasında görevli mahkeme neresidir?

Komşuluk hukukundan doğan tazminat davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Komşuluk zararının tazmini davası hangi sürede açılmalıdır?

Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır; fiilin suç teşkil etmesi ve ceza zamanaşımının daha uzun olması durumunda ise bu uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Taşınmaz maliki kusursuz olduğunu belirterek sorumluluktan muaf tutulabilir mi?

Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 730. maddesi uyarınca malikin sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına tabi olduğundan, malik binadaki yapısal bozukluktan veya mülkiyetin kullanımından kaynaklanan zararları kusuru bulunmasa dahi tazmin etmekle mükelleftir.

Kiracının komşuya verilen zarardan sorumlu olması için kusur aranır mı?

Evet, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi doğrultusunda kiracının sorumluluğu haksız fiil esaslarına tabi olup sorumluluğun doğması için kiracının kastının ya da ihmalinin mevcudiyeti aranır.

Komşu taşınmazdaki hasarın tespiti için nereye başvurulmalıdır?

Meydana gelen hasarın durumunun ve kaynağının resmen saptanması amacıyla dava açılmadan önce veya dava sırasında Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu