Kıyı Tesislerinde Hizmet Kalemleri ve Tarife Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Kıyı Tesislerinde Hizmet Kalemleri ve Tarife Esasları

Kıyı Tesisleri Kapsamı ve Hizmet Kalemlerinin Tespiti

3621 sayılı Kıyı Kanunu çerçevesinde deniz kıyılarında doldurma ya da kurutma suretiyle oluşturulan sahalarda yer alan limanlar, kruvaziyer ve yat limanları, yolcu terminalleri, iskeleler, rıhtımlar, yanaşma yerleri, boru hattı şamandıra veya platformları, balıkçı barınakları, tersaneler, tekne imal ve çekek yerleri ile bunlara bağlı daimi altyapı ve üstyapı birimleri kıyı tesisi niteliğindedir. Bakanlıktan izin alınarak ticari yük veya yolcu taşımacılığı, deniz araçlarının yapımı, tadilatı, bakımı-onarımı ve gemi söküm faaliyetlerinin yürütüldüğü bu tesislerde sunulan hizmetler ile Denizcilik Genel Müdürlüğünce tayin edilen demirleme sahalarındaki işlemler idari düzenlemenin alanına girer. Bu düzenlemenin temel gayesi, tesislerde icra edilecek hizmet türlerini belirlemek ve bu kalemlere uygulanacak taban ile tavan ücret sınırlarını tespit etmektir.

Kıyı tesislerinde ifa edilen faaliyetler; araç ve ekipman temini, tahliye, elektrik sağlama, gümrük süreçleriyle bağlantılı işlemler, kılavuzluk, römorkörcülük, demirleme ve yükleme gibi kalemleri içine alır. Kıyı tesisleri işleticileri bu temel hizmet kalemleri ile tanımlarını esas alarak hizmet listelerini tanzim eder. Tesislerin, yürüttükleri operasyonların gereksinimlerine göre tanımlanmış ana hizmetleri çeşitlendirme veya alt hizmet kalemleri oluşturarak bunlara ilişkin tanımları ihdas etme yetkisi bulunmaktadır.

Hizmet Kalemleri Listesinin Onayı ve Değişiklik Usulü

Kıyı tesislerini idari izinle işleten gerçek ya da tüzel kişiler ile yöneticiler, sunulacak hizmet kalemlerini gösteren listeyi hazırlayarak idarenin onayına intikal ettirmekle mükelleftir. İdarece uygun bulunarak onaylanan tarifenin tesisin internet sitesinde veya mutat platformlarda yayımlanması esastır. Onaylanmayarak gerekçesiyle iade edilen listelerin ise kıyı tesisince bir ay zarfında güncellenerek tekrar idarenin incelemesine ve onayına sunulması zorunludur.

Kıyı tesislerinde ücret tahakkuk ettirilebilmesi hizmetin onaylı listede yer almasına bağlıdır. Onaylı hizmet listesinde bulunmayan herhangi bir işlem dolayısıyla iş sahiplerinden ücret talep edilemeyeceği gibi, tesiste fiilen sunulmayan hizmetlerin de listede gösterilmesi yasaktır. Onaylanmış listeye yeni bir hizmet veya alt hizmet dahil edilmesi, listeden bir kalemin çıkarılması veya hizmet tanımlarının değiştirilmesi talep edildiğinde, güncellenen listenin aynı idari usul izlenerek yeniden idarenin onayına sunulması gerekir.

Onaylanmış hizmet listesinde kayıtlı olmamakla birlikte iş sahibinin veya kamu kuruluşunun müracaatı üzerine sunulması icap eden bir hizmet, ilgili liman başkanlığının vereceği resmi onay yazısına istinaden tek sefere mahsus olmak üzere verilebilir. Bu istisna kapsamında hizmet ifa edildiğinde, kıyı tesisinin hizmetin gerçekleştirildiği tarihten itibaren bir hafta içinde onaylı listede değişiklik yapılabilmesi amacıyla resmi idari başvuruyu yapması zorunludur.

Tarifelerin Belirlenmesi, Taban-Tavan Sınırlar ve Denetim

Denizcilik Genel Müdürlüğü, kıyı tesislerinde icra edilecek hizmet kalemlerine ait taban ve tavan ücretleri içeren hizmet tarifelerini tesis etmeye, bu tarifelerin uygulanışını ve denetimini sevk ve idareye yetkilidir. Mevzuatta aksi yönde bağlayıcı bir hüküm öngörülmedikçe, kıyı tesisleri idarece tespit edilen taban ve tavan limitlere riayet etmek kaydıyla onaylı hizmet kalemlerinin ücretlerini değiştirmekte serbesttir; alt ve üst sınırlar dahilinde kalan bu ücret değişiklikleri için idareden ilave bir izin veya onay aranmaz.

Kıyı tesisleri işleticileri tarifelerini idari usullere ve belirlenen taban ile tavan ücret sınırlarına uygun olarak düzenlemekle yükümlüdür. Talep gelmesi durumunda tesisler, yürürlükteki hizmet tarifelerini bir hafta içinde idareye teslim etmek zorundadır. Hizmet tarifelerinin tatbikinde ortaya çıkan usulsüzlükler ile bu hususta yapılacak şikayetlerin incelenerek karara bağlanması idarenin yetki sahasındadır.

Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri ile Gayrisafi Hasılat Payı

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 478. maddesi kapsamında; deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, rıhtım, dolfen ve şamandıra gibi kıyı tesislerine yanaşacak veya buralardan ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanan deniz araçlarına verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine dair usul ve esasları belirleme, bu hizmetleri icra etme, verecek teşekkülleri yetkilendirme ve denetleme yetkisi Denizcilik Genel Müdürlüğüne aittir. Limanlar Yönetmeliği'nin 4. maddesi gereğince ordino; gemilerin ve deniz araçlarının kıyı tesislerine ve demirleme sahalarına giriş ve kabulleri amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen, yanaşılacak ya da demirlenecek mahalli belirten resmi izin belgesidir. Aynı iskele veya rıhtım üzerindeki kaydırmalar müstesna tutulmak üzere, farklı iskeleler ve rıhtımlar arasında yürütülen bütün yer değiştirme (shifting) işlemleri liman başkanlığınca tanzim edilecek ordino ile yürütülür.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/6361, K. 2025/1760Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6361 E.  ,  2025/1760 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6361 Karar No : 2025/1760 DAVACI : … Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün … tarihli, E-… sayılı ve "Yer Değiştirme Ücretleri Hk" konulu işleminin iptali istenilmiştir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Kocaeli Liman Başkanlığının iskeleler arası shifting (yer değiştirme) hareketlerinden kaynaklı römorkör ücretlerinin sisteme girilmediğinden bahisle yazılı açıklama istediği, iskeleler arası shifting hareketlerine ilişkin uygulama hakkındaki açıklamanın Kocaeli Liman Başkanlığına iletildiği, akabinde idare tarafından Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün davaya konu yazısının tebliğ edildiği, tüm shifting işlemleri için kamu payı ödenmesine ilişkin kararın yasal dayanaktan yoksun olduğu, şirketlerinin tarife belirleme serbestisine sahip olduğu, bu çerçevede 01/08/2003 tarihli Liman Ücret Tarifelerinde açıklanan hizmet bedelleri esas alınarak tarifelerinin oluşturulduğu, İzmit Rafinerisi iskeleleri ve rıhtımına yanaşan gemilere şirketlerinden kaynaklanan emniyet ve operasyonel sebeplerle yer değiştirme/shifting hizmeti sunulması durumlarında sadece birinci işlem için ücretlendirme yapıldığı, herhangi bir kusuru bulunmaksızın tekrar shifting hizmeti alan tarafın sonraki işlemlerinden römorkörcülük ve palamar bağlama hizmeti ücreti alınmadığı, bu uygulamaya dair Tarife değişikliğinin 2019 yılından bu yana Bakanlığın ve hizmetten faydalananların bilgisine sunulduğu, tesislerde alınan liman ücret kalemlerinin bildirilmesi üzerine Denizcilik Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile hizmet kalemleri listesinin onaylandığı, şirketlerinden veya hava durumu gibi doğal/çevresel unsurlardan kaynaklanan sebeplerden dolayı tesislere aynı seferde birden çok defa ayrılan/yanaşan gemilere tekrar kılavuzluk/römorkörcülük ücreti ve buna bağlı olarak alınmayan bir ücretten dolayı kamu payı tahakkuk ettirilmemesinin ticaretin doğasına da uygun olduğu, buna karşın gemiden kaynaklanan birden çok yanaşma ayrılma yaptırıldığında ücret alındığı ve kamu payının ödendiği, belirli bir hizmet sahasında yetkilendirilen kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatlarından farklı olarak, kendileri gibi sanayi tesislerinin, bu hizmetleri, kar elde etme amacıyla değil sadece kendi tesislerine yanaşan tedarikçilerinin ve müşterilerinin gemilerine temel sanayi faaliyetinin bütünleyicisi olarak sunmakta olduğu, ayrıca kamu payı ile ilgili yükümlülüğün elde edilen hasılata yönelik olduğu, elde edilmemiş bir gelirden kamu payı ödenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, şirketlerinden kaynaklanan emniyet ve operasyonel sebeplerle tesislere yanaşan gemilere birden çok defa yer değiştirme/shifting hizmeti sunulması durumlarında ücret alınmamasına rağmen, bu işlemler için kamu payı ödenmesinin talep edilmesine ve tarife belirleme serbestisinin kısıtlanmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak bildirici mahiyetteki dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Limanlar Kanunu ve Limanlar Yönetmeliği hükümleri gereği idarelerinin düzenleme yapma hususunda görevli ve yetkili olduğu, Liman Yönetim Bilgi Sisteminde veri girişlerinin kontrol edilmesine yönelik talimatlar neticesinde özellikle yer değiştirme ücretlerine esas kamu payının yatırılması hususunun tereddütlere neden olduğu, bu nedenle dava konusu bilgilendirme yazısının liman başkanlıklarına gönderildiği, işlemin davacının tarifeleriyle bir ilgisinin bulunmadığı, Limanlar Yönetmeliğine göre tüm yer değiştirmelerin ordino ile yapılması gerektiği, yer değiştirmenin sebebinin önemli olmadığı, Liman Hizmet Tarifelerinde bir rıhtımdan bir rıhtıma yer değiştirme halinde %50 indirimli ücret alınacağının düzenlendiği, şirketlerin arzu ettiğinde kampanya yapıp hiçbir ücret almaması halinde kamu payı ödemekten kaçınabilecekleri, dava konusu işlemin konusunun yalnızca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemleri olduğu, ordino sayesinde hangi geminin hangi rıhtımda hangi hizmeti aldığının takip edilebildiği, Limanlar Yönetmeliği’nin 26. maddesi gereği gemi hiçbir kılavuzluk/römorkörcülük hizmeti almayıp liman dışında yükleme boşaltma yapsa dahi kamu payının yatırılması gerektiği, mevzuatın kamu yararını koruduğu, davacının ise hizmet verdiği halde ücret alınmadığı iddiasıyla kamu payını yatırmaktan imtina ettiği, kılavuzluk/römorkörcülük hizmetlerinden alınacak kamu payına ilişkin düzenlemenin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yer aldığı ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Davacı … Anonim Şirketi vekili Av. … tarafından, "Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiğine, ilgili liman tesis veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılmasına" ilişkin Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmektedir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (Başlığı ile birlikte değişik:RG-17/1/2020-31011-CK-56/6 md.) 478. maddesinin 1. fıkrasında, Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: ……… g) Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek,olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesinde, Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır: …… ''b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden oluşur. (3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır. (Ek cümle:RG-7/4/2022-31802-CK-98/10 md.) Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinden, Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret alınması veya ücret alınmaması hâlinde dahi kamuya ödenecek pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak payın %30’a kadar artırılmasına veya %5’e kadar indirilmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir. ''hükmü yer almaktadır. 31/10/2012 tarih ve 28453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Limanlar Yönetmeliği'nin 4.maddesinin 1.fıkrasının (u) bendinde, ordino'nun''Gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesi ''olduğu kurala bağlanmış olup, aynı yönetmeliğin 20. Maddesinin 1. fıkrasının (u) bendinde ise,'' aynı iskele veya rıhtım üzerinde yer değiştiren gemiler hariç olmak üzere rıhtımlar ve iskeleler arasında yapılan tüm yer değiştirme işlemleri ordino ile yapılır.'' hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlıkta, Denizcilik Genel Müdürlüğünün … tarihli ve E… sayılı yazısı doğrultusunda, ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu paylarının tahsil edilmesinin gerektiği ve ücret alınmaması halinde dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiği hususlarının bildirilmesi mahiyetinde düzenlenen genel yazı sonucu Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca işin işleyişinden kaynaklanan ücretsiz "yer değiştirme" işlemlerinin de sisteme girilmesi ve karşılığı ücretlerdeki kamu payının alınması yolunda uygulama yapılmasını zorunlu kılındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesi'nin 1.fıkrasının (b) bendinde, Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden oluşuşacağı hükme bağlanmış olup ,bir takım özel sebeplerle kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti karşılığı ücret alınmaması halinde bu ücrete (hasılata) bağlı olan devlet payının da tahakkuk etmeyeceği açık olup söz konusu hasılata bağlı olan devlet payının gerçekleşmemiş bir kazançtan alınması mümkün bulunmamaktadır. Dava konusu Genel Yazıdan sonra 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490.maddesi'nin 3. Fıkrasına 7/4/2022 tarih ve 31802 sayılı Resmi Gazete ile son cümle eklenmiş ise de ,bu düzenleme hukuka aykırı olan dava konusu işlemi hukuka uygun hale getirmez. Açıklanan sebeplerle, "Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiğine, ilgili liman tesis veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılmasına" ilişkin Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve E-… sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün … tarihli, E-… sayılı ve "Yer Değiştirme Ücretleri Hk" konulu dava konusu işlemi ile; liman başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiği, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiği belirtilerek, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılması hususunda liman başkanlıkları talimatlandırılmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı ileri sürülmüştür. İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır. Başka bir ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür. Uyuşmazlık konusu olayda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu işlem ile yer değiştirme işlemleri sırasında verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin kamu payının yatırılması hususunda liman tesisleri ile kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşları nezdinde tereddütler olduğu gerekçesiyle liman başkanlıklarınca yapılacak işlemlere ilişkin esasların belirlenerek uygulamada izlenmesi gereken ilke ve kurallar konusunda liman başkanlıklarının talimatlandırıldığı, bu yönüyle işlemin, başka bir işleme ya da onaya ihtiyaç duyulmaksızın ilgililerin hukukunu tek başına ve doğrudan etkilediği, kesin ve yürütülmesi zorunlu, ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem mahiyetinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kuruluş ve görevlerinin düzenlendiği Onyedinci Bölümünde yer alan "Denizcilik Genel Müdürlüğü" başlıklı 478. maddesinde, "(1) Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Deniz ve içsular ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak, b) Deniz ve içsular ulaştırması alanında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek,… g) Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek, "; İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesinin 2. fıkrasında, "Döner sermaye işletmesinin gelirleri; a) Birinci fıkrada sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerden, b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden, c) Bağış, yardım ve diğer gelirlerden, oluşur. (3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır." hükümleri yer almaktadır. 31/10/2012 tarih ve 28453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Limanlar Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen; … u) Ordino: Gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesini, ifade eder."; "Genel kurallar" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Gemi, deniz aracı ve kıyı tesisi ilgilileri aşağıdaki esaslara uyar. … d) Aynı iskele veya rıhtım üzerinde yer değiştiren gemiler hariç olmak üzere rıhtımlar ve iskeleler arasında yapılan tüm yer değiştirme işlemleri ordino ile yapılır." düzenlemeleri yer almaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemden sonra, 09/07/2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7519 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle Limanlar Kanunu'na eklenen ek 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Türkiye deniz yetki alanlarında, suyollarında ve içsularda verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülür. Bakanlık bu hizmetleri, bu maddede belirtilen usul ve esaslar dâhilinde gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilir veya devredebilir."; 4. fıkrasında, "Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerin, kılavuzluk ve römorkörcülük ile bunlarla bağlantılı palamar ve yer değiştirme gibi hizmetlerden elde ettiği gelirlerden oluşan aylık gayrisafi hasılattan, … oranında pay alınır. … Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti verenlerin, verdikleri hizmetten Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret almaları veya ücret almamaları hâlinde dahi ödeyecekleri pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir." hükmü yer almaktadır. Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idarenin, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek; ayrıca kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan alınacak pay hususlarında düzenleme yapabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. Kılavuzluk hizmeti, kılavuz kaptan tarafından bir geminin emniyetli bir şekilde limana veya suyollarına giriş veya çıkışını veya liman içinde ya da iç sularda emniyetli bir şekilde seyrini sağlamak amacıyla verilen danışmanlık hizmetini; römorkörcülük hizmeti ise, geminin manevralarına yardım sağlanarak limana, suyollarına emniyetli bir şekilde giriş veya çıkışını veya liman içinde, suyollarında ya da iç sularda emniyetli bir şekilde seyrini sağlamak amacıyla römorkör vasıtasıyla verilen hizmeti ifade etmekte olup; her iki hizmetin de amacı, denizde can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda aynı iskele veya rıhtım üzerindeki yer değişiklikleri hariç ordino (gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesi) ile yapılan rıhtımlar ve iskeleler arasındaki tüm yer değişikliği işlemlerinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti alınması gerektiği açıktır. İşlem tarihi itibariyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’si Bakanlık Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının gelirleri arasında sayılmıştır. Buna göre, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk ve/veya römorkörcülük kuruluşunun, 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya hiç ücret almaması, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermediği anlamına gelmemekte olup, bu husus, kılavuzluk/römorkörcülük hizmeti alan gemi ile bu hizmeti veren kuruluş arasındaki özel hukuk ilişkisine ilişkin bulunmaktadır. Dolayısıyla, kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun ücret hakkından feragat etmesinin bu hizmete ilişkin kamu payını ortadan kaldırmayacağına ve bu durumda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine yönelik dava konusu işlemin, söz konusu kamu payının eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi nedeniyle kamunun zarara uğratılmasına sebebiyet verilmesinin engellenmesine yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığı sonucuna varıldığından, işlemde amaç unsuru yönüyle de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. Dava konusu işlemin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Limanlar Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda, yer değiştirme işlemlerine ilişkin kamu payının yatırılması hususunda liman tesisleri ile kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşları nezdinde oluşan tereddütlerin giderilmesi, yani mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulamaya yön verilmesi amacıyla yürürlüğe konulması karşısında, hukuki ve maddi gerekçelerinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir. İptali istenilen işlemin konusunu, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine ilişkin usul ve esaslar oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemin yalnızca Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesine yönelik olduğu, ordino düzenlenmeden gerçekleştirilen yer değiştirme işlemlerinin sisteme girilmesi veya kamu payının tahsil edilmesi yolunda herhangi bir uygulama yapılmasının ise söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu düzenlemenin bir bütün olarak incelenmesinden; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Limanlar Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda hazırlandığı, hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyeti yürüten kamu kurumları ve özel teşekküllerin elde ettikleri gayrisafi hasılattan kamuya aktarmak zorunda oldukları pay, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 490. maddesi ve 618 sayılı Limanlar Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca, hizmetin verildiği ayı izleyen ayın on beşine kadar döner sermaye muhasebe birimi hesaplarına ödenir. Döner sermaye hesabına aktarılan meblağın yüzde ellisi, takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimine intikal ettirilir. Anılan mevzuat hükümleri uyarınca; hizmet sunan kuruluşların idarenin belirlediği tarifeden daha düşük bedel tahsil etmesi ya da hizmeti bedelsiz vermesi hallerinde dahi kamuya ödenecek hasılat payı resmi tarife üzerinden hesaplanarak tam olarak ödenir.

618 sayılı LİMANLAR KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
Ek Madde 1- (Ek: 4/7/2024-7519/2 md.) Türkiye deniz yetki alanlarında, suyollarında ve içsularda verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülür. Bakanlık bu hizmetleri, bu maddede belirtilen usul ve esaslar dâhilinde gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilir veya devredebilir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin kamu yararı ve sorumluluğu önceliğiyle, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi gözetilerek seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre emniyeti ve güvenliği odaklı olarak yürütülmesi esastır. Bu madde kapsamında gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan hizmetlerin mevzuata uygunluğu ve sürekliliği Bakanlık tarafından denetlenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetinin verilmesine ilişkin teknik gereklilikler, hizmet standartları, hizmeti verecek olan gerçek ve tüzel kişilere ilişkin şartlar, istisnalar, yasaklar ve yükümlülükler gibi usul ve esaslar ile bölgesel hizmet sahaları Bakanlık tarafından belirlenir. İstanbul ve/veya Çanakkale Boğazlarından geçiş esnasında verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının belirlediği usul ve esaslar dâhilinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür. Bu konuda gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri yetkilendirilemez veya hizmet alımı yapılamaz. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilen liman tesisleri ile 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında işletme hakkı devri/verilmesi yöntemiyle özelleştirilen liman tesisleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında işletilen liman tesislerinin, sözleşmelerinde hüküm olması halinde sadece bu tesislere yönelik kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini verebilirler. Mevki ve mesafeler itibarıyla bölgesel hizmet sahaları veya herhangi bir liman tesisi kümelenmesi ile ilgisi ve irtibatı bulunmayan liman tesislerinin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri kazanılmış hak oluşturmayacak şekilde ilgili tesisler tarafından verilebilir. Bu fıkrada belirtilen liman tesisleri söz konusu hizmetleri, yönetmelikle belirlenen gereklilikler ile hizmet standartlarını sağlamak ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uymak koşulu ile Bakanlıkça düzenlenen izin kapsamında yürütür. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerin, kılavuzluk ve römorkörcülük ile bunlarla bağlantılı palamar ve yer değiştirme gibi hizmetlerden elde ettiği gelirlerden oluşan aylık gayrisafi hasılattan, Aliağa, Ambarlı, Gemlik, İskenderun, Kocaeli ve Mersin Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler için %30; Bandırma, Ceyhan, İzmir, Samsun, Tekirdağ, Tuzla ve Yalova Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler için %25; Antalya, Çanakkale, İstanbul, Karadeniz Ereğli ve Zonguldak Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler ile Karabiga ve Taşucu Liman Başkanlıkları idari sahasındakiler için %20; diğer bölge liman başkanlıkları veya liman başkanlıkları idari sahasındakiler için %10; İstanbul ve/veya Çanakkale Boğazlarından geçiş bölgesi için %20 oranında pay alınır. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin verildiği deniz alanlarındaki deniz trafik yoğunluğu göz önünde bulundurularak aylık gayrisafi hasılattan alınan payları %40’a kadar artırmaya veya %5’e kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti verenlerin, verdikleri hizmetten Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret almaları veya ücret almamaları hâlinde dahi ödeyecekleri pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerce ödenecek pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın on beşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır. İkinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen yerler ile askeri tesisler dışında, sınırları ile hizmet koşulları yönetmelikle belirlenen bölgesel hizmet sahalarında verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, 4046 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen işletme hakkının verilmesi yöntemi kullanılarak ihale yoluyla gerçek veya tüzel kişilere yirmi yılı geçmemek üzere Bakanlık tarafından devredilebilir. Bu madde kapsamında yapılacak özelleştirme ihalesinde değer tespiti yapılmaz. Özelleştirme ihalesi, işletme hakkı verilmesi sözleşmesi için geçerli olacak kılavuzluk ve römorkörcülük ile bunlarla bağlantılı palamar ve yer değiştirme gibi hizmetlerden elde edilen gelirlerden oluşan aylık gayrisafi hasılattan verilecek pay oranının belirlenmesi amacıyla, 4046 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen pazarlık usulü uygulanmak suretiyle gerçekleştirilir. Pazarlık usulü, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri için dördüncü fıkra uyarınca ilgili bölgede uygulanan pay oranı üzerinden artırma yapılmak suretiyle gerçekleştirilir. Ancak Aliağa, Ambarlı, Ceyhan, Gemlik, İskenderun, Kocaeli ve Mersin Bölge Liman Başkanlıklarını kapsayan bölgesel hizmet sahalarında artırma yapmaya esas pay oranı kılavuzluk hizmetleri için %40’tır.Yeterliliği sağlayan bütün teklif sahiplerinin katılımı ile pazarlık görüşmesi yapılır ve pazarlık görüşmesine katılan bütün teklif sahiplerinin katılacağı açık artırma suretiyle ihale sonuçlandırılır. İhale, Bakanlık bünyesinde, Bakan tarafından belirlenen ve beş kişiden oluşan ihale komisyonu tarafından gerçekleştirilir. İhale komisyonu 4046 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre çalışır ve sekretaryasını Denizcilik Genel Müdürlüğü yürütür. Bu madde kapsamında yapılacak işletme hakkının verilmesi imtiyaz addolunmaz. Bir bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk hizmetleri ve römorkörcülük hizmetleri aynı kişilere ihale edilmez. Bu çerçevede imzalanan sözleşmeler özel hukuk hükümlerine tabidir. İhale aşamasında 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun ceza ve yasaklama hükümleri, sözleşmenin uygulanması aşamasında 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun ceza, yasaklama ve sözleşmenin feshi hükümleri uygulanır. Bakanlık, herhangi bir bölgesel hizmet sahasında veya liman tesisinde, kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetlerinin yürütülmesine yönelik talep olmaması, bu hizmetleri yürüten gerçek veya tüzel kişilerin sunduğu hizmetin süresinden önce herhangi bir nedenle sona ermesi veya iptal edilmesi yahut mücbir sebep durumunun gerçekleşmesi halinde geçici olarak yeterli hizmet verebilecek şartları haiz mevcut kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti veren gerçek veya tüzel kişileri, kamu yararı amacıyla sınırlı olmak üzere, kapasite ve coğrafi yakınlık gibi hususları gözeterek makul bir süre için görevlendirebilir veya bu hizmetleri kendisi verebilir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenlerin Bakanlıkça belirlenen şartları sağlayamamaları veya kaybetmeleri ve verilen süre içerisinde şartları yerine getirememeleri halinde ilgili sahada hizmet vermesine izin verilmez. Bu maddede belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere Bakanlık veya ilgili liman başkanlığı tarafından ihlalin niteliğine göre yüz bin Türk Lirasından iki milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. İdari para cezalarının uygulanması, ilgili döneme ait payların ödenmesine ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Danıştay 10. Dairesinin E. 2021/6361, K. 2025/1760 sayılı kararında; ordino tanzim edilerek gerçekleştirilen yer değiştirme hareketlerinde hizmet sunucusunun ücretten feragat etmesinin ya da bedelsiz işlem yapmasının kamu payı yükümlülüğünü kaldırmayacağı vurgulanmıştır. Kararda, hizmet sağlayıcı ile gemi ilgilisi arasındaki ücret feragatinin tarafların iç hukuki ilişkisini ilgilendirdiği, idarenin kamu payını tarife üzerinden tahsil etmeye devam etmesinin kamu zararını önleme ve kamu yararını sağlama amacına dayandığı belirtilmiştir. Ayrıca ordino düzenlenerek yapılan operasyonlarda ücretsiz hizmet verilse bile kamu payının tarife esas alınarak tahsilini öngören genel idari işlemin, ilgililerin hukukunu etkileyen, kesin ve yürütülmesi zorunlu, ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Düzenleyici İşlemlerin Yürürlükten Kalkması ve Yargısal Denetim

Kıyı tesislerindeki operasyonel kalemler ile hizmet bedellerine ilişkin kurallar idari düzenlemelerdeki değişikliklere bağlı olarak güncellenebilmektedir. Bu çerçevede, tesislerde sunulan hizmet kalemleri ile bunların taban ve tavan ücretlerini tespit eden önceki tebliğ düzenlemesi, 11 Aralık 2020 tarih ve 31331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğin 9. maddesi vasıtasıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/3569, K. 2022/4791Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/3569 E.  ,  2022/4791 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3569 Karar No : 2022/4791 DAVACI : … A.Ş. VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. … DAVANIN_KONUSU : 16/05/2020 tarih ve 31129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Verilen Hizmet Kalemleri ile Bu Hizmet Kalemlerinin Taban ve Tavan Ücretlerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 2007 yılında Mersin Limanının işletme hakkının 36 yıllığına devralındığı, idarenin önce Kılavuzluk Ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği ile imtiyaz hakkını ihlal ettiği, bunlara karşı davalar açıldığı, İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiği, buna rağmen yeni Yönetmelik çıkarıldığı, ona karşı da dava açtığı, şimdi ise tebliğ ile haklarının kısıtlandığı, imtiyaz sözleşmesinde hizmetler için ücret tarifesini rekabetçi anlayışla belirleme yetkisinin olduğu, ihale şartnamesinde de bu hususun yer aldığı, Tebliğ ile imtiyaz sözleşmesine göre hizmet sunma hakkının kısıtlandığı ve tarife belirleme yetkisinin de elinden alındığı, imtiyaz sözleşmesi ile tanınan hakların kamusal nitelikli subjektif haklar olduğu, idarenin onaylamadığı imtiyaz sözleşmesinde olan hizmetlerin sunulamayacağı, Tebliğ'de imtiyaz hakkı olan işletmelerin muaf olacakları yönünde bir hüküm bulunmadığı, 1,35 milyar dolar yatırım yapılmasına rağmen tarife belirleyemediği, ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınmadığı, Tebliğin usule ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Tebliğin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesince verilen görev uyarınca tüm limanlarda standart bir hizmet sınıfı oluşturmak, limanlar arası rekabeti bozucu unsurları ortadan kaldırmak, hizmet tarifelerinin şeffaf ve karşılaştırılabilir olmasını sağlamak için yürürlüğe konulduğu, Tebliğ ile herhangi bir ücret tarifesi belirlenmediği, Tebliğ hükümlerinin davacının imtiyaz sözleşmesi ile elde ettiği kazanımlarına herhangi bir kısıtlama getirmediği, yalnızca hizmet kalemlerinin sınırlandırıldığı, hizmetlerden alınacak ücretlerin serbest piyasa koşullarına bırakıldığı, idarenin 6. madde gereği tarife de yayımlayabileceği, ancak denizcilik idaresi olarak bu alanda tarife ortaya koymanın her durumda gerekli ve verimli bir araç olmadığının bilindiği, Tebliğ ile sadece hizmet kalemlerinin belirlendiği, kıyı tesislerinin uygulayacakları hizmet tarifesini kendilerinin belirleyeceği, idarenin rekabeti engelleyici, dış ticareti olumsuz etkileyebilecek limanlar tarafından belirlenen hizmet kalemleri ile ilgili ücret belirleme yetkisini saklı tuttuğu, hizmet kalemleri listesine ekleme ve çıkarma yapılabildiği sadece idarenin onayına sunulacağı, davacının işletme hakkına, tarife belirleme yetkilerine bir müdahale söz konusu olmadığı, Tebliğin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :.Dava konusu Tebliğin, 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Gemilere Verilen Hizmetlere İlişkin Tebliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca 16/05/2020 tarih ve 31129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Verilen Hizmet Kalemleri ile Bu Hizmet Kalemlerinin Taban ve Tavan Ücretlerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğin iptali istemiyle açılmıştır. 11/12/2020 tarihli ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yayımlanan "Kıyı Tesislerinde Gemilere Verilen Hizmetlere İlişkin Tebliğ"in 9. maddesi ile dava konusu edilen ve iptali istenilen Tebliğin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiş olduğundan, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesinin uygun olacığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bakılan dava, 16/05/2020 tarih ve 31129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Verilen Hizmet Kalemleri ile Bu Hizmet Kalemlerinin Taban ve Tavan Ücretlerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava konusu Tebliğ, 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Gemilere Verilen Hizmetlere İlişkin Tebliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, iptali istenen Tebliğ yürürlükten kaldırılmış olduğundan, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yürürlükten kaldırılan bir düzenleyici işlemin iptali talebiyle ikame edilen idari davalarda, Danıştay 10. Dairesinin E. 2020/3569, K. 2022/4791 sayılı kararında da belirtildiği üzere, dava konusu kuralın hukuk aleminde varlığını yitirmesi sebebiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmaktadır.

Danıştay 10. Dairesinin E. 2020/4357, K. 2022/4792 sayılı kararında; iptali talep edilen düzenleyici işlemin yürürlükten kalkması sebebiyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığı hallerde, usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede yürütülmesi ilkeleri gözetilerek duruşma yapılmasına gerek görülmeyebileceği ifade edilmiştir. Kararda ayrıca, davanın esası incelenemediğinden davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasına konu kuralın davada uygulanacak hüküm niteliği taşımadığı ve bu sebeple Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunulmasına olanak kalmadığı sonucuna varılmıştır.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/4357, K. 2022/4792Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/4357 E.  ,  2022/4792 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4357 Karar No : 2022/4792 DAVACI : … Uluslararası Liman İşl. A.Ş. VEKİLİ : Av. … DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. … DAVANIN_KONUSU : 1-16/05/2020 tarih ve 31129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Verilen Hizmet Kalemleri ile Bu Hizmet Kalemlerinin Taban ve Tavan Ücretlerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğin iptali, 2- Dava konusu Tebliğin dayanağını teşkil eden 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 478. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 30/12/2011 tarihli imtiyaz sözleşmesi ile İskenderun Limanının işletme hakkını 36 yıl süre ile devraldığı, dava konusu Tebliğ ile kazanılmış hak olan işletme hakkı ve ücret tarifesi belirleme hakkının ihlal edildiği, işletme sözleşmesi 4. maddesinde işletme hakkı, limanda karma kullanımlı limanlarda olağan olarak sağlanan veya uluslararası limanlarda verilen hizmet ve faaliyetler arasında yer alan her türlü hizmeti sunma hakkı olarak tanımlandığı, sözleşmenin 9.16.1 maddesinde işleticinin vereceği hizmetlere ilişkin ücretleri rekabetçi bir anlayışla belirleyeceği, sadece ilk 3 yıl için bir üst sınır olduğu, fahiş fiyatlandırmadan kaçınacağı şeklinde düzenleme olduğu, ihale şartnamesi 25. maddesinde de işleticinin ücret tarifelerini serbestçe belirleyeceğinin belirtildiği, Tebliğde ise kıyı tesislerinde verilen hizmetler için taban ve tavan ücret belirlendiği, hizmet kalemleri listesini idarenin onaylaması gerektiği, uymayanlara idari para cezası verilmesinin öngörüldüğü, imtiyaz sözleşmesi ile devraldığı hizmeti sunmak için idarenin onayı gerektiği, onaylamaz ise sunamayacağı, bu yönüyle imtiyaz hakkının ihlal edildiği, ihalede teklif verirken tarifeyi serbestçe belirleyecek olmasını göz önünde bulundurarak teklif verdiği, Tebliğin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayandığı, ancak Anayasa 47. maddesi gereği kanuna dayanarak yapılması gerektiği, mülkiyet hakkının sınırlandırılmasının kanunla yapılması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin bir kararında imtiyaz hakkının da mülkiyet hakkı kapsamında olduğunu belirttiği, sözleşme hürriyeti ve teşebbüs hürriyetine aykırı olduğu, bu temel hak ve özgürlüklerin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Tebliğin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesince verilen görev uyarınca tüm limanlarda standart bir hizmet sınıfı oluşturmak, limanlar arası rekabeti bozucu unsurları ortadan kaldırmak, hizmet tarifelerinin şeffaf ve karşılaştırılabilir olmasını sağlamak için yürürlüğe konulduğu, Tebliğ ile herhangi bir ücret tarifesi belirlenmediği, Tebliğ hükümlerinin davacının imtiyaz sözleşmesi ile elde ettiği kazanımlarına herhangi bir kısıtlama getirmediği, yalnızca hizmet kalemlerinin sınırlandırıldığı, hizmetlerden alınacak ücretlerin serbest piyasa koşullarına bırakıldığı, idarenin 6. madde gereği tarife de yayımlayabileceği, ancak denizcilik idaresi olarak bu alanda tarife ortaya koymanın her durumda gerekli ve verimli bir araç olmadığının bilindiği, Tebliğ ile sadece hizmet kalemlerinin belirlendiği, kıyı tesislerinin uygulayacakları hizmet tarifesini kendilerinin belirleyeceği, İdarenin rekabeti engelleyici, dış ticareti olumsuz etkileyebilecek limanlar tarafından belirlenen hizmet kalemleri ile ilgili ücret belirleme yetkisini saklı tuttuğu, hizmet kalemleri listesine ekleme ve çıkarma yapılabildiği sadece idarenin onayına sunulacağı, davacının işletme hakkına, tarife belirleme yetkilerine bir müdahale söz konusu olmadığı, Cumhurbaşkanının yürütmeyle ilgili konularda ilk elden kararname çıkarma yetkisinin Anayasa ile verildiği, Kanuna dayanma zorunluluğu bulunmadığı, Tebliğin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :.Dava konusu Tebliğin, 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Gemilere Verilen Hizmetlere İlişkin Tebliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bakılan dava, 16/05/2020 tarih ve 31129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Verilen Hizmet Kalemleri ile Bu Hizmet Kalemlerinin Taban ve Tavan Ücretlerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğin iptali ve dava konusu Tebliğin dayanağını teşkil eden 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 478. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava Konusu Tebliğin İncelenmesi: Dava konusu Tebliğ, 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kıyı Tesislerinde Gemilere Verilen Hizmetlere İlişkin Tebliğin 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, iptali istenen Tebliğ yürürlükten kaldırılmış olduğundan, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Tebliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. (Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararı da bu yöndedir.) Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi: Davacı tarafından; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 478. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Dava konusu Tebliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davanın esası incelenemediğinden, davacı tarafından Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün davaya uygulanması söz konusu olmayıp, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Onaylı hizmet listesinde bulunmayan bir hizmet için ücret talep edilebilir mi?

Kıyı tesisi ilgilileri ve hizmet sağlayan kuruluşlar, idarece onaylanan listede sayılanlar haricindeki işlemler için ücret alamaz. İş sahibi veya kamu kurumunun talebiyle verilmesi gereken bir hizmet ancak liman başkanlığının resmi onay yazısıyla tek seferlik sunulabilir ve hizmetin verilmesinden itibaren bir hafta içinde listede değişiklik talebinde bulunulması gerekir.

Kıyı tesisleri hizmet ücretlerinde serbestçe değişiklik yapabilir mi?

İlgili mevzuatta aksine bir hüküm yer almadığı müddetçe, kıyı tesisleri idarece onaylanmış hizmet kalemlerinin ücretlerini idarenin belirlediği taban ve tavan sınırlara riayet etmek şartıyla ilave bir onay almaksızın değiştirebilir.

Ücretsiz sağlanan kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinde kamu payı ödenir mi?

Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenlerin ilgili tarifeden indirim yapması veya hiç ücret almaması kamu payı ödeme mükellefiyetini kaldırmaz; Limanlar Kanunu Ek 1. maddesi uyarınca ödenecek kamu payı resmi tarife esas alınarak hesaplanır.

Liman içi yer değiştirmelerde ordino belgesi alınması şart mıdır?

Aynı rıhtım veya iskele üzerinde kaydırma suretiyle yapılan işlemler haricinde, farklı rıhtımlar ve iskeleler arasındaki tüm yer değiştirme operasyonları liman başkanlığınca tanzim edilecek ordino ile icra edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu