Uluslararası ticari tahkim yargılamalarında hakemlerce verilen kararların yabancı bir ülkede hüküm ve sonuç doğurabilmesi tanıma ve tenfiz mekanizmalarına bağlıdır. Bu süreç, Türkiye'nin taraf olduğu New York Sözleşmesi ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Tanıma, yabancı hakem kararına dayanılarak kesin hüküm itirazında bulunulmasını ve kararın kesin delil olarak kullanılabilmesini sağlar. 5718 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca yabancı hakem kararlarının tanınması da tenfizine ilişkin hükümlere tabidir. Tanıma şartları ise New York Sözleşmesi'nin 5. maddesinde ve 5718 sayılı Kanun'un 62. maddesinde sınırlı sayıda düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3469, K. 2019/4259Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 63Kaynağı aç
Kısmi Karar ile Ara Karar Arasındaki Niteliksel Ayrım
Tahkim yargılamasında nihai karardan önce hakemlerce verilen bir kararın hukuki niteliği belirlenirken karara verilen addan ziyade, muhakeme sürerken belirli bir konunun hükme bağlanıp bağlanmadığı esas alınır. Yargılama devam ederken usule ilişkin adımları düzenleyen veya geçici tedbir mahiyetinde tesis edilen ve uyuşmazlığın esasını çözmeyen kararlar ara karar niteliğindedir. Buna karşılık kısmi kararlar, uyuşmazlığın bağımsız ve ayrılabilir bir bölümünü kesin biçimde hükme bağlamaktadır. Kısmi veya hukuki koruma içerikli kararlar belirli bir zaman dilimi ile sınırlı olsa dahi, konusu olan mesele yönünden nihai hüküm içerir ve uyuşmazlık konusu bakımından nihai nitelik taşır.
Yargılamanın Devam Etmesi ve İcra Edilebilirlik
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 14/a maddesi uyarınca, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça hakemlerin kısmi karar verme yetkisi bulunmaktadır. Kısmi hakem kararının ilişkin olduğu meselenin bağımsız olması ve kararın hüküm formunda düzenlenmesi halinde, 4686 sayılı Kanun'un 15/B maddesi uyarınca icra kabiliyeti kazanması mümkündür. Kısmi kararın hükme bağlanan yönünün ayrılabilir ve bağımsız bir mesele olması, kararın nihai kabul edilmesi için yeterlidir. Karar verildikten sonra tahkim yargılamasının diğer talepler yönünden devam etmesi, uyuşmazlığın bütünüyle sonuçlandırılmasının ve tahkimin sona ermesinin beklenmesini zorunlu kılmaz; dolayısıyla yargılamanın sürmesi kısmi kararın icra edilebilirliğini ve tanınabilirliğini ortadan kaldırmaz.
Tanımada Bağlayıcılık Ölçütü ve Kesinleşme Şartı
New York Sözleşmesi'nin 5. maddesi (m. V.1(e)) ve 5718 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde kararın taraflar için bağlayıcı olması şartı aranmaktadır. Sözleşme sisteminde belirleyici olan husus kararın nihai olmasından ziyade taraflar bakımından bağlayıcılık kazanmış olmasıdır. Türk hukukunda geçmişte uygulanan şekli kesinleşme ölçütü, New York Sözleşmesi çerçevesinde bağlayıcılık kriteri doğrultusunda değerlendirilmelidir. Hakem kararının tabi olduğu tahkim kuralları uyarınca bağlayıcı kabul edilmesi ve yetkili tahkim kurumunun yazısıyla bu durumun teyit edilmesi halinde kısmi karar verildiği anda bağlayıcı nitelik kazanır.
Bölge Adliye Mahkemesi, 5718 sayılı Kanun'un 60. maddesi uyarınca hakem kararlarının tanınması için kesinleşmiş veya bağlayıcı olması gerektiğini belirterek, kesinleşme şerhi taşımayan ve icra kabiliyeti bulunmayan yetki ara kararının tanınamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/3469 Esas ve 2019/4259 Karar sayılı ilamında; hakem heyetinin yetkili olduğuna ilişkin verdiği kısmi kararın uyuşmazlığın ayrılabilir bir parçası hakkında nihai nitelik taşıdığı, verildiği anda kesin ve bağlayıcı olduğu, New York Sözleşmesi'nin 5. maddesi uyarınca tanıma şartlarının oluştuğu vurgulanarak ilk derece ve istinaf ret kararları bozulmuştur.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 60Kaynağı aç
Tanıma Davasında Hukuki Yarar ve Kesin Hüküm Etkisi
Kısmi hakem kararlarının tanınması talebinde davacının hukuki yararı geniş yorumlanmalıdır. Uyuşmazlığın bağımsız bir bölümünü kesin olarak çözen kısmi kararın Türkiye'de tanınması; gelecekte ortaya çıkabilecek icra ve tenfiz süreçlerinde tarafa hukuki koruma temin eder ve kararın kesin hüküm ile kesin delil etkisinden yararlanılmasına imkân sağlar. Bu nedenle bağımsız bir uyuşmazlık yönünü kesin olarak karara bağlayan ve bağlayıcılık niteliğini haiz olan kısmi kararlar yönünden hukuki yararın bulunduğu kabul edilerek tanıma kararı verilmelidir.
Kısmi hakem kararının tanınması için tahkim yargılamasının tamamen sonuçlanması zorunlu mudur?
Hayır, uyuşmazlığın bağımsız ve ayrılabilir bir bölümünü kesin olarak çözen kısmi hakem kararlarının tanınabilmesi için tahkim yargılamasının tamamen bitmesi veya tahkimin sona ermesi şart değildir.
Kısmi hakem kararının tanınmasında bağlayıcılık nasıl belirlenir?
New York Sözleşmesi m. V.1(e) uyarınca kararın taraflar için bağlayıcı olması esastır; tahkim kurallarında kararın bağlayıcı sayılması ve yetkili tahkim kurumunca bu hususun teyit edilmesi durumunda karar verildiği anda bağlayıcılık kazanır.
Kısmi hakem kararının tanınmasında davacının hukuki yararı hangi esasa göre değerlendirilir?
Kısmi kararın tanınması ilerideki icra ve tenfiz süreçlerinde koruma sağladığından ve kesin hüküm ile kesin delil gücü bahşettiğinden tanıma talebinde hukuki yarar geniş yorumlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

