Kısıtlılık Kararının Kaldırılması ve Sona Erme Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Kısıtlılık Kararının Kaldırılması ve Sona Erme Şartları

Kısıtlılığın sona ermesi, kısıtlamayı doğuran sebebe göre ayrı değerlendirilir. Özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet yüzünden kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayet, hapis hâli hukuka uygun biçimde bittiğinde kendiliğinden ortadan kalkar. Hapis hâli sürdüğü sırada vesayet, Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde gösterilen şartlar varsa sona erdirilebilir. Bu ifade, ileri sürülen her istemde vesayetin sona ereceği anlamına gelmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 471Kaynağı aç
Madde 471- (Değişik:2/3/2024-7499/8 md.) Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir: 1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması, 2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması. C. Diğer kısıtlılarda I. Kaldırılması

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama

Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi, akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı bulunan her ergini üç durumdan biri gerçekleştiğinde kısıtlar. Bu durumlar, kişinin işlerini görememesi, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyması ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmasıdır. Madde bu durumları birlikte aramaz; sayılanlardan birinin varlığı yeterlidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 405Kaynağı aç
Madde 405- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

Görevini yerine getirirken bir kişinin vesayet altına alınmasını gerektiren durumu öğrenen idarî makam, noter ve mahkeme, bunu gecikmeden yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Yükümlülük, böyle bir durumun görev sırasında öğrenilmesine bağlıdır. Bildirim, kurulmuş bir kısıtlılık kararının kaldırılması usulünü düzenlemez.

Savurganlık, bağımlılık ve malvarlığının kötü yönetimi

Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi; savurganlık, alkol ya da uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığının kötü yönetilmesi yüzünden kendisini ya da ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratan ergine ilişkindir. Kısıtlama için bu tehlikenin yanında, kişinin bu nedenle sürekli korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi de aranır. Hüküm bu sebeplerle kısıtlamanın kurulmasını düzenler; aynı kesitte kısıtlılığın hangi şartla kaldırılacağı gösterilmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 406Kaynağı aç
Madde 406- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Kişinin istemiyle kısıtlanması

Türk Medeni Kanunu’nun 408. maddesine göre, yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kısıtlanmasını isteyebilir. Burada sonuç, kişinin kendi istemine ve bu yönetememe hâlini ispat etmesine bağlıdır. Maddenin bu kesidi, kurulmuş kısıtlılığın nasıl kaldırılacağını düzenlemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 408Kaynağı aç
Madde 408- Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.[26] C. Usul I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

Hapis cezasının infazı sırasında kısıtlama veya kayyım

Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesine göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Hüküm, istek üzerine doğabilecek sonucu bu iki yoldan biriyle düzenler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Madde 407- (Değişik:2/3/2024-7499/5 md.) Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır. IV. İstek üzerine

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasını çekmek üzere ceza infaz kurumunda bulunan ergin, istemese de kısıtlanabilir. Bunun için kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi şarttır. Madde “kısıtlanabilir” dediğinden, bu süre eşiğini aşan her erginin kısıtlanacağı sonucu çıkmaz.

Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı, 407. maddeye ilişkin kararını vermeden önce hükümlüyü dinler. Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu maddeye de uygulanır; hangi hükümlerin uygun düşeceği kesitte tek tek sayılmaz.

Ceza nedeniyle vesayetin kendiliğinden kalkması

Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesine göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâli hukuka uygun şekilde sona erdiğinde kendiliğinden ortadan kalkar. Bu sonuç, metindeki ceza sebebine ve hapis hâlinin hukuka uygun biçimde bitmesine bağlıdır. Hüküm, başka bir sebeple kurulmuş her kısıtlılığın cezanın bitmesiyle kalkacağını söylemez.

Hapis hâli sürerken vesayetin sona erdirilmesi

Hapis hâli devam ederken vesayet sona erdirilebilir. Toplam beş yıldan az hapis cezasının infazına bağlı kısıtlama kararlarında bunun için kişinin istemi aranır. İstem, vesayetin kendiliğinden kalkması sonucu olarak değil, sona erdirilebilmenin şartı olarak düzenlenmiştir.

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı kısıtlama kararlarında vesayet, kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması hâlinde sona erdirilebilir. Düzenleme, anılan şartlar gerçekleştiğinde vesayetin sona erdirilebilmesi imkânını hükme bağlamaktadır.

Vasinin görev süresi ile kısıtlılık süresi

Türk Medeni Kanunu’nun 456. maddesine göre vasi kural olarak iki yıllık süreyle atanır. Vesayet makamı bu süreyi her seferinde ikişer yıl daha uzatabilir. Dört yıl dolduğunda vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Hüküm vasinin görev süresini ve kaçınma hakkını düzenler; iki veya dört yılın dolmasını kısıtlılık kararının kalkması olarak tanımlamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 456Kaynağı aç
Madde 456- Vasi, kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. E. Vasinin ücreti

Sık sorulan sorular

Hapis hâli hukuka uygun bitince ceza nedeniyle vesayet kalkar mı?

Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet yüzünden kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâli hukuka uygun biçimde bittiğinde kendiliğinden ortadan kalkar. Bu sonuç, Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesindeki bu sebeple sınırlıdır.

Beş yıldan kısa hapiste kısıtlama istek olmadan yapılır mı?

Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. İstek olmasa da kısıtlanabilme, toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapiste ve koruma bakımından gerekli görülürse mümkündür.

Hapis sürerken istem vesayeti sona erdirir mi?

Hapis hâli devam ederken vesayet kanunda belirtilen şartların varlığı hâlinde sona erdirilebilir. Toplam beş yıldan az hapis cezasına bağlı kısıtlamada kişinin isteminin bulunması gerekir. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı kısıtlamalarda ise vesayetin sona erdirilebilmesi için kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması aranır.

Vasinin iki yıllık süresi kısıtlılığı sona erdirir mi?

Vasi kural olarak iki yıl için atanır ve bu süre her defasında ikişer yıl uzatılabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Bu süreler vasinin görevine ilişkindir; kısıtlılık kararının kendiliğinden kalkacağı biçiminde düzenlenmemiştir.

Akıl hastalığı nedeniyle hangi ergin kısıtlanır?

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunup bakılması için sürekli yardıma ihtiyaç duyan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Bu, Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesindeki kısıtlama sebebidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu