Kiracının Eve Verdiği Zararda Sorumluluk Sınırı

by Avukat Erdal Ersoy
Kiracının Eve Verdiği Zararda Sorumluluk Sınırı

Kiracı, eve verdiği her hasarın kendiliğinden tamamından sorumlu değildir. Kiralananı sözleşmeye uygun biçimde özenle kullanmak ve taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Sözleşme sonunda kiralananı teslim aldığı durumda geri verir. Sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmaz. Sorumluluk, sözleşmeye aykırı veya kötü kullanımdan doğan zarar ve hasar bakımından değerlendirilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. III. Temizlik ve bakım giderlerini ödeme borcu
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 334Kaynağı aç
MADDE 334- Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. II. Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme

Özenle kullanma ve saygı borcu

Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi kiracıya iki yükümlülük yükler. Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanır. Ayrıca kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişilere ve komşulara gerekli saygıyı gösterir.

Özen borcu, kiralananın kullanım boyunca hiç değişmeden kalması anlamına gelmez. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanma nedeniyle oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Sorumluluğun bu yönden kalkması, kullanımın sözleşmeye uygun olmasına bağlıdır. Boya giderinde de hasarın tamamının kendiliğinden kiracıya ait olduğu kabul edilmez; hasarın niteliği ve kira süresi değerlendirilir.

Konut ve çatılı işyerinde yazılı ihtar

Konut ve çatılı işyeri kirasında 316. maddedeki yükümlülüğe aykırılıkta kiraya veren yazılı ihtarda bulunur. Bu ihtarda kiracıya en az otuz gün süre verilir. İhtarda, aykırılığın giderilmesi ve giderilmemesi hâlinde sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Süre verme ile fesih uyarısı aynı yazılı ihtarın içeriğidir. Bu usul konut ve çatılı işyeri kirasına özgüdür.

Aynı maddede sayılan ağır hâllerde otuz günlük süre beklenmez. Kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya aykırılığın kiraya veren, aynı taşınmazda oturan kişiler ya da komşular bakımından çekilmez olması bu hâllerdendir. Bu durumlarda kiraya veren yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Her hasar bu hâllerden biri değildir.

Konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralar

Konut ve çatılı işyeri dışındaki kira ilişkilerinde kiraya veren, kiracıya önceden ihtar yapmaksızın yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Bu yol, konut ve çatılı işyeri kirasına uygulanmaz.

Teslim, olağan eskime ve ek tazminat

Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesine göre kiracı, kiralananı hangi durumda teslim aldıysa kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Bu iade borcu, kullanım sırasında oluşan her değişikliğin kiracıya yüklenmesi sonucunu doğurmaz. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararların giderilmesi ile bunun dışında önceden kararlaştırılan ek tazminat ayrıdır. Kiracının, sözleşme sona erdiğinde aykırı kullanımdan doğacak zararları gidermenin yanında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Geçersizlik, aykırı kullanımdan doğan zararın giderilmesini kapsamaz.

Olağan kullanım için gerekli temizlik ve bakım giderleri ayrı bir borçtur. Türk Borçlar Kanunu’nun 317. maddesine göre kiracı bu giderleri öder. Bu konuda yerel âdete de bakılır. Olağan temizlik ve bakım gideri, kötü kullanımdan doğan hasarın tazminiyle aynı borç değildir. Madde, giderlerin hangi işlerden oluştuğunu ayrıca sıralamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 317Kaynağı aç
MADDE 317- Kiracı, kiralananın olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderlerini ödemekle yükümlüdür. Bu konuda yerel âdete de bakılır. IV. Ayıpları kiraya verene bildirme borcu

Geri verme sırasında gözden geçirme

Türk Borçlar Kanunu’nun 335. maddesi uyarınca kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirir. Kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları kiracıya hemen yazılı bildirir. Bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Bu sonuç, olağan incelemeyle belirlenebilecek eksiklikler ve ayıplar bakımından düzenlenmiştir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 335Kaynağı aç
MADDE 335- Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. H. Kiraya verenin hapis hakkı I. Konusu

Teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyen eksiklik ve ayıplarda kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren bu eksiklik veya ayıbı belirlediğinde kiracıya hemen yazılı bildirimde bulunur.

Zararın varlığını ve zararın kiracının sorumlu olduğu bir kullanımdan kaynaklandığını ileri süren kiraya veren, iddiasını delillerle ortaya koyar.

Konut ve çatılı işyerinde güvence

Güvence borcu konut ve çatılı işyeri kirasına sözleşmeyle yüklenmişse tutar, üç aylık kira bedeliyle sınırlıdır. Bu üst sınır başka kira türlerine genişletilmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
MADDE 342- Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. E. Kira bedeli I. Genel olarak2

Para veya kıymetli evrak güvence olarak kararlaştırıldığında kiracı, parayı kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek biçimde vadeli tasarruf hesabına koyar. Kıymetli evrakı bankaya bırakır. Bankanın iadesi, her iki tarafın rızasına, icra takibinin kesinleşmesine ya da kesinleşmiş mahkeme kararına bağlıdır.

Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı bildirmezse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2015/7553 esas sayılı kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2015/7553 esas ve 2016/2595 karar sayılı kararında 316 ve 334. maddeleri birlikte değerlendirmiştir. Karara göre kiracı, 316. madde uyarınca kiralananı tam bir özenle kullanmak ve 334. madde uyarınca sözleşme sonunda aldığı hâl ile kiraya verene teslim etmekle yükümlüdür.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7553, K. 2016/2595Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2015/7553 E.  ,  2016/2595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira ilişkisinden kaynaklanan hor kullanma tazminatının ve tamir süresi için oluşacak kira kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında müvekkiline ait binanın davalı tarafından personel lojmanı olarak kullanılması için kiralanmasına dair 01.06.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinin sona erdiğini, davalının kiralananı boşalttığını ancak taşınmazı kötü kullanarak zarar verdiğini, bu durumun … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/44 D.İş sayılı dosyası kapsamında tazim edilen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından kötü kullanım nedeniyle kiralanan taşınmazda meydana gelen 14.501,10 TL hasar bedeli ile 30 günlük onarım süresince mahrum kalacağı 3.800,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise kiralanan ne şekilde teslim alındı ise aynı şekilde teslim edildiğini, kiralananın ilk kiralandığında ne durumda olduğunun belirsiz olduğunu, delil tespiti ile ilgili müvekkiline tebligat yapılmadığını, yapılan delil tespitine müdahale imkanının da ortadan kaldırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yargılama sırasında delil tespiti raporuna itirazında kiralanan taşınmazın 10 yıllık geçmişi bulunduğunu, demirbaşların kullanım ömürlerinin sonuna geldiğini, normal şartlarda rutubet nedeni ile binada tadilat ve tamirat yapılması gerekeceğini, bilirkişinin hasarlar son yıl oluşmuş gibi hesaplama yaptığını oysa yıllardır tamirat ve tadilatlarla idareten kullanıldığını, belirlenen bedelin de yüksek olduğunu beyan etmiş ve yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davalının tespit dosyası içeriğine itirazlarının esasa etki eder nitelikte bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile hor kullanımdan kaynaklanan hasar bedeli 14.501,10 TL ile tamir süresi olarak 30 günlük kira bedeli 3.441,67 TL olmak üzere toplam 17.942,77 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp, münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Taraflar arasında 01/06/2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede binada bulunan dokuz adet dairenin personel lojmanı olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Mahkemece, davacı kiralayanın talebi üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/44 D.İş sayılı sayılı delil tespiti dosyasında 18/07/2014 tarihinde, davalıya tebligat yapılmaksızın davalının yokluğunda yapılan delil tespiti üzerine hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, delil tespitinde hazırlanan bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmemiş, davalı yargılama sırasında bu bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. İtiraza uğrayan delil tespiti bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Bu sebeple gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle delil tespiti raporunda belirlenen hasar ve eksiklikler ile ilgili olarak davalının itirazları da gözönüne alınmak suretiyle, hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile de orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülerek, ayrıca tamir için geçecek süre de belirlenerek hüküm kurmaya yeterli, denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı karara göre kiracı, sözleşmeye uygun kullanmadan oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiracı, münhasıran kötü kullanımdan oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Daire, hor kullanım ile olağan kullanımdan doğan zarar ve hasarın ayrılmasını, kullanım süresiyle orantılı yıpranma payının hesaplanıp alacaktan düşülmesini ve tamir için geçecek sürenin belirlenmesini gerekli görmüştür. Bu çerçeve, somut olayda denetime elverişli bilirkişi raporuyla uygulanır. Karar, kötü kullanımın tanımını ayrıca vermez.

Kararda, delil tespiti davalının yokluğunda ve tebligat yapılmaksızın gerçekleştirilmiştir. Tespitte hazırlanan bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmemiş, davalı yargılama sırasında rapora itiraz etmiştir. Daire, itiraza uğrayan bu raporun hükme esas alınmasını doğru bulmamıştır. Hor kullanım ile olağan kullanım ayrımını, yıpranma payını ve tamir süresini gösteren denetime elverişli rapor alınmadan kurulan hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiğine karar vermiştir. Karar, tazminat miktarını yeniden belirlememiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 31.03.2016 tarihinde temyiz itirazlarını kabul ederek hükmün oybirliğiyle bozulmasına karar vermiştir. Bozma, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gözetilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca verilmiştir. Kararda karşı oy yoktur.

Sorumluluk değerlendirilirken birlikte ele alınacak hükümler

Hasarın kiracıya yüklenmesi için kullanımın sözleşmeye uygun olup olmadığı belirlenir. Sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulma 334. madde kapsamındadır. Kötü kullanımdan doğan zarar ve hasar kiracının sorumluluğu yönünden değerlendirilir. Konut ve çatılı işyerinde aykırılık, en az otuz gün süre veren ve aksi hâlde feshi bildiren yazılı ihtarla ele alınır. Kasten ağır zarar, sürenin yararsızlığı veya çekilmez aykırılık varsa yazılı bildirimle hemen fesih mümkündür.

Geri verme sırasında olağan incelemeyle belirlenebilecek eksiklik ve ayıplar hemen yazılı bildirilmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Olağan incelemeyle belirlenemeyen eksiklik ve ayıplarda sorumluluk devam eder ve kiraya veren bunları belirleyince hemen yazılı bildirir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kararlaştırılan güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Banka güvenceyi iki tarafın rızası, icra takibinin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla geri verir. Sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava ya da icra veya iflas takibi bankaya yazılı bildirilmezse banka, kiracının istemiyle güvenceyi geri verir.

Kiracı evdeki her hasarı ödemek zorunda mıdır?

Hayır. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiralananı teslim aldığı durumda sözleşme sonunda geri vermekle yükümlüdür. Sorumluluk, kötü kullanımdan doğan zarar ve hasar bakımından değerlendirilir.

Konut kirasında hasar nedeniyle sözleşme hemen feshedilebilir mi?

Her hasarda hemen fesih yoktur. Konut ve çatılı işyerinde kiraya veren, en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini ve aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı ihtarla bildirir. Kasten ağır zarar, sürenin yararsızlığı veya çekilmez aykırılık varsa yazılı bildirimle hemen fesih mümkündür.

Teslim sırasında bildirim yapılmazsa ne olur?

Kiraya veren, geri verme sırasında olağan incelemeyle belirlenebilecek eksiklik ve ayıpları hemen yazılı bildirmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Olağan incelemeyle belirlenemeyen eksiklik ve ayıpta kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren bunları belirlediğinde hemen yazılı bildirir.

Depozito üç aylık kiradan fazla olabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kararlaştırılan güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Para, kiraya verenin onayı olmadan çekilmemek üzere vadeli tasarruf hesabına yatırılır; kıymetli evrak bankaya depo edilir. Banka güvenceyi ancak tarafların rızası, icra takibinin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla geri verebilir.

Kiracı önceden ek tazminat ödemeyi kabul edebilir mi?

Hayır. Sözleşmeye aykırı kullanımdan doğacak zararların giderilmesi dışında başkaca bir tazminat ödeneceğine ilişkin önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir. Bu geçersizlik, aykırı kullanımdan doğan zararın giderilmesi borcunu ortadan kaldırmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu