Kiracı Tahliye Davası: Yasal Sebepler, Süreler ve Usul

by Avukat Erdal Ersoy
Kiracı Tahliye Davası: Yasal Sebepler, Süreler ve Usul

Tahliye Davası Nedir ve Hangi Mahkemede Görülür?

Kiracı tahliye davası, kiraya verenin kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının taşınmazı boşaltmasını talep ettiği dava türüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 uyarınca kira ilişkisinden doğan tahliye davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür; İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler bu genel kuralın dışında tutulmuştur. Tahliye davasının taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde açılacağı uygulamada benimsenen yaklaşımdır; yer yetki kuralını doğrudan düzenleyen mevzuat maddesi bu yazıda incelenen kapsamda yer almamaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

Kiraya Verenin Sözleşmeyi Sona Erdirebileceği Temel Kurallar

Türk Borçlar Kanunu, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya vereni güçlü güvencelere tabi tutmuştur. TBK m. 347 uyarınca kiraya veren, belirli süreli bir sözleşmede sürenin sona ermesini gerekçe göstererek sözleşmeye son veremez. Kiracı ise belirli süreli sözleşmenin bitimine en az on beş gün kala bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzar. Kiraya veren, bu uzamalar sonucunda oluşan on yıllık uzama süresinin tamamlanmasının ardından, izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir. 2. Bildirimin geçerliliği a. Şekil

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kural farklıdır: kiracı her zaman fesih bildiriminde bulunabilirken kiraya veren bu hakkı ancak kiranın başlangıcından itibaren on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle kullanabilir (TBK m. 347).

Tahliye Taahhüdüne Dayalı Fesih

Kiracı, kiralananın kendisine tesliminden sonra kiraya verene belli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmişse ve bu tarihe rağmen çıkmamışsa kiraya veren, taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra yoluna başvurarak veya dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 352/1). Kanun metninde taahhüdün kiralananın tesliminden sonra ve yazılı biçimde verilmesi gerektiği açıkça düzenlenmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir. 3. Dava süresinin uzaması

İki Haklı İhtara Dayalı Fesih

TBK m. 352/2 uyarınca kiraya veren, belirli koşulların oluşması hâlinde iki haklı ihtara dayanarak dava yoluna gidebilir. Bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde, kiracı bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtar yapılmışsa kiraya veren, kira süresinin ve ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir. Bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde ise kira süresi içinde yazılı iki haklı ihtar bu hakkı doğurur. Kiracının ihtarlardan sonra kira bedelini ödemiş olmasının ihtarların haklı sayılmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilmekle birlikte bu konuda Yargıtay içtihadının ayrıca değerlendirilmesi önem taşır.

Kiracının Aynı Belediye Sınırlarında Konutu Bulunması

TBK m. 352/3 uyarınca kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunduğu ve kiraya verenin sözleşme kurulurken bunu bilmediği hâllerde kiraya veren, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir.

Kiracının Kullanım Yükümlülüğüne Aykırılığı

Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun biçimde ve özenle kullanmak; taşınmazda oturan kişilere ve komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür (TBK m. 316). Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı bu yükümlülüğü ihlal ederse kiraya veren, en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar etmelidir. Öte yandan kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi, verilen sürenin yararsız kalacağının anlaşılması ya da kiracının davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular açısından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, önceden ihtar yapmaksızın yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir (TBK m. 316).

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. III. Temizlik ve bakım giderlerini ödeme borcu

Kiralananı Sonradan Edinen Kişinin Tahliye Hakkı

Taşınmazı sonradan satın alan veya başka yollarla edinen yeni malik, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa gereksinim sebebiyle tahliye davası açabilir. Bunun için yeni malikin edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi ve ardından altı ay sonra dava açması gerekir (TBK m. 351). Yeni malik dilerse bu hakkı, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. 2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Dava Açma Süresinin Uzaması

TBK m. 353 uyarınca kiraya veren, dava açmak için öngörülen süre dolmadan önce dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılır. Bu hükmün hangi fesih sebebi bakımından uygulanacağına ve uzamadan önce geçerli temel sürelerin tamamına bu madde kesitinden ulaşılamamaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. 4. Dava sebeplerinin sınırlılığı2

İlamsız İcra Yoluyla Tahliye

Kira bedelinin ödenmemesine dayanan tahliyede kiraya veren, dava açmak yerine ilamsız icra yolunu da tercih edebilir. İcra ve İflas Kanunu m. 269 uyarınca icra dairesi kiracıya bir ödeme emri gönderir; bu ödeme emri, kiracının borcunu yasal süre içinde ödemesi gerektiğini ve aksi hâlde tahliyenin istenebileceğini bildiren ihtarı içerir. Ödeme emrinin tebliği üzerine kiracı, itiraz sebeplerini yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK m. 269'da, Borçlar Kanunu'nun kiralayan lehine altı günlük mühletin sonunda akdi feshe izin verdiği hâllerde bu süre üç gündür. Kiracının itiraz etmesi durumunda alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını talep etmek zorundadır; bu süre içinde talepte bulunulmazsa aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluna başvurulamaz (İİK m. 269).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür. İtiraz etmemenin sonuçları:

İspat Yükü ve Yazılı Delil Zorunluluğu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200 uyarınca bir hakkın doğumu, düşürülmesi veya devri gibi hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde bu işlemlerin senetle ispat edilmesi zorunludur. Bu tutarın güncellenmesi söz konusu olabileceğinden yürürlükteki eşiğin ayrıca doğrulanması gerekir. Senetle ispat zorunluluğu kapsamındaki işlemlerde, karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın tanık dinlenemez (HMK m. 200/2). Bu durum tahliye davalarında pratik sonuçlar doğurabilir: yıllık kira bedeli söz konusu sınırı aşıyorsa kiracı, anahtar teslimi gibi hususları tanıkla ispat edemeyebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 200Kaynağı aç
MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Senede karşı tanıkla ispat yasağı

Tahliye Kararının İcrası

Mahkemenin tahliye kararının kesinleşmesinin ardından ilamlı icra yoluna başvurulabilir. Bu aşamada kiracıya icra dairesi aracılığıyla tahliye emri gönderilir; belirlenen sürede taşınmaz boşaltılmazsa zorla çıkarma işlemi uygulanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kiraya veren kira sözleşmesi süresi dolduğunda kiracıyı çıkarabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşme süresinin sona ermesini gerekçe göstererek sözleşmeye son veremez (TBK m. 347). Kiraya veren bu hakkı ancak on yıllık uzama süresinin tamamlanmasından sonra, izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla kazanır.

Kiracı tahliye taahhüdü vermişse ne olur?

Kiracı, kiralananın kendisine tesliminden sonra belli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmiş ve bu tarihe rağmen çıkmamışsa kiraya veren taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra yoluna başvurabilir ya da dava açabilir (TBK m. 352/1). Kanun metnine göre taahhüdün geçerli sayılabilmesi için kiralananın tesliminden sonra ve yazılı biçimde verilmiş olması gerekmektedir.

İki haklı ihtar yapıldıktan sonra tahliye davası ne zaman açılmalıdır?

Bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde, bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde yazılı iki haklı ihtar yapılmışsa dava, kira süresinin ve ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmalıdır (TBK m. 352/2). Bu bir aylık sürenin kaçırılması dava hakkını etkileyebileceğinden sürenin dikkatle takip edilmesi gerekir.

Taşınmazı sonradan satın alan kişi kiracıyı çıkarabilir mi?

Yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa tahliye davası açabilir. Bunun için edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunması ve ardından altı ay sonra dava açması gerekir (TBK m. 351). Dilerse sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde de dava açabilir.

Kiracı komşulara zarar veriyorsa kiraya veren ne yapabilir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini ve aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar etmelidir (TBK m. 316). Kiracının kiralanana kasten ağır zarar verdiği, verilen sürenin yararsız kalacağının anlaşıldığı ya da davranışın kiraya veren veya komşular açısından çekilmez olduğu durumlarda ise bu ihtar zorunluluğu aranmaz; kiraya veren yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Tahliye davası nereye açılır?

Kira ilişkisinden doğan tahliye davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 4). Yer yetki kuralını doğrudan düzenleyen mevzuat maddesi bu yazıda incelenen kapsamda yer almamaktadır.

İlamsız icra yolunda kiracının itiraz süresi ne kadardır?

Ödeme emrinin tebliği üzerine kiracı, itiraz sebeplerini yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK m. 269'da, Borçlar Kanunu'nun kiralayan lehine altı günlük mühletin sonunda akdi feshe izin verdiği hâllerde bu süre üç gündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu