Kira Tespit Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Tespit Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Kira Tespit Kararlarının Niteliği ve Kesinleşme Şartı

Kira tespit davaları sonucunda verilen kararlar, eda hükmü içermeyip kira bedelinin hangi tutarda olacağını belirleyen tespit niteliğinde hükümlerdir. Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 443/1. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanan 367/1. maddesi uyarınca kural olarak kanun yoluna başvurulması kararın icrasını durdurmaz ve kesinleşmemiş olması kararın yerine getirilmesini önlemez; ancak bu kuralın istisnaları yasalarda ve içtihatta yer almaktadır. Kira tespit ilamları eda hükmü içermediğinden kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar arasında kabul edilir. Bu doğrultuda kira tespit ilamları kesinleşmeden ilamlı icra takibine dayanak yapılamaz ve tespit edilen kira farkı alacağı için ilam kesinleşmeden doğrudan ilamlı takip başlatılamaz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2324, K. 2017/2564Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2015/2324 E.  ,  2017/2564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlular vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; vekil edenleri hakkında … 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2720 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, ilamın konusu kira sözleşmesinin geçerliliğinin tespiti ile tahliye istemine ilişkin olduğundan anılan ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek icra emrinin iptalini ve alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, takip dayanağı ilamın hüküm bölümünde kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitine karar verildiği, kira tespit ilamlarının kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlardan olduğu, kötüniyet tazmitanına ilişkin şartların ise oluşmadığı gerekçesiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, icra emrinin iptaline, kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Talep, İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK'nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK. 443/4 m.), Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK'nun 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar ( 2577 sayılı İYUK 28/1 ), Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15.07.2014 tarih 2014/280 Esas 2014/490 Karar ilamı, kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespiti ve tahliyeye ilişkin olup Mahkemenin gerekçesinde belirlenenin aksine bir kira tespit ilamı değildir. Bu itibarla ilam, yukarıda sayılanlar arasında yer almadığından takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez. O halde, Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İcra daireleri, kira tespit ilamına dayalı ilamlı takiplerde kesinleşme şerhi arar. İlamda kesinleşme şerhi bulunmaması halinde başlatılan takip, borçlunun başvuracağı şikâyet yoluyla iptal edilebilir niteliktedir.

Kira Uyarlama Davaları ve Fer'î Alacakların Durumu

Kira bedelinin uyarlanması istemiyle açılan davalarda verilen hükümler de kira tespit ilamlarıyla aynı hukuki rejime tabidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/9762 Esas, 2015/9466 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kira bedelinin uyarlanmasına ilişkin ilamlar kira tespit ilamı niteliğindedir ve belirli bir bedelin tespitini içerir. İlamın hüküm fıkrasında fazla yapılan ödemenin iadesine karar verilmiş olsa dahi, bu hüküm uyarlanan kira bedeline dayandığından kesinleşmeden takibe konulamaz; nitekim kira uyarlama kararları da kesinleşmeden icraya elverişli kabul edilmemektedir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/9762, K. 2015/9466Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2014/9762 E.  ,  2015/9466 K. "İçtihat Metni" İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkili aleyhine kira uyarlama ilamına dayalı olarak takip başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Talep, İİK. 41. maddesi yollamasıyla İİK. 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine Yasa'larda düzenlenmiştir. Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.), Mahkümiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ), Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde). İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1,) , Bu istisnai hükümlere göre, kira uyarlama konulu ilamın anılan maddeler karşısında kesinleşmeden takibe konulabilmesi olanaklı değildir. Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/403 Esas, 2013/397 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasında düzenlenen 11/06/2009 tarihli kira sözleşmesinin 1 nci yılı için aylık kira bedelinin 10.000,00 TL, 2 nci yıl için aylık kira bedelinin 10.763,94 TL olarak UYARLANMASINA, davacı tarafından fazla yapılan ödeme tutarı olan 29.443,94 TL 'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine " verildiği anlaşılmaktadır. Icra takibinin dayanağı kira bedelinin uyarlamasına ilişkin olup kira tespit ilamı niteliğindedir. Her ne kadar hüküm kısmının 1 nolu bendinde " davacı tarafından fazla yapılan ödeme tutarı olan 29.443,94 TL 'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine" denilmiş ise de anılan hüküm bir üst cümlede uyarlanan kira bedeline dayalı olup tıpkı kira tespit ilamlarında olduğu gibi belirli bir bedelin tespitini içermesi nedeniyle yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kesinleşmeden takibe konulması mümkün değildir. Bu durumda kira uyarlaması ilamı içeriğinde hükmolunan avukatlık ücreti, yargılama gideri ve Peşin harçta ilamın ferileri niteliğinde olduğundan ilam kesinleşmeden takip konusu yapılamazlar. O halde, Mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kira tespit ve uyarlama kararlarında hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri ve peşin harç gibi fer'î kalemler kararın esasına bağlıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/9762 Esas, 2015/9466 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, ilamın ferileri niteliğindeki avukatlık ücreti, yargılama gideri ve peşin harç alacakları da asıl ilam kesinleşmeden takip konusu yapılamaz. Kesinleşme gerçekleşmeden bu kalemlerin takibe konulması şikâyetle iptal riski doğurur.

Kesinleşme Aranmayan Kira İlamları: Geçerlilik ve Tahliye

Kira uyuşmazlıkları sonucunda verilen her ilam kesinleşme şartına tabi değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/2324 Esas, 2017/2564 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespiti ile tahliyeye ilişkin ilamlar, kira bedelinin belirlenmesine yönelik bir kira tespit ilamı sayılmaz. Bu tür ilamlar icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmeyen kararlar arasında yer aldığından, takibe konulmaları için kesinleşme şartı aranmaz.

Kesinleşmeden Başlatılan Takibe Karşı Şikâyet Usulü

Kesinleşmesi gereken bir ilama dayanılarak ilamlı icra takibi yapılması halinde borçlunun başvurması gereken hukuki yol şikâyettir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca Kanun'un ilamların icrasına ilişkin ikinci babında yer alan hükümlere aykırı olmayan diğer kanun hükümleri ilama dayalı takiplerde de uygulanır; bu çerçevede İİK'nın 41. maddesi yollamasıyla 16. maddesine dayanılarak icra mahkemesine şikâyette bulunulur. Başvuru, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder. ÜÇÜNCÜ BAP İlamsız takip I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI: Para borcu ve teminat için takip:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra dairelerinin işlemlerine karşı kural olarak muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulur; bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet yoluna gidilebilir. Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilama dayanılarak takip yapılması kamu düzeniyle ilişkilendirildiğinden, bu aykırılık iddiasına dayalı şikâyet başvurusu kural olarak süreye tabi tutulmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

Borçlu, icra mahkemesine sunduğu şikâyet başvurusunda icra işlemlerinin geçici olarak tedbiren durdurulmasını talep edebilir. Şikâyetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi halinde takibin yasal dayanağı kalkar ve takip kapsamında yapılan işlemler hukuki temelini kaybeder. Bu çerçevede konulmuş hacizler kaldırılır; dosyada tahsilat yapılmışsa akıbeti ayrıca değerlendirilir. Kesinleşme şartı gerçekleşmeden başlatılan takibe dayanılarak tahsilat yapılmış olması durumunda, takibin iptali sonrasında ödenen tutarın iadesi talep edilebilir.

Kesinleşme Sonrası İcra Takibi ve Kira Farkı Alacağı

Kesinleşme şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle takibin iptal edilmesi durumunda alacaklı, ancak mahkeme ilamının kesinleşme sürecini tamamlayıp kesinleşme şerhini aldıktan sonra yeniden takip başlatabilir. Karar kesinleştikten sonra icra dairesine başvurularak, mahkemece tespit edilen yeni kira bedeli ile önceki ödemeler arasındaki fark hesaplanır ve doğan kira farkı alacağı ilamlı icra yoluyla takip konusu edilir.

Tespit edilen kira farkı alacağına yönelik faiz talebinde bulunulurken ilamda yer alan hüküm dikkate alınır. İlamda faize ilişkin açık bir düzenleme yer alıyorsa bu hükme göre hareket edilir; kararda konuya dair açıklık bulunmaması durumunda ise alacağın niteliği ve muacceliyet tarihi gözetilerek faiz talep edilebilir.

Kira tespit kararı kesinleşmeden icraya konulursa ne yapılmalıdır?

Borçlu, takibin yürütüldüğü yerdeki icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurarak takibin iptalini ve icra işlemlerinin geçici olarak tedbiren durdurulmasını talep edebilir.

Kira tespit ilamındaki vekalet ücreti kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Hayır; kira tespit ilamında hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri ve peşin harç kararın esasına bağlı fer'î kalemler olduğundan asıl hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz.

Kira uyarlama kararlarının icrası için kesinleşme şart mıdır?

Evet; kira bedelinin uyarlanmasına ilişkin ilamlar da belirli bir bedelin tespitini içerdiğinden kira tespit ilamları gibi kesinleşmeden icra takibine konulamaz.

Tahliye ve kira sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilebilir mi?

Evet; kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespiti ve tahliyeye ilişkin ilamlar kira tespit ilamı niteliğinde sayılmadığından icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu