Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/562 esas ve 2017/2202 karar sayılı ilamında, kira bedelinin kiraya verene ulaşması için yapılan masraflar kiracıya ait kabul edilmiştir. Mahkeme, bankanın kestiği EFT ücretinin davalıya yükletilemeyeceği ve ödemenin süresi içinde tam yapıldığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken bu ret hükmünün kurulmasını doğru bulmamış ve kararı bozmuştur. Tahliye sonucunu ilamında kendisi kurmamıştır. Masrafa ilişkin kabul, bankanın hizmet bedeli kestiği bu olaya bağlıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/562, K. 2017/2202Kaynağı aç
Hesaba geçen tutar ve masrafın aidiyeti
Ödeme dekontuna göre kiraya verenin hesabına ATM yoluyla para yatırılmış, banka hizmet bedeli kesince hesaba geçen tutar yatırılan tutarın altında kalmıştır. Daire kesintiyi hizmet bedeli olarak adlandırmıştır. Davayı reddeden gerekçede ise aynı kesinti, bankanın kestiği EFT ücreti olarak anılmıştır.
Daire, kiracının sözleşmede yazılı net kira tutarının tümünü kiraya verene ödemek zorunda olduğunu kabul etmiştir. Kiraya verene varması için katlanılan masrafın da kiracıya ait olduğu sonucuna varmıştır. Bu kabul, hizmet bedelinin kesildiği ödemeye ilişkin bozma gerekçesinde yer alır ve herhangi bir kanun maddesine dayandırılmaz.
İtiraz edilmeyen takipte temerrüt
Bu takipte davalı borca itiraz etmemiştir. Kendisine verilen otuz günlük süre sona ermesine rağmen takibe konu kira borcunu eksiksiz ödememiştir. Borcun tümü bu süre içinde ödenmediği için temerrüt gerçekleşmiştir.
Daire, borcun miktarının az ya da çok olmasının temerrüdün gerçekleşmesini engellemeyeceğini de belirtmiştir. Değerlendirme, takip konusu kira borcunun otuz gün içinde eksiksiz ödenmediği kabul edilen bu olaya aittir. İlam, her küçük farkın bütün kira ilişkilerinde tahliye sonucu doğuracağını ayrıca düzenlemez.
Bu tespitler üzerine daire, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken davanın reddini doğru bulmamıştır. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma, tahliye hükmünün daire tarafından bu ilamda kurulduğu anlamına gelmez.
Para borcunun ödeneceği yer
Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Bu belirleme borcun nerede ifa edileceğini gösterir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Anlaşma varsa kanunun gösterdiği bu yer kendiliğinden uygulanmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 89Kaynağı aç
Alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gereken bir borç doğduktan sonra alacaklı yerleşim yerini değiştirir ve bu değişiklik ifayı önemli ölçüde güçleştirirse, borç önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir. Sonuç önceki yerde ifa zorunluluğu değil, orada ifa edilebilmedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1918 esas ve 2021/1707 karar sayılı ilamı, Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre para borcunun alacaklının ifa anındaki yerleşim yerinde ödendiğini belirtir. Para borçlarını alacaklıya götürülecek borçlar olarak açıklar. Kira bedelini de para borcu sayar ve kural olarak kiraya verenin ikametgâhında ödeneceğini kabul eder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1918, K. 2021/1707Kaynağı aç
Kira alacağı için icra takibi başlatılmışsa borçlu, bu borçtan ancak belirli bir ödemeyle kurtulabilir. Ödemenin, ihtar süresi içinde kira parasını eksiksiz, kayıtsız ve şartsız biçimde alacaklının eline geçirmesi gerekir. Ölçü, takip başlatılmış kira alacağı için yazılmıştır.
İcra dairesine yatırılan paranın etkisi
Kurul, kira borcunun ifasını paranın alacaklının tasarrufuna geçmesi olarak açıklamıştır. Alacaklıya ödenmemesi kaydıyla icra dairesine yatırılan kira borcu borçluyu temerrütten kurtarmaz.
Somut olayda ihtar süresi içinde takip konusu borç icra dosyasına yatırılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca borçlunun istemi üzerine sulh hukuk mahkemesince verilen tedbir, paranın alacaklının tasarrufuna geçmesini engellemiştir. Borçlu, yatırdığı paranın kiraya verene ödenmesine muvafakat etmediğinden temerrüde düşmüştür. Bu ödeme haczi önlemiş, temerrüdü önlememiştir. Sonuç, paranın alacaklıya geçmesinin tedbirle engellendiği olayla sınırlıdır.
Banka kesintisine ilişkin bozma ile bu tedbir olayı aynı uyuşmazlık değildir. Birinde hizmet bedeli kesintisi yüzünden takip konusu borcun otuz gün içinde eksiksiz ödenmemesi, diğerinde icra dosyasındaki paranın alacaklıya ulaşmasının tedbirle engellenmesi ele alınmıştır.
Ödeme emrine itiraz ve tahliye istemi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1850 esas ve 2021/1484 karar sayılı ilamı, İcra ve İflas Kanunu'nun 269/a maddesine göre ayrı bir tahliye çerçevesi açıklar. Borçlu itiraz etmez ve kira borcunu da ödemezse alacaklı, ödeme süresinin bitim tarihini izleyen altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebilir. Bu açıklama, banka kesintisinin incelendiği bozma ilamının olayına kendiliğinden uygulanmış bir sonuç değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1850, K. 2021/1484Kaynağı aç
Süresi içinde ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, ihtar süresi içinde kira borcunu tamamen ödememişse, ihtar süresinin bitimini izleyen altı ay içinde kiraya verenin talebi üzerine icra mahkemesi kiracının tahliyesine karar verir.
İhtarlı ödeme emrinde kiracı kural olarak yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu süre içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse kira sözleşmesini kabul etmiş sayılır. Kira borcunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren on, otuz veya altmış gün içinde ödenmesi gerektiği bildirilir. Gün sayıları seçenek olarak yazılmıştır.
Aynı kararda icra mahkemesi, takip talebinin tahliye ihtarını içerip içermediğini, otuz günlük ödeme süresinde kira parasının ödenip ödenmediğini ve tahliye ihtarının haklı olup olmadığını incelemekle yükümlü tutulmuştur. Ödeme süresi bir anlatımda on, otuz veya altmış gün, inceleme ölçüsünde ise otuz gün olarak yer aldığından bu sayılardan biri tek süre diye sabitlenemez.
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren ödeme süresi içinde kira borcunu öderse ilamsız tahliye takibi sona erer. Alacaklı bu durumda haciz ve tahliye isteyemez. Karar, ödeme süresini tek bir gün sayısına bağlamamıştır.
Ödeme vakıasının ileri sürülmesi
İcra mahkemesi, borçlunun ileri sürdüğü ödeme vakıasıyla bağlıdır. Hâkim, ileri sürülmeyen vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bağlılık, borçlunun ödeme vakıasını ileri sürmesine ilişkindir.
İcra mahkemesindeki incelemeden önce elde bulunan ödeme belgelerini o incelemede ileri sürmeyen borçlu, kararın temyizi aşamasında bu belgeler doğrultusunda değerlendirme yapılmasını isteyemez. Kurul, borçlu vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve direnme kararını bu nedenle onamıştır.
Sık sorulan sorular
Banka masrafı kiracıya mı aittir?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kira bedelinin kiraya verene ulaşması için gereken masrafı kiracıya ait saymıştır. Bu kabul, hizmet bedeli kesilen dosyada ret kararının bozulmasına ilişkindir ve bir kanun maddesine dayandırılmamıştır.
Mahkeme EFT ücretini kiracıya yüklemiş midir?
Mahkeme, bankanın kestiği EFT ücretinin davalıya yükletilemeyeceği ve ödemenin süresi içinde tam yapıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire bu sonucu doğru bulmayıp hükmü bozmuştur.
Eksik ulaşan kira temerrüt doğurur mu?
Anılan takipte borçlu borca itiraz etmemiş ve otuz gün içinde takip konusu borcun tümünü ödememiştir. Bu nedenle temerrüt gerçekleşmiştir. Sonuç, hizmet bedeli kesilen bu dosyaya aittir.
Borcun az olması temerrüdü engeller mi?
Bu ilamda borcun az ya da çok olması temerrüdün gerçekleşmesini engellememiştir. Değerlendirme, otuz gün içinde borcun eksiksiz ödenmediği kabul edilen olayın gerekçesindedir.
Kira bedeli nerede ödenir?
Aksine anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. İfa yeri önce tarafların açık veya örtülü iradesine göre belirlenir. Kira bedeli, kurul ilamında kural olarak kiraya verenin ikametgâhında ödenen para borcu olarak açıklanmıştır.
Alacaklı taşınınca borç nerede ifa edilir?
Borç doğduktan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi ifayı önemli ölçüde güçleştirirse borç, önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir. Bu, önceki yerde ifa zorunluluğu değildir.
Takipte borçtan nasıl kurtulunur?
Kira alacağı için icra takibi başlatılmışsa kurtuluş, ihtar süresi içinde paranın eksiksiz, kayıtsız ve şartsız olarak alacaklının eline geçmesine bağlıdır. Ölçü bu takipteki kira borcu için yazılmıştır.
Ödeme emrine kaç günde itiraz edilir?
Kiracı kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebilir. Bu süre içinde sözleşmeyi ve varsa yazılı sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse sözleşmeyi kabul etmiş sayılır.
Kira borcunun ödeme süresi kaç gündür?
Ödeme emrinde sürenin on, otuz veya altmış gün olarak bildirildiği açıklanmıştır. Aynı kararda icra mahkemesinin otuz günlük süre içindeki ödemeyi de incelemesi gerektiği belirtildiğinden bu sayılardan biri tek süre haline getirilemez.
Tahliye istemi ne kadar sürede yapılır?
Borçlu itiraz etmez ve kira borcunu ödemezse alacaklı, ödeme süresinin bitimini izleyen altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebilir. Süresinde itiraz etmeyen borçlu ihtar süresi içinde borcu tamamen ödememişse, bu altı ay içindeki talep üzerine icra mahkemesi tahliyeye karar verir.
Süresinde ödeme tahliye takibini bitirir mi?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren ödeme süresi içinde kira borcu ödenirse ilamsız tahliye takibi sona erer. Alacaklı haciz ve tahliye isteyemez.
İcra dosyasına yatırmak temerrüdü engeller mi?
Alacaklıya ödenmemesi kaydıyla icra dairesine yatırılan kira borcu borçluyu temerrütten kurtarmaz. Paranın alacaklının tasarrufuna geçmesi tedbirle engellenmiş ve borçlu ödemeye muvafakat etmemişse temerrüt gerçekleşir. Bu sonuç o tedbir olayıyla sınırlıdır.
Ödeme belgesi temyizde ilk kez sunulabilir mi?
İcra mahkemesindeki incelemeden önce var olan ödeme belgesini o incelemede ileri sürmeyen borçlu, temyiz aşamasında bu belgelerle değerlendirme isteyemez. Direnme kararı bu nedenle onanmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

