Kınama Cezasının Tanımı ve Niteliği
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B maddesine göre kınama cezası, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
657 Sayılı Kanun Kapsamında Kınama Cezasını Gerektiren Eylemler
657 sayılı Kanun m. 125/B kapsamında verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında veya görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde ya da görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusur göstermek kınama cezasını gerektirir. Eşlerin, reşit olmayan veya mahcur olan çocukların kazanç getiren sürekli faaliyetlerinin belirlenen sürede kuruma bildirilmemesi de bu cezanın uygulanmasını gerektiren hallerdendir.
Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısızlık etmek, hizmet dışında memurun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak veya devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak kınama cezası kapsamındadır. Ayrıca devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, maiyetindeki personele, iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak veya bu kişilere söz ya da hareketle sataşmak da kınama cezasını gerektirir.
Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak, bu mahiyette yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak kınama cezasıyla karşılanır. Verilen emirlere itiraz etmek, borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal takibe başvurulmasına yol açmak ve kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak da aynı yaptırıma tabidir.
Farklı Personel Rejimlerinde Kınama Cezası
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-2 maddesinde kınama cezası, öğretim elemanına görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi şeklinde ifade edilmiştir. Resmi ders yükümlülüğü bulunan öğrencilere özel ders vermek, kurum izni olmaksızın mekânları hizmet dışı kullanmak ve bilimsel yayınlarda hasta hakları veya katılımcı rızası gibi etik kurallara uymamak öğretim elemanına kınama cezası verilmesini gerektirir.
7068 sayılı Kanun kapsamında kınama cezası, personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kanun'un 8/2 maddesinde mevzuatla yasaklanan davranışlarda bulunmak, usulsüz müracaat veya şikayet yapmak, nöbetten geç dönmek, mesleğin ciddiyetiyle bağdaşmayan aksesuar takmak ve çalışma arkadaşlarına saygısızlık etmek kınama cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.
6413 sayılı Kanun kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden amir veya üste nezaketsizlik, meslek etiğine aykırı davranış, küfürlü konuşmak, askeri silsileyi bozarak hareket etmek, uygun olmayan hitaplarda bulunmak, sorumluluktan kaçmak, askeri eşyayı uygun kullanmamak ve sağlığın korunması kurallarına uymamak gibi eylemler nedeniyle kınama cezası verilebilir.
Disiplin Soruşturması Usulü, Savunma Hakkı ve Zamanaşımı
Kınama cezası tesis edilmeden önce personele en az 7 günlük savunma süresi tanınır. İlgili personel savunmasını yazılı veya sözlü sunma hakkına sahip olup tanık dinletilmesini talep edebilir, delil sunabilir ve savunmasını vekili aracılığıyla verebilir.
Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmaması hâlinde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı veya zamanaşımına uğrayabileceği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmemesi durumunda ise ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Tekerrür ve Hafifletici Nedenler
657 sayılı Kanun m. 125/3 gereğince, disiplin cezası verilmesine neden olan bir eylemin özlük dosyasından silinme süresi içinde tekrarı halinde bir derece ağır ceza tatbik edilir. Buna karşın geçmiş hizmetleri olumlu olan ve başarı belgesi alan memurlar hakkında bir derece hafif ceza uygulanabilir.
Kınama Cezasına Karşı İtiraz ve İptal Davası
657 sayılı Kanun çerçevesinde disiplin amirince verilen kınama cezasına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde amirin bağlı olduğu disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz mercii, konunun kendisine intikalinden itibaren 30 gün içinde bir karar vermekle yükümlüdür.
Kınama cezasına karşı idare mahkemesinde işlemin iptali talebiyle dava açılabilir. İptal davası açma süresi kural olarak 60 gün olup bu sürenin cezanın tebliğinden itibaren mi yoksa yapılan itirazın reddi kararının tebliğinden itibaren mi başlayacağı konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Cezanın Özlük Dosyasından Silinmesi
Kınama cezası verilmesinden sonra 5 yıl süreyle yeni bir disiplin cezası alınmaması hâlinde, memurun talebi üzerine bu ceza özlük dosyasından silinebilir.
Özel Sektör İş İlişkilerinde Kınama Uygulaması
Özel sektör çalışma ilişkilerinde kınama, kamu hukuku anlamında yasal bir disiplin cezası değildir. İş sözleşmesi, personel yönetmeliği veya iç düzen kuralları kapsamında işveren tarafından işçiye verilen yazılı disiplin bildirimi ya da ihtar niteliğinde kabul edilir.
Kınama cezası nedir?
Kınama cezası, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasına itiraz süresi kaç gündür?
Disiplin amiri tarafından verilen kınama cezasına karşı, cezanın tebliğinden itibaren 7 gün içinde bağlı bulunulan disiplin kuruluna itiraz edilir; merci 30 gün içinde karar verir.
Kınama cezasında zamanaşımı süreleri nelerdir?
Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmaması zamanaşımına yol açabilir; fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmemesi halinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Kınama cezasına karşı idare mahkemesinde ne zaman dava açılır?
Kınama cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası kural olarak 60 gün içinde açılır; sürenin cezanın tebliğinden mi yoksa itirazın reddi kararının tebliğinden mi başlayacağı konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır.
Kınama cezası özlük dosyasından ne zaman silinir?
Ceza verildikten sonra 5 yıl süreyle yeni bir disiplin cezası alınmaması halinde, ilgilinin talebi üzerine kınama cezası özlük dosyasından silinebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

