Devlet Memuru Kınama Cezası ve İptali

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Memuru Kınama Cezası ve İptali

Kınama cezası, devlet memuruna görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesinden ibarettir. Disiplin cezaları içinde uyarma cezasından bir derece daha ağır olan bu yaptırım, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde çerçevesi çizilen bir kuruma dayanmaktadır. Kınama cezasının usulüne uygun verilip verilmediği, hak düşürücü sürelere riayet edilip edilmediği ve hangi denetim yollarının açık olduğu, memurun hukuki durumunu doğrudan etkileyen temel sorulardır.

Kınama Cezasının Hukuki Niteliği

Kınama cezası, disiplin cezaları arasında uyarma cezasından bir derece daha ağır bir yaptırımdır; memurun görevine veya davranışlarına ilişkin kusurun yazılı olarak tescil edilmesi sonucunu doğurur. Kusurun özlük dosyasına işlenmesi, cezayı salt sembolik olmaktan çıkarır; nitekim cezanın silinmesi için beş yıllık bir süre öngörülmüştür.

Hangi Fiiller Kınama Cezasını Gerektirir

Kınama cezasını gerektiren disiplin suçları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde sayılmıştır. Bu madde, kınama cezasına konu olabilecek fiillerin temel listesini belirler.

Disiplin Soruşturmasını Başlatma Zorunluluğu ve Süreler

Disiplin amirinin kınama cezasını gerektiren eylemi öğrenmesinden itibaren bir ay içinde soruşturma başlatması gerekmektedir. Bu süre geçirildikten sonra ilgili fiil için disiplin soruşturması açılamaz ve memurun cezalandırılması hukuken mümkün olmaz. Soruşturma başlatılmış olsa bile eylemin gerçekleştirilmesinden itibaren iki yıl içinde soruşturma tamamlanarak cezanın verilmiş olması zorunludur; bu sürenin dolmasıyla birlikte kınama cezasına hükmedilme imkânı ortadan kalkar. Her iki süreye riayet edilip edilmediği, cezanın hukukiliğinin temel ölçütlerinden birini oluşturur. Sürelere uyulmaması ayrıca bağımsız bir iptal nedeni olarak da değerlendirilmektedir.

Soruşturma Nasıl Yürütülür

Disiplin amiri tarafından görevlendirilen soruşturmacı; evrak inceleme, tanık dinleme veya talimat yoluyla ifade alma gibi yollarla bir soruşturma raporu hazırlar. Soruşturma sürecinde memurun savunma hakkı kullanılmalıdır. Memur kendisine tanınan süre içinde savunma yapmadığı takdirde bu hakkından vazgeçmiş sayılır. Soruşturmacı raporu tamamladıktan sonra disiplin amiri, soruşturmanın bitiminden itibaren on beş gün içinde memur hakkında karar vermek zorundadır.

Disiplin Soruşturması Başlatılamayacak Haller

Adalet Bakanlığı'nın bu alanda yayımladığı bir genelgede disiplin soruşturması açılamayacak durumlar sıralanmıştır. Buna göre; disiplin suçu iddiasının somut bir konuya veya delile dayanmaması, ihbar ya da şikâyetin başvuranın adı, soyadı, imzası ve adresi bulunmaksızın yapılmış olması, aynı fiile ilişkin daha önce bir soruşturmanın tamamlanmış ve yeni delil bulunmaması, olayın kanun yollarına başvurulmasını gerektiren unsurlar taşıması ya da şikâyetin akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınmış kişilere ilişkin olması bu haller arasında sayılmaktadır. Söz konusu genelgenin resmi adı, sayısı ve tarihi teyit edilememiş olduğundan bu listeyi sınırlı sayıda kabul etmemek gerekir.

Cezanın Belirlenmesinde Memurun Geçmişi

Memurun geçmişteki hizmetleri, çalışmaları, ödülleri veya başarı belgeleri varsa kınama yerine bir derece daha hafif ceza olan uyarma cezası verilebilir. Hafifletici bu seçeneğin kullanılmaması hâlinde ise gerekçenin ilgili kararda açıkça yer alması gerekmektedir.

Kınama Cezasını İptal Ettiren Usul Hataları

Kınama cezasının hukuken geçersiz sayılmasına yol açabilecek başlıca usul hataları şöyle sıralanabilir: soruşturma yapılmadan cezaya hükmedilmesi; disiplin amiri ile soruşturmacının aynı kişi olması; verilen ceza ile disiplin konusu fiilin birbirine orantısız kalması; soruşturmaya başlanmasına ve karar verilmesine ilişkin hak düşürücü sürelere uyulmaması. Bu hatalardan herhangi birinin varlığı, idare mahkemesine açılacak iptal davasında cezanın iptali için zemin oluşturabilir.

İtiraz ve İptal Davası Yolları

Memur, kınama cezasına karşı kararın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz başvurusunda bulunabilir. İtiraz yolunun yanı sıra idari yargıda iptal davası açma imkânı da mevcuttur. İptal davası, kararın tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılmalıdır; bu süre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenmiştir. Memur önce idareye itiraz etmişse altmış günlük sürenin seyri, itirazın sonucuna göre belirlenir; bu konuda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinin güncel metninin incelenmesi gerekir. İptal davasında görevli mahkeme, memurun görev yaptığı yerdeki idare mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İstinaf Yolu ve Bölge İdare Mahkemesi

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf dilekçesi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde kararı veren mahkemeye sunulur ve dosyayı bölge idare mahkemesi inceler. Bu kural 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenmiş olup söz konusu madde 28 Temmuz 2024 tarihli değişikliğiyle güncellenmiştir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde ilk derece kararını kaldırarak işin esası hakkında yeniden karar verir; hukuka uygun bulduğu takdirde ise istinaf başvurusunun reddine karar verir ve karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. İstinaf incelemesinde, ilk derece kararını veren veya karara katılan hâkim görev yapamaz. İvedi yargılama usulüne tabi davalarda ise istinaf yoluna başvurulamaz. Kınama cezasına karşı açılan iptal davasının istinaf eşiğini aşıp aşmadığı ve bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olup olmadığı hususları uyuşmazlığın niteliğine ve güncel parasal eşiklere göre değerlendirilmelidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

İptal Davasının Sonuçları

İdare mahkemesinin kınama cezasını iptal etmesi hâlinde yalnız cezanın kendisi değil, cezaya bağlı bütün sonuçlar da ortadan kalkar.

Kınama Cezasının Özlük Dosyasından Silinmesi

Kınama cezasına karşı iptal davası açılmaksızın ceza kesinleşmişse ya da dava sonucunda iptal sağlanamamışsa memurun başvurusu üzerine cezanın özlük dosyasından silinmesi mümkündür. Bunun için beş yıllık sürenin dolmuş olması ve atamaya yetkili amirin bu süre içindeki fiil ve haller bakımından memurun durumunu olumlu değerlendirmesi gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Kınama cezasına itiraz için süre ne kadardır?

Kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz başvurusunda bulunulması gerekir. Bu süre geçirildikten sonra itiraz hakkı kullanılamaz.

Kınama cezasına karşı iptal davası ne zaman açılır?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde memurun görev yaptığı yerdeki idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Memur bu süreden önce idareye itiraz etmişse altmış günlük sürenin nasıl işleyeceği 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirlenir; bu nedenle tebliğ tarihi ve itiraz sürecinin seyri dikkatle takip edilmelidir.

Disiplin soruşturması yapılmadan verilen kınama cezası geçerli midir?

Soruşturma yapılmadan verilen kınama cezası, iptal davasında öne sürülebilecek usul hatalarından birini oluşturur. Bu durumun tespiti hâlinde mahkeme cezayı iptal edebilir.

Kınama cezası özlük dosyasından silinebilir mi?

Evet. Beş yıllık sürenin dolmasının ardından memurun başvurusu üzerine atamaya yetkili amir, bu süredeki fiil ve halleri olumlu değerlendirirse kınama cezası özlük dosyasından silinebilir.

Disiplin amiri ile soruşturmacının aynı kişi olması cezayı etkiler mi?

Disiplin amiri ile soruşturmacının aynı kişi olması, cezanın iptalini gerektiren usul ihlallerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu durum iptal davasında öne sürülebilecek bir itiraz zemini oluşturur.

Eylemin üzerinden uzun süre geçtikten sonra kınama cezası verilebilir mi?

Eylemin gerçekleştirilmesinden itibaren iki yıl içinde soruşturma tamamlanarak ceza verilmemiş olması hâlinde artık kınama cezasına hükmedilemez. Bunun yanı sıra disiplin amirinin eylemi öğrenmesinden itibaren bir ay içinde soruşturma başlatılmamışsa da soruşturma açılamaz.

Kınama cezasına itiraz edilmesi dava süresini etkiler mi?

Memur önce idareye itiraz etmişse altmış günlük iptal davası açma süresinin nasıl işleyeceği 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirlenir. Bu nedenle itiraz yolunu kullanan memurun itiraz sürecinin seyrine dikkat etmesi gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu