Kentsel Dönüşümde Müteahhidin Temerrüdü ve Hukuki Niteliği
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470 uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde ise iş sahibinin üstlendiği karşılık nakit para yerine arsa payı veya bağımsız bölüm devri şeklinde belirlenir. Bu çerçevede müteahhidin edimlerini yerine getirmemesi hem eser sözleşmesi hükümleri hem de taşınmaz devri içeren karma sözleşme yapısı kapsamında sonuç doğurur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Kentsel dönüşüm sürecinde müteahhidin temerrüdü, sözleşmeyle kararlaştırılan borçların süresinde veya gereği gibi yerine getirilmemesiyle vücut bulur. İnşaata hiç başlanmaması, ruhsat sürecinin geciktirilmesi, yapım işinin durdurulması, inşaatın yarım bırakılması, teslim süresinin aşılması, taahhüt edilen kira yardımının ödenmemesi, imalatın teknik şartnameye aykırı yapılması veya yapı kullanma izin belgesinin temin edilmemesi temerrüt teşkil eden durumlar arasındadır.
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Sözleşmenin Feshi ve Çoğunluk Esası
6306 sayılı Kanun m. 6/14 uyarınca kentsel dönüşüm alan ve parsellerinde oy birliğiyle anlaşma sağlanması veya paydaşların salt çoğunluğuyla karar alınmasından sonra müteahhitten kaynaklanan nedenlerle bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanmaması halinde sözleşmelerin feshi gündeme gelebilir. Yapım işine başlandıktan sonra işin durdurulması ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmemesi durumunda da hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğuyla fesih kararı alınabilir. Bu bir yıllık sürenin başlangıcı maliklerle anlaşma veya salt çoğunluk kararı gibi somut işlem tarihine göre değerlendirilebilir.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Kentsel dönüşümde sözleşmenin feshi için aranan salt çoğunluk, kişi veya malik sayısına göre değil; maliklerin sahip olduğu hisse oranı ve arsa payı toplamının yüzde elliyi aşması esasına göre belirlenir.
Sözleşmeyi fesih süreci kendiliğinden işlememektedir. Müteahhidin temerrüdünün gerçekten müteahhitten kaynaklandığının, maliklerin kendi sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğinin, ruhsat ve idari engellerin kime ait olduğunun, inşaat seviyesinin ve sözleşme koşullarının tespit edilmesi şarttır.
Fesih Başvurusu, İhtar ve Resen Feshin Hukuki Sonuçları
Hisseleri oranında salt çoğunlukla sözleşmenin feshi yönünde karar alan malikler, Kentsel Dönüşüm Başkanlığına başvurarak yeni yapının yapım işine başlanıp başlanmadığının ya da inşai faaliyetin projenin bitirilmesini gerektirecek düzeyde ekip ve ekipmanla sürdürülüp sürdürülmediğinin tespitini talep eder.
Faaliyetsizlik veya ekipman yetersizliğinin tespit edilmesi halinde Başkanlıkça müteahhide işe başlaması veya devam etmesi için otuz gün süre verilir ve bu süre içinde faaliyete geçilmediği takdirde sözleşmelerin resen feshedileceği ihtar edilir. İhtara rağmen otuz günlük sürede işe başlanmaması veya devam edilmemesi halinde, başkaca bir ihtara ve ilgililerin muvafakatine gerek olmaksızın inşaat yapım sözleşmeleri sürenin bittiği tarih itibarıyla resen feshedilmiş sayılır.
Resen fesih sonrasında taşınmazların tapu siciline şerh edilmiş olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler maliklerin veya Başkanlığın talebi üzerine terkin edilir. Resen fesih tarihine kadar yapılmış olan işler, devrolunan hisseler, yapılan ödemeler ve diğer hususlar genel hukuk hükümlerine tabidir; buna karşılık müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılmış olan kira yardımı ödemeleri hak sahiplerinden geri talep edilemez.
6306 sayılı Kanun uyarınca idare tarafından tesis edilen fesih ve tespit benzeri işlemlere karşı ilgililer, işlemin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açabilir.
Haciz Koruması, Bağımsız Bölüm Satışı ve Maliklerin Tazminat Hakları
6306 sayılı Kanun m. 6/10 kapsamında, kentsel dönüşüm uygulamasındaki taşınmazlar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide devredilmiş olsa dahi, malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından ötürü haciz ve tedbir uygulanamaz. Ancak yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içinde kat irtifakı kurulmazsa bu haciz ve tedbir yasağı kalkar.
Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin satışı inşaatın ilerleme seviyesine ve idarenin iznine tabidir. İdarece yerinde tespit veya yapı denetimi üzerinden belirlenen tamamlanma oranının yüzde on altındaki oranda müteahhidin bağımsız birim satışı yapmasına izin verilebilir; bağımsız birimlerin tamamlanma oranında veya bu oranın üzerinde satılabilmesi için bütün maliklerin muvafakati zorunludur. Müteahhidin devredilen payları üçüncü kişilere satması durumunda tapu iadesi taleplerinde tapu sicili, iyi niyetli üçüncü kişi savunmaları ve sözleşme şerhi gibi hukuki uyuşmazlıklar gündeme gelir.
Teslimin gecikmesi halinde sözleşmede kararlaştırılmış cezai şart varsa malikler bu cezayı müteahhitten talep edebilir. Sözleşmede gecikme cezası yer almasa dahi malikler genel hükümler dairesinde kira kaybı, ek kira gideri ve taşınma masrafı gibi zararlarını ispat ederek tazminat isteyebilir.
İnşaat durduğunda malikler sözleşmeyi nasıl feshedebilir?
Anlaşma veya salt çoğunluk kararından sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle işin durması ve en az altı aydır yeterli ekip ve ekipmanla sürdürülmemesi halinde malikler hisse salt çoğunluğuyla fesih kararı alarak Başkanlığa başvurabilir; Başkanlığın tespit ve ihtarına rağmen verilen otuz günlük sürede işe devam edilmezse sözleşmeler resen feshedilmiş sayılır.
Fesih kararında çoğunluk nasıl hesaplanır?
Kentsel dönüşümde sözleşmenin feshi için gerekli olan salt çoğunluk kişi sayısına göre değil, maliklerin sahip olduğu hisse oranı ve arsa payı toplamının yüzde elliyi aşmasıyla hesaplanır.
Fesihten sonra müteahhit ödediği kira yardımlarını geri isteyebilir mi?
6306 sayılı Kanun m. 6/14 gereğince fesih tarihine kadar müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılmış olan kira yardımı ödemeleri sonradan hak sahiplerinden geri talep edilemez.
Sözleşmede gecikme cezası yoksa kira kaybı talep edilebilir mi?
Sözleşmede açıkça düzenlenmiş bir gecikme cezası bulunmasa bile malikler genel hükümler kapsamında uğradıkları kira kaybı ve taşınma masrafı gibi somut zararlarını ispatlayarak tazminat olarak isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

