Kazai Rüşt Kavramı ve Hukuki Niteliği
Kazai rüşt, diğer adıyla yargısal erginlik; Türk Medeni Kanunu'nun 12. maddesi gereğince on beş yaşını dolduran küçüğün, kendi istemi ve velisinin rızası doğrultusunda mahkeme kararıyla ergin kılınmasıdır. Bu hukuki yol ile henüz olağan erginlik yaşı olan 18 yaşını doldurmamış bir kimse, mahkeme kararıyla tam ehliyetli bir yetişkinin hukuki statüsünü elde eder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Mahkemece verilen kazai rüşt kararı kesinleştikten sonra geri alınamaz veya iptal edilemez. Ergin kılınan kişi daimi olarak reşit statüsüne geçer ve bu hukuki durumun eski haline döndürülmesi mümkün değildir.
Kazai Rüşt Davasının Yasal Şartları
Bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi için öncelikle on beş yaşını fiilen tamamlamış olması ve bu yönde bizzat talepte bulunması şarttır. Küçüğün kendi iradesi ve istemi bulunmaksızın yalnızca yasal temsilcilerin başvurusuyla erginlik kararı verilemez.
Ergin kılınma sürecinde küçüğün velayet veya vesayet altında bulunmasına göre yasal temsilcisinin rızası aranır. Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesi uyarınca evlilik birliği devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte yürütülür; dolayısıyla evlilik sürerken her iki ebeveynin de rızasının bulunması zorunlu olup yalnızca birinin iznine dayanılarak karar verilemez. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali doğmuşsa hakim velayeti eşlerden birine verebilir; ölüm halinde velayet sağ kalana, boşanmada ise çocuğun bırakıldığı tarafa ait olduğundan rıza da velayeti elinde bulunduran ebeveynden aranır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Küçüğün velayet altında olmayıp vesayet altında bulunması durumunda ise ergin kılınabilmesi için vasinin rızasının yanında vesayet makamının izninin de alınması hukuken zorunludur.
Kazai rüşt talebinin kabul edilebilmesi için istemde küçüğün menfaatinin ve korunmaya değer hukuki bir yararının bulunması şarttır. Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/8197 Esas ve 2019/276 Karar sayılı kararında, küçüğün yurt dışı sınavına girecek olması sebebiyle talep edilen ergin kılınma isteminde hukuki yararın bulunduğu kabul edilmiştir. Kanuni kriterler yerine getirilmiş olsa dahi mahkeme somut olayın koşullarına bakarak ergin kılınmanın uygun olmadığı kanaatine varırsa talebi reddetme yetkisine sahiptir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/8197, K. 2019/276Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü
Kazai rüşt davası çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Bu davada görevli ve yetkili mahkeme, ergin kılınması talep edilen küçüğün yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Ergin kılınma istemi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kapsamında yer aldığından, davayı açacak olan vekilin bu davayı açmaya yetkili olduğunun vekâletnamede açıkça yazılı bulunması şarttır. Davanın genel vekâletnameyle açılmış olması durumunda mahkeme bu eksikliğin giderilmesi için süre verebilir.
Yargılama veya kanun yolu incelemesi aşamasında küçüğün 18 yaşını tamamlaması halinde dava konusuz kalır. Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/8197 Esas ve 2019/276 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, temyiz inceleme tarihi itibarıyla ergin kılınması istenen kişinin reşit olması durumunda, konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesi amacıyla hükmün bozulması gerekmektedir.
Kazai Rüşt Kararının Hukuki Sonuçları
Kazai rüşt kararının kesinleşmesiyle birlikte velayet veya vesayet ilişkisi son bulur. Bununla birlikte, boşanmış ailelerde çocuk için ödenen iştirak nafakası da kazai rüşt ile sona erer ve velilerin bakım nafakası yükümlülüğü ortadan kalkar.
Mahkemece ergin kılınan birey, 18 yaşını doldurmuş yetişkinler gibi tam hukuki işlem ehliyeti ile bizzat dava açma ve taraf olma ehliyetini kazanır. Kişi artık mahkemelerde velisinin katılımına ihtiyaç duymaksızın kendi adına dava açabilir, taraf olabilir, avukat tutabilir ve noter ile tapu işlemleri gibi resmi mercilerdeki iş ve işlemlerini bizzat yürütebilir.
Bir meslek veya sanat okulunu bitirmiş olan kimseler, 15 yaşını doldurmuş olmaları ve kazai rüşt kararı almaları halinde 18 yaşını beklemeden belirli devlet memurluğu kadrolarına atanabilirler.
Kazai Rüştün Kapsamı Dışında Kalan İstisnalar
Kazai rüşt kararı evlenme yaşını düşürmez; ergin kılınma kararı evlenme izni yerine geçmeyip yalnızca reşit olmanın genel hukuki sonuçlarını sağlar. Kişi 16 yaşında ise mahkeme kararıyla reşit kılınmış olsa dahi evlenebilmek için kanunun öngördüğü olağanüstü durumlarda mahkeme izni şartına tabidir. Bununla birlikte, kazai rüşt kararı alan kişi 17 yaşını doldurmuş ise erginlik statüsü kazandığı için evlenmek amacıyla velisinin onayını aramak zorunda kalmaksızın evlenebilir.
Ergin kılınma kararı ceza hukuku anlamında faili kendiliğinden yetişkin konumuna getirmez. 15 ile 17 yaş aralığında işlenen suçlar bakımından fail, kazai rüşt kararı almış olsa dahi kanunen çocuk sayılır ve bu kişiler hakkında ceza sorumluluğu yaşı hükümleri ile çocuklara özgü usul kuralları uygulanmaya devam eder.
Mevzuatta doğrudan belirli bir yaş sınırına bağlanmış bulunan haklar kazai rüşt ile erkenden elde edilemez. Kişi hukuken reşit kılınmış olsa da kronolojik yaşına göre muamele görür. Örneğin seçme ve seçilme yaşı kuralına tabi olunduğundan mahkemece ergin kılınan kişi 18 yaşını tamamlamadıkça oy kullanamaz veya milletvekili adayı olamaz; aynı şekilde sürücü belgesi alma şartları da yaş sınırına bağlı kalır.
Kazai rüşt davası hangi mahkemede açılır?
Kazai rüşt davası çekişmesiz yargı kapsamında olup küçüğün yerleşim yerinde bulunan Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır.
Mahkemece verilen kazai rüşt kararı sonradan iptal edilebilir mi?
Kazai rüşt kararı kesinleştikten sonra geri alınamaz veya iptal edilemez; kişi kalıcı olarak reşit statüsüne geçer.
Ergin kılınan kişi ceza hukuku bakımından yetişkin sayılır mı?
Hayır, kazai rüşt kararı ceza sorumluluğu yaşını etkilemez ve fail 18 yaşını doldurana kadar çocuk hükmünde kalarak ceza indirimi kurallarından yararlanmaya devam eder.
Kazai rüşt kararı anne ve babanın iştirak nafakası borcunu sona erdirir mi?
Evet, mahkemece verilen ergin kılınma kararının kesinleşmesiyle velayet ilişkisi son bulduğundan velilerin iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

