Kaza Tespit Tutanağına İtiraz: Yollar ve Süreler

by Avukat Erdal Ersoy
Kaza Tespit Tutanağına İtiraz: Yollar ve Süreler

Kaza Tespit Tutanağına İtiraz Nedir?

Kaza tespit tutanağına itiraz, trafik kazası sonrasında taraflara atfedilen kusur oranına ilişkin tespitlere karşı başvurulabilecek yasal bir yoldur. Tutanakta belirlenen kusur oranı; sigorta ödemelerini, tazminat hesabını ve dava aşamasında mahkemenin değerlendirmesini doğrudan etkileyebileceğinden, bu tespite zamanında itiraz edilmesi büyük önem taşır.

İki Ayrı İtiraz Kanalı

Uygulamada birbirinden farklı iki itiraz kanalı söz konusudur. Birincisi, sigorta sürecindeki kusur oranına karşı SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) üzerinden yürütülen idari itiraz yoludur. İkincisi ise polis veya jandarma tarafından düzenlenen resmi kaza tespit tutanağına karşı Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurulmasıdır. Her iki yolun süreleri ve sonuçları birbirinden farklıdır; itirazın konusuna ve tutanağı düzenleyen makama göre hangi yolun izleneceği belirlenir. Her iki yolun mevzuat dayanakları ihtiyatla değerlendirilmelidir.

SBM Üzerinden Sigorta Kusur Oranına İtiraz

Sigorta şirketinin belirlediği kusur oranına itiraz etmek isteyen tarafın, oranın kendisine bildirildiği tarihten itibaren 5 iş günü içinde SBM üzerinden başvuruda bulunabileceği belirtilmektedir. Bu sürenin hak düşürücü nitelik taşıyıp taşımadığı ve dayanağı olan mevzuat hükmü mevcut verilerle doğrulanamamaktadır; bu nedenle süreye titizlikle uyulması önem taşır.

İtirazın kabul edilmesi durumunda önceki kusur oranı geçersiz sayılır ve sigorta şirketi yeniden değerlendirme yapmak zorunda kalır. İtiraz süresi kaçırılırsa kusur oranı kesinleşir; sigorta ödemeleri bu oran üzerinden hesaplanır ve ileride açılabilecek tazminat davasında da söz konusu oran esas alınabilir.

Sulh Ceza Hakimliği'ne İtiraz

Polis veya jandarma tarafından düzenlenen resmi kaza tespit tutanaklarına karşı Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurulabileceği belirtilmektedir. Bu başvurunun tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerektiği ifade edilmekte; söz konusu sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığı ileri sürülmektedir. Ancak bu sürenin ve hak düşürücü niteliğinin dayandığı kanun maddesi doğrulanamamıştır. Herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için tebliğ tarihinin ve 15 günlük sürenin dikkatle takip edilmesi önerilir.

Mahkeme Sürecinde Bilirkişinin Rolü

Tutanaktaki kusur tespitine dava yoluyla itiraz edildiğinde mahkemelerin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar vermediği belirtilmektedir. Olay yeri krokisi, tanık beyanları, kamera kayıtları ve teknik bilirkişi görüşü kusur oranının belirlenmesinde belirleyici kabul edilmektedir. Bu uygulamanın yaygın olduğu ileri sürülmekle birlikte, hukuki çerçeve bu yönüyle ihtiyatla aktarılmaktadır.

Hukuk hâkimi, kusur oranını belirlerken ceza mahkemesi kararlarıyla bağlı değildir. Bu ilke, ceza yargılamasında bir karar bulunsa dahi hukuk mahkemesinin bağımsız bir kusur değerlendirmesi yapabileceği anlamına gelir.

Tazminat Davası Açmadan Önce Sigorta Şirketine Başvuru Zorunluluğu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde tazminat talep eden zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Bu yükümlülük, söz konusu sigorta kapsamındaki talepler bakımından geçerlidir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

Sigorta kuruluşunun yazılı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde cevap vermemesi ya da verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda zarar gören, dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde sigorta tahkimine başvurabilir.

Tazminat Davasında Zamanaşımı Süreleri

Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde 2 yıllık bir sürenin söz konusu olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi, haksız fiilden doğan tazminat isteminde bu iki yıllık sürenin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başladığını hükme bağlamaktadır. Sürenin başlangıç anı ve hukuki niteliği bakımından bu iki yaklaşım örtüşmemekte olup konu dikkatli değerlendirilmelidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İki yıllık süre öğrenme tarihinden, on yıllık üst süre ise fiilin işlendiği tarihten itibaren bağımsız olarak işlemektedir.

Tazminatın konusu olan fiil aynı zamanda suç niteliği taşıyorsa ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, o daha uzun süre uygulanır. Hangi ceza hükmünün devreye gireceği somut olayın niteliğine göre belirlenmektedir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde yer alan bir düzenlemeye göre, haksız fiil nedeniyle zarar görenin de bir borcu doğmuşsa, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören bu borcu ifa etmekten kaçınabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kaza tespit tutanağındaki kusur oranına nasıl itiraz edilir?

İki ayrı yol söz konusudur: sigorta sürecindeki kusur oranına itiraz için SBM üzerinden başvuru yapılabilir; polis veya jandarma tarafından düzenlenen resmi tutanağa itiraz için ise Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurulabileceği belirtilmektedir. Her iki yolun mevzuat dayanağı doğrulanamamıştır; itirazın konusuna ve tutanağı düzenleyen makama göre izlenecek yol belirlenir.

Sigorta kusur oranına itiraz için süre ne kadardır?

Kusur oranının tarafına bildirildiği tarihten itibaren 5 iş günü içinde SBM üzerinden itiraz edilebileceği belirtilmektedir. Bu sürenin hak düşürücü nitelik taşıyıp taşımadığı doğrulanamamıştır; süreye uyulması önem taşır.

Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz için kaç gün vardır?

Resmi kaza tespit tutanağının tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurulması gerektiği ifade edilmektedir. Bu sürenin hak düşürücü olduğu ileri sürülmekle birlikte, dayanağı olan kanun maddesi doğrulanamamıştır.

Tazminat davası açmadan önce sigorta şirketine başvurmak şart mı?

Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki talepler bakımından dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekmektedir. Sigorta şirketinin 15 gün içinde yanıt vermemesi veya verilen yanıtın talebi karşılamaması hâlinde dava ya da sigorta tahkimi yoluna gidilebilir.

Mahkeme tutanaktaki kusur oranını bağlayıcı sayar mı?

Dava yoluyla itiraz edilen durumlarda mahkemelerin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar vermediği belirtilmektedir. Hukuk hâkimi ayrıca ceza mahkemesi kararlarındaki kusur değerlendirmeleriyle de bağlı değildir; bağımsız bir kusur incelemesi yapılabilmektedir.

Trafik kazası tazminat davasında zamanaşımı süresi nedir?

Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde genellikle 2 yıllık bir süre söz konusu edilmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiilin suç oluşturması hâlinde ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanabilir. Sürenin başlangıç anı ve hukuki niteliği bakımından farklı yaklaşımlar bulunduğundan somut durumun değerlendirilmesi önem taşır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu