Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhit; yapıyı yapı ruhsatına, ruhsat eki projelere, imar mevzuatına, sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun olarak meydana getirmekle yükümlüdür. İnşaatın ruhsatsız başlatılması veya onaylı projeden farklı imalat yapılması idari, sözleşmesel ve cezai sorumluluk doğurabilir. Kaçak yapı ve imar mevzuatına aykırılık durumunda belediye karşısındaki idari sorumluluk, arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşmesel sorumluluk ve ceza hukuku kapsamındaki sorumluluk birbirinden bağımsız ve farklı nitelik taşır.
Kaçak ve Ruhsata Aykırı Yapı Tanımı ile Aykırılığın Belirlenmesi
Ruhsatsız yapı, gerekli yapı ruhsatı hiç alınmadan yapılan yapıyı ifade eder. Ruhsata aykırı yapı ise usulüne uygun bir yapı ruhsatı alınmış olmasına rağmen, yapının ruhsata veya ruhsat eki projelere uygun inşa edilmemesidir. Bir yapıda imar aykırılığı bulunup bulunmadığı salt görsel bir incelemeyle tespit edilemez; belediye tarafından onaylanan son ruhsat ve ruhsat eki projeler ile arazideki fiilî yapının teknik olarak karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
İnşaatın, yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ruhsat ve imar mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilmesi zorunludur. Gelecekte imar affı çıkacağı veya yasal düzenleme yapılacağı varsayımıyla ruhsata ve mevzuata aykırı imalat yapılması kabul edilemez.
İmar Kanunu Kapsamında Mühürleme, Yıkım ve Ruhsat İptali
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, ruhsatsız başlandığı ya da ruhsat ve eklerine veya projelerine aykırı yapıldığı idarece saptanan veya fenni mesulce bildirilen yapılar, belediye veya valilikçe o andaki durumu tespit edilerek mühürlenir ve inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna ilişkin bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine işlenmek üzere en geç yedi gün içinde ilgili idarece tapu dairesine yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiği idarece bildirilmedikçe beyanlar hanesindeki bu şerh kaldırılamaz.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Durdurma işlemi, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Yapı tatil tutanağının yapıya asılması hukuki sonuç doğurur ve bu tutanağa bağlı idari işlemlere karşı dava açma süreleri kısa olabilir.
Yapı tatil zaptının tebliğ sayılmasından sonra tanınan bir aylık sürede aykırılık giderilmez veya ruhsat temin edilmezse ruhsat iptal edilir. Devamında yetkili encümen ya da il idare kurulunun kararını müteakip söz konusu yapı idarece yıktırılarak masrafları yapı sahibinden tahsil edilir. Bununla birlikte idarenin ruhsata bağlanamayacağını veya giderilemeyeceğini belirlediği aykırılıklarda ruhsat bu bir aylık süre beklenmeden iptal edilir. Yapının mevzuata, imar planına ve ruhsata uygun duruma getirilmesi amacıyla yetkili idarenin yazılı izniyle yürütülen iş ve işlemler ise mühür bozma suçu teşkil etmez.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
İdari Para Cezalarında Sorumluluk ve Cezaların Şahsiliği
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca, mevzuata aykırılık teşkil eden durumların tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı idari müeyyideler uygulanır. Kanun kapsamında idari yaptırımlar; yapı sahibi, yapı müteahhidi ve aykırılığı süresi içinde bildirmeyen fenni mesuller hakkında ayrı ayrı tatbik edilebilir. Düzenlemede yapı sahibi ile müteahhit sorumlular arasında birlikte sayılsa da cezaların şahsiliği ilkesi gereğince idari yaptırım uygulanırken aykırılığı fiilen yapan veya yaptıran kişilerin değerlendirilmesi gerekir.
Danıştay 6. Dairesinin E. 2021/1546 ve K. 2023/5422 sayılı kararında, yalnızca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak tespite konu bütün imalatların müteahhit tarafından yapıldığı sonucuna varılması eksik inceleme sayılmıştır. Kararda, müteahhidin yapım işinden fiilen ve hukuken el çektiği tarihlerin tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanması, aykırılıkların sözleşme kapsamında yüklenici tarafından mı yoksa sözleşmenin feshi ve el çekme sonrasında arsa sahibince mi yapıldığının araştırılması ve cezaların şahsiliği ilkesi gözetilerek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/1546, K. 2023/5422Kaynağı aç
3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca para cezası verilebilmesi için Kanun'un 32. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin ilgilisine tanınması ve bu sürenin beklenmesi zorunludur; süre tanınmadan veya süre dolmadan para cezası verilemez. Ayrıca İmar Kanunu m. 42/2-ç bendi uyarınca arsa birim değeri üzerinden ilave edilen para cezası, tebliğden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda tahsil edilmez.
Arsa Sahibi ile Müteahhit Arasındaki Sözleşmesel Sorumluluk
Türk Borçlar Kanunu uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca profesyonel yükleniciden mesleki ve teknik kurallara uygun davranması beklenir. Onaylı projeye aykırı imalat yapılması, arsa sahibine karşı ayıplı veya sözleşmeye aykırı ifa teşkil edebilir. Bu durumda arsa sahibinin aykırılığın giderilmesini ve sözleşmeye uygun yapı meydana getirilmesini talep etmesi mümkündür.
Arsa sahibi ile müteahhidin ruhsata aykırı imalat konusunda kendi aralarında anlaşmış olmaları yapıyı hukuka uygun hâle getirmez; tarafların özel anlaşması imar mevzuatını bertaraf edemez. Arsa sahibinin projeye aykırı imalatı talep etmiş olması taraflar arasındaki sorumluluk paylaşımını etkileyebilir, ancak profesyonel yükleniciyi mevzuata aykırı inşaat yapmanın sonuçlarından bütünüyle kurtarmaz. İdari para cezasının arsa sahibine kesilmesi durumunda da müteahhit özel hukuk sorumluluğundan kurtulamaz; arsa sahibi idari cezanın hukuka uygunluğunu idari yargıda değerlendirebileceği gibi, müteahhidin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle uğradığı zararların tazminini de ileri sürebilir.
Müteahhidin sözleşmeye ve projeye aykırı imalatı yüzünden yapı kullanma izin belgesinin alınamaması, inşaatın mühürlenmesi, gecikme, yıkım, projeye uygun hâle getirme masrafı veya bağımsız bölümlerde değer kaybı doğmuşsa arsa sahibi tazminat isteyebilir. Sözleşmede iskân alma borcu müteahhide yüklenmişse, kendi yaptığı aykırı imalat nedeniyle iskân alamayan müteahhide karşı arsa sahibi öncelikle yapının iskân alınabilir hâle getirilmesini isteyebilir.
Arsa sahibinin bağımsız bölümü fiilen teslim almış olması, teslimden sonra öğrenilen ruhsat ve proje aykırılıklarında müteahhidin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu hallerde aykırılığın teslim sırasında bilinip bilinmediği, müteahhidin aykırılığı gizleyip gizlemediği ve teslim tutanağının içeriği ayrıca değerlendirilir.
Kaçak Yapının Yasallaştırılması ve Sözleşmenin Akıbeti
Her kaçak veya projeye aykırı imalatın sonradan ruhsata bağlanması mümkün değildir. İmar aykırılığı mevcut imar planına, yapılaşma koşullarına ve teknik mevzuata uygunsa tadilat projesi veya yeni ruhsat süreciyle hukuka uygun hâle getirilebilir. Ancak emsalin veya izin verilen kat sayısının aşılması, çekme mesafelerine aykırılık yapılması ya da ruhsatlandırılması mümkün olmayan alan oluşturulması durumunda yapının sonradan ruhsatlandırılması mümkün olmayabilir.
İnşaatta meydana gelen her imar aykırılığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin otomatik olarak sona ermesine veya feshine yol açmaz. İmar aykırılığının ağırlığı incelenir; aykırılık sözleşmenin temel amacını ortadan kaldıracak boyuttaysa fesih veya sözleşmeden dönme gündeme gelebilir. Bu süreçte inşaat seviyesi, tapu devirleri ve üçüncü kişilerin hakları da dikkate alınmalıdır.
Ceza Hukuku Bakımından İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu çerçevesinde, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişilerin cezai sorumluluğu doğabilir. Ceza sorumluluğu şahsi nitelikte olup yalnızca tapu maliki olunması otomatik ceza sorumluluğu doğurmaz; fiilen binayı yapan veya yaptıran kişinin eylemi ve kastı değerlendirilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişinin yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi hâlinde, anılan maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince kamu davası açılmaz, açılmış kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Öte yandan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince, imar mevzuatına aykırılık sebebiyle tahsil edilen idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
İmar para cezasından arsa sahibi ve müteahhit nasıl sorumlu tutulur?
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca idare encümeni üstlenilen her bir sorumluluk için yapı sahibi, yapı müteahhidi ve bildirim yapmayan fenni mesul hakkında ayrı ayrı idari para cezası uygulayabilir; ancak cezaların şahsiliği ilkesi gereğince aykırılığın sözleşme kapsamında müteahhit tarafından mı yoksa el çekme sonrasında arsa sahibi tarafından mı yapıldığı tespit edilmelidir.
Ruhsata aykırı yapılan imalat sonradan yasal hale getirilebilir mi?
Yapılan aykırılık mevcut imar planına, yapılaşma koşullarına ve mevzuata uygunsa tadilat projesi veya yeni ruhsat süreciyle hukuka uygun hâle getirilebilir; fakat kat sayısı ve emsal aşımı veya çekme mesafesi ihlali gibi hallerde sonradan ruhsatlandırma mümkün olmayabilir.
İnşaattaki her imar aykırılığı sözleşmenin feshine imkan verir mi?
Her imar aykırılığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini otomatik olarak sona erdirmez; imar aykırılığının ağırlığı, sözleşmenin temel amacını ortadan kaldırıp kaldırmadığı, inşaatın seviyesi, tapu devirleri ve üçüncü kişilerin hakları birlikte değerlendirilir.
Kaçak yapının ruhsata uygun hale getirilmesi ceza davasını nasıl etkiler?
Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin beşinci fıkrası gereğince ruhsatsız veya ruhsata aykırı binayı yapan veya yaptıran kişinin yapıyı ruhsata ve imar planına uygun hale getirmesi durumunda, anılan maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamındaki eylemler bakımından kamu davası açılmaz, açılmış kamu davası düşer ve mahkûmiyet bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

