Kasko Genel Şartlarında Teminat Dışı Haller ve Terk

by Avukat Erdal Ersoy
Kasko Genel Şartlarında Teminat Dışı Haller ve Terk

Kasko Sigortasında Teminat Kapsamı ve İyiniyet Esası

Mal sigortası niteliğindeki kasko sigortası sözleşmeleri, kuruluş aşamasından devamına ve rizikonun gerçekleşmesi sürecindeki ihbar yükümlülüklerine kadar her aşamada iyiniyet esasına dayanır. Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.1 uyarınca sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında gerçekleşen kazalar teminat altına alınmıştır. Bu çerçevede gerek hareket gerek durma halindeyken araca ani ve harici etkilerle sabit veya hareketli bir cismin çarpması, aracın bu tür bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması, üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle gerçekleştirdikleri fiiller ile aracın yanması ve çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu doğan maddi zararlar poliçe koruması içindedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/8355, K. 2013/9223Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/8355 E.  ,  2013/9223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip hasar bedelinin davalı … şirketi tarafından ödenmediğini bildirerek 18.107,00 TL hasar bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı … şirketi vekili, kazanın nasıl meydana geldiğinin belli olmadığını, davacı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve davacının ihbar mükellefiyetine uymadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı araç sürücüsünün trafik kazasında tam kusurlu olması ve kazanın ihbar edilen yerde olmadığının anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu yolun ıslak ve kaygan olması, araç önüne köpek çıkması nedenleriyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarındaki bariyerlere çarparak hasarlandığı ileri sürülmüş, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yazılan yazıda, sürücünün araç kontrolünü kaybederek kuruma ait 4 adet plastik su bariyeri ile refüj ortasında bulunan 1 adet ışıklı oklu panele çarptığı, bu kaza sonrasında aracın hasarlı parçaları ile ve plakasının olay yerinde kalmış olduğu bildirilmiştir. Davalı … şirketi, davacı aracının olay yerini terk ettiğini, sürücünün alkollü olduğunu, kazanın ihbar edilen yerde olmadığını bildirerek davacının ihbar mükellefiyetine uymadığını bildirmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sürücünün alkollü olmasının anlaşılması halinde kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olacağı ve kazanın ihbar mahallinde olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak sürücünün alkollü olması halinde kazanın sırf alkolün etkisi ile olacağı ve kazanın ihbar mahallinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dosyasında davacı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğuna ilişkin bir delil ve tespit yoktur. Kaza sonrası olay yerinin terk edilmesi de rizikonun teminat dışı kalması nedenlerinden değildir.Dosya arasında bulunan fotoğraflar, faturalar ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkililerince tutulan hasar tespit tutanağına göre davacı aracının hasarlandığı sabit olup, rizikonun kasko sigortası geçerlilik süresi içinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sigortalı araçta belirtilen kaza nedeniyle bir hasarın olduğu sabit olduğu gibi davacı sigortalı tarafından rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği, rizikonun ihbar edilenden farklı bir şekilde gerçekleştiği ve kazanın alkolün etkisi ile gerçekleştiği davalı sigortacı tarafından ileri sürüldüğünden, olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunmaktadır. Davalı sigortacı bu iddialarını soyut ifadelerle değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosya kapsamı itibariyle, sigortacı ileri sürdüğü hususları ispat edebilmiş değildir. O halde, dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, sigortalı araçta oluşan gerçek zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kasko Teminatı Dışında Kalan Durumlar

Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5, teminat kapsamına alınmayacak halleri genel bir çerçevede sıralar. Nükleer yakıt kaynaklı hasarlar, araca kasten verilen zararlar, savaş olayları ve terör olayları sonucu oluşan hasarlar bu çerçevededir. Ruhsatta belirtilen taşıma yükünden fazla yük taşınması, sürücü belgesi olmayan bir kişinin aracı kullanması ve alkol veya uyuşturucu madde almış kişilerin aracı kullanması sonucu meydana gelen hasarlar da aynı genel sayımda teminat dışında gösterilmiştir. Bu haller varsa kasko teminatı hasarı karşılamaz.

Alkollü Araç Kullanımı ve Kaza Yerini Terk Düzenlemesi

Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5.5, aracın uyuşturucu madde almış kişilerce kullanılmasını ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılmasını, bu kullanım sırasında doğan zararlar bakımından teminat dışında bırakır. Aynı bent, alkollü içki alamayacağı aynı mevzuatta belirtilen kişilerin alkollü içki almak suretiyle aracı kullanması sırasında oluşan zararları da kapsar. Genel sayımdaki daha kısa alkol veya uyuşturucu ifadesi, A.5.5 bendindeki seviye, kişi ve kullanım sırasında doğma şartlarının yerine konmamış; iki anlatım tek bir daha geniş veya daha dar ölçüye indirgenmemiştir. A.5.10 bendi, tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ile can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halleri ayırır. Bu haller dışında teminat dışı sayılan ayrılma, 5.4 ve 5.5 bentlerindeki ihlaller nedeniyle sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılmadır.

Rizikonun Gerçekleşmesinde İspat Yükü ve Yer Değiştirmesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409, sigortacıyı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarar ve bedel bakımından sorumlu kılar. Teminatın belirli bir rizikoyu kapsamadığı iddiasını kanıtlama yükü de aynı maddeyle sigortacıdadır. Rizikonun yapılan ihbardan başka biçimde gerçekleştiği ileri sürülüyorsa bu iddia soyut anlatımlarla değil somut delillerle ortaya konulmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2013/8355, K. 2013/9223 sayılı kararında ispat yükünün yer değiştirmesi, Kasko Poliçesi Genel Şartları m. B.1.5 ile mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1292/3 birlikte ele alınarak açıklanmıştır. Sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği veya teminat dışında kalan bir hususu iyiniyet kurallarına açıkça aykırı biçimde, oluşan riziko teminatın içindeymiş gibi bildirdiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat yükü sigortalıya geçer.

Hasarlı Aracın Terki ve Başvuru Süreleri

Sigortalıya terk ile sigortacıya terk, hasarlı aracın akıbeti bakımından birbirinden ayrıdır. Sigortalıya terkte aracın mülkiyeti sigortalıda kalır ve tazminat hasar üzerinden ödenir. Sigortacıya terkte ağır hasarlı araç sigortacıya bırakılır ve buna karşılık tazminat talep edilir. Kasko sigortasıyla ilgili uyuşmazlıklarda başvuruların genel olarak iki yıl içinde yapılması gerekir.

Kaskoda hasarın teminat dışı kaldığını kim ispat etmelidir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409 uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin teminat dışında kaldığını ispat yükü kural olarak sigortacıya aittir; rizikonun farklı gerçekleştiği iddiasının somut delillerle kanıtlanması aranır.

Kaza yerinden ayrılmak kasko teminatını geçersiz kılar mı?

Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5.10 uyarınca tedavi amacıyla sağlık kuruluşuna gitme veya can güvenliği gibi zorunlu haller hariç, sürücü belgesiz ya da alkollü kullanım ihlalleri sebebiyle kimlik tespitini önlemek için kaza yerinden ayrılmak hasarı teminat dışı bırakır.

Sigortalının gerçeğe aykırı hasar ihbarı yapması ispat yükünü nasıl etkiler?

Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.1.5 gereğince sigortalının teminat dışı bir rizikoyu kasten teminat içindeymiş gibi ihbar ettiği somut delillerle ispatlanırsa, ispat yükü sigortacıdan sigortalıya geçer.

Kasko uyuşmazlıklarında genel başvuru süresi ne kadardır?

Kasko sigortasıyla ilgili uyuşmazlıklarda başvurular genel olarak iki yıl içinde yapılmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu