İhtiyari Sigortada Değer Kaybının Teminat Dışı Bırakılması

by Avukat Erdal Ersoy
İhtiyari Sigortada Değer Kaybının Teminat Dışı Bırakılması

İhtiyari mali sorumluluk sigortasında değer kaybının ödenmeyeceğine ilişkin kaydın zarar görene karşı ileri sürülmesi, hem 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95. maddesine hem de poliçedeki somut kloza bakılarak değerlendirilir. Madde, sigorta sözleşmesinden veya bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğup tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya miktarını azaltan hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler. Maddenin metni ihtiyari poliçeyi ve değer kaybı kaydını ayrıca adlandırmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2022/8519, K. 2024/3449 sayılı kararında oy çokluğu ise incelenen poliçede değer kaybının teminat kapsamına alınmaması nedeniyle bu talebin reddi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu karar sonucu, o poliçe klozu ve o uyuşmazlıkla sınırlıdır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 95Kaynağı aç
Madde 95 – Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Zarar görenlerin çokluğu:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8519, K. 2024/3449Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2022/8519 E.  ,  2024/3449 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/461 D.İş, 2022/461 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/21265 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne / Davalının itirazının kısmen kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/32635 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptıkları kazada müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kaza nedeni ile oluşan değer kaybının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna (STK) başvuru yapıldığı ve alınan bilirkişi raporu ile araçta 75.000,00 TL değer kaybının oluştuğunun belirlendiğini, trafik sigortasının 41.000,00 TL teminat limiti olduğu ve limitin tükendiğini bu nedenle bakiye 43.159.47 TL değer kaybının ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinden karşılanması gerektiğini beyanla 43.159,47 TL değer kaybının 02.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 319,58 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda değer kaybı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, sorumluluklarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, talep edilen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu ve uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) Genel Şartları ekinde yer alan formüllere göre yapılması gerektiğini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiği bunun da en az %30 oranında olması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, yasal faizden sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davalıya sigortalı aracın, davacıya ait araca 30.11.2020 tarihinde çarpması neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı talebine ilişkin olduğu, davalıya Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesiyle sigortalı araca ait 06.11.2020-06.11.2021 tarihlerini kapsayan poliçe bulunduğu, STK 2021 E. 18332 sayılı başvuru dosyasında alınan bilirkişi raporu ile 75.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, trafik poliçesi teminat limitinin 41.000,00 TL olduğu, ödemenin tenzili ile bakiye 26.609,53 TL değer kaybına karar verildiği, itiraz üzerine kararın 24.09.2021 tarih 2021/İHK-31652 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile kesinleştiği, söz konusu dosyadan alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğundan tekrar rapor alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, davalının değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu ileri sürmüşse de İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden bu savunmaya itibar edilmediği, İMSS teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu ve ZMSS teminat limitini aşan miktardan davalı … şirketinin sorumlu olduğu, 75.000,00 TL değer kaybı bedelinden bakiye kalan 43.139,00 TL'den davalının sorumlu olduğu, ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş ise de buna dair fatura ibraz edilmediğinden bu talebin reddi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, 43.139,00 TL değer kaybı bedelinin 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı itiraz dilekçesinde; değer kaybı talebinin İMSS klozu gereği teminat kapsamında olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, Genel Şartlara aykırı olduğunu, yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığı, KDV'den sorumlu olmadıkları, kusur raporu alınması gerektiği, basit onarım ile giderilecek hasarların değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiği, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıkları, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değer kaybı talebinin İMSS teminatı kapsamında olmadığı itirazında bulunduğu ancak İMSS teminatının Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden değer kaybı talebinden davalının sorumlu olduğu, 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren ve KTK madde 90'a ilave edilen "a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak" hesaplanması gerektiğinin yasal düzenleme altına alındığı, kanun koyucunun da iradesini, hesaplamanın rayiç değere göre yapılması gerektiği yönünde ortaya koyduğu, hal böyle olunca ve işbu içtihat değişikliğinin kıyas yoluyla değer kaybı düzenlemesine uygulanması sonucu, sigorta şirketinin değer kaybı hesaplamasının ZMSS Genel Şartları ekindeki tabloya göre yapılması gerektiğine yönelik itirazlarının reddi gerektiği, KDV itirazının değer kaybı talebi ile ilgisi bulunmadığı, 2021 E.18332 sayılı karar ve sigorta şirketinin tam kusura göre ödeme yapmış olması nedeni ile kusura yönelik itirazın reddi gerektiği, ekspertiz ücretinin reddine karar verildiği, başvuran lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, 2 nci fıkrası gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınarak davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalının itirazının kısmen kabulüne kararın (5) karar başlıklı (4) no'lu bendindeki "6.408,07 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılıp yerine “5.100,00 TL” gelecek şekilde düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; değer kaybının teminat kapsamında olmadığı, %34 oranında iskonto uygulanması gerektiği, KDV'den sorumlu olmadıkları, yasal faize hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı … tarafından Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme Davacı vekili, davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kaza neticesinde müvekkilinin aracında 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu, kusurlu araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 41.000,00 TL teminat miktarı olduğunu ve teminat limitinin dolması nedeni ile bakiye değer kaybının İhtiyari Mali Sorumluluk sigortasından karşılanmasını talep etmiştir. Davalı vekili taleplerin teminat kapsamında olmadığının iddia etmiştir. Davacının 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kazada hasar bedeli ve değer kaybı talepli tahkim başvurusu nedeni ile davalıya sigortalı aracın ZMSS tarafından daha önce 9.139,00 TL hasar bedeli, 5.251,47 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, toplam 14.390,47 TL ödemeden sonra teminat limitinden 26.609,53 TL kaldığı ve bakiye 26.609,43 TL değer kaybı ödemesine karar verildiği anlaşılmakla davacı vekili tarafından ZMSS teminat miktarının dolmuş olması nedeniyle bakiye değer kaybı alacakları olduğu iddia edilmektedir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının 22.06.2021-K-2021/82858 sayılı tahkim başvurusunda yine aynı kazaya ilişkin davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğu belirlemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ZMSS limitinin üstünde kalan 43.139,00 TL tazminata karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından ZMSS Genel Şartlarına, İMSS Genel Şartlar 1 inci maddeye yapılan atıf nedeni ile talebin teminat kapsamında olduğu kabulü ile davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne diğer itirazların ise reddine karar verilmiştir. Ancak; davalıya ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk Klozunda "Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin eder, her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir" diyerek değer kaybı talepleri teminat kapsamına alınmamıştır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesinde; "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder" hükmü ile poliçede teminat kapsamında olmak kaydı ile ZMSS üzerinde kalan kısmın İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamına gireceği açıklanmıştır. Davacı vekilinin değer kaybına ilişkin talebi poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda teminat kapsamına alınmadığından talebin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde Üye … ve Üye …'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili müvekkiline ait araç ile davalıya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı araç arasında 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni davacının aracında oluşan değer kaybını talep etmiştir. Söz konusu İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi kazaya karışan karşı araca ait olup, davacı poliçenin tarafı değildir. Değer kaybı ve hasar bedelinin teminat kapsamında olmadığına ilişkin hüküm poliçede sigortalı araç işletenini bağlayacaktır. Zira htiyari Mali Mesuliyet Sigortasında amaç araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı (maddi ve manevi) güvence altına almaktır. Hal böyle iken Karayoları Trafik Kanunu 100 ile 95 inci maddeleri dikkate alınarak, araç maliki ile sigorta şirketi arasında yapılan değer kaybı ve kazanç kaybının teminat kapsamında olmadığını belirten sözleşme maddeleri üçüncü kişileri bağlamayacağından Çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

İhtiyari teminatın kapsamı

Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre sigortacı, poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanunu ile genel hükümlere göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alır. Bu teminat, poliçe kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım için poliçede yazılı hadlere kadar geçerlidir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin E. 2024/1337, K. 2026/790 sayılı kararında sigortacının sorumluluğu, zorunlu mali sorumluluk limiti dışında ve üstünde kalan miktardan başlayıp ihtiyari teminat limitine kadar açıklanmıştır. Karar, değer kaybının ödenmeyeceği yönündeki özel şartın zarar görene karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hakkında hüküm kurmamıştır.

İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1337, K. 2026/790Kaynağı aç
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1337 – 2026/790 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1337 KARAR NO : 2026/790 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.05.2024 NUMARASI : 2023/214 Esas 2024/267 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21.05.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davalı … vekili , davalı … Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı … Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 14.05.2022 tarihinde, davalılardan … adına kayıtlı, … Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile, … Sigorta Anonim Şirketine de ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı … plakalı aracın oto yıkama servisine bırakılması sonrasında oto yıkama elemanı … tarafından izinsiz olarak trafiğe çıkarıldığını ve davacının sevk ve idaresindeki … plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasar nedeniyle 19.600,00TL hasar ödemek zorunda kaldığını, onarımın 15 gün sürdüğünü ve bu süre zarfında davacının aracından mahrum kaldığı gibi, aracında değer kaybının da meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatı olmak üzere toplam 10.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında hasar bedeli talebini 19.600,00 TL, değer kaybı talebini 10.000,00 TL, araç mahrumiyet bedeli talebini 3.500,00 TL olarak artırmıştır. Davalı … vekili, … adına kayıtlı … plakalı aracın oto yıkama servisine bırakılması sonrasında oto yıkama elemanı … tarafından trafiğe çıkarıldığından ve aracın çalındığından haberdar olur olmaz saat 13:00 civarında 112'yi arayarak ve karakola giderek şikâyetçi olduğunu, dava konusu kazanın ise 18:58'de meydana geldiğinden davalı …'in işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, adı geçen hakkında şikâyetçi olmaları üzerine Ankara 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/564E.sayılı dosyası ile hırsızlık suçundan dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı … Sigorta Şirketi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 104.maddesine göre, araç malikinin işletenlik sıfatı kalkmış olduğundan, buna bağlı olarak işletenin sorumluluğunu üstlenmiş olan davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı … Sigorta Anonim Şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı … Sigorta Anonim Şirketi, davanın zamanaşımına uğradığını, davadan önce davacı tarafından araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin limitinin aşılması hâlinde söz konusu olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen 2024/180E.sayılı davada davacı vekili, 14.05.2022 tarihinde, … adına kayıtlı … plakalı aracın davalının işlettiği oto yıkama servisine bırakılması sonrasında oto yıkama elemanı … tarafından izinsiz olarak trafiğe çıkarıldığını ve davacının sevk ve idaresindeki … plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasar nedeniyle 19.600,00TL hasar ödemek zorunda kaldığını, onarımın 15 gün sürdüğünü ve bu süre zarfında davacının aracından mahrum kaldığı gibi, aracında değer kaybının da meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 10.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına ve alınan bilirkişi raporuna göre, … plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun, araç hasar bedelinin 19.600,00 TL, değer kaybının 10.000,00 TL, aracın 10 gün tamirde kalması nedeniyle 10 günlük 3.500,00 TL araç mahrumiyet zararının oluştuğunun tespit edildiği, … plakalı aracın davalı … Sigorta Anonim Şirketi ve … Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigorta ile teminat altına alındığı, zarar ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi gereğince sürücü, işleten ve sigortanın müteselsil sorumlu olduğu, …'ın da araç sürücüsü olduğu belirtilerek asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 19.600,00 TL hasar bedeli tazminatının, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 3.500,00 TL mahrum kalınan araç bedeli tazminatının 14.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile, 19.600,00 TL hasar bedeli tazminatının, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 3.500,00 TL mahrum kalınan araç bedeli tazminatının 14.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşıasıl davada davalı … vekili , davalı … Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı … Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından, trafik sigortacısının poliçe kapsamındaki teminat limiti, hükmedilen tazminat bedellerinin bu limiti aşıp aşmadığı, faiz başlangıç tarihleri gibi hususlar araştırılmaksızın, asıl ve birleşen davada hem mükerrer tazminat kalemlerine hükmedilmesi, hem de tüm davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, sıralı sorumluluk ilkesi göz ardı edilerek müşterek ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı …'in aracı kaçırılarak kazaya sebebiyet verildiğini, bu durumda meydana gelen kazadan mesleki faaliyet gereği aracın teslim edildiği işletmenin işleteni … ve aracı kaçıran …'ın sorumluluğun söz konusu olduğunu, asıl ve birleşen dava için aynı tazminat kalemleri ayrı ayrı 2 kez mükerrer şekilde hükmedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada davalı … Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı … Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğunun ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe teminatı ile sıralı sorumluluk ilkesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sonraki sırada yer aldığını, hükmedilen hasar bedeli ve değer kaybı tazminat miktarlarının trafik sigortasının limiti içinde kaldığından ve limit aşımı söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, asıl ve birleşen davada aynı tazminat kalemlerinin 2 kez mükerrer şekilde hükmedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin sadece araç mahrumiyet bedelinden sorumluluğunun söz konusu olabileceğini, bilirkişi tarafından belirlenen araç mahrumiyet bedelinin de fahiş şekilde belirlendiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada davalı … Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından Karayolları Trafik Kanununun 104.maddesi göz ardı edilerek karar verildiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gibi, araç mahrumiyet bedelinden de sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, davalılardan … adına kayıtlı, … Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile, … Sigorta Anonim Şirketine de ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın oto yıkama servisine bırakılması sonrasında oto yıkama elemanı … tarafından izinsiz olarak trafiğe çıkarıldığını ve davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı oluştuğunu belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı sürücünün kusursuz, …'ın ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği belirtilerek asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 19.600,00 TL hasar bedeli tazminatının, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 3.500,00 TL mahrum kalınan araç bedeli tazminatının 14.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davalı … vekili ve … Sigorta Anonim Şirketi vekili ve … Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Dosya içerisinde mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/107907Soruşturma sayılı dosya içeriğinden, ifade tutanaklarından davalı araç işleteni …'in aracının yıkanıp temizlenmesi amacıyla … isimli iş yerine bıraktığı, temizleme işleminin 2 saat süreceğinin söylenmesi üzerine yıkama servisinden ayrıldığı ve işletme sahibi …'in kendisini arayıp, işletmede yeni çalışmaya başlayan işçinin aracı alıp kaçtığını söylemesi üzerine 112'yi arayarak şikâyetçi olduğunu ve aracı kaçıran … hakkında hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle dava açıldığı anlaşılmıştır. Davalı … kazaya neden olan aracın maliki olup aracının yıkanması için … tarafından işletilen işyerine bıraktığına göre davalıların sorumluluğunun belirlenmesi için 2918 sayılı KTK'nın 104. Maddesinin değerlendirilmesi gerekir. 2918 sayılı KTK'nın 104. Maddesinde "Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. Yukarıda yazılı teşebbüs sahipleri kendilerine bırakılan motorlu araçların tümünü kapsamak üzere esasları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilecek bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaya ve denetimlerde bu sigortanın yapıldığını belgelemeye mecburdurlar. İşletenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümler, burada da uygulanır. Motorlu araçları mesleki veya ticari amaçlar için elinde bulunduran teşebbüs sahipleri bu araçların yönetmelikte gösterilecek biçimde bir defterini tutmakla yükümlüdürler" düzenlemesi yapılmıştır. Bu hale göre mahkemece dava konusu kazaya ilişkin ceza mahkemesi dosyası getirtilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 104.maddesi gereğince davalı araç işleteni …'in ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. 2-Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Kaza yapan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılsın yada yapılmasın, kaza tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerinin üstünde kalan miktardan ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğu kabul edildiğinden kaza yapan araçla verilen zararlardan, aracın ZMMS ve İMMS kapsamında sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin müteselsilen sorumluluğuna karar verilemez. Davalı … Sigorta Anonim Şirketi, dava konusu kazaya karışan … plakalı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup davacı tarafça ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak da talepte bulunulmuştur. İhtiyari mali sorumluluk sigortası zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan zararından sorumludur. Diğer davalı … Sigorta Şirketinin de, bahse konu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, olay tarihinde maddi teminat limitinin 50.000,00TL olduğu görülmüştür. Buna göre kaza tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerinin üstünde kalan miktardan ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğu kabul edildiğinden kaza yapan araçla verilen zararlardan, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin müteselsilen sorumluluğuna karar verilemeyeceğinden davalı sigorta şirketlerinin sorumluluklarının İMMS ve ZMMS hükümlerine göre düzenlenen poliçeler kapsamında ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı olarak hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. 3-KTK'nın 91.maddesi ile davalı Trafik Sigortacısının sorumluluğu açısından "İşletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Aracın ZMM Sigortası bulunması hâlinde, sigorta şirketi de, zarar görenin zararlarından, zarara neden olan sürücü, işleten ve diğer zarar sorumluları ile birlikte (kanun ile sıralı sorumluğu kabul edilen sorumlular hariç) müştereken ve müteselsilen, sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Asıl davada, davanın araç işleteni ZMM Sigortacısı, İMM Sigortacısı ve araç sürücüsüne karşı açılmış iken, birleşen davada da oto yıkama işletme sahibi …'e karşı açıldığı, her iki davada da davalılar arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunması nedeniyle hükmedilen aynı alacak kalemleri yönünden hüküm kurulurken tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla ibaresinin kullanılması gerekirken mahkemece mükerrerlik ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355.maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; asıl davada davalı … vekili , davalı … Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı … Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davalı … vekili , davalı … Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı … Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde ilgilisine iadesine, 4-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Somut poliçedeki teminat dışı kayıt

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2022/8519, K. 2024/3449 sayılı kararına konu poliçenin ihtiyari mali sorumluluk klozunda, her türlü değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin teminat haricinde olduğu yazılmıştır. Bu ibare o poliçeye özgüdür. Bütün ihtiyari mali sorumluluk poliçelerinde aynı kaydın bulunduğu sonucu çıkarılamaz.

Daire, oy çokluğuyla verdiği kararda değer kaybı talebinin bu klozda teminat kapsamına alınmadığını belirterek talebin kabulünü hatalı görmüş ve kararın bozulması gerektiğine hükmetmiştir. Karara iki üye karşı oy yazmıştır. Bozma, incelenen poliçe klozu ve o uyuşmazlık bakımından kurulmuştur. Başka poliçeler için genel bir geçerlilik kuralına dönüştürülemez.

Genel şartlara aykırı özel şart görüşü

Uyuşmazlık Hakem Heyeti, ihtiyari teminatın 2918 sayılı Kanun ve genel hükümlere göre işletene düşen hukuki sorumluluğu kapsadığını, değer kaybının da bu sorumluluklardan biri olduğunu kabul etmiştir. Poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konulabileceği gerekçesiyle değer kaybının teminat dışında kaldığı savunmasına itibar etmemiştir. İtiraz Hakem Heyeti de aynı yönde sonuca ulaşmıştır.

Bu gerekçe, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi çoğunluğunun bozduğu sonucun dayanağıdır. Özel şartın genel şartlara aykırı olduğu için değer kaybı talebini engelleyemeyeceği yaklaşımı, anılan kararda çoğunluk tarafından benimsenmiş bir sonuç değildir.

Zarar görene karşı ileri sürülemeyecek hâller

2918 sayılı Kanunun 95. maddesine göre sigorta sözleşmesinden veya bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ya da miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Madde, ihtiyari mali sorumluluk poliçesini veya değer kaybının ödenmeyeceği şartını ayrıca adlandırmamaktadır. Metin, her değer kaybı istisnasının uygulanmış bir örneğini de sunmamaktadır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, ödeme yapan sigortacının başvurabileceği kişiyi ayırır. Sigortacı, sigorta sözleşmesine ve ilgili kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Başvuru zarar görene yöneltilmez.

Zorunlu sigortaya ilişkin hükümle fark

2918 sayılı Kanunun 90. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu belirtir. 9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunla eklenen cümle iptal edilmiştir. Hüküm zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkindir ve ihtiyari poliçedeki değer kaybı özel şartını düzenlemez.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 90Kaynağı aç
Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…)[71] öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…)71 düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.[72] (Ek fıkra:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.) İKİNCİ BÖLÜM Sigorta Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu:

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, kaza tarihindeki zorunlu limit aşıldıktan sonra ihtiyari sorumluluğun doğduğu gerekçesiyle zorunlu ve ihtiyari sigortacıların müteselsilen sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir. Sonuç, kararın kaldırılması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesidir. Kesin tazminat miktarı belirlenmemiştir. Bu değerlendirme, özel şartın zarar görene etkisini çözmez.

Üçüncü kişi ve genel şartların uygulanması

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin E. 2024/1191, K. 2026/749 sayılı kararı faiz başlangıcına ilişkindir. Daire, üçüncü kişi davacı ile ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı arasında poliçe sözleşmesi bulunmadığından genel şartların davacı bakımından uygulanamayacağını kabul etmiştir. Değer kaybı talebinin sigortacıya ulaştığı tarihte temerrüdün başlayacağı sonucuna varmıştır. Kararda değer kaybının ödenmeyeceği şeklinde bir özel şart bulunmamaktadır. Genel şartlardaki her teminat istisnasının uygulanamayacağı da ayrıca kurulmamıştır.

İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1191, K. 2026/749Kaynağı aç
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/06/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … tarihinde davacının maliki olduğu … plakalı araca davalı … Sigorta AŞ'nin kasko sigortası (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) ile sigortalısı olan …plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortanın sigortalısı olan araç sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın yaptığı başvuru sonucunda bir miktar ödeme yapıldığını, ancak değer kaybı ödemesinin gerçek zararı karşılamadığını beyanla değer kaybından kaynaklanan şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigortaya başvuru tarihi olan 25/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle somut olayda alacaklının temerrüdünün mevcut olduğunu, davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın delillerini tarafına tebliğ etmediğini, müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücretinin bulunmadığını, davacıya değer kaybı ödemesi yapıldığını, başka ödeme yapılmasına gerek kalmadığını, müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını, baro pulu, vekalet harcı ödemesinden de sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumu raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu davacı taraf sürücüsünün ise kusuru bulunmadığı, makine mühendisi bilirkişinin raporuna göre, araçtaki değer kaybının, serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyla 54.545,45 TL olduğunu, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporlarına mahkemece itibar edildiğinden davanın kabulüne, 37.313,47 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 10/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı olarak) tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararın faiz yönü ile hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında sigorta şirketleri açısından temerrüt tarihinin sigorta şirketine başvuru tarihi olduğunu, sigorta şirketinin kendilerine yapılan başvuru tarihinde temerrüde düştüğünü, ancak ilk derece mahkemesi kararında temerrüt tarihi 25/03/2022 şeklinde karar verilmesi gerekirken yanlış karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın aracının ticari değil hususi araç olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, başvuruya konu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin ödendiğini, her halükarda değer kaybı tazminatı hesaplamanın 04/12/2021 tarihli genel şartların esas alınarak yapılması gerektiğini, her durumda değer kaybı belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporundaki tespitlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itirazlarının kabul edilmemesi halinde tespit edilen rayiç bedelin yüksek olduğunu belirterek itirazları doğrultusunda yeni rapor aldırılmasını istediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın tüm hukuki dayanaktan yoksun istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu Türk Ticaret Kanunundan kaynaklandığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, davada hesaplanması gereken zararın gerçek zarar olduğunu, davalı tarafın değer kaybı belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiği ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedellerin haksız olduğu yönündeki istinaf itirazlarında da hukuki yarar bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı tazmini isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Davacının maliki olduğu araca, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalısı olan aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacı aracında oluşan değer kaybının tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait … plakalı aracın Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi kayıtlarına göre 21/11/2021 tarihli kaza öncesinde maddi hasarlı bir hasar kaydı olduğu, aracın 05/04/2017 yılından 29/07/2022 tarihine kadar 71.355 kilometre yol yapmış olduğu, yıllık takribi 13.500 kilometre yol yaptığı, aracın kaza tarihinde takribi 65.000 kilometrede olduğu ve rapor tarihi itibariyle takribi 80.000 kilometrede olduğu değerlendirilerek, araçta 21/11/2021 tarihli kaza nedeniyle sol kısımda, yürür aksamda ve iç kısımda hasar oluştuğu belirtilmek suretiyle 54.545,45 TL değer kaybı olduğu belirtilmiştir. Davalı sigorta tarafından davacıya 17.231,98 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 17.231,98 TL'nin ilk derece mahkemesince yapılan hesaplamalardan mahsubu yapıldığı, araçtaki değer kaybının Yargıtay emsal içtihatları uyarınca aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olarak hesaplandığı, davacıya ait aracın önceki kaza kayıtlarının getirildiği ve bilirkişi raporunda önceki kaza kayıtları tartışılarak değer kaybı hesabının yapıldığı gözetilerek davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı …Sigorta AŞ vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf itirazının incelenmesinde; davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ile davacı üçüncü kişi arasında sigorta poliçesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, bir diğer anlatımla davacının sigortası poliçesinin tarafı olmadığından ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartları davacı bakımından uygulanamaz. Bu itibarla davacının değer kaybına ilişkin tazminat talebinin davalı sigorta şirketine ulaştığı tarihte davalı temerrüde düştüğü kabul edilerek bakiye değer kaybı olan 34.313,47 TL'ye davalının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25/03/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmeye başlanması gerekirken, ilk derece mahkemesince 10/06/2023 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılması nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihinin 25/03/2022 tarihi olarak düzeltilmesine ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf isteminin KABULÜNE, 3-İlk derece mahkemesi olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin …. Esas – … Karar sayılı, 01/06/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile 37.313,47 TL değer kaybı tazminatının 25/03/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Alınması gereken 2.548,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL ile tamamlama harcı 635,51 TL'nin toplamından oluşan 716,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.832,67‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, c)Arabuluculuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, ç)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 635,51 TL tamamlama harcı ile 2.952,80 TL posta ve tebligat gideri ve bilirkişi ücreti toplamından oluşan 3.749,71‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Artan gider avansının ilgililerine iadesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının ve davalının yatırdığı 637,22 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının davacıya talebi halinde iadesine, 1.911,66 TL bakiye istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 6-Davacının başvuru sırasında sarf ettiği 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 197,00 TL dosya ve posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/05/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. …

Zamanaşımı hükmünün ihtiyari sigortada uygulanması

2918 sayılı Kanunun 100. maddesi, zamanaşımına ilişkin 109. maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağını düzenler. 109. maddenin süresi ve başlangıç tarihi bu çerçevede ayrıca yer almamaktadır. Bu nedenle süre veya başlangıç tarihi belirlenemez.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır. Sigorta sözleşmesi yapmaya yetkili sigorta şirketleri ve sigorta yapma zorunluluğu:

Sigortacıya yöneltilen davada görev

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, Kanunda düzenlenen hususları tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava sayar. Aynı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrası, ticari davalara asliye ticaret mahkemesinin bakacağını belirtir.

İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/369, K. 2025/424Kaynağı aç
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/369 – 2025/424 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/369 KARAR NO : 2025/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.12.2022 NUMARASI : 2022/54 Esas 2022/1037 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 27.03.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.04.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı … tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 19.04.2021 tarihinde davalı … idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı … plakalı araç ile davacıya ait … plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu, davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, hasar nedeniyle aracın değer kaybına uğradığını ve kazanç kaybı oluştuğunu, davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu’nun K-2021/161881 sayılı dosyasında değer kaybının 35.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından teminat limiti tükendiği gerekçesiyle tamamının ödenmediğini, bakiye değer kaybından davalıların sorumlu olduğunu, ayrıca aracın 20 gün boyuncu kiraya verilemediğini ve 15.000,00 TL kazanç kaybı oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalı …’dan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç değer kaybı talebini 3.301,38 TL, araç mahrumiyeti bedeli talebini 10.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı …, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğini, değer kaybına ilişkin zarardan zorunlu mali sorumluluk sigortası ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, talep edilen araç mahrumiyeti bedelinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, değer kaybı bedelinin Genel Şartlara uygun olarak hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin poliçe teminatı dışında olduğunu, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan bakiye değer kaybı talebi ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olduğu, 10.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler de mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının değer kaybına yönelik davasının kısmen kabulüne, 2.244,87 TL'sinin davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 24.11.2021 tarihinden, davalı … yönünden kaza tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, davacının araç mahrumiyet bedeline yönelik davasının kabulüne, 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı …'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı … tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, değer kaybı talebinin kısmen reddine ilişkin kararın hatalı olup araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle yapılan ödemelerin nazara alındığında 35.000,00 TL’lik değer kaybı zararının toplam 31.698,62 TL’lik kısmının poliçe limiti kapsamında dava dışı sigorta şirketinden tahsil edildiğini, mahsup edilen ödemeye faiz ve yargılama gideri de dahil edildiğini, buna göre 3.301,38 TL değer kaybı bedelinin tahsili gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı … istinaf dilekçesinde, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, tacir olmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu kabul edilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, kusur durumunun trafik bilirkişisi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hasar tespiti ve diğer hesaplamaların dayanaktan yoksun olup değer kaybının hesaplanmasına ilişkin esas alınan bedellerde somut veri sunulmadığını, araç mahrumiyet bedeli zararına ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olup aracın oranım süresinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve ihtiyati mali sorumluluk sigortası sigortacısı olduğu araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki davacıya ait aracın karıştığı kazada aracın hasar gördüğünü belirterek zorunlu mali sorumluluk sigorta teminat limitinin tükenmesi nedeniyle karşılanmayan bakiye değer kaybı talebi ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davacı vekili ile davalı … tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemeleridir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebiyle açılan davada davalı sigorta şirketine de husumet yöneltildiği nazara alındığında davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davalı …'ın bu yöne değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 10.10.2022 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde park yerinden kontrolsüz çıkması nedeniyle davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, belirlenen kusur durumun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak belirlenen değer kaybı bedelinden davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle tespit edilen bakiye değer kaybının hüküm altına alınmasında ve davacıya ait aracın 20 gün olarak belirlenen tamir süresine göre yazılı şekilde araç mahrumiyet bedeline karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, tarafların bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı Melis Yaşın'ın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekili ile davalı …'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 836,44 TL istinaf harcından peşin alınan 209,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 626,63 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin E. 2023/369, K. 2025/424 sayılı kararında sorumluluk sigortalarının Türk Ticaret Kanununun 1473 ve devamı maddelerinde düzenlendiği dikkate alınmıştır. Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında sigorta şirketine de husumet yöneltildiği için asliye ticaret mahkemesi görevli görülmüş ve görev itirazı yerinde bulunmamıştır. Karar, uyuşmazlığın ihtiyari mali sorumluluk sigortası olduğunu veya özel şartın geçerliliğini incelemiş değildir. Görev sonucu bu dosyaya özgüdür.

İhtiyari mali sorumluluk sigortası hangi kısmı teminat altına alır?

Sigortacı, aracın kullanılmasından doğan ve işletene düşen hukuki sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk hadlerini aşan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alır. Teminatın doğması için sorumluluğun poliçe kapsamında olması gerekir.

Değer kaybı her ihtiyari poliçede teminat dışında mıdır?

Hayır. Her türlü değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin teminat dışında olduğuna ilişkin ibare, incelenen poliçeye aittir. Başka poliçelerde aynı ibarenin bulunduğu kabul edilemez.

Tazminatı azaltan hâl zarar görene karşı ileri sürülebilir mi?

2918 sayılı Kanunun 95. maddesine göre tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödeme yapan sigortacı, bunun mümkün olduğu oranda sigorta ettirene başvurabilir.

Zorunlu ve ihtiyari sigortacılar birlikte mi sorumludur?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, zorunlu limit aşıldıktan sonra ihtiyari sorumluluk doğduğu gerekçesiyle iki sigortacının müteselsil sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir. Bu sonuç, değer kaybını dışlayan özel şart hakkında verilmiş bir hüküm değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu