Kanser teşhisinde gecikme; hastada kanser şüphesi doğurabilecek belirti, bulgu, tetkik sonucu veya risk faktörleri bulunmasına rağmen gerekli tıbbi değerlendirmelerin zamanında yapılmaması, hastanın ilgili uzmana yönlendirilmemesi, ileri tetkiklerin istenmemesi, patoloji ya da görüntüleme sonuçlarının geç değerlendirilmesi veya yanlış teşhis nedeniyle kanser tanısının olması gerekenden geç konulmasıyla ortaya çıkan bir tıbbi malpraktis durumudur.
Hekimin Özen Yükümlülüğü ve Kusur Değerlendirmesi
Tanı sürecinde gerçekleşen her gecikme kendiliğinden hekim hatası olarak nitelendirilemez. Bazı kanser türlerinin sinsi bir seyir izlemesi, ilk klinik bulguların başka hastalıklarla benzerlik taşıması veya hastanın başvurduğu andaki verilerin kesin tanı koymaya yeterli olmaması mümkündür. Bununla beraber hekim; hastanın şikâyetlerini ciddiyetle ele almak, tıbbi gereklilik bulunması halinde ileri tetkik talep etmek, riskli bulguları gözden kaçırmamak, şüpheli sonuçları takip altında tutmak ve hastayı zamanında ilgili uzmanlık alanına yönlendirmekle yükümlüdür.
Hekimin sorumluluğu her hastaya her tetkiki yapmak şeklinde değerlendirilmez; hekimin somut olayın gerektirdiği makul ve bilimsel yaklaşımı sergilemesi beklenir. Bu doğrultuda hastanın yaşı, cinsiyeti, aile öyküsü, klinik şikâyetleri, fizik muayene bulguları, laboratuvar sonuçları, görüntüleme raporları ve önceki tıbbi geçmişi birlikte değerlendirilmelidir.
Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri Yönetmeliği düzenlemelerinde de kanser riski taşıyan vakaların teşhis amacıyla ileri merkezlere sevk edilmesinin sağlanması, taramalarda saptanan şüpheli olguların ileri tetkik ve tedavi yapacak merkezlere yönlendirilmesi ve kanser şüphesi altındaki hastaların takip altında tutulması kurallara bağlanmıştır.
İlliyet Bağı ve Tedavi Şansının Kaybı
Teşhiste gecikme sebebiyle tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için tıbbi kusur ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının kurulması şarttır. Bu doğrultuda, kanser tanısının zamanında konulması halinde hastanın tedaviye cevap verme imkânının, beklenen yaşam süresinin, cerrahi müdahale şansının veya hastalığın kontrol altına alınabilme ihtimalinin daha yüksek olup olmayacağı incelenir. Erken tanı fırsatının kusurlu bir gecikmeyle yitirildiği durumlarda maddi ve manevi tazminat istemi gündeme gelebilir.
Hasta tamamen iyileşemeyecek olsa dahi, erken teşhis durumunda daha uzun, daha kaliteli veya daha az ağır bir tedaviyle yaşama ihtimali mevcutsa, tedavi şansının kaybı veya yaşam süresinin kısalması tazminat hesabında dikkate alınır.
Özel Sağlık Kuruluşlarının Hukuki Sorumluluğu ve Görevli Yargı Kolu
Özel hastane, özel tıp merkezi, klinik, laboratuvar veya görüntüleme kuruluşlarında yaşanan gecikmelerde uyuşmazlıklar çoğu zaman özel hukuk ve tüketici hukuku esasları çerçevesinde ele alınır. Özel kuruluşlar yalnızca bünyelerinde çalışan hekimin şahsi kusurundan ötürü değil; laboratuvar, radyoloji, patoloji birimleri, hasta kayıt sistemi, bilgilendirme düzeni ve sevk organizasyonundaki aksaklıklardan da kurumsal olarak sorumlu tutulabilir.
Özel sağlık kuruluşu ile hasta arasındaki hukuki ilişkiden doğan tazminat uyuşmazlıklarında, somut olayın niteliğine göre tüketici mahkemeleri görevli olabilmekte ve dava ikame edilmeden önce dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekliliği gündeme gelebilmektedir.
Kamu Hastanelerinde İdareye Başvuru ve Tam Yargı Davası
Kamu hastanelerindeki tıbbi uygulamalar idari eylem niteliğinde olduğundan, hak ihlaline uğrayan kişilerin doğrudan idari dava açmadan önce ön başvuruda bulunması aranır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, eylemin yazılı bildirimle veya başka şekilde öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda eylem gününden itibaren beş yıllık süre zarfında ilgili idareye başvurularak hakkın yerine getirilmesi talep edilmelidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
İdareye sunulan tazminat isteminin kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde bu işleme ilişkin bildirimin tebliğini izleyen günden itibaren ya da başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda bu sürenin bittiği tarihten itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi durumunda, sonradan idari yargı mercilerinde açılacak davalarda önceden idareye başvurma koşulu aranmaz.
Sağlık Personeline Rücu ve Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık personelinin muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları sebebiyle idarece ödenen tazminatın ilgili personele rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu tutarına Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Bu değerlendirmede ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilir.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 18Kaynağı aç
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uyarınca idare, kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminatı ödedikten sonra, zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçer. İdarece ödenen vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dahil tazminat tutarı, personelin kusuru oranında ve poliçe teminatı dahilinde ilgili sigorta şirketinden talep edilir. Devlet üniversitelerinde görev yapan personel yönünden ise ilgili üniversite, Mesleki Sorumluluk Kurulu kararını ve varsa görevi kötüye kullanmaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararını gözeterek altı ay içinde nihai kararını verir.
Hasta Hakları ve Tıbbi Kayıtların İncelenmesi
Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hasta; sağlık durumunu, uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve risklerini, alternatif yöntemleri, tedaviyi kabul etmezse doğabilecek sonuçları ve hastalığın seyri hakkında sözlü veya yazılı bilgi isteme hakkına sahiptir. Hasta ayrıca kendi sağlık dosyasını ve kayıtlarını inceleyebilir ve bunların suretini alabilir.
Teşhis Gecikmesinde Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri
Kanser teşhisinin gecikmesi nedeniyle açılabilecek maddi tazminat davalarında; tedavi giderleri, ilaç harcamaları, özel hastane masrafları, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedavi giderleri, ameliyat masrafları ile yol, konaklama ve bakıcı giderleri talep edilebilir. Bunun yanı sıra gecikmeye bağlı olarak gelişen geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik zararları, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi kayıplar da tazminat talebine konu edilebilir.
Teşhisin gecikmesi neticesinde hastanın yaşamını yitirmesi durumunda ise geride kalan yakınları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edilebilir. Eş, çocuklar, anne, baba ve somut olayın şartları doğrultusunda müteveffa ile destek ilişkisi içerisinde bulunduğu ispatlanan diğer yakınlar bu kapsamda hak sahibidir.
Sağlık Personeli Hakkında Ceza Soruşturması İzni
3359 sayılı Kanun'un Ek 18. maddesi kapsamında, kamu ve özel sağlık kurumları ile vakıf üniversitelerinde çalışan hekim, diş hekimi ve sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye dönük tıbbi uygulamalarından kaynaklanan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun usulü tatbik edilir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma düzenine tabi bulunanlar bu kuralın istisnasını oluşturur. Tıbbi uygulamalara dönük adli süreçlerde soruşturma iznini verme yetkisi Sağlık Bakanlığı teşkilatındaki Mesleki Sorumluluk Kuruluna aittir.
Kanser teşhisinde yaşanan her gecikme doktor hatası sayılır mı?
Hayır, sinsi ilerleyen kanser türleri veya hastanın başvurusundaki bulguların kesin tanıya yetmemesi gecikmeye neden olabilir; ancak hekim somut şüphe halinde ileri tetkik isteme, bulguları takip etme ve sevk yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır.
Erken tanı konulsa dahi tamamen iyileşemeyecek hasta tazminat alabilir mi?
Evet, erken tanı sayesinde hastanın daha uzun bir yaşam süresi elde etme, yaşam kalitesini koruma veya daha az ağır tedaviyle yaşama ihtimali bulunuyorsa, tedavi şansının kaybı veya yaşam süresinin kısalması tazminat hesabında dikkate alınır.
Devlet hastanesindeki teşhis gecikmesinde idareye başvuru süresi ne kadardır?
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulmalıdır. Talebin kısmen ya da tamamen reddi halinde tebliğin ertesi gününden, otuz gün boyunca cevap verilmemesi durumunda ise bu sürenin dolmasından itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.
Adli yargıda görevsizlik kararı verilmesi halinde idareye başvuru zorunlu mudur?
Hayır, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi üzerine idari yargıda açılacak davalarda idareye önceden başvurma şartı aranmaz.
Kanser teşhisi geciken hasta hangi maddi zararlarını talep edebilir?
Hasta tedavi, ilaç, ameliyat, kemoterapi, radyoterapi, bakım, yol ve konaklama harcamaları ile geçici veya sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlarını isteyebilir.
Sağlık çalışanlarının teşhis işlemlerine ilişkin ceza soruşturması nasıl başlatılır?
3359 sayılı Kanun Ek Madde 18 uyarınca, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesine tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu ve özel sağlık kurumları ile vakıf üniversitelerindeki personelin muayene, teşhis ve tedaviye dönük tıbbi uygulamaları sebebiyle yürütülecek ceza soruşturmalarında Mesleki Sorumluluk Kurulunun izin vermesi şarttır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

