Kanser Tedavisinde Geç Teşhis ve Hatalı Tedavi Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Kanser Tedavisinde Geç Teşhis ve Hatalı Tedavi Tazminatı

Kanser tedavisinde geç teşhis veya hatalı tedavi, şikâyetlerin, muayene bulgularının, laboratuvar ve görüntüleme sonuçlarının, biyopsi ya da patoloji verilerinin doğru ve zamanında ele alınmaması yüzünden tanının gecikmesi, yanlış konulması, evrenin hatalı belirlenmesi veya uygun tedavinin zamanında başlamaması sonucu hastanın zarar görmesidir. Tazminat için belirleyici olan, aynı koşullarda özenli bir hekimin veya sağlık kuruluşunun yapması beklenen değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığıdır.

Geç fark edilen her kanser kusur sayılmaz

Bir kanserin geç anlaşılması, kendiliğinden hekim hatası anlamına gelmez. Kimi kanserler belirti vermeden ilerleyebilir; kimi tümörler erken dönemde görüntülemeyle yakalanamayabilir; ilk biyopsi de sınırlı bir örnek içerebilir. Kötü sonuç ile özen eksikliği bu nedenle özdeş değildir. Somut olayda, o koşullarda yapılması gereken değerlendirme ile fiilen yapılan değerlendirme karşılaştırılır.

Sorumluluğun değerlendirilebileceği tablolar

Uzun süredir kanama, kilo kaybı, geçmeyen öksürük, memede kitle, cilt değişikliği, yutma güçlüğü, açıklanamayan ağrı veya anormal test sonucu varken bunların önemsiz görülerek hastanın gönderilmesi, radyoloji raporundaki şüpheli bulgunun izlenmemesi, biyopsinin geciktirilmesi, patoloji raporunun yanlış yorumlanması, tedaviye başlamak için gereksiz bekletme veya yanlış tedavi protokolü uygulanması tazminat sorumluluğu doğurabilir. Belirgin uyarıcı bulgular basit bir hastalıkla açıklanıp ileri inceleme bütünüyle dışlanırsa hukuki sorun doğabilir. Dışkıdaki kanın uzun süre hemoroid denilerek geçiştirilmesi, memedeki kitleye rağmen mamografi, ultrason veya biyopsi istenmemesi ve gerekli tetkik yapılmadan hastanın defalarca yalnızca şikâyeti gideren tedaviyle gönderilmesi, geç teşhis iddiasının tartışılabileceği örneklerdir. Bu örnekler kusuru kendiliğinden kanıtlamaz; hangi incelemenin gerekli olduğu somut tıbbi koşullara bağlıdır.

Tarama programları ve uyarıcı bulgular

Erken teşhis, hekim ve sağlık kuruluşu bakımından önemli bir değerlendirme alanıdır. Sağlık Bakanlığının kanser tarama programlarında meme, serviks ve kolorektal kanserler için belirli yaş ve risk gruplarında düzenli tarama yürütülür. Belirgin uyarıcı bulguların basit hastalıklarla açıklanıp ileri incelemenin bütünüyle dışlanması ise hukuken sorun yaratabilir.

Görüntüleme, patoloji ve sonucun izlenmesi

Mamografi, akciğer grafisi, tomografi, MR, PET-CT veya ultrasonda şüpheli bulgu görülmesine karşın bunun rapora yazılmaması, patoloji sonucunun yanlış negatif çıkması, yetersiz biyopsi örneğine rağmen yeni örnek alınmaması ya da rapordaki şüphenin klinik hekimce izlenmemesi bir sorumluluk zinciri oluşturabilir. Raporda kontrol, şüpheli lezyon veya ileri inceleme önerisi varsa bu önerinin izlenmesi gerekir. Hasta kontrole çağrılmaz veya ek tetkik yapılmazsa klinik hekim ile hastane de sorumlu olabilir.

Sonuç çıktığı halde hastaya bildirilmemesi, raporun sisteme yüklenmesine rağmen hekim tarafından görülmemesi veya patoloji sonucu kanser şüphesi taşıdığı halde hastanın kontrole çağrılmaması, bireysel hekim hatasının yanında hastane organizasyon kusurunu da gündeme getirebilir. Patoloji yönünden sorun; yanlış negatif sonuç, yanlış kanser tipi, evrelemeyi etkileyen eksik değerlendirme veya örnek karışması biçiminde ortaya çıkabilir. Biyopsi materyali yetersizse yeniden biyopsi gerekebilir.

Tanıdan sonraki hatalı tedavi

Hatalı tedavi yalnızca tanının geç konmasıyla sınırlı değildir. Tanıdan sonra yanlış evreleme, yanlış ya da gereksiz ameliyat, kemoterapi protokolünde hata, radyoterapi planlama hatası, ilaç dozunda hata, hedefe yönelik tedavinin yanlış uygulanması, yan etkilerin yönetilememesi veya tedaviye geç başlanması da zarar doğurabilir. Tedavi kararı; kanser tipi, evre, yaş, genel durum, eşlik eden hastalıklar, patoloji özellikleri ve bilimsel kılavuzlar gözetilerek verilmelidir.

Bilgilendirme ve aydınlatılmış onam

Hasta Hakları Yönetmeliği, hastaya sağlık durumunu, uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların yararları ve olası sakıncalarını, alternatifleri, tedaviyi kabul etmemenin sonuçlarını ve hastalığın seyrini sözlü veya yazılı olarak öğrenme hakkı tanır. Kanser tedavisinde aydınlatılmış onam, bir formun imzalanmasından ibaret değildir. Tedavinin amacı, beklenen yarar, yan etkiler, başarı ihtimali, alternatifler ve komplikasyonlar anlaşılır biçimde açıklanmalıdır. Yalnızca kemoterapi uygulanacağının söylenmesi yeterli görülmez. İlaç yan etkileri, enfeksiyon riski, saç dökülmesi, bulantı, kan değerlerinde düşme, organ toksisitesi, doğurganlığa etki, radyoterapi yan etkileri, ameliyatın kapsamı ve olası komplikasyonlar hastanın anlayacağı dille anlatılmalıdır.

Dosya ve kayıtların incelenmesi

Hasta Hakları Yönetmeliği, hastanın sağlık durumuyla ilgili dosya ve kayıtları doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla incelemesine ve suret almasına imkân tanır. Kayıtlar, yalnızca hastanın tedavisiyle doğrudan ilgili kişilerce görülebilir. Kanser dosyasında epikrizin ötesine geçilmesi; muayene notları, laboratuvar sonuçları, radyoloji görüntüleri, patoloji raporları, biyopsi blok ve lam bilgileri, konsültasyonlar, tümör konseyi kararları, kemoterapi protokolleri, radyoterapi planları, ameliyat notları ve takip kayıtlarının istenmesi değerlendirme bakımından önem taşır. Her belgenin her olayda bulunduğu bu çerçeveden çıkarılmaz.

Özel sağlık kuruluşundaki sorumluluk

Geç teşhis veya hatalı tedavi özel hastanede, özel klinikte, özel görüntüleme merkezinde, özel laboratuvarda ya da özel onkoloji merkezinde ortaya çıkmışsa sorumluluk özel hukuk çerçevesinde ele alınabilir. Kuruluşun sorumluluğu yalnız hekimin kişisel işlemiyle sınırlı görülmeyebilir; sonucun hastaya ulaştırılması, raporların izlenmesi, patoloji ve radyoloji düzeni, laboratuvar güvenliği, onkoloji planlaması ve kayıt sistemi de bu değerlendirmeye girebilir. Özel sağlık hizmeti çoğu olayda tüketici işlemi sayılabileceğinden, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ikincil düzenlemelerdeki ayıplı hizmet, sözleşmeye aykırılık ve tazminat hükümleri somut olaya göre birlikte ele alınabilir. Bu nitelik her dosya için kendiliğinden kurulmuş bir sonuç değildir.

Kanser şüphesi taşıyan bir raporda, özel kuruluşun sonucu hastanın izlemediği yönündeki savunması her durumda yeterli değildir. Bildirim yapılıp yapılmadığı, kontrol randevusu verilip verilmediği, dosyaya uyarı düşülüp düşülmediği ve ilgili hekimin raporu görüp görmediği araştırılmalıdır.

İdari eylemde başvuru ve dava

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine göre, idari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişi, idari dava açmadan önce, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini istemelidir. İstem kısmen veya tamamen reddedilirse, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren; otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. Maddede dava süresinin gün sayısı ayrıca gösterilmemektedir. Görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

Kamu hastanesindeki geç teşhis iddiasında, dava öncesinde idareye yapılacak başvuruda olayın kronolojisi, gecikmenin hangi aşamada oluştuğu, zararın ne olduğu, istenen maddi ve manevi tazminat tutarı ile talep edilen kayıtlar açıkça yazılmalıdır.

Maddi ve manevi zarar kalemleri

Şartları oluşursa maddi tazminatta tedavi, ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi, ilaç, özel hastane, tetkik ve görüntüleme, yoğun bakım, rehabilitasyon, yol ve konaklama ile bakıcı giderleri; ayrıca geçici veya sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması talep edilebilir. Hasta hayatını kaybederse yakınları destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat isteyebilir. Bu sayım, her kalemin her olayda hüküm altına alınacağı veya belirli bir hesap yöntemiyle belirleneceği anlamına gelmez.

İspat, kayıtlar ve bilirkişi incelemesi

İspat çoğu zaman eski kayıtların geriye dönük incelenmesiyle yapılır. İlk başvuru, şikâyet, yapılan tetkikler, mevcut bulgular, çıkan raporlar, şüpheli bulgunun izlenip izlenmediği, biyopsi, kesin tanı ve tedavi başlangıcı bir zaman çizelgesine bağlanmalıdır. Rapor normal görünse bile görüntüde kanser bulgusu bulunabilir. Bu nedenle MR, tomografi, mamografi, ultrason veya röntgen görüntülerinin dijital kopyasının alınması ve yalnız eski raporun değil görüntünün kendisinin bilirkişi incelemesine sunulması gerekir. Radyoloji dosyasında eski görüntüler yeniden incelenmelidir.

Patoloji raporunun tartışıldığı dosyada laboratuvarın kimliği doğrulama yöntemi, örneğin kabul kayıtları, blok ve lamların saklandığı arşiv, immünohistokimya bulguları, ikinci bir patoloji görüşü ve örneklerin birbirine karışıp karışmadığı incelenmelidir. Heyette onkoloji uzmanı, ilgili cerrahi dal, radyoloji ve patoloji uzmanı bulunmalı; olayın özelliğine göre radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, gastroenteroloji, göğüs hastalıkları, kadın doğum, dermatoloji, genel cerrahi veya adli tıp uzmanı da yer almalıdır. Kanserlerin agresif seyredebilmesi ya da sonucun değişmeyebilmesi biçimindeki genel cümleler, somut kayıt, eski görüntü, patoloji materyali, zaman çizelgesi ve hastalığın seyrine etki değerlendirilmeden yeterli sayılmaz.

Ceza soruşturması ve Mesleki Sorumluluk Kurulu

Ağır bedensel zarar veya ölümde, olayın niteliğine göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları tartışılabilir. Bu olasılık, suçun oluştuğu sonucunu kendiliğinden doğurmaz. Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlemleri hakkındaki soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun uygulanır. Soruşturma iznini, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 18. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu verir.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 18Kaynağı aç
Ek Madde 18- (Ek:12/5/2022-7406/14 md.) Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. (Ek cümle:21/2/2024-7496/21 md.) Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, ilgili üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgili hakkında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak altı ay içinde nihai karar verilir. (Ek fıkra:21/2/2024-7496/21 md.) İdare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu meslekî malî sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçer. Bu sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı idare tarafından ödenen avukatlık vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dâhil tazminat sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dâhilinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırdığı sigorta şirketinden talep edilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen;[15] a) Bakan yardımcısı, b) Sağlık Hizmetleri, Kamu Hastaneleri, Hukuk Hizmetleri, Yönetim Hizmetleri genel müdürleri veya yardımcıları, c) Profesör veya doçent unvanlı biri dâhilî, diğeri cerrahi branştan iki hekim, olmak üzere yedi üyeden oluşur. Mesleki Sorumluluk Kurulunun başkanı Bakan yardımcısıdır. (c) bendi uyarınca belirlenen üyelerin görev süresi iki yıldır. Mesleki Sorumluluk Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Sağlık Bakanı gelen işin niteliği ve sayısına göre, başka bir Bakan yardımcısının başkanlığında dördüncü fıkrada gösterilenlerden, yeni kurullar oluşturabilir.[16] Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri, ikinci fıkra kapsamında verdikleri kararlar sebebiyle görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi dışında mali ve idari yönden sorumlu tutulamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisi

Kurul, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapanlar bakımından il sağlık müdürlüğünde görevli başkan veya yardımcılarını ön inceleme için görevlendirebilir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 18. maddesi, soruşturma iznine ilişkin 4483 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki sürelerin iki kat uygulanacağını düzenler. Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Ceza soruşturması cezai sorumluluğu, tazminat davası ise maddi ve manevi zararın giderilmesini amaçlar. Ceza dosyasındaki Adli Tıp veya bilirkişi raporları tazminat davasında delil olabilir; bir yargı yolundaki raporun diğerini bağladığı belirtilmemektedir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensupları nedeniyle idarenin ödediği tazminatın ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, görevin kötüye kullanılıp kullanılmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu bir yıl içinde karar verir. Bu karar, hastaya tazminat ödenmesini kendiliğinden sonuçlandırmaz. Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından üniversite, kurul kararını ve varsa görevi kötüye kullanmaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararını dikkate alarak altı ay içinde nihai karar verir. İdare, kesinleşen mahkeme kararındaki tazminatı ödedikten sonra, zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan ilgili kamu sağlık meslek mensubunun yerine geçer ve ödenen tazminatı kusur oranı ile sigorta teminatı kapsamında sigorta şirketinden talep eder.

Hukuki yolun ayrımı

Özel hastanede özel hukuk ve tüketici hukuku çerçevesinde malpraktis sorumluluğu, kamu hastanesinde ise idareye başvuru ile tam yargı davası gündeme gelebilir. Bu ayrım genel bir yol tarifidir; görev ve istisnalar somut olayın niteliğine bağlıdır. Davanın değerlendirilmesi yalnızca kötü sonuca değil, geç teşhisin hangi aşamada oluştuğuna, hangi tıbbi standardın ihlal edildiğine, zararın nasıl ağırlaştığına ve illiyet bağının somut kayıtlarla ortaya konulmasına bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Kanserin geç bulunması her zaman hekim hatası mıdır?

Hayır. Bazı kanserler belirti vermeden ilerleyebilir, erken görüntülemede saptanamayabilir veya ilk biyopsi sınırlı örnek içerebilir. Hukuki ölçü, aynı şartlardaki özenli değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığıdır.

İdari eylemde dava öncesi başvuru süresi nedir?

İdari eylemde, eylem öğrenildikten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir. Ret işleminin tebliğinden veya otuz gün sessizliğin bitiminden sonra dava, kanunda ayrıca gün sayısı gösterilmeyen dava süresi içinde açılabilir.

Özel hastanedeki her olay tüketici işlemine girer mi?

Hayır. Özel sağlık hizmeti çoğu olayda tüketici işlemi niteliği taşıyabilir; 6502 sayılı Kanun kapsamındaki ayıplı hizmet, sözleşmeye aykırılık ve tazminat talepleri somut olaya göre değerlendirilir.

Hasta ölürse yakınları hangi tazminatları isteyebilir?

Hasta hayatını kaybetmişse yakınları destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu