Acil Serviste Yanlış Teşhis ve Geç Müdahale Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Acil Serviste Yanlış Teşhis ve Geç Müdahale Sorumluluğu

Acil Serviste Tıbbi Hata ve Kusur Ölçütleri

Acil serviste yanlış teşhis veya geç müdahale; hastanın acil sağlık birimine başvurmasına karşın şikâyetleri ile klinik bulgularının tıbbi standartlara uygun şekilde incelenmemesi, gerekli tetkiklerin yapılmaması, triyaj değerlendirmesinin hatalı yapılması, uzman konsültasyonunun geciktirilmesi, hatalı taburculuk uygulanması veya acil müdahalenin zamanında gerçekleştirilmemesi sonucu zarar görmesiyle meydana gelir. Acil birimlerde meydana gelen her olumsuz tıbbi sonuç doktor hatası olarak nitelendirilemez. Buna karşılık aciliyet derecesinin belirlenmemesi, hayati risk işaretlerinin gözden kaçırılması, lüzumlu tetkiklerin istenmemesi veya geç incelenmesi, hastanın ilgili uzman hekime gösterilmeden taburcu edilmesi ya da acil tedaviye derhal başlanması gerekirken hastanın bekletilmesi hallerinde sağlık tesisinin ve sağlık çalışanlarının hukuki sorumluluğu doğabilir.

Triyaj Uygulaması ve Bekleme Sürelerinin Hukuki Niteliği

Yataklı sağlık tesislerinde acil servis hizmetlerine ilişkin Tebliğ hükümleri; ağız ve diş sağlığı hastaneleri ile merkezleri hariç olmak üzere kamu, özel ve üniversitelere ait tüm yataklı sağlık kurumlarını ve buralarda görevli personeli kapsamaktadır. Düzenleme uyarınca triyaj işlemi, acil servislerdeki hasta yoğunluğuna bağlı olarak hastaların zarar görmesini önlemek ve ihtiyaç duydukları tıbbi bakıma gecikmeksizin ulaşmalarını sağlamak amacıyla uygulanır. Triyaj kadrosunda görev yapan personelin bu alanda eğitim almış olması gerekir.

Acil serviste geç müdahale, hastanın sağlık tablosunun gerektirdiği tıbbi yaklaşımın makul bir sürede gösterilmemesidir. Bununla birlikte acil servislerdeki yoğunluk ve diğer hastaların daha kritik tıbbi durumda bulunabilmesi ihtimali nedeniyle her bekleme süresi kendiliğinden kusur oluşturmaz. Geçen bekleme süresinin hukuki açıdan kusur teşkil edip etmediği; hastanın aciliyet derecesine, başvuru anındaki şikâyetlerine, ölçülen vital bulgularına ve taşıdığı tıbbi risk durumuna göre belirlenir.

Özel Hastanelerde Acil Müdahale ve Provizyon Ayrımı

Özel hastanelerde acil servis hizmeti verilirken başvuran hastanın ödeme gücü veya sigorta teminatı gerekçe gösterilerek gereken tıbbi müdahale geciktirilemez. Acil sağlık desteğine ihtiyacı bulunan bir hastanın öncelikle ödeme, sigorta provizyonu ya da teminat prosedürleri öne sürülerek bekletilmesi hukuka aykırılık teşkil eder. Bu tür gerekçelerle hastanın bekletilmesi ve gecikme neticesinde zarara uğraması halinde özel hastanenin sorumluluğu ağırlaşabilir.

Kamu Hastanelerinde İdareye Başvuru ve Tam Yargı Davası

Devlet, şehir veya kamu üniversitesi hastanelerindeki acil servis hatalarında idari eylem nedeniyle hakları ihlal edilenlerin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri gerekir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

İdareye iletilen taleplerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren ya da idarece otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği andan itibaren dava açma süresi içerisinde tam yargı davası ikame edilebilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi durumunda ise sonradan idari yargı mercilerinde açılacak davalarda önceden idareye başvuruda bulunma koşulu aranmaz.

Tıbbi Kayıtlara Erişim ve Talep Edilebilecek Tazminatlar

Hukuki sorumluluğun tespiti ve ispat sürecinde hasta kayıtları temel dayanak teşkil eder. Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri gereğince hasta; sağlık durumuna ilişkin dosya ve kayıtları doğrudan kendisi, vekili veya kanuni temsilcisi vasıtasıyla inceleme hakkına sahiptir. Hasta ve sayılan temsilcileri, bu resmi tıbbi kayıt ve belgelerin birer suretini de talep edebilir.

Acil servisteki hatalı teşhis veya gecikmiş müdahale nedeniyle bedensel zarara uğrayan hasta, şartları oluştuğu takdirde maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilir. Maddi tazminat istemi; tedavi giderleri, yoğun bakım ve ameliyat harcamaları, ilaç bedelleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon masrafları, medikal cihaz giderleri, özel hastane harcamaları, yol ve konaklama masrafları, bakıcı giderleri ile geçici ya da sürekli iş göremezlik zararlarını, kazanç kayıplarını ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları kapsar. Tıbbi hata sonucu ölüm meydana geldiğinde ise hastanın yakınları destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat davası açabilir.

Taksirle Öldürme ve Yaralama Açısından Ceza Sorumluluğu

Acil servisteki tıbbi kusurun ölümle sonuçlanması halinde ilgililerin adli ceza sorumluluğu gündeme gelir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre eylemin birden fazla insanın ölümüne yol açması ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle beraber başkalarının yaralanmasına sebep olması halinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

Müdahaledeki kusurun vefatla sonuçlanmayıp hastanın bedensel veya zihinsel bütünlüğünü etkilediği durumlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası uygulanır. Anılan hükme göre taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının yahut algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan fail hakkında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.[45] (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46] (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. İnsan üzerinde deney
Acil serviste bekleme süresi her durumda kusur sayılır mı?

Acil servislerdeki yoğunluk ve kritik vakalar sebebiyle her bekleme süresi kendiliğinden kusur teşkil etmez; beklemenin kusur sayılıp sayılmayacağı hastanın aciliyet derecesine, şikâyetlerine, vital bulgularına ve hayati riskine göre incelenir. Acil tedaviye derhal başlanması gerekirken hastanın bekletilmesi sorumluluk doğurabilir.

Özel hastane acil servisinde ödeme gücü gerekçesiyle müdahale ertelenebilir mi?

Özel hastaneler acil sağlık hizmeti sunarken hastanın ödeme kabiliyetini, sigorta durumunu veya provizyon onayını öne sürerek acil müdahaleyi geciktiremez. Hastanın bu gerekçelerle bekletilerek zarara uğraması hastanenin hukuki sorumluluğunu ağırlaştırabilir.

Kamu hastanesindeki acil servis hatasında idareye başvuru süresi ne kadardır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, kamu hastanesindeki idari eylem nedeniyle hakları ihlal edilenlerin eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu