Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin haksız fiil sonucu ölümü nedeniyle onun maddi desteğinden yoksun kalan yakınlarının bu kayıplarını gidermeye yönelik bir tazminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinin üçüncü fıkrası, ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları açıkça saymaktadır. Tazminatın genel hukuki çerçevesi, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenleyen TBK m. 49'a dayanmaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
Bu tazminat tamamen maddi niteliktedir; yakınların duydukları acı ve elem gibi manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilemez. Manevi zararlar, TBK m. 56/2 kapsamında ayrı bir manevi tazminat talebiyle gündeme getirilebilir. Söz konusu hüküm, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceğini düzenlemektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Tazminatın Bağımsız Niteliği: Miras Yoluyla İntikal Etmez
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin malvarlığından miras yoluyla geçen bir hak değildir. Zarar, doğrudan ölenin yakınlarının şahsında doğar; yani bu kişiler kendi bağımsız haklarını kullanarak talepte bulunurlar. Bu bağımsız nitelik, tazminatın ölenin malvarlığıyla ilgisinin bulunmadığı ve yakınların TBK m. 53 kapsamındaki haklarının ölenin bireysel hukuki durumundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir.
Kimler Tazminat Talep Edebilir?
Tazminat talep edebilmek için belirli bir akrabalık derecesinde olmak şart değildir. Ölenin sağlığında fiilen maddi desteğinden yararlanan herkes hak sahibi olabilir; ancak eş, çocuk ve anne-baba dışındaki kişilerin bu yardımı fiilen aldıklarını ispat etmeleri gerekir. Eş, çocuk ve anne-baba bakımından ise sağlıklarında birbirlerine sürekli destek sağladıkları karine olarak kabul edilir; bu karinenin aksini karşı taraf ispat etmek durumundadır.
Maddi destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder; hısımlığa ya da nafaka hükümlerine dayanmaz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/8509, K. 2014/18671 sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmektedir. Aynı kararda, resmi evlilik bağı kurulmaksızın karı-koca olarak fiilen ve düzenli biçimde birlikte yaşayan kişinin de, olayların normal akışına göre gelecekte de sürecek olan destek ilişkisi gözetilerek iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davası açabileceği hükme bağlanmıştır. İlk derece mahkemesinin bu yöndeki reddi söz konusu kararla bozulmuş; nikahsız eşin yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönem için uğradığı zararların değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/8509, K. 2014/18671Kaynağı aç
Nişanlılar söz konusu olduğunda da benzer bir değerlendirme yapılmaktadır: birbirlerine fiilen destekte bulunan nişanlılardan birinin ölümü hâlinde, diğerinin de destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat hakkının bulunduğu kabul görmektedir.
Anne ve Babanın Durumu
Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı, yetişkin bir insanın anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını göstermektedir. Bu desteğin miktarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık ile sosyal ve ekonomik durumlarına göre farklılık gösterebilir; ancak çocuğun hiç destek olmayacağının kabulü yerinde görülmemektedir.
Tazminat Miktarını Etkileyen Durumlar
TBK m. 52'nin birinci fıkrasına göre zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında veya artmasında etkili olması ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Aynı maddenin ikinci fıkrası, zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsünün tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması ve hakkaniyetin de bunu gerektirmesi hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini öngörmektedir. Bu indirim imkânı yalnızca hafif kusur ve yoksullaşma koşullarının birlikte gerçekleştiği hâle özgüdür.
Tazminat Hesabı Hakkında
Destekten yoksun kalma zararının doğru biçimde tespit edilebilmesi için ölenin gelir elde edeceği dönemlerin ve bu dönemlerdeki gelir miktarının belirlenmesi büyük önem taşır.
Zamanaşımı Süreleri
TBK m. 72/I uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminata konu fiil aynı zamanda ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suç niteliği taşıyorsa, o daha uzun ceza zamanaşımı haksız fiil tazminatına da uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
TBK m. 72/II, zamanaşımına uğramış bir tazminat istemiyle ilgili ayrı bir güvence daha öngörmektedir: haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. Bu hüküm zamanaşımı sürelerini değiştirmez; yalnızca ifadan kaçınma imkânını düzenler.
Tazminat Hacze Konu Olabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 11. bendi, vücut veya sağlık üzerine verilen zararlar için tazminat olarak zarar görene ya da ailesine toptan veya irat şeklinde verilen ya da verilmesi gereken paraların haczolunamayacağını düzenlemektedir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Akraba olmayan biri destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir mi?
Evet. Tazminat için akrabalık şartı aranmaz; ölenin sağlığında fiilen maddi desteğinden yararlanan herkes talepte bulunabilir. Eş, çocuk ve anne-baba dışındaki kişilerin destek ilişkisini ispat etmeleri gerekir; bu yakınlar bakımından ise süregelen destek karine olarak kabul edilir.
Nikahsız eş destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/8509, K. 2014/18671 sayılı kararına göre, resmi evlilik bağı olmaksızın karı-koca olarak fiilen ve düzenli biçimde birlikte yaşayan kişi iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davası açabilir. Maddi destek kavramı fiili bir durumu ifade eder; hısımlık veya nafaka hükümlerine dayanması şart değildir. Söz konusu kararda yeniden evlenme tarihine kadar olan dönem için uğranılan zararın değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı manevi tazminatı da kapsar mı?
Hayır. Bu tazminat yalnızca maddi zararı karşılar. Yakınların acı ve üzüntü gibi manevi zararları, TBK m. 56/2 kapsamında ayrı bir manevi tazminat davası yoluyla talep edilebilir. Hâkim bu konuda takdir yetkisine sahiptir; tazminata hükmedilmesi zorunlu değildir.
Tazminat davası açmak için süre ne kadardır?
TBK m. 72/I uyarınca zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrenmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır. Fiil aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç sayılıyorsa ve ceza kanununun öngördüğü zamanaşımı daha uzunsa, o süre uygulanır.
Ölen kişinin tazminat hakkı miras yoluyla yakınlarına geçer mi?
Hayır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız niteliktedir ve ölenin malvarlığından miras yoluyla intikal etmez. Zarar doğrudan yakınların şahsında doğduğundan, bu kişiler kendi bağımsız haklarını kullanarak talepte bulunurlar.
Tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Ölenin gelir elde edeceği dönemler ve bu dönemlerdeki gelir miktarı tazminat hesabının temelini oluşturur. Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkim TBK m. 52 uyarınca tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

