Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Hukuki Dayanak ve Kapsam

by Avukat Erdal Ersoy
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Hukuki Dayanak ve Kapsam

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin haksız fiil sonucu ölümü nedeniyle onun maddi desteğinden yoksun kalan yakınlarının bu kayıplarını gidermeye yönelik bir tazminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinin üçüncü fıkrası, ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları açıkça saymaktadır. Tazminatın genel hukuki çerçevesi, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenleyen TBK m. 49'a dayanmaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Bu tazminat tamamen maddi niteliktedir; yakınların duydukları acı ve elem gibi manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilemez. Manevi zararlar, TBK m. 56/2 kapsamında ayrı bir manevi tazminat talebiyle gündeme getirilebilir. Söz konusu hüküm, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceğini düzenlemektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Tazminatın Bağımsız Niteliği: Miras Yoluyla İntikal Etmez

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin malvarlığından miras yoluyla geçen bir hak değildir. Zarar, doğrudan ölenin yakınlarının şahsında doğar; yani bu kişiler kendi bağımsız haklarını kullanarak talepte bulunurlar. Bu bağımsız nitelik, tazminatın ölenin malvarlığıyla ilgisinin bulunmadığı ve yakınların TBK m. 53 kapsamındaki haklarının ölenin bireysel hukuki durumundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir.

Kimler Tazminat Talep Edebilir?

Tazminat talep edebilmek için belirli bir akrabalık derecesinde olmak şart değildir. Ölenin sağlığında fiilen maddi desteğinden yararlanan herkes hak sahibi olabilir; ancak eş, çocuk ve anne-baba dışındaki kişilerin bu yardımı fiilen aldıklarını ispat etmeleri gerekir. Eş, çocuk ve anne-baba bakımından ise sağlıklarında birbirlerine sürekli destek sağladıkları karine olarak kabul edilir; bu karinenin aksini karşı taraf ispat etmek durumundadır.

Maddi destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder; hısımlığa ya da nafaka hükümlerine dayanmaz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/8509, K. 2014/18671 sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmektedir. Aynı kararda, resmi evlilik bağı kurulmaksızın karı-koca olarak fiilen ve düzenli biçimde birlikte yaşayan kişinin de, olayların normal akışına göre gelecekte de sürecek olan destek ilişkisi gözetilerek iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davası açabileceği hükme bağlanmıştır. İlk derece mahkemesinin bu yöndeki reddi söz konusu kararla bozulmuş; nikahsız eşin yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönem için uğradığı zararların değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/8509, K. 2014/18671Kaynağı aç
21. Hukuk Dairesi         2014/8509 E.  ,  2014/18671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2014 NUMARASI : 2006/18-2014/68 Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalılardan Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalı Orman Genel Müdürlüğü‘nün tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının annesi, babası, kardeşleri, nikahsız eşi ve çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı nikahsız eş Remziye‘nin maddi tazminat talebinin reddine, davacı Sabriye’nin maddi tazminat talebinin kabulüne, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından müteveffa sigortalının %20, davalı işverenlerin %80 oranında kusurlu oldukları, davacı Remziye‘nin zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalı ile resmi evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşadığı, sigortalının nikahsız eşi olduğu, davacı Remziye’nin 13/07/2012 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda uyuşmazlık nikahsız eşin, ölen sigortalının desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle maddi tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Maddi destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder. Ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Medeni Yasa uyarınca evlilik bağı kurulmasa bile karı-koca olarak bir araya gelerek bu amaç ve duygu ile yaşamın sürdürülmesi karşısında, kadınlar için fiilen ve düzenli olarak onun geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi gelecekte de bu yardımı sağlayacak bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerekir. Bu nedenle, nikahsız eşin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalmaya dayalı olarak maddi tazminat davası açma hakkı vardır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda davacı Remziye’nin yeniden evlendiği 13/07/2012 tarihine kadar uğradığı maddi zararlarına ilişkin tazminat talebinin yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı Orman Genel Müdürlüğü'ne yükletilmesine, 25/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Nişanlılar söz konusu olduğunda da benzer bir değerlendirme yapılmaktadır: birbirlerine fiilen destekte bulunan nişanlılardan birinin ölümü hâlinde, diğerinin de destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat hakkının bulunduğu kabul görmektedir.

Anne ve Babanın Durumu

Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı, yetişkin bir insanın anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını göstermektedir. Bu desteğin miktarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık ile sosyal ve ekonomik durumlarına göre farklılık gösterebilir; ancak çocuğun hiç destek olmayacağının kabulü yerinde görülmemektedir.

Tazminat Miktarını Etkileyen Durumlar

TBK m. 52'nin birinci fıkrasına göre zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında veya artmasında etkili olması ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. IV. Özel durumlar 1. Ölüm ve bedensel zarar a. Ölüm

Aynı maddenin ikinci fıkrası, zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsünün tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması ve hakkaniyetin de bunu gerektirmesi hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini öngörmektedir. Bu indirim imkânı yalnızca hafif kusur ve yoksullaşma koşullarının birlikte gerçekleştiği hâle özgüdür.

Tazminat Hesabı Hakkında

Destekten yoksun kalma zararının doğru biçimde tespit edilebilmesi için ölenin gelir elde edeceği dönemlerin ve bu dönemlerdeki gelir miktarının belirlenmesi büyük önem taşır.

Zamanaşımı Süreleri

TBK m. 72/I uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminata konu fiil aynı zamanda ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suç niteliği taşıyorsa, o daha uzun ceza zamanaşımı haksız fiil tazminatına da uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde

TBK m. 72/II, zamanaşımına uğramış bir tazminat istemiyle ilgili ayrı bir güvence daha öngörmektedir: haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. Bu hüküm zamanaşımı sürelerini değiştirmez; yalnızca ifadan kaçınma imkânını düzenler.

Tazminat Hacze Konu Olabilir mi?

İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 11. bendi, vücut veya sağlık üzerine verilen zararlar için tazminat olarak zarar görene ya da ailesine toptan veya irat şeklinde verilen ya da verilmesi gereken paraların haczolunamayacağını düzenlemektedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası,[36] 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu, 7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, 9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, 10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, 12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi, 13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Sık Sorulan Sorular

Akraba olmayan biri destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir mi?

Evet. Tazminat için akrabalık şartı aranmaz; ölenin sağlığında fiilen maddi desteğinden yararlanan herkes talepte bulunabilir. Eş, çocuk ve anne-baba dışındaki kişilerin destek ilişkisini ispat etmeleri gerekir; bu yakınlar bakımından ise süregelen destek karine olarak kabul edilir.

Nikahsız eş destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/8509, K. 2014/18671 sayılı kararına göre, resmi evlilik bağı olmaksızın karı-koca olarak fiilen ve düzenli biçimde birlikte yaşayan kişi iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davası açabilir. Maddi destek kavramı fiili bir durumu ifade eder; hısımlık veya nafaka hükümlerine dayanması şart değildir. Söz konusu kararda yeniden evlenme tarihine kadar olan dönem için uğranılan zararın değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Destekten yoksun kalma tazminatı manevi tazminatı da kapsar mı?

Hayır. Bu tazminat yalnızca maddi zararı karşılar. Yakınların acı ve üzüntü gibi manevi zararları, TBK m. 56/2 kapsamında ayrı bir manevi tazminat davası yoluyla talep edilebilir. Hâkim bu konuda takdir yetkisine sahiptir; tazminata hükmedilmesi zorunlu değildir.

Tazminat davası açmak için süre ne kadardır?

TBK m. 72/I uyarınca zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrenmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır. Fiil aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç sayılıyorsa ve ceza kanununun öngördüğü zamanaşımı daha uzunsa, o süre uygulanır.

Ölen kişinin tazminat hakkı miras yoluyla yakınlarına geçer mi?

Hayır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız niteliktedir ve ölenin malvarlığından miras yoluyla intikal etmez. Zarar doğrudan yakınların şahsında doğduğundan, bu kişiler kendi bağımsız haklarını kullanarak talepte bulunurlar.

Tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Ölenin gelir elde edeceği dönemler ve bu dönemlerdeki gelir miktarı tazminat hesabının temelini oluşturur. Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkim TBK m. 52 uyarınca tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu