Hukuk Sisteminde Kan Parası Kavramı
Hukuk sisteminde kan parası adı altında müstakil bir tazminat türü bulunmamaktadır. Esasen bu bir maddi ve manevi tazminattır ve halk arasında bu adla anılan talep, hukuken Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki destekten yoksun kalma tazminatına karşılık gelir. Destekten yoksun kalma tazminatı maddi zarara dayandığından, ölenin sağlığında fiilen destek olmadığı yakınları kural olarak yalnızca manevi tazminat talep edebilirler.
Ölüm Hâlinde Talep Edilebilecek Zararlar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
Destekten yoksun kalma tazminatı, vefat eden kişinin terekesine dahil olan veya miras yoluyla intikal eden bir hak değildir. Bu tazminat hakkı, doğrudan doğruya desteği yitiren kişinin kendi şahsında meydana gelir. Bu sebeple tazminat talebinde bulunabilmek için mirasçı sıfatını taşımak ya da vefat eden ile kan bağına sahip olmak zorunlu değildir.
Destek İlişkisinin Unsurları ve Hak Sahipleri
Destek ilişkisinin varlığı için yasal bir nafaka veya hısımlık bağı aranmaz; yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması destek sayılabilmek için yeterli görülür. Kişilerin birbirine destek olması bakımından aynı soyadını taşıması veya kan bağı bulunması gerekmez. Bununla birlikte, destekten yoksun kaldığını ileri süren kişinin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içinde bulunması gerekir.
Destek olgusu yalnızca nakdi para ödemeleri ile sınırlı değerlendirilmez. Bir evladın anne ve babasının hastalık veya ihtiyaç anında bakımına koşması ya da eşlerin ortak yaşam içinde birbirlerine sundukları sürekli fiili hizmet ve yardımlar da destek kavramı kapsamında kabul edilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı talep eden kişilerin şahsi malvarlıklarının veya gelir düzeylerinin iyi olması, hatta zengin sayılmaları bu tazminatı talep etmelerine kanunen engel oluşturmaz.
Fiili ve düzenli desteğin varlığı kanıtlanmak koşuluyla eşler, anne ve baba, çocuklar, nişanlılar, sözlüler, uzun süredir birlikte yaşayan çiftler ve ölenin sağlığında düzenli yardım sunduğu diğer üçüncü kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler.
Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Ceza Davasının Etkisi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin 1. fıkrasına göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanıyorsa söz konusu ceza zamanaşımı uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören bu borcu ifadan kaçınabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince hukuk hâkimi; failin kusurlu olup olmadığına ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle veya ceza mahkemesinin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir. Benzer şekilde ceza hâkiminin kusuru değerlendirmesine ve zararı belirlemesine ilişkin tespitleri de hukuk hâkimini bağlamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
Tazminat Sözleşmelerinin Geçersizliği ve İptali
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinin 1. fıkrası gereğince, kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 111Kaynağı aç
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinin 2. fıkrasına göre tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10998, K. 2022/4542Kaynağı aç
Kan parası adı altında bağımsız bir dava açılabilir mi?
Hukuk düzeninde kan parası adı altında ayrı bir dava türü bulunmamaktadır; bu talep Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak açılır.
Kan parası alabilmek için mirasçı olmak zorunlu mudur?
Tazminat hakkı ölenin mirasçılarına intikal etmeyip doğrudan desteği kaybeden kişinin şahsında doğduğu için mirasçı olmak veya vefat edenle kan bağı taşımak zorunlu değildir.
Trafik kazası sonrasında imzalanan yetersiz uzlaşma iptal edilebilir mi?
Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

