Kamuya Yararlı İşte Çalıştırma: Koşullar ve İnfaz

by Avukat Erdal Ersoy
Kamuya Yararlı İşte Çalıştırma: Koşullar ve İnfaz

Kamuya Yararlı İşte Çalıştırma Nedir?

Kamuya yararlı işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun ya da kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (CGTİHK) 105. maddesi uyarınca bu yaptırımda iki saat çalışma bir gün sayılır; günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105Kaynağı aç
Madde 105- (1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/45 md.) Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.[43] (2) (Değişik:14/4/2020-7242/45 md.) Denetimli serbestlik müdürlükleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. (3) (Mülga:14/4/2020-7242/45 md.) (4) ( Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.) (5) (Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı[44]

Bu yaptırım üç farklı hukuki zeminde ortaya çıkabilir: Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 50. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi; CGTİHK'nın 106. maddesi kapsamında adli para cezasının ödenmemesi üzerine bu cezanın kamuya yararlı çalışmaya dönüştürülmesi; ve CGTİHK m. 105/A çerçevesinde denetimli serbestlik tedbirinin içeriğini oluşturan yükümlülükler arasında yer alması.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8 Hapis cezasının ertelenmesi
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. (4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. (5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır. (6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. (7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez. (8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer. (9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.[48] (10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.) (11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.[49] İKİNCİ BÖLÜM Koşullu Salıverilme, Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri Koşullu salıverilme[50]
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

Kısa Süreli Hapis Cezasının Kamuya Yararlı Çalışmaya Çevrilmesi

TCK m. 49/2 uyarınca hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezası sayılır. Bu ceza, TCK m. 50/1-f kapsamında, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya çevrilebilir. Ancak bunun için hükümlünün gönüllü olması zorunlu koşuldur; rıza olmaksızın bu yola gidilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. (2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

TCK m. 50/1, seçenek yaptırımın belirlenmesinde suçlunun kişiliğinin, sosyal ve ekonomik durumunun, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığın ve suçun işlenmesindeki özelliklerin esas alınacağını öngörmektedir. Bu değerlendirme, mahkemenin kamuya yararlı çalıştırma seçeneğine yönelip yönelmeyeceğini de kapsar.

TCK m. 50/3 ise bazı durumlarda çevirmeyi zorunlu kılmaktadır: daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişilerin otuz gün veya daha az süreli hapis cezası ile suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını bitirmiş olanların bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmek zorundadır.

Çevirme kararı verildiğinde TCK m. 50/5 gereğince uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre belirlenen adli para cezası veya tedbir kabul edilir.

Çalışma Koşulları ve İnfazın Yürütülmesi

CGTİHK m. 105/2 uyarınca denetimli serbestlik müdürlükleri, bölgelerindeki uygun kurumlardan hükümlüleri ne biçimde çalıştırabileceklerine dair bilgi alarak hizmetler listesini oluştururlar.

Çalıştırılacak iş belirlenirken hükümlünün mesleği ve yetenekleri ile suçtan mağdur olanların ve toplumun güvenliği gözetilir. Örneğin cinsel istismar suçundan hükümlü bir kişi okulların boyanması gibi işlerde çalıştırılamaz.

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 65. maddesi kapsamında, seçenek yaptırım olarak kamuya yararlı çalıştırmada iki saat çalışma bir gün sayılır; hükümlü günde en az iki, en fazla sekiz; haftada en az on dört, en fazla kırk saat çalıştırılır. Yaptırımın infazı toplam ceza süresinin iki katını geçemez. Aynı yönetmeliğin 65. maddesi uyarınca hükümlünün durumu yalnızca çalıştırıldığı kurum ya da kuruluşla paylaşılabilir; kurum yetkilileri suç bilgilerini diğer çalışanlar veya üçüncü kişilerle paylaşamaz.

Yaptırımın infazı sırasında hükümlülerin ilgili mevzuatta belirlenen reflektör yeleği giymeleri sağlanır.

İnfaz Başlangıcı ve Seçenek Tedbire Uymama

Kesinleşen kamuya yararlı işte çalışma yaptırımını içeren ilam Cumhuriyet başsavcılığına verilir; başsavcılık ilamı denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderir. Yapılan tebligatta hükümlünün on gün içinde kararın infazı için başvurması istenir. Hükümlünün haklı ve gerektiğinde belgelendirilebilir mazereti olmaksızın on gün içinde gelmemesi ve otuz gün içinde infaza başlanmaması hâlinde durum Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/489, K. 2017/3345Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2017/489 E.  ,  2017/3345 K. "İçtihat Metni" KARAR Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından sanık …'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle, 125/1, 125/3-a, 43/2. maddesi delaleti ile 43/1, 29 (iki kez) ve 62/1. (iki kez) maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün ve 4 ay 21 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 3 ay 22 gün, tehdit suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının ise 1 ay 5 gün süre ile 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Lüleburgaz (kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/04/2014 tarihli ve 2014/66 esas, 2014/219 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlü hakkındaki 1 ay 5 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca davanın düşürülmesine dair Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2015 tarihli ve 2014/732 esas, 2014/264 sayılı ek kararı takiben, bu kez hükümlü hakkındaki 3 ay 22 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesi nedeni ile davanın düşürülmesine ilişkin Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/07/2016 tarihli ve 2014/732 esas, 2014/264 sayılı ek kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/01/2017 gün ve 2016/401763 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-f madde ve bendi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilen kısa süreli hapis cezalarına ilişkin, seçenek yaptırımın gereklerine uygun davranılması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirildiğinden bahisle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, suç ve ceza politikası gereğince kanun koyucunun benimsediği bir cezalandırma ve infaz yöntemidir. Amacı; kişiye, işlediği suçun niteliği, cezasının azlığı ya da yaşı nedeniyle bir kısım özel imkânlar sunarak, ıslahı ve topluma kazandırılması açısından bir yandan sanığı, diğer yandan da mağduru ve toplumu korumaktır. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezanın kişiselleştirilmesidir. Hâkim, kısa süreli hapis cezasının, hapis cezası olarak infaz edilmesi yerine, cezayı kişiselleştirerek daha etkili, caydırıcı ve ıslah edici olduğu kanaati ile cezayı seçenek yaptırıma çevirmektedir. 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasında kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar altı bent halinde düzenlenmiştir. (f) bendindeki düzenleme; “Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya çevrilebilir.” şeklindedir. “Kamuya yararlı işte çalıştırma” tedbirinin ne şekilde infaz edileceği; 5275 sayılı Kanun'un 105. maddesinde; “(1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (2) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.….” biçiminde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 109. maddesinde ise; 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği yazılıdır. Anılan tüzük 06.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün 51. maddesinin 6. fıkrası da İnfaz Kanunu'nun 105. maddesi ile aynı doğrultudadır. Ayrıca, TCK'nın 50/6. maddesi : “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir”, TCK'nın 50/7.maddesi: “Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.”, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 5. maddesi: “(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır. (2) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.42.md) Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılır.”, Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğü'n 51/6 maddesinin f fıkrası ise: “Kesinleşen kamuya yararlı bir işte çalışma yaptırımını içeren ilâm Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilâm, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü ya da bürosuna gönderilir. Bu birim tarafından, yapılacak tebligatta on gün içinde hükümlünün kararın infazı için başvurması istenir. Hükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde gelmemesi ve otuz gün içinde seçenek yaptırımın infazına başlanmaması hâlinde durum Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirilir.” hükümlerini düzenlemiştir. İncelenen somut olayda, sanığın, hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, verilen mahkumiyet kararlarının TCK’nın 50/1-f fıkrası uyarınca kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrildiği, her iki suçtan verilen kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirinin infazının tamamlandığı, yerel Mahkemece 05.02.2015 ve 25.07.2016 tarihli ek kararlarla, sanığın TCK’nın 50/1-f fıkrası uyarınca uygulanan tedbire ait yükümlülükleri yerine getirdiğinden bahisle düşme kararı verildiği görülmektedir. Ancak, yukarıda açıklanan mevzuat kapsamı değerlendirildiğinde, sanığın, kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine ait yükümlülükleri yerine getirmesi sonrasında düşme kararı verileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, hukuken geçersiz nitelikteki bahsi geçen düşme kararlarının YOK HÜKMÜNDE olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, kanun yararına bozma talebine konu ek kararların YOK HÜKMÜNDE olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 27.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

TCK m. 50/6 uyarınca, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması ya da başlanıp devam edilmemesi hâlinde infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir.

Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda ise infaz hâkimliği tedbiri değiştirme yetkisine sahiptir.

Suça sürüklenen çocuklar bakımından önemli bir ayrım söz konusudur: haklarında hükmedilen kamuya yararlı işte çalışma tedbirine uyulmaması hâlinde bu tedbir hapis cezasına çevrilemez.

Hükümlü Cezaevindeyken İnfaz Nasıl Yürütülür?

Hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunduğu süre içinde kamuya yararlı işte çalıştırma kararının infazının bekletilmesi, hükümlünün salıverilmesinden sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir.

Adli Para Cezasından Dönüştürülen Kamuya Yararlı Çalışma

CGTİHK m. 106/3 (6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değiştirilmiş hali) uyarınca ödeme emrine rağmen adli para cezasını otuz gün içinde ödemeyen hükümlü hakkında Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir ve iki saat çalışma bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi de en az iki, en fazla sekiz saat olacak biçimde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.

Hükümlünün hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ile önerilerine uymaması hâlinde çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Öte yandan hükümlü hapis yattığı ya da kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer; bu durum uyumsuzluğun değil, gönüllü ödemenin sonucudur.

Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde bu ceza hapse çevrilemez; dolayısıyla CGTİHK m. 106/3 yoluyla kamuya yararlı işte çalıştırma da uygulanamaz. Bu hâlde kalan para cezasının tahsili için öngörülen usul uygulanır.

İnfaz edilen kamuya yararlı çalışmanın süresi adli para cezasını tamamıyla karşılamamışsa kalan para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir.

Adli para cezasından çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Ayrıca adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler, CGTİHK m. 105/A-4 kapsamındaki denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz usulünden yararlanamaz.

Denetimli Serbestlik Kapsamında Kamuya Yararlı Çalışma

CGTİHK m. 105/A-5 gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlü; kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, belirli konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirli yerlere gitmeme ve belirli programlara katılma yükümlülüklerinden bir ya da birkaçına tabi tutulabilir. Bu yükümlülükler hükümlünün risk ve ihtiyaçları gözetilerek değiştirilebilir.

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 81. maddesi bu kapsamdaki kamuya yararlı çalışmayı ayrıca düzenlemektedir: hükümlü, denetimli serbestlik altında geçireceği toplam sürenin üçte birini kamuya yararlı bir işte çalışarak tamamlar; çalışma süreleri günde dört, ayda seksen saat olarak belirlenir. Yükümlülüğün infazı, hükümlünün tahliye olduktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasından itibaren otuz gün içinde başlatılır ve her hâlükârda koşullu salıverme süresinin tamamlanmasıyla sona erer.

Yönetmeliğin aynı maddesi bazı hükümlüler için bu yükümlülüğü dışarıda bırakmaktadır: altmış yaş ve üstü hükümlüler, hayatlarını yalnız başına idame ettiremeyen hükümlüler ve doğumuna on hafta kalan hamile kadın hükümlüler bu yükümlülük kapsamına alınmaz.

Müdürlüğe müracaat tarihi itibarıyla on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar ile sıfır ile altı yaş arasında çocuğu bulunan kadın hükümlüler için bu durum devam ettiği sürece kamuya yararlı çalışma uygulanmaz. Söz konusu durumun ortadan kalkmasından itibaren, koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin üçte biri kamuya yararlı çalıştırma yükümlülüğü olarak uygulanır.

Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması, yükümlülük ihlali sayılır. Yükümlülüklere uymakta ısrar eden hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verir.

Mazeret Halleri ve Yükümlülüğün Kaldırılması

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 84/7 uyarınca hükümlü; çalışmasına engel bir sağlık problemi bulunduğunu, örgün eğitime devam ettiğini, bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştığını ya da kendi işini kurduğunu ve işlettiğini belgeleyerek kamuya yararlı çalışma yükümlülüğünün kaldırılmasını talep edebilir. Bu durumda ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığı araştırılır; gerekirse komisyon yükümlülüğün infazına ara verebilir. Ara verildiği süre boyunca hükümlünün sağlık durumu, eğitime devam hali, belirttiği işte çalışıp çalışmadığı ya da kurduğu işi sürdürüp sürdürmediği koşullu salıverme süresinin sonuna kadar denetlenir. Yanlış beyanın ya da mazeretin ortadan kalkmasının tespiti hâlinde yükümlülüğün kalan kısmının infazına devam edilir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/3361, K. 2016/4161Kaynağı aç
1. Ceza Dairesi         2016/3361 E.  ,  2016/4161 K. "İçtihat Metni" (KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ) Basit yaralama suçundan hükümlü . ,.. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve . esas, 2015/156 sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis cezasının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin .. İnfaz Hakimliğinin. tarihli ve 2015/1462-1469 sayılı kararını müteakip, denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle denetimli serbestlik kararının kaldırılması ile kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesi yönünde . Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün talepte bulunması üzerine, ikinci kez yükümlülük ihlalinde bulunduğu gerekçesiyle şartla tahliye tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair . İnfaz Hakimliğinin 20/10/2015 tarihli ve 2015/27 değişik iş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin .Ağır Ceza Mahkemesinin 28/10/2015 tarihli ve . değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün sigortalı olarak bir işte çalıştığından bahisle kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine ara verilmesi talebinde bulunması üzerine . Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08/06/2015 tarihli ve 2015/181 sayılı kararı ile sigortalı olarak bir işte çalıştığı süre boyunca kamu yararına çalışma yükümlülüğünün durdurulmasına karar verildiği, denetimli serbestlik müdürlüğü görevlilerince hükümlünün beyan ettiği işyerinde çalışmadığının tespiti üzerine durumun yükümlülük ihlali olarak kabulüyle hükümlünün uyarılmasına karar verildiği, hükümlünün sonrasında imza yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespiti nedeniyle yükümlülük ihlalinde ısrar ettiği gerekçesiyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 84/7. maddesinde “Hükümlünün; a) Çalışmasına engel bir sağlık problemi olduğunu, b) Örgün eğitime devam ettiğini, c) Bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştığını, ç) Kendi işini kurduğunu ve işlettiğini, belgelendirmesi ve bu nedenle kamuya yararlı işte çalışma yükümlülüğünün kaldırılmasını talep etmesi durumunda, ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığı araştırılır. Gerekirse komisyon tarafından yükümlülüğün infazına ara verilir. Bu durumda, hükümlünün sağlık problemi, eğitime devam etme durumu, belirttiği işte bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıp çalışmadığı ya da kurduğu ve işlettiği işi devam ettirip ettirmediği, koşullu salıverme süresinin sonuna kadar denetlenir. Hükümlünün, yanlış beyanda bulunduğunun anlaşılması veya mazeretin ortadan kalkması halinde yükümlülüğün kalan kısmının infazına devam edilir.” şeklindeki düzenlemeye nazaran hükümlünün beyanının doğru olmadığının tespiti halinde mevcut durumun yükümlülük ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, hükümlünün kamuya yararlı işte çalışma yükümlülüğünün uygulanmasına başlanması gerektiği gözetilmeksizin, yükümlülük ihlalinde ısrar ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün . gün ve 94660652-105-16-13873-2015-E.288/971 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü; TÜRK MİLLETİ ADINA Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden,. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/10/2015 tarihli ve . değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/12/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/3361 E., 2016/4161 K. sayılı kararında, hükümlünün sigortalı çalıştığını beyan ederek yükümlülüğe ara verilmesini talep etmesi ve bu beyanın doğru olmadığının sonradan anlaşılması durumunun yükümlülük ihlali sayılamayacağı, bu hâlde kamuya yararlı çalışma yükümlülüğünün uygulanmasına başlanması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Hak Yoksunlukları Açısından Sonuçlar

Hapis cezasının kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrilmesi hâlinde TCK m. 53/1'de düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemez. TCK m. 53/4 uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan ya da suçu işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış bulunan kişiler hakkında m. 53/1 hükmü uygulanmaz. Seçenek yaptırıma çevirme ile erteleme arasındaki ilişki TCK m. 53/4'te doğrudan kurulmamış olmakla birlikte Yargıtay içtihadı, hapis cezasının kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrildiği durumlarda da hak yoksunluklarına hükmedilmesini bozma nedeni olarak benimsemektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13] a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.[14] (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.[15] (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Eşya müsaderesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2011/38343, K. 2013/24990Kaynağı aç
2. Ceza Dairesi         2011/38343 E.  ,  2013/24990 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 2 – 2010/109527 MAHKEMESİ : Elazığ 2. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 14/09/2009 NUMARASI : 2008/560 (E) ve 2009/952 (K) SUÇ : Hakaret, kasten yaralama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 04.05.2009 tarihli duruşma tutanağında hâkim imzasının bulunmaması mahallinde tamamlanması mümkün bir eksiklik olarak görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 Sayılı TCK.nun 50/1-f. maddesine göre sanık hakkında “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya”şeklinde tedbire çevrilebileceği belirtildiği halde, sanığın gönüllü olup olmadığı sorulmadan kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına” karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı Yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede 5237 sayılı TCK.unun 50/1-f maddesindeki seçenek yaptırımlardan kamuya yararlı bir işte çalıştırılma cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105. maddesinde kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “ kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, 5237 sayılı TCK.nun 58, 5275 sayılı Kanunun 105 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasına hükmedilmesi karşısında; mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan kamuya yararlı bir işte çalıştırma cezasının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Sanık hakkında tayin olunan hapis cezaları seçenek yaptırıma çevrildiği ve bu itibarla 5237 sayılı TCK'nun 53 maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tekerrür ve Mükerrir İnfaz Rejimi Açısından Sonuçlar

TCK m. 58/2 kapsamında yalnızca hapis veya adli para cezaları tekerrüre esas alınabilir. TCK m. 50/5 gereğince asıl mahkûmiyet, çevirme sonucunda belirlenen yaptırım olarak kabul edildiğinden, yalnızca kamuya yararlı işte çalıştırma seçenek yaptırımından ibaret olan mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınamaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2020/24897 E., 2022/6883 K. sayılı kararında bu husus bozma nedeni olarak benimsenmiştir; söz konusu kararda ayrıca sanığın adli sicilinde başka tekerrüre esas mahkûmiyet bulunduğu saptanmış ve hüküm düzeltilerek onanmıştır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/24897, K. 2022/6883Kaynağı aç
2. Ceza Dairesi         2020/24897 E.  ,  2022/6883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çardak Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/63 esas, 2013/114 karar sayılı ilamı ile kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca 6 ay süreyle kamuya yararlı işte çalışma seçenek yaptırımına çevrildiği, 5237 sayılı TCK'nın 58/2-a-b maddelerine göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve TCK'nın 50/5. maddesi uyarınca da uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu seçenek yaptırımdan ibaret mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümden sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların çıkartılarak yerine “Sanık hakkında Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/279 Esas – 2013/30 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyetinin tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ancak koşullu salıvermeye eklenecek sürenin CMK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyiz olmaması sebebiyle mahkemenin tekerürre esas aldığı Çardak Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/63 esas, 2013/114 karar sayılı ilamındaki cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, 07/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Mükerrir hakkında hükmedilen kamuya yararlı işte çalıştırma cezası, niteliği itibarıyla TCK m. 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulamamakta; ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri de uygulanamamaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2011/38343 E., 2013/24990 K. sayılı kararı bu sonucu açıkça ortaya koymuştur. TCK m. 58/6-7, tekerrür hâlinde mükerrirlere özgü infaz rejimini ve ceza infazından sonra denetimli serbestlik tedbirini genel kural olarak öngörmekle birlikte, söz konusu karar bu kuralın kamuya yararlı işte çalıştırma cezasına uygulanamayacağını belirlemiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. (3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. (6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. (8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. (9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir. Sınır dışı edilme

İnfaz Tamamlandığında Verilen Karar

Kamuya yararlı işte çalıştırma seçenek yaptırımının gerekleri yerine getirildiğinde, Cumhuriyet savcılığınca yalnızca yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerekir. Yürürlükteki hukukta bu yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesi üzerine mahkemece düşme kararı verilmesini öngören herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/489 E., 2017/3345 K. sayılı kararında, bu gerekçeyle verilen düşme kararlarının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu tespit edilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Kamuya yararlı işte çalıştırma ücretsiz mi yapılır?

Evet. Bu yaptırımın temel özelliği ücretsizliktir; hükümlüye herhangi bir ücret ödenmez. CGTİHK m. 105/1 çalışmanın ücretsiz olduğunu açıkça belirtmektedir.

Gönüllülük olmadan bu yaptırıma hükmedilebilir mi?

TCK m. 50/1-f kapsamında kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi yolunda kamuya yararlı çalıştırma ancak hükümlünün gönüllü olması koşuluyla uygulanabilir. Gönüllülük bu seçenek için zorunlu koşuldur.

Bu yaptırım süresinde hükümlünün kişisel bilgileri paylaşılabilir mi?

Hükümlünün durumu yalnızca çalıştırıldığı kurum ya da kuruluşla paylaşılabilir. Kurum yetkilileri suç bilgilerini diğer çalışanlar ya da üçüncü kişilerle paylaşamaz.

Adli para cezasından çevrilen kamuya yararlı çalışmada uyumsuzluğun sonucu ne olur?

Hükümlünün denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde çalıştığı günler hapis cezasından düşülerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

Kamuya yararlı işte çalıştırma mahkûmiyeti tekerrüre esas alınabilir mi?

Hayır. TCK m. 58/2 yalnızca hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınmasına izin vermektedir. Asıl mahkûmiyetin kamuya yararlı çalıştırma tedbirinden ibaret olduğu durumlarda bu mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınamaz.

Çalışmaya engel bir sağlık durumu olduğunda yükümlülük kaldırılabilir mi?

Hükümlü, çalışmasına engel sağlık durumunu, örgün eğitime devamını, iş sözleşmesine dayalı çalışmasını ya da kendi işini kurduğunu belgeleyen bir talep sunabilir. Mazeretlerin doğruluğu araştırılır; gerekirse komisyon yükümlülüğün infazına ara verebilir. Yanlış beyanın tespiti hâlinde ise kalan yükümlülüğün infazına devam edilir.

Denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı çalışma yükümlülüğü ne zaman başlar?

Yükümlülüğün infazı, hükümlünün tahliye olduktan sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasından itibaren otuz gün içinde başlatılır. Her hâlükârda koşullu salıverme süresinin tamamlanmasıyla sona erer.

Denetimli serbestlik kapsamındaki kamuya yararlı çalışma yükümlülüğü herkese uygulanır mı?

Altmış yaş ve üstü hükümlüler, hayatlarını yalnız başına idame ettiremeyen hükümlüler ve doğumuna on hafta kalan hamile kadın hükümlüler bu yükümlülük kapsamı dışında tutulmaktadır. Müdürlüğe başvuru tarihi itibarıyla on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar ile sıfır ile altı yaş arasında çocuğu bulunan kadın hükümlüler hakkında da bu durum devam ettiği sürece yükümlülük uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu