18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.
7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
Koşullu Salıverilme Kavramı, Temel Şartlar ve Karar Usulü
Koşullu salıverilme veya yaygın adıyla şartlı tahliye, mahkûmiyet süresinin kanunda belirlenen kısmını infaz kurumunda iyi hâlli olarak tamamlayan hükümlünün, kalan ceza süresini dışarıda belirli denetim kurallarına uyarak geçirmesine imkân tanıyan bir ceza infaz hukuku kurumudur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107/1 uyarınca, koşullu salıverilmeden yararlanabilmenin temel ve vazgeçilmez şartı mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesidir. Süreli hapis cezalarında genel infaz oranı kural olarak cezanın yarısı yani 1/2'sidir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar ise yirmidört yılını infaz kurumunda çektikleri takdirde bu haktan yararlanabilirler.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Koşullu salıverilme kararını vermeye yetkili ve görevli merci infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğidir ve başvuru ceza infaz kurumundaki savcılığa yapılır. 5275 sayılı Kanun m. 107/11 uyarınca, hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor infaz hâkimliğine sunulur; infaz hâkimi bu raporu uygun bulursa koşullu salıverilmeye dosya üzerinden karar verir. İnfaz hâkimi raporu uygun bulmadığında gerekçesini kararında gösterir ve verilen bu kararlara karşı kanunen itiraz yoluna gidilebilir.
İstisnai Suçlar ve Ağırlaştırılmış İnfaz Oranları
Genel 1/2 infaz oranının haricinde, suçun türü ve ağırlığı dikkate alınarak 5275 sayılı Kanun m. 107/2 kapsamında belirli suçlar için üçte iki (2/3) infaz oranı öngörülmüştür. Kasten öldürme suçları (TCK m. 81, 82, 83), neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun belirli nitelikli hâli (TCK m. 87/2-d), işkence suçu (TCK m. 94, 95) ve eziyet suçu (TCK m. 96) nedeniyle süreli hapis cezasına mahkûm edilenler infazlarını 2/3 oranı üzerinden tamamlar. Aynı fıkra kapsamında, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlardan mahkûm olan çocuklar ve Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamındaki failler hakkında da koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanır.
TCK m. 102/2, 103 ve 104/2-3 kapsamındaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, TCK m. 188 kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde uygulanacak infaz oranı konusunda kaynaklarda farklı düzenleme açıklamaları yer almaktadır. Bu suç türleri için uygulanacak kesin oran, yürürlükteki mevzuat hükmüne göre belirlenmelidir.
Örgütlü Suçlar, Tekerrür ve Cezaların İçtimasında Azami Süreler
Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı mahkûmiyet hâlinde infaz kurumunda geçirilmesi gereken asgari süreler farklılaştırılmıştır. 5275 sayılı Kanun m. 107/4 uyarınca örgütlü suçlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm olanlar ise cezalarının üçte ikisini kurumda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Örgütlü suçlar bakımından tabi olunan koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlarda ise suçun kendi tabi olduğu oran uygulanır. Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.
Birden fazla cezaya mahkûmiyet hâlinde 5275 sayılı Kanun m. 107/3 uyarınca cezaevinde geçirilmesi gereken azami süre sınırları çizilmiştir. Bu kapsamda infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre; birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyette otuzaltı yıl, birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyette otuz yıl, bir ağırlaştırılmış müebbet ile süreli hapis cezasına mahkûmiyette en fazla otuzaltı yıl, bir müebbet ile süreli hapis cezasına mahkûmiyette en fazla otuz yıl ve birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde ise en fazla yirmisekiz yıldır.
Suçta tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda koşullu salıverilmeden istifade edebilmek amacıyla ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirilmesi gereken süreler; süreli hapis cezalarında cezanın 2/3'ü, müebbet hapis cezalarında 33 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında ise 39 yıl olarak tatbik edilir.
Çocuk Hükümlülerde Süre Hesabı
18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuk hükümlüler lehine özel katsayılar uygulanır. 5275 sayılı Kanun m. 107/5 uyarınca, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her bir gün, iki gün olarak hesaba katılır.
18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar yönünden ayrı bir hesaplama kuralı uygulandığı belirtilmektedir; buna göre bu tarihe kadar işlenmiş suçlarda şartlı tahliye süresi belirlenirken hükümlünün 15 yaşını tamamlayana kadar kurumda geçirdiği her bir gün üç gün, 18 yaşını tamamlayana kadar kurumda geçirdiği her bir gün ise iki gün olarak dikkate alınır. Söz konusu kuralın kanuni dayanağı bakımından ilgili mevzuat hükmünün ayrıca incelenmesi önerilir.
Denetim Süresi, İnfazın Tamamlanması ve Şartlı Tahliyenin Geri Alınması
Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır; ancak süreli hapis cezalarında bu süre hak ederek tahliye tarihini aşamaz. Denetim süresi içinde hükümlü, kurumda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere gözetim altında ücret karşılığında çalıştırılabilir; onsekiz yaşından küçük hükümlüler ise gerektiğinde barınmalı kurumlarda eğitimlerine devam ederler. İnfaz hâkimi, kişinin topluma uyumunu gözeterek denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine karar verebileceği gibi yükümlülükleri süreç içinde kaldırabilir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiğinde ceza infaz edilmiş sayılır.
5275 sayılı Kanun m. 107/12 uyarınca, koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır. Denetim süresi içinde işlenen eylemin yalnızca adli para cezasını gerektirmesi hâlinde geri alma sonucunun ortaya çıkıp çıkmayacağı konusunda kanun metni ile diğer anlatımlar arasında kapsam farkı bulunmaktadır; bu husus somut durumda ayrıca değerlendirilmelidir.
Koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar vermeye yetkili merci, hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğidir; cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 5275 sayılı Kanun m. 101/2 uyarınca belirlenen infaz hâkimliği yetkilidir. Karar dosya üzerinden verilir ve bu karara karşı itiraz kanun yolu açıktır.
Koşullu Salıverilme Yasağının Bulunduğu Durumlar
Kanun koyucu belirli nitelikteki ağır suçlar için koşullu salıverilme imkânını tamamen kapatmıştır. 5275 sayılı Kanun m. 107/16 gereğince Türk Ceza Kanununda düzenlenen Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar ile Millî Savunmaya Karşı Suçlar başlıkları altındaki suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
Koşullu Salıverilme Kararının Geri Alınmasının Kalıcı Sonuçları
5275 sayılı Kanun m. 107/13 uyarınca, koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı bakımından yeniden koşullu salıverilme kararı verilmesi mümkün değildir.
Şartlı tahliye kararını vermeye hangi mahkeme yetkilidir?
Koşullu salıverilme kararını vermeye infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliği yetkili ve görevlidir; kurum idaresinin hazırladığı gerekçeli rapor doğrultusunda karar dosya üzerinden verilir ve başvuru kurum savcılığına yapılır.
Denetim süresinde işlenen her suç şartlı tahliyenin geri alınmasına yol açar mı?
5275 sayılı Kanun m. 107/12 uyarınca geri alma için denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi veya uyarılara rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gerekir. Yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlarda geri alma sonucunun ortaya çıkıp çıkmayacağı konusunda kanun metni ile diğer anlatımlar arasında kapsam farkı bulunmaktadır.
Çocuk hükümlülerde infaz süresi nasıl hesaplanır?
18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: 5275 sayılı Kanun m. 107/5 uyarınca hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir gün iki gün sayılır. 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 15 yaşa kadar geçirilen her günün üç gün, 18 yaşa kadar geçirilen her günün ise iki gün olarak hesaplanacağı belirtilmekte olup bu kuralın kanuni dayanağı ayrıca incelenmelidir.
Tekerrür durumunda infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre ne kadardır?
Suçta tekerrür hâlinde koşullu salıverilmeden faydalanabilmek için süreli hapis cezasının 2/3'ünün, müebbet hapis cezasının 33 yılının, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ise 39 yılının infaz kurumunda iyi hâlli geçirilmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

