KHK İle Kamu Görevinden Çıkarma Danıştay Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
KHK İle Kamu Görevinden Çıkarma Danıştay Kararları

667, 669 ve 672 sayılı olağanüstü hal KHK'larıyla kamu görevinden veya meslekten çıkarılan kişilerin açacağı iptal davalarında görevli yargı yeri idare mahkemeleridir. Danıştay 5. Daire; 669 ve 672 sayılı KHK'lardan kaynaklanan uyuşmazlıkların 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan Bakanlar Kurulu kararlarından olmadığını, 667 sayılı KHK kapsamındaki meslekten çıkarmanın ise disiplin cezası sayılmadığını belirterek görevsizlik kararı vermiş; uyuşmazlıkları 2576 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince idari yargıda genel görevli yargı yeri olan idare mahkemelerine göndermiştir.

KHK ile Çıkarmanın Hukuki Niteliği

Olağanüstü hal KHK'larında öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi; bir disiplin suçuna ya da adli suça verilen tepkiden farklıdır. Bu işlem, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurumlarındaki varlığını sona erdirmeyi amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran bir 'olağanüstü tedbir' olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelendirme, söz konusu işlemlerin hangi yargı yoluna tabi olacağını belirlemede merkezi bir öneme sahiptir. Söz konusu nitelendirme, 667 sayılı KHK kapsamındaki olağanüstü hal dönemine özgüdür; sonraki dönem düzenlemeleri veya yargı içtihatları farklı sonuç doğurabilir.

Danıştay'ın Görevsizlik Gerekçesi

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı uyuşmazlıkları sınırlı biçimde saymıştır; Bakanlar Kurulu kararları bu sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almaktadır. Ancak olağanüstü hal KHK'ları, Anayasa'nın 121. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılmış olsa da kanun hükmünde ve kanun gücünde düzenlemelerdir. Danıştay 5. Daire, bu türden bir KHK'dan kaynaklanan uyuşmazlığın 24. maddede yer alan 'Bakanlar Kurulu kararları'ndan doğan uyuşmazlıklarla aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.

Görevsiz mahkemeye yöneltilmiş davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uygulanır: bu hükme göre mahkeme, davayı görev yönünden reddederek dosyayı görevli yargı yerine gönderir. Dolayısıyla KHK işlemlerine karşı yanlışlıkla Danıştay'a açılan davalar reddedilerek idare mahkemesine aktarılmaktadır.

Hâkim ve Savcılara İlişkin Özel Durum

Anayasa'nın 159. maddesi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun kararlarına karşı yargı yolunu büyük ölçüde kapatmaktadır. Bu hükme göre Kurul kararlarına karşı ancak disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma kararları için yargı yoluna gidilebilir; diğer kararlar yargı denetimi dışında kalmaktadır. Anayasa bu çerçevede hâkim ve savcıların görevine son veren işlemleri ikiye ayırmıştır: disiplin cezası olan meslekten çıkarma ile 'meslekte kalmasının uygun olmadığına' dair karar.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 159Kaynağı aç
Madde 159 – (Değişik: 7/5/2010-5982/22 md.) Hâkimler ve Savcılar (…)[103] Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar. (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Hâkimler ve Savcılar Kurulu onüç üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır. (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, üç üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, bir üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından Cumhurbaşkanınca; üç üyesi Yargıtay üyeleri, bir üyesi Danıştay üyeleri, üç üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilen üyelerden, en az birinin öğretim üyesi ve en az birinin de avukat olması zorunludur. Kurulun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilecek üyeliklerine ilişkin başvurular, Meclis Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon her bir üyelik için üç adayı, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada aday belirleme işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde, her bir üyelik için en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile aday belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Komisyon tarafından belirlenen adaylar arasından, her bir üye için ayrı ayrı gizli oyla seçim yapar. Birinci oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu; bu oylamada seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. İkinci oylamada da üye seçilemediği takdirde en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile üye seçimi tamamlanır. (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Üyeler dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler bir kez daha seçilebilir. (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki otuz gün içinde yapılır. Seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden otuz gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır. Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki (…)[104] üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında başka bir görev alamazlar veya Kurul tarafından başka bir göreve atanamaz ve seçilemezler. Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Başkanına aittir. Kurul Başkanı dairelerin çalışmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire başkanlarını ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olarak seçer. Başkan, yetkilerinden bir kısmını başkanvekiline devredebilir. Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar (…)[105] Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.[106] Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz. Kurula bağlı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir. Adalet Bakanlığının merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerini ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir. Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir. IV. Sayıştay

6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesi de bu ayrımı pekiştirmektedir. Madde uyarınca HSK Genel Kurulu veya dairelerinin disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yoluna gidilebilmekte ve bu davalara ilk derece mahkemesi olarak Danıştay bakmaktadır. Yargı yolunun açılabilmesi için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaktadır. Aynı madde gereğince bu davalar acele işlerden sayılmaktadır. Ancak 667 sayılı KHK'ya dayalı HSK Genel Kurulu kararının 'meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına' ilişkin kısmı, bir disiplin cezası değil olağanüstü tedbir olarak değerlendirilmiştir. Bu tespit, 33. madde kapsamının dışına düşülmesi sonucunu doğurmuş; dava idare mahkemesine gönderilmiştir.

6087 sayılı HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KANUNU m. 33Kaynağı aç
MADDE 33 – (1) Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir; yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir. (2) Dairelerin kararlarına karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren daireden yeniden inceleme talebinde bulunabilir. (3) Dairelerin yeniden inceleme talebi üzerine verdiği kararlara karşı, Başkan veya ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kurula itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. (4) Disipline ilişkin kararlara karşı şikâyetçilerin de yeniden inceleme ve itiraz hakları vardır. (5) Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu davalar, acele işlerden sayılır. BEŞİNCİ KISIM Üyelerin Hukukî Durumları, Haklarındaki Soruşturma ve Kovuşturmalar BİRİNCİ BÖLÜM Üyelerin Hukukî Durumları Üyelerin hukukî durumları ve özlük işleri

HSK Kararlarında İç İtiraz Yolları

6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesinde kuruma ait kararlara karşı başvurulabilecek idari itiraz aşamaları belirlenmiştir. HSK Genel Kurulunca ilk kez alınan kararlar bakımından Başkan veya ilgililer, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içerisinde Genel Kuruldan yeniden inceleme yapılmasını isteyebilir. Bu talep neticesinde verilen kararlar kesindir. Daireler tarafından tesis edilen kararlara karşı ise ilgililer ve Başkan, on günlük tebliğ süresinde ilgili daireye yeniden inceleme başvurusunda bulunabilir. Dairenin bu başvuru üzerine tesis ettiği karara karşı yine on gün içinde Genel Kurula itiraz hakkı tanınmıştır ve Genel Kurulun itiraz incelemesiyle verdiği karar kesinlik taşır. Ayrıca disipline yönelik kararlarda şikâyetçiler de yeniden inceleme ve itiraz yollarına başvurma hakkına sahiptir.

Hangi KHK Hangi Davalarda Uygulandı

Danıştay 5. Daire, olağanüstü hal KHK'larına dayalı işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görev kurallarını incelemiştir. 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanların açtığı davada, işlemin 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan Bakanlar Kurulu kararlarından kaynaklanmadığı sonucuna varılarak dosya, 2576 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince idare mahkemesine gönderilmiştir. Benzer şekilde 669 sayılı KHK'dan doğan uyuşmazlıkların da Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görev alanına girmediği kabul edilerek idare mahkemesinin görevli olduğuna hükmedilmiştir. 667 sayılı KHK kapsamında HSK Genel Kurulunca meslekten çıkarma şeklinde tesis edilen işlemlerde ise Anayasa'nın 159. maddesi ve 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi değerlendirilerek, işlemin disiplin cezası olmaması nedeniyle ilk derecede Danıştay'ın görevli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sık Sorulan Sorular

KHK ile ihraç edildiysem davamı nereye açmalıyım?

Olağanüstü hal KHK'larıyla kamu görevinden çıkarılan kişilerin iptal davası açması gereken yargı yeri idare mahkemesidir. 2576 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca idare mahkemeleri, Danıştay'ın ilk derece görevine giren uyuşmazlıklar dışındaki tüm iptal ve tam yargı davalarını çözümler. Danıştay ise olağanüstü hal KHK'larından kaynaklanan bu tür uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi olarak görevli değildir.

KHK ile çıkarma disiplin cezası mıdır?

KHK ile yapılan kamu görevinden çıkarma işlemi disiplin suçuna karşılık gelen bir yaptırım değildir. Bu işlem, terör örgütleri veya millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu değerlendirilen yapıların kamu kurumlarındaki varlığını ortadan kaldırmaya yönelik, nihai sonuç doğuran bir olağanüstü tedbir olarak nitelendirilmiştir.

KHK'dan kaynaklanan davada Danıştay neden görevsiz sayıldı?

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı uyuşmazlıklar düzenlenmiştir. Anayasa'nın 121. maddesindeki yetkiye dayanılarak Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca çıkarılan olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri yasa gücündedir. Bu nedenle söz konusu işlemler 24. maddede sayılan Bakanlar Kurulu kararlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar kapsamında görülmemiş ve Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevli sayılmamıştır.

667 sayılı KHK'ya dayalı HSK kararıyla görevine son verilen hâkim ve savcılar hangi yargı yoluna başvurabilir?

667 sayılı KHK'ya dayalı olarak HSK Genel Kurulu tarafından verilen 'meslekte kalmasının uygun olmadığı' yönündeki kararlar, disiplin cezası niteliğinde kabul edilmemiştir. 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi kapsamındaki 'disiplin cezası olan meslekten çıkarma' sayılmadığından Danıştay bu tür uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi olarak görevli değildir. Karar, uyuşmazlığın idare mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu değerlendirme 667 sayılı KHK kapsamındaki somut duruma ilişkindir; diğer statüler ve farklı KHK'lar için ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.

Yanlışlıkla Danıştay'a dava açılırsa ne olur?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi gereğince Danıştay davayı görev yönünden reddeder ve dosyayı görevli idare mahkemesine gönderir; dava sona ermez.

HSK kararlarında iç itiraz yolu var mıdır ve yargı denetimi nasıl işler?

Evet. 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca HSK Genel Kurulu veya daire kararlarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde yeniden inceleme istenebilir; daire kararlarına karşı on gün içinde Genel Kurula itiraz edilebilir. Disipline ilişkin kararlarda şikâyetçilerin de yeniden inceleme ve itiraz hakları bulunmaktadır. Yargı yolu ise 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesinin 5. fıkrasına göre yalnızca Kurul Genel Kurulu veya dairelerinin meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı Danıştay'da açıktır; Kurulun meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları yargı denetimi dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu