İYUK Madde 9 Kapsamında Görevli Olmayan Yerlere Başvuru

by Avukat Erdal Ersoy
İYUK Madde 9 Kapsamında Görevli Olmayan Yerlere Başvuru

İdari Yargının Görev Alanına Giren Davalarda Adli Yargıya Başvuru

Çözümlenmesi Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemelerinin görev alanına girmesine karşın adli yargı mercilerine açılan davaların görev noktasından reddedilmesi durumunda, bu görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idari mahkemede dava açılabilir. Bu durumda görevsiz yargı merciine başvuru tarihi, Danıştay, idare ve vergi mahkemelerine başvuru tarihi olarak kabul edilir. İdari eylem ve işlemlere karşı açılacak davalar hak düşürücü sürelere tabi olup kanuni süresi içinde açılmayan uyuşmazlıklar usul yönünden reddedilir. Göreve dair usul kuralları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan yargı yolu uyuşmazlığı taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da kendiliğinden dikkate alınır. İdari yargının görev alanındaki bir davanın adli yargıda açılması halinde mahkemece dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden ret kararı verilir. Hukuk mahkemesince bu kapsamda verilen görevsizlik kararının ardından yapılacak usul işlemleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi hükmü burada uygulanmaz.

Görevsizlik Kararının Kesinleşmesi ve Dava Açma Süresinin Hesabı

2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer verilen kesinleşme kavramı, hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkı gereğince görevsizlik hükmünü kesinleştiren yargısal işlemin ilgili tarafa tebliğ edilmesi şeklinde değerlendirilmelidir. Görevsizlik kararının kesinleşmesinin ardından kanunda öngörülen otuz günlük süre aşılmış olsa dahi, söz konusu idari davanın açılması için mevzuatta belirlenen genel dava açma süresi henüz sona ermemişse, kalan bu süre zarfında da idari mahkemede dava açılması mümkündür. Bununla birlikte, adli yargıda açılmış olan davanın idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren öngörülen kanuni süre geçirildikten sonra açıldığı durumlarda, adli yargı merciinin görevsizlik kararı vermesi ve sonrasında süresinde idare mahkemesine başvurulması dahi ilk baştaki süre aşımını ortadan kaldırmaz. Adli yargı merciinde idareye karşı açılacak tazminat istemine yönelik olarak yapılan adli yardım başvurusu da dava açma iradesini ortaya koyduğundan, yargısal sürecin bu başvuruyla başladığı kabul edilir.

Tazminat Davalarında Ön Karar Şartı ve Bedel Tespiti

İdari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin kural olarak eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmaları gerekir. Başvurunun reddi halinde tebliği izleyen günden veya otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açılabilir. Ancak görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davalarının görev yönünden reddedilmesi halinde, sonradan idari yargıda açılacak davalarda idareye önceden başvurma şartı aranmaz. Adli yargıdaki davanın görev noktasından reddi üzerine süresi içinde idari yargıda dava ikame edildiğinde, idari yargıdaki süreç adli yargıdaki davanın devamı niteliğini korur; bu nedenle tazminata konu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde adli yargıdaki ilk dava tarihindeki değer esas alınır. Hukuki el atma gerekçesine dayanan tam yargı davalarında hükmedilecek yasal faizin ise dava açılırken talep edilen miktar bakımından dava tarihinden, ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerekir. Ayrıca imar planı uygulaması yapılmayarak mülkiyet hakkının belirsizliğe uğratıldığı hallerde süregelen bir zarar söz konusu olduğundan, idari işlem veya eylem daha önceden öğrenilmiş bulunsa dahi mülkiyete dair kısıtlılık sürdüğü müddetçe dava açma süresi dolmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

Husumetin Yanlış Yöneltilmesinin Sonuçları

2577 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki görevsizlik korumasından yararlanabilmek için adli yargı merciine yapılan başvuruda husumetin idareye yöneltilmiş olması zorunludur. Adli yargıda kamu görevlilerine karşı dava açılıp bu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedildiği durumlarda 9. madde uygulama alanı bulmaz. Kamu görevlilerine karşı açılan bu tür davalarda husumet yönünden verilen ret kararının kesinleştiği tarih, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi anlamında uğranılan zararın idari bir eylemden doğduğunun öğrenildiği tarih kabul edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.

Görevsizlik kararında başvuru süresi belirtilmemişse hangi süre uygulanır?

Adli yargı merciinin görevsizlik kararında Anayasa'nın 40. maddesine uygun olarak idari yargıya başvuru süresi gösterilmemişse, otuz günlük özel süre yerine altmış günlük genel dava açma süresi esas alınır.

Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra idareye ön başvuru yapılmalı mıdır?

Adli yargıya açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi üzerine idari yargıda açılacak davada 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenlenen idareye ön başvuru şartı aranmaz.

Adli yargıdaki görevsizlik kararı üzerine HMK 20 uyarınca dosya gönderme talebinde bulunulur mu?

Yargı yolu uyuşmazlığına dayalı görevsizlik kararının ardından yapılacak işlemler İYUK m. 9'da özel olarak düzenlendiğinden, HMK m. 20'deki dosyanın gönderilmesi usulü uygulanmaz; süresi içinde idari yargıda dava açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu