İdari İstinaf Mahkemesinin Görevleri ve Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
İdari İstinaf Mahkemesinin Görevleri ve Yargılama Usulü

İdari İstinaf Mahkemesinin Yargı Sistemindeki Yeri ve Görevleri

İdari istinaf mahkemeleri, ilk derece idare ve vergi mahkemelerince karara bağlanan uyuşmazlıklara karşı yapılan başvuruları ikinci derece yargılama mercii olarak inceleyen genel yetkili üst mahkemelerdir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulan bu mahkemeler, yargı çevreleri dahilindeki idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını hem maddi vaka hem de hukuka uygunluk yönünden denetler. Mahkemenin temel görev alanları arasında istinaf taleplerini karara bağlamak, yargı çevresinde bulunan mahkemeler arasında doğabilecek görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak karara bağlamak ve kanunların bölge idare mahkemelerine yüklediği diğer vazifeleri ifa etmek yer alır. Dosyalar, kanuni öncelikler ve yetkili kurullarca tespit edilen öncelikli işler gözetilerek geliş ve tekemmül sırasına göre karara bağlanır; öncelikli olanlar dışındaki dava dosyaları tekemmül gününden itibaren en geç altı ay içinde neticelendirilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – 1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. 2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve arakararında bu husus ayrıca belirtilir. 3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/10 md.) Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.[15] 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/10 md.) 5. (Değişik: 5/4/1990-3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.[16] 6. (Ek: 2/7/2012-6352/56 md.) Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.[17] İvedi yargılama usulü:

İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Koşulları ve Süresi

İlk derece idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, özel kanunlarda farklı bir kanun yolu düzenlenmiş bulunsa dahi, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yargı çevresinde yer alınan bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. Bu kanun yoluna yapılacak müracaatlarda temyizin şekil ve usul kuralları geçerli olup başvuru dilekçesindeki hitap ve ifadeyle bağlı kalınmaksızın dava dosyası yetkili idari istinaf mahkemesine iletilir. İvedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarda ise istinaf yoluna başvuru imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca konusu kanunda gösterilen parasal sınırın altında kalan vergi davaları, tam yargı davaları ve iptal istemleri hakkında ilk derece mahkemelerince verilen kararlar kesin nitelikte olduğundan bunlara karşı istinaf yoluna gidilemez. İlk derece yargılamasında hükmü kuran veya karara iştirak etmiş olan hâkimin, aynı davanın istinaf aşamasındaki inceleme heyetinde görev alması kanunen mümkün değildir. Bölge idare mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ gününü izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

İstinaf Yargılamasında İnceleme Usulü ve Heyet Yapısı

İdari istinaf mahkemelerinde yargılama usulü yazılılık esasına dayanır ve uyuşmazlıklar evrak üzerinden yürütülür. Mahkeme, re'sen araştırma ilkesi gereğince davanın aydınlatılması için zaruri gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi tarafların istemi olmasa dahi ilgililerden veya taraflardan isteyebilir. Yazılı usulün bir sonucu olarak idari istinaf yargılamasında tanık dinlenmesi yahut sözlü ifade alınması gibi delil toplama yöntemlerine yer verilmez; ancak tüm veriler toplandıktan sonra lüzum görülürse keşif yapılmasına veya bilirkişi incelemesine karar verilebilir. Dosyanın tekemmülü safhasında bilgi ve belge istenmesine ya da taraflara ek süre tanınmasına ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın tevzi edildiği üye tek başına tesis edebilir. Dosyadaki tüm eksiklikler tamamlandıktan sonra istinaf dairesi uyuşmazlığa dair nihai kararını üç kişilik heyet halinde açıklar.

İdari İstinaf Mahkemesinde Duruşma Yapılması

İdari istinaf mahkemesinde duruşma yapılması, tarafların talepte bulunmasına ve mahkemenin bu husustaki takdirine bağlıdır; bununla birlikte mahkeme talep bulunmasa dahi kendiliğinden duruşma açılmasına karar verebilir. Duruşma açılmasına karar verildiği takdirde duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir. Kural olarak açık yapılan celseler, genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde mahkeme kararıyla kısmen veya tamamen gizli gerçekleştirilebilir. Duruşmayı başkan yönetir ve duruşmalarda taraflara ikişer defa söz hakkı verilir. Taraflardan yalnızca biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; tarafların hiçbiri gelmezse duruşma açılmaz ve inceleme evrak üzerinden yürütülür. Duruşma yapıldıktan sonra en geç onbeş gün içinde karar verilir.

İstinaf İncelemesi Neticesinde Verilebilecek Kararlar

İstinaf merci, ilk derece mahkemesinin hükmünü maddi olay ve hukuki denetim bakımından haklı ve kanuna uygun gördüğü takdirde istinaf isteminin reddine hükmeder; kararda yalnızca düzeltilebilir maddi hatalar bulunması halinde gerekli tashihi yaparak ret kararı kurar. İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılırsa istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılır ve daire tarafından uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilir. Bu yargılama sırasında gerek duyulduğunda kararı veren ilk derece mahkemesi veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe edilebilir. Buna karşılık ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf müracaatının yerinde bulunması ya da davanın görevsiz veya yetkisiz mahkemece, yahut hakkında ret veya yasaklılık kararı bulunan hâkimce incelenmiş olması durumlarında, başvuru kabul edilerek karar kaldırılır ve dosya davanın esasına girilmek üzere ilgili mahkemeye iade edilir; bölge idare mahkemesinin bu usuli gönderme kararları kesindir.

İstinaf Aşamasında Yürütmenin Durdurulması ve İtiraz Yolu

İdare veya vergi mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması, iptali istenen idari işlemin icrasını kendiliğinden sekteye uğratmaz; yürütmenin durdurulması davacı tarafından açıkça talep edilmelidir. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanmasıyla telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelmesi ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması koşullarının eş zamanlı olarak vücut bulması kanunen zorunludur. Uygulanmasıyla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemler hakkında idarenin savunması alınmadan evvel de yürütmenin durdurulması kararı tesis edilebilir; ancak kamu personeline ilişkin nakil, atama, unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme tasarrufları bu istisna kapsamında kabul edilmez. İlk derece mahkemeleri veya tek hâkim tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı tebliğ gününü izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz hakkı mevcuttur; bölge idare mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı ise yine tebliğden itibaren yedi gün içinde en yakın bölge idare mahkemesine başvurulabilir. İtiraz mercileri önlerine gelen dosyayı yedi gün içinde inceleyerek kesin olarak karara bağlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

İstinaf Kararlarının Kesinleşmesi ve Danıştay'da Temyiz

Bölge idare mahkemelerince karara bağlanan dosyalardan 2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde tahdidi şekilde sayılan dava türleri dışındakiler kesin nitelik taşır ve bu hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Kanunun 46 ncı maddesinde yer alan uyuşmazlıklara ilişkin istinaf kararlarına karşı ise tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz incelemesi istenebilir. Temyiz kanun yoluna tabi olmayan kesin kararlar dosyayla birlikte hükmü kuran ilk derece mahkemesine iade edilir ve bu mahkemelerce yedi gün içerisinde ilgililere tebliğe çıkarılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:
İdari istinaf mahkemesine başvuru süresi ne kadardır?

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.

İdari istinaf yargılamasında şahit dinlenmesi mümkün müdür?

İdari istinaf mahkemelerinde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan ve incelemeler evrak üzerinden yürütüldüğünden şahit dinlenmesi veya sözlü ifade alınması mümkün değildir.

Yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz nereye ve kaç gün içinde yapılır?

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde yetkili bölge idare mahkemesine veya en yakın bölge idare mahkemesine itiraz edilir ve verilen karar kesindir.

İstinaf yoluna başvurmak dava konusu işlemin icrasını kendiliğinden durdurur mu?

İstinaf kanun yoluna başvurulması idari işlemin icrasını durdurmaz; yürütmenin durdurulması için ayrıca talepte bulunulması ve kanuni iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu