İYUK 9. Madde Kapsamında Görevsizlik ve Dava Açma Süresi

by Avukat Erdal Ersoy
İYUK 9. Madde Kapsamında Görevsizlik ve Dava Açma Süresi

Adli Yargıda Verilen Görevsizlik Kararı ve Ek Dava Açma Süresi

Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlık adli yargı yerinde açılıp görev yönünden reddedildiğinde, görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idari mahkemede dava açılabilir. Bu durumda görevsiz adli yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi kabul edilir. Kanunda öngörülen otuz günlük ek süreden yararlanılabilmesi için uyuşmazlığın adli yargı merciinde açıldığı tarihte idari yargıdaki dava açma süresinin henüz geçirilmemiş olması şarttır.

Adli yargı yerlerinde açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra otuz günlük ek süre geçirilmiş olsa dahi dava hakkı hemen sona ermez. İdari dava açılması için öngörülen genel süre henüz dolmamış ise ilgililer kalan bu süre içinde idari mahkemede dava açabilirler.

Davanın ve Tarafların Aynılığı Şartı

Görevsizlik kararı sonrasında tanınan otuz günlük süreden yararlanılabilmesi için idari yargıda açılacak davanın adli yargıdaki dava ile aynı dava olması gerekir. Bu doğrultuda davacının aynı olması ve aynı dava sebebine dayanılarak idari yargı merciine başvurulması zorunludur.

Görevsizlik Sonrası Usul ve Dosyanın İdari Yargıya Gönderilmesi

İdari yargılama mevzuatında adli yargı mercilerinden idari yargı mercilerine dosyanın resen veya taleple gönderilmesini düzenleyen bir usul kuralı yer almamaktadır. Adli yargı yerindeki görevsizlik kararının ardından idari yargıdaki dava türlerinin niteliği gereğince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun dilekçeyle görevli idari mahkemede dava açılması gerekir. İlgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri ve dosyanın idari yargı merciine gönderilmesini talep eden dilekçeler, dilekçenin reddi kararı verilerek dava dilekçesi haline getirilmek suretiyle işin esasına geçilebilir. Ancak adli yargı yerinin yazılı istem olmaksızın kendiliğinden dosyayı idari yargı yerine göndermesi halinde dosya mahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesine geçilemez.

Davacının yazılı bir istemi bulunmaksızın doğrudan idari yargı merciine gönderilen dosyanın esasa kaydedilmemesi, hataen kaydedilmişse esas kaydının kapatılarak mahkemesine iadesi gerekir. Buna karşılık, davanın adli yargı yerinde idari dava açma süresi içinde açılmadığı anlaşılan durumlarda dosyanın mahkemesine iadesine gerek görülmeyebilir. Adli yargı yerinin kararı uyarınca dosyanın idari yargıya gönderilmesi usuli bir hata oluştursa da bu hatanın sorumluluğu adil yargılanma hakkı gereğince davacıya yüklenemez. Bununla birlikte, uyuşmazlığa konu işlemin tesis tarihinden itibaren geçerli idari dava açma süresi adli yargı başvurusu öncesinde aşılmışsa davanın süre aşımı sebebiyle reddi hukuka uygun bulunur.

Dosyanın iadesi sonrasında adli yargı merciince verilen ve otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerektiğini belirten ek karar hukuk aleminde mevcut ve geçerli sayılır. Yok hükmünde kabul edilmesine olanak bulunmayan bu ek kararın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren idari yargıda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli yargıda görevsizlik kararı verilirse idari dava kaç gün içinde açılmalıdır?

Görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idari mahkemede dava açılabilir. Bu haktan yararlanabilmek için davanın adli yargıda açıldığı tarihte idari dava açma süresinin dolmamış olması gerekir.

Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra 30 günlük süre kaçırılırsa ne olur?

Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra otuz günlük süre geçirilse dahi genel idari dava açma süresi henüz dolmamışsa kalan süre içerisinde idari dava açılabilir.

Adli mahkeme görevsizlik kararıyla birlikte dosyayı idare mahkemesine kendiliğinden gönderebilir mi?

Mevzuatta adli yargıdan idari yargıya dosya gönderme usulü bulunmadığından, adli mahkemenin yazılı talep olmaksızın kendiliğinden gönderdiği dosya esasa kaydedilerek davanın incelenmesine geçilemez; 2577 sayılı Kanun m. 3'e uygun dilekçeyle idari yargıda dava açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu