2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi, kanunda hüküm bulunmayan usul işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu kurallarının uygulanacağını belirten temel yollama normudur. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle yürürlükten kaldırıldığından, mevzuatta bu kanuna yapılan göndermeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine yapılmış kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 450Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
İYUK 31. Maddede Sayılan Yollama Alanları
İdari yargılama sürecinde açık bir yasal düzenlemenin bulunmadığı durumlarda medeni usul hukukunun temel kurallarından yararlanılır. Bu kapsamda; tarafların ehliyeti, vekil ile temsil, üçüncü kişilerin sürece dahil olması veya davanın ihbarı, uyuşmazlığın feragat yahut kabulle sonlandırılması, karşı dava açılması, teminat gösterilmesi ve adli yardım talepleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde ele alınır. Benzer şekilde hakimin yasaklılığı ile reddi talepleri, dosyanın incelenmesi, delil tespiti, keşif ve bilirkişi incelemeleri, yargılama giderlerinin belirlenmesi, celse düzenine aykırı davranışlara uygulanacak tedbirler ile duruşmaların ses ve görüntü aktarımıyla ya da elektronik ortamda icrası gibi usulî işlemlerde de genel yargılama usulü kuralları tatbik edilir.
Vergi uyuşmazlıklarının karara bağlanmasında ise İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 31. maddenin birinci fıkrasındaki atıflar saklı kalmak üzere Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri tatbik edilir.
Davanın İhbarı ve Bilirkişi Seçimindeki Özel Usuller
İdari yargılama usulünde davanın ihbarı konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na gönderme yapılmış olmakla beraber, İYUK m. 31/1 uyarınca davanın ihbarı re'sen Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından yerine getirilir.
İdari yargı mercilerince tayin edilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından düzenlenen listelerden seçilir. Bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınır.
Delil Avansı ve Keşif Giderlerinin Karşılanması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324 ve 325. maddelerine göre taraflardan her biri ileri sürdüğü delil için belirlenen gider avansını verilen kesin sürede yatırmak zorundadır; yatırılmadığı takdirde o delilden vazgeçilmiş sayılır. Buna karşılık, tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği işlerde mahkemece re'sen başvurulan delil gideri ödenmezse, bu masraf ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Hazineden karşılanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 325Kaynağı aç
Uyuşmazlığın niteliği yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini zorunlu kıldığı durumlarda, davacı keşif avansını yatırmasa dahi HMK m. 325 uyarınca giderin davalı idareden, yatırılmaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan alınmak kaydıyla Hazineden temin edilerek incelemenin yapılması mümkündür.
İdari Yargıda Feragat ve Kamu Yararı Ölçütü
Feragat, 6100 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. İdari yargıda kararın kesinleşmesinden önce feragat iradesi ortaya konulduğunda, uyuşmazlığın feragat doğrultusunda karara bağlanabilmesi adına önceki kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
Bununla birlikte feragat hakkı sınırsız değildir; kamu yararını yakından ilgilendiren konularda ve düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması ya da işlemin iptali kararı verildikten sonra davacının davadan feragat etmesi kamu yararıyla bağdaşmadığından feragat istemi kabul edilmeyebilir.
Süreler Bakımından Eski Duruma Getirme Sınırı
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasında genel usul kanununa yapılan göndermeler arasında dava açma, itiraz veya diğer kanun yolu süreleri sayılmamıştır. İdari yargılama usulünde süreler özel olarak düzenlendiğinden, sürenin kaçırılması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan eski duruma getirme kurallarına dayanılarak sürenin yeniden canlandırılması hukuken mümkün görülmemektedir.
Yargılama Giderleri ve Konusuz Kalan Davalar
6100 sayılı Kanun'un 326. maddesi gereğince, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere yargılama giderleri aleyhine hüküm kurulan taraftan tahsil edilir. İki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde ise giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Davanın kabul edildiği durumlarda davacıya tamamlattırılan eksik harcın yargılama giderlerine dahil edilmeyerek davacı üzerinde bırakılması usul kurallarına aykırılık oluşturur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 326Kaynağı aç
Uyuşmazlık konusunun kalmaması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı hükmü kurulduğunda, bu karar dava konusu işlemin hukuka aykırılığını tespit etmediğinden, davanın açılmasına davalı idarenin yol açtığı saptanamıyorsa yargılama gideri ile vekalet ücreti idareye yüklenemez.
İYUK 31 uyarınca kaçırılan dava ve temyiz süreleri için HMK uygulanabilir mi?
Hayır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesindeki yollamalar arasında kanuni süreler yer almadığından, kaçırılan sürelerin eski duruma getirme kurallarıyla telafisi mümkün değildir.
İdari yargıda davanın ihbarı tarafların talebine mi bağlıdır?
Hayır. İYUK m. 31/1 uyarınca idari yargıda davanın ihbarı ilgililerin talebi aranmaksızın Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yürütülür.
İptal davasında feragat her aşamada geçerli kabul edilir mi?
Her aşamada geçerli kabul edilmeyebilir; özellikle kamu yararını ilgilendiren ve düzenleyici işlemlere karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması veya iptal kararı sonrasındaki feragat istemi kabul görmeyebilir.
Vergi uyuşmazlıklarında hangi usul kanunu uygulanır?
İYUK ve 31. maddenin birinci fıkrasındaki atıflar saklı kalmak kaydıyla, vergi uyuşmazlıklarında öncelikle Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

