İYUK 62 Kapsamında Nöbetçi Mahkemenin Görevleri

by Avukat Erdal Ersoy
İYUK 62 Kapsamında Nöbetçi Mahkemenin Görevleri

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca nöbetçi mahkeme, çalışmaya ara verme süresi içinde kanunla belirlenen görevleri yerine getirir. İlgili madde gereğince nöbetçi mahkemenin bakacağı uyuşmazlıklar; yürütmenin durdurulmasına ait işler, delillerin tespitine ilişkin talepler ve kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işlerden oluşmaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – Nöbetçi mahkeme çalışmaya ara verme süresi içinde aşağıda yazılı işleri görür: a) Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler, b) Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler. Kaldırılan hükümler:
Danıştay 2. Daire, E. 2020/524, K. 2020/3192Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2020/524 E.  ,  2020/3192 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/524 Karar No : 2020/3192 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; … İli, … Kaymakamlığında şef olarak görev yapan davacının, 2015 yılı İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı'na katılmak üzere, Diyarbakır Valiliğince ilan edilen "İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü" ünvanı için yaptığı başvurunun, başvuruların son günü olan 20/05/2015 tarihi itibarıyla, İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7/1-e/1 maddesinde yer alan, İlçe Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atanabilmek için gerekli olan "Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak" koşulunu sağlamaması nedeniyle reddine ilişkin 18/06/2015 günlü, 6 sayılı İl Sınav Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesince; uyuşmazlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesinde düzenlenen özel yargılama usulü kapsamında incelenmiş ve 2015 yılı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı başvurularının 13/05/2015-20/05/2015 tarihleri arasında alındığı, davacının … Üniversitesinden almış olduğu lisans diplomasında "İktisat Fakültesinin dört yıl süreli Kamu Yönetimi bölümündeki öğrenimini 25/05/2015 tarihinde başarı ile tamamlayarak diplomayı almaya hak kazandığı" ifadesine yer verildiği, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in 9. maddesinde, ilan edilen kadro veya pozisyonlar için belirlenen başvuru tarihinin son günü itibarıyla aranan nitelikleri taşıyan personelin, başvuru şartlarını taşıdığı farklı unvanlı kadro veya pozisyonlardan sadece birisi için duyuruda belirtilen şekilde başvuruda bulunabileceğinin belirtildiği, başvuru tarihinin son günü itibarıyla davacının, İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik'in 7/1-e/1 maddesinde yer alan İlçe Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atanabilmek için gerekli olan "Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak" koşulunu sağlamaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İçişleri Bakanlığı Merkez Sınav Kurulunun 07/04/2015 günlü, 8 sayılı kararında, sınav müracaatlarının 13/05/2015 ila 25/06/2015 tarihleri arasında yapılabileceği belirtilmiş olmasına rağmen, Personel Genel Müdürlüğünün Bakanlık Merkez ve Taşra Teşkilatında Birim Sorumlularınca Yapılması Gereken İş ve İşlemler konulu yazısında müracaatların 13/05/2015 ila 20/05/2015 tarihleri arasında alınacağının belirtilmiş olmasının çelişki oluşturduğu; … Üniversitesi Rektörlüğü İktisat Fakültesi Dekanlığı … Bürosu Yöneticiliğinden almış olduğu 15/05/2015 günlü, 158 sayılı muhtemel mezuniyet yazısı ekinde bulunan not durumunu gösteren transkript belgesi doğrultusunda, 20/05/2015 tarihinde sınava müracaat ettiği, … Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden almış olduğu 25/05/2015 tarihli lisans diplamasını 17/06/2015 tarihli dilekçesi ile ibraz ettiği ve diploma şartı eksikliğini giderdiği, böylelikle tüm eksikliklerini süresi içerisinde tamamlamasına rağmen sınav müracaatının kabul edilmemesinin, bu bağlamda İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sınav başvurusunun, İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7/1-e/1 maddesi uyarınca reddedildiği, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2019 günlü, E:2016/23258, K:2019/6648 sayılı gönderme kararı ile Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinde; " 1. Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. 2. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. 3. Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. ………." hükmüne yer verilmiş, "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 5. fıkrasında ise; dosyaların tekemmül ettikten sonra, öncelik veya ivedilik durumları ile tekemmül sırasına göre incelenerek karara bağlanacağı vurgulanmıştır. 11/09/2014 günlü ve 29116 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 96. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'a eklenen, "Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" başlıklı 20/B maddesinde ise; Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin olarak özel yargılama kuralları getirilmiş olup, maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde; savunma süresinin, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren üç gün olduğu, bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün uzatılabileceği, savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosyanın tekemmül etmiş sayılacağı, (e) bendinde; bu davaların, dosyanın tekemmülünden itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun'un "Nöbetçi mahkemenin görevleri" başlıklı 62. maddesinde; nöbetçi mahkemelerin, çalışmaya ara verme süresi içinde, yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işleri görecekleri hükme bağlanmış, "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında ise; bu Kanun'da yazılı sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava dosyasının incelenmesinden; …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararı ile, olayın niteliği ve davanın durumuna göre yürütmenin durdurulması isteminin, davalı idarenin birinci savunması alındıktan ve ara kararı gereği yerine getirildikten sonra incelenmesine karar verilerek, savunma ve ara kararı süresinin (15) gün olarak belirlendiği, dava dilekçesi ve ara kararının davalı idareye 10/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, (15) günlük sürenin dolmasından sonra da, davanın "konusu itibarıyla" 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinde düzenlenen "merkezi ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle dosyanın tekemmül ettiği sonucuna ulaşılarak, çalışmaya ara verme süresi içinde … tarihinde, işin esası hakkında, temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, gerek dava dosyasının usulüne uygun olarak tekemmül ettirilip ettirilmediği, gerekse çalışmaya ara verme süresi içinde karara bağlanıp bağlanamayacağı noktasında, öncelikle davanın, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinde belirtilen "Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalar" kapsamında olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Bilindiği üzere, idari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmakta iken, bazı davaların niteliği itibarıyla diğerlerinden farklı olması ve bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması ihtiyacının ortaya çıkması üzerine, bu kapsamdaki yargı hizmetinin hızlandırılması, etkin ve verimli bir şekilde sunulabilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'da birtakım değişiklikler yapılmış ve idari yargıda başvuru, inceleme ve yargılama usulüne ilişkin olarak bazı yenilikler getirilmiştir. Bu kapsamda, 6552 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun'a eklenen 20/B maddesinde; Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin olarak özel yargılama kuralları getirilmiş ve belirtilen işlemlere karşı, taraflar açısından, dava açma süresi, cevap verme süresi, temyiz süresi; mahkemeler açısından ise, dava dosyalarının tekemmül süreci ile dosyaları inceleme süreleri kısaltılmış; yürütmenin durdurulması talebine ilişkin verilecek kararlara itiraz yolu ile temyiz incelemesi sonrasında karar düzeltme yolu kapatılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinde, öngörülen özel yargılama usulüne tabi işlemlerin kapsamının belirlenmesi amacıyla iki şart aranmıştır. Bunlardan birincisi "Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan bir sınav olması"; ikincisi ise, "merkezî ve ortak sınav ve bu sınava ilişkin iş ve işlemler" olması şartıdır. Kanun koyucu bu iki şartın yanında, yapılacak sınavın "merkezi" ve "ortak" sınav olması özelliğini de birlikte aramış olduğu halde, "merkezi ve ortak sınav" tanımına yer vermemiştir. Dolayısıyla, söz konusu maddedeki yargılama usulüne tabi işlemlerin kapsamı belirlenirken, bu Kanun maddesiyle amaçlanan faydanın sağlanması için dengeli bir yorum yapılması gerekmektedir. Bu madde ile getirilen düzenlemedeki sürelerin kısalığı, bazı itiraz ve kanun yollarının kaldırıldığı dikkate alındığında, maddenin kapsamının dar yorumlanmasının değişik mağduriyetlere yol açabileceği gibi çok geniş yorumlanmasının da mağduriyetlere yol açacağı açıktır. Yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında; sınavlar nedeniyle oluşacak bireysel mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla getirilen 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi hükmünün, düzenleyici işlemleri kapsamadığı gibi "merkezi ve ortak sınav" koşuluna uymayan, yani bir kuruma veya bir gruba münhasır olarak yapılan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı, Komiser Yardımcılığı Sınavı veya Milli Eğitim Bakanlığı Şube Müdürlüğü Yazılı ve Sözlü Sınavı gibi sınavları da kapsamadığı; maddede yer alan "merkezi ve ortak sınav" tanımına uygun olarak yapılan ve başvurucular bakımından daha geniş kapsamlı olan KPSS, ALES, YDS, YGS, LYS, TEOG ve benzeri gibi sınavların ise bu özel yargılama usulü kapsamında olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/02/2016 günlü, E:2016/90, K:2016/156 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinde öngörülen yargılama usulü kapsamında olmayan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı'na ilişkin işlemden doğan dava konusu uyuşmazlık bakımından dosyanın, Kanun'un 16. maddesi uyarınca tekemmül ettirilerek, olağan çalışma dönemi içinde karara bağlanması gerektiğinden, 03/07/2015 günlü, E:… sayılı ara kararı ile "savunma ve ara kararı süresi" olarak belirlenen 15 günlük sürenin son günü olan 25/07/2015 tarihinin çalışmaya ara verme zamanına rastladığı, dolayısıyla savunma süresinin, Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 07/09/2015 tarihine uzamış sayıldığı ve davanın Kanun'un 62. maddesi uyarınca çalışmaya ara verme süresi içinde karara bağlanamayacağı dikkate alınmaksızın, Nöbetçi Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettiği gerekçesiyle verilen kararda usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. …. İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesi, 1/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Bünyesinde Çalışmaya Ara Verme ve Nöbetçi Daire

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrasına göre Danıştay daireleri, her yıl 1 Eylül'de başlamak üzere 20 Temmuz'dan 31 Ağustos'a kadar çalışmaya ara verir. Bu ara verme süresi içinde görev yapmak üzere bir daire başkanı, dört üye ve bir yedek üyeden oluşan bir nöbetçi daire kurulur. Yedek üye aynı zamanda Genel Sekreterlik görevini yerine getirir.

2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86 – 1. (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/9 md.; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/17 md.) Danıştay daireleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. 2. Ara verme süresi içinde çalışmak üzere; bir daire başkanı ile dört üyeden ve bir yedek üyeden oluşan bir nöbetçi daire kurulur. Yedek üye aynı zamanda Genel Sekreterlik görevini yapar. 3. (Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/17 md.) Bu dairenin başkanı ile üyeleri, Danıştay dairelerinin başkan ve üyeleri arasından karma olarak Başkanlar Kurulu tarafından seçilir. Ayrıca lüzumu kadar savcı ve tetkik hâkimi görevlerine devam ederler. 4. Çalışmaya ara verme süresi içinde görevli olarak kalanlar hariç olmak üzere Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler ile savcılar ve tetkik hakimleri çalışmaya ara verirler. Bu süre içinde Danıştay Başkanına, nöbetçi daire başkanı vekalet eder. 5. Danıştay'da çalışan diğer memurlar çalışmaya devam ederler. Ancak, çalışmaya ara verme süresi içinde işin icaplarına göre görevde kalmaları lüzumlu görülmeyen memurlar kanuni izinlerini kullanırlar. 6. (Değişik: 27/6/2013-6494/17 md.) Çalışmaya ara verme süresi içinde görevleri başında kalan Danıştay üyeleri yılın diğer dönemlerinde yol süresi dâhil çalışmaya ara verme süresi kadar izin kullanabilirler. Nöbetçi dairenin göreceği işler

Nöbetçi dairenin başkanı ile üyeleri, Danıştay dairelerinin başkan ve üyeleri arasından karma olarak Başkanlar Kurulu tarafından seçilir. Ara verme döneminde ayrıca lüzumu kadar savcı ve tetkik hâkimi görevine devam eder. Görevli olarak kalanlar hariç olmak üzere Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler, savcılar ve tetkik hâkimleri çalışmaya ara verir. Bu süre zarfında Danıştay Başkanına nöbetçi daire başkanı vekâlet eder.

Danıştay bünyesinde görev yapan diğer memurlar ara verme süresinde çalışmayı sürdürür; ancak işin gereğine göre görev başında kalması lüzumlu görülmeyen memurlar kanuni izinlerini kullanır. Çalışmaya ara verme süresinde görevi başında kalan Danıştay üyeleri ise yol süresi dâhil olmak üzere ara verme süresi kadar izni yılın diğer dönemlerinde kullanabilir.

İdari Yargıda İlk İnceleme Esasları ve Rapor Düzenlenmesi

2577 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre dava dilekçeleri Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilerek Genel Sekreterlikçe görevli dairelere havale edilir. Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde ise evrak bürosunca kaydı yapılan dilekçeler ilgili mahkemeye aktarılır ve dilekçe sahibine tarih ile sayıyı gösteren ücretsiz bir alındı kâğıdı verilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – 1. Dilekçeler Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilir ve Genel Sekreterlikçe görevli dairelere havale olunur. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/53 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dilekçeler, evrak bürosunca kaydedilerek ilgili mahkemelere havale olunur. Dilekçe sahibine evrakın tarih ve sayısını gösterir ücretsiz bir alındı kâğıdı verilir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, Yönlerinden sırasıyla incelenir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır. 5. İlk incelemeyi yapanlar, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır. 6. Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanır. İlk inceleme üzerine verilecek karar:

Kaydedilen dava dilekçeleri; Danıştayda daire başkanının görevlendireceği tetkik hâkimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem niteliği, süre aşımı, husumet ile 3 ve 5. maddelere uygunluk yönlerinden sırasıyla incelenir. Bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi durumunda da davanın her safhasında Kanun'un 15. maddesi uygulanır.

Dilekçeler ilk inceleme konuları bakımından kanuna aykırı bulunursa durum görevli daireye veya mahkemeye bir raporla bildirilir. Tek hâkimle karara bağlanacak dosyalarda rapor düzenlenmeksizin 15. madde hükümleri ilgili hâkim tarafından tatbik edilir. İlk incelemeyi yürütenler kanuna aykırılık tespit etmezse ya da hazırlanan rapor daire veya mahkemece yerinde görülmezse tebligat işlemleri gerçekleştirilir. İlk inceleme ve ilgili işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Nöbetçi Mahkemenin İlk İnceleme Yetkisi ve Görev Sınırları

Danıştay 12. Dairesi (E. 1995/731, K. 1995/1196), dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istemi bulunmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca belirli sürede karara bağlanması gereken işler arasında yer almayan bir dosyada, nöbetçi mahkeme tarafından Kanun'un 14. maddesine dayanılarak ilk inceleme yoluyla davanın reddedilmesinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varmıştır. Daire, ilk derece mahkemesi kararını bozarak uyuşmazlığın esas mahkemesince karara bağlanması için dosyanın gönderilmesine hükmetmiştir. Aynı kararda yer alan karşı oyda ise ilk incelemenin davanın ön kabul koşullarına ilişkin olduğu ve nöbetçi mahkemece karara bağlanmasında usule aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

Danıştay 12. Daire, E. 1995/731, K. 1995/1196Kaynağı aç
12. Daire         1995/731 E.  ,  1995/1196 K. "İçtihat Metni" Daire : ONİKİNCİ DAİRE Karar Yılı : 1995 Karar No : 1196 Esas Yılı : 1995 Esas No : 731 Karar Tarihi : 18/05/995 DAVA DİLEKÇESİNDE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEĞİ OLMADIĞI HALDE NÖBETÇİ MAHKEME TARAFINDAN 2577 SAYILI YASANIN 14.MADDESİ HÜKMÜ UYARINCA DOSYA ÜZERİNDE İLK İNCELEME YAPILARAK DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDEDİLMESİNDE ANILAN YASANIN 62.MADDESİ HÜKMÜNE UYARLIK BULUNMADIĞI HK. T.C.D.D. İşletmesi … Bölge Başmüdürlüğünde sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacı, sözleşme ücretinin 4. gruptan ödenmesi için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 1.1.1990 tarihinden itibaren oluşan ücret farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. İdare Mahkemesi kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının 1990 yılı ücretinin yapılan gruplandırmada 5. grup içinde değerlendirilmesine ilişkin işlemin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği belli olmamakla birlikte, davacının dilekçesinde yeni gruplandırmaya göre Mart 1990 aylığının kendisine ödendiğini belirtmiş olduğundan bu tarih itibariyle işlemin öğrenildiğinin kabulü gerekeceği; bu itibarla 15.3.1990 tarihinden itibaren başlayan 60 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 7.2.1992 tarihinde idareye yapılan başvurunun yeni bir idari dava açma süresini başlatmayacağı, dolayısıyla 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen süre geçirildikten ve 11. madde kapsamında bir başvuru yapılmadan daha sonra davacı tarafından 7.2.1992 tarihinde yapılan başvuru üzerine verilen olumsuz yanıta ilişkin 24.3.1992 günlü işlemin iptali istemiyle 16.4.1992 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava 2577 sayılı Yasanın 15/1-b. maddesi uyarınca reddedilmiştir. Davacı, 1.1.1992 tarihinden itibaren sözleşme ücretinin 4 gruptan değerlendirilmiş olduğundan 1.1.1990 tarihinden itibaren yoksun kaldığı farkların ödenmesi ve hatalı işlemin idarece düzeltilmesi istemiyle 7.2.1992 tarihinde idareye başvurduğunu, başvurusunun 24.3.1992 günlü işlemle reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada süreaşımı bulunmadığını, bu nedenle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın süreaşımı yönünden reddedilmesinin usule ve mevzuata aykırı olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı Yasanın Nöbetçi Mahkemenin görevlerini düzenleyen 62.maddesinde, nöbetçi mahkemenin çalışmaya ara verme süresi içinde yürütmenin durdurulmasına ve delillerinin tesbitine ait işler ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işleri göreceği hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istemi olmamasına karşın, nöbetçi mahkeme tarafından 2577 sayılı Yasanın 14. madde hükmü uyarınca dosya üzerinde ilk inceleme yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan maddede karara bağlanması gereken işler kapsamında yer almadığı halde, dosya üzerinde ilk inceleme yapılarak Nöbetçi Mahkemece davanın reddedilmesinde yasal isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlık hakkında esas mahkemesince karar verilmek üzere … İdare Mahkemesinin … günlü, … sayılı kararın bozulmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine karar verildi. (X)KARŞI OY İdare Mahkemesince dosya ilk inceleme aşamasında ve ilk incelemeye ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle süre yönünden karara bağlanmıştır. İlk inceleme konusu işler davanın ön kabul koşulları arasında yer alır ve işin esasına girmeden ve zaman geçirmeden karara bağlanması gerekir. Bu niteliği itibariyle nöbetçi mahkemece karara bağlanmasında usule aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin bu yönden incelenerek karara bağlanması gerekeceği görüşüyle kararın görev yönünden bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Sürelerin Hesaplanması ve Çalışmaya Ara Vermenin Sürelere Etkisi

2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idari yargıda süreler; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dâhil edilir; sürenin son gününün tatil gününe rastlaması durumunda süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Görevli olmayan yerlere başvurma:

Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrası gereğince, bu Kanunda yazılı sürelerin bitimi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.

Merkezî ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü

6552 sayılı Kanun'un 96. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'a eklenen 20/B maddesi, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda özel yargılama kuralları getirmiştir. Bu kapsamdaki davalarda dava açma süresi on gün olup Kanun'un 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/BKaynağı aç
Madde 20/B – (Ek: 10/9/2014-6552/96 md.) 1. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin yargılama usulünde: a) Dava açma süresi on gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. ç) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren üç gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. d) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. e) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. f) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. g) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ğ) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi beş gündür. h) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. ı) Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır. 2. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararları, söz konusu sınava katılan kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır. Askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara dair hükümler:

Bu davalarda yedi gün içinde ilk inceleme tamamlanarak dava dilekçesi ve ekleri tebliğe çıkarılır. Savunma süresi tebliğden itibaren üç gün olarak belirlenmiş olup bu süre bir defaya mahsus en fazla üç gün uzatılabilir. Savunmanın sunulması veya tanınan sürenin dolmasıyla dosya tekemmül etmiş sayılır ve uyuşmazlık tekemmülden itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara itiraz kanun yolu kapalı tutulmuş; yargılama neticesinde verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının sınava katılan kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

20/B davalarında ara kararı, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır; cevap verme süresi beş gündür. Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara bağlanır ve karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin bu usul; dava açma, cevap verme ve temyiz sürelerini kısaltırken mahkemeler bakımından inceleme ve dosyanın tekemmül süreçlerini de sınırlandırmıştır. 20/B maddesi uyarınca verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir ve Danıştay tarafından temyiz incelemesi üzerine verilen kararlar kesindir. Bu yargılama türünde yürütmenin durdurulmasına itiraz ve temyiz sonrası karar düzeltme yolları kapalıdır.

Kuruma Özgü Görevde Yükselme Sınavları ve Yargılama Dönemi

Danıştay 2. Dairesi (E. 2020/524, K. 2020/3192), 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesindeki özel yargılama usulünün uygulanabilmesi için iki temel şartın birlikte bulunması gerektiğini tespit etmiştir. Bunlardan ilki sınavın Millî Eğitim Bakanlığı veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılması, ikincisi ise merkezî ve ortak nitelikte bir sınav ve bu sınava ilişkin iş ve işlemlerden ibaret olmasıdır. KPSS, ALES, YDS, YGS, LYS ve TEOG gibi daha geniş katılımlı sınavlar bu kapsama dâhil kabul edilirken; düzenleyici işlemler ile belirli bir kuruma ya da meslek grubuna münhasır kılınan görevde yükselme, unvan değişikliği, komiser yardımcılığı ve şube müdürlüğü sınavları 20/B kapsamı dışında tutulmuştur.

Daire; görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin bir uyuşmazlıkta davanın 20/B kapsamında yer almadığını, dosyanın Kanun'un 16. maddesi uyarınca tekemmül ettirilerek olağan çalışma döneminde karara bağlanması gerektiğini ve 62. madde uyarınca çalışmaya ara verme süresinde karara bağlanamayacağını değerlendirmiştir. İlgili dosyada ara kararıyla belirlenen savunma süresinin son gününün ara vermeye denk gelmesi sebebiyle sürenin 8. maddenin 3. fıkrası uyarınca uzadığı gözetilmeden nöbetçi mahkemece tekemmül gerekçesiyle verilen kararda usule uyarlık görülmemiştir. Daire, 04/11/2020 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi hükmünü 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozmuş, dosyayı yeniden karar verilmek üzere idare mahkemesine göndermiş ve Geçici 8. madde delaletiyle 54. maddenin 1. fıkrası uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğunu belirtmiştir.

Nöbetçi mahkeme çalışmaya ara verme süresinde hangi işlere bakar?

Nöbetçi mahkeme, 2577 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince çalışmaya ara verme süresi içinde yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işleri görür.

Çalışmaya ara verme zamanına rastlayan kanuni süreler nasıl uzar?

2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bu Kanunda yazılı sürelerin bitimi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.

Merkezî ve ortak sınav davalarında temyiz süresi kaç gündür?

2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi kapsamındaki davalarda verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir ve Danıştayın temyiz incelemesi üzerine verdiği kararlar kesindir.

Görevde yükselme sınavı uyuşmazlıkları 20/B maddesi kapsamında mıdır?

Danıştay 2. Dairesinin değerlendirmesine göre kuruma veya gruba münhasır yapılan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları merkezî ve ortak sınav tanımına girmediğinden 20/B maddesindeki özel usule tabi değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu