İYUK 51 Kapsamında İdari Yargıda Kanun Yararına Temyiz

by Avukat Erdal Ersoy
İYUK 51 Kapsamında İdari Yargıda Kanun Yararına Temyiz

İdari Yargıda Kanun Yararına Temyizin Niteliği ve Amacı

Kanun yararına temyiz; istinaf veya temyiz yolu kapalı olduğu için kesinleşen ya da bu yollara başvurulmaması sebebiyle kesinleşmiş olan ve yürürlükteki hukuka aykırı nitelik taşıyan kararlar bakımından hukuk düzeninin korunmasını amaçlayan bir kanun yoludur. Bu kurum, Türk idari yargı sistemine ilk kez 1982 yılında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile dahil edilmiştir.

Bu kanun yolunun işletilmesi sonucunda verilen istemin reddi veya bozma kararları, benzer uyuşmazlıklarda mahkemeler bakımından yol gösterici bir değere sahiptir.

Kanun Yararına Temyize Konu Olabilecek Kararlar ve Yetkili Makamlar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerince kesin olarak karara bağlanan ya da istinaf ve temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşen ve yürürlükteki hukuka aykırılık içeren kararlar kanun yararına temyize konu edilebilir. Bu yol, ilgili bakanlıkların lüzum göstermesi üzerine veya Başsavcı tarafından kendiliğinden işletilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 2. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 3. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması:[45][46]

Kanun Yararına Bozmanın Hukuki Sonuçları ve Yayımlanması

Temyiz isteminin yerinde görülmesi durumunda karar kanun yararına bozulur. 2577 sayılı Kanunun 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu bozma kararı daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz.

2577 sayılı Kanunun 51. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince, kanun yararına bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmî Gazete'de yayımlanır.

Kanun Yararına Bozma İncelemesinde Maddi Hataların Değerlendirilmesi

Danıştay 8. Dairesinin 2021/7033 Esas ve 2021/7124 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozmanın amacı yürürlükteki hukukun ülke genelinde birlik içinde uygulanmasını sağlamaktır. Bu kapsamda, kararlardaki maddi hatalara ilişkin sebepler kanun yararına bozma nedenini oluşturmaz.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/7033, K. 2021/7124Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7033 E.  ,  2021/7124 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7033 Karar No : 2021/7124 Kanun Yararına Temyiz Eden: … Başsavcılığı Davacı : … Davalı : …Üniversitesi Rektörlüğü/… Vekili : Av. … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; 2577 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi : … Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Başsavcısı : … Düşüncesi : Boğaziçi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret Bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi olan davacının, 30/09/2020 tarihinde online olarak gerçekleştirilen İngilizce yazma sınavında adayların sınav sırasında takibini sağlamak üzere kullanılan "…" isimli programda kesinti gerçekleşmesi sebebiyle sınavının geçersiz sayılarak, mazeret sınavı hakkı tanınmamasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden ve istinaf başvurusunda bulunulmadan kesinleşen …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…;K:… sayılı kararının; davanın,davacının hazırlık sınıfını İELTS puanı ile geçmesi sebebiyle konusuz kaldığı, diğer yandan, davacının söz konusu bu davada kendisini avukat marifetiyle temsil ettirmemesine karşın aleyhlerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.040,00 TL avukatlık ücreti ödemeye mahkum edilmesi ve kamu idaresi olarak harçtan muaf olmalarına karşın aleyhlerine harca hükmedilmesinin yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,davalı idare vekili tarafından kanun yararına temyiz edilmesinin istenilmesi üzerine konu incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51’inci maddesinde; İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği; temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmış olup, buna göre, kanun yararına temyiz yoluna, ancak, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararlara karşı başvurma olanağı mevcuttur. Yine aynı Kanunun 31 inci maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların, davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323/ğ maddesinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Anılan düzenlemelere göre; yargılama sonucu taraflardan birine yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, haksız olarak dava açmak ya da hukuka aykırı bir işlem yapmak suretiyle karşı tarafın giderine katlanmasına neden olunmasıdır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164 üncü maddesinde de, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği hüküm altına alınarak avukatlık ücretinin davaya katkısı bulunan avukata ödenmesi öngörülmüş, anılan Kanunun 168 inci maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Olayda dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmemesi ve anılan kararın, harçları da içeren 323,90 TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine ilişkin hüküm fıkrasının, yürürlükteki hukuka aykırı bir hususu içermediği anlaşıldığından, kanun yararına temyiz edilmesine gerek görülmemiştir. Kanun yararına temyiz edilmesi istenilen kararın davalı idare aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının incelenmesine gelince; davacı tarafından avukat marifetiyle takip edilmeyen davada; yukarıda sözü edilen yasa hükümleri uyarınca davalı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde yürürlükteki hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenle, … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının,"Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine" ilişkin hüküm fıkrasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; Boğaziçi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret Bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi olan davacının, 30/09/2020 tarihinde online olarak gerçekleştirilen İngilizce yazma sınavında adayların sınav esnasında takibini sağlamak üzere kullanılan "…" isimli programda kesinti gerçekleşmesi nedeniyle sınavının geçersiz sayılarak mazeret sınavı hakkı tanınmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, davacının online yapılan sınav esnasında bağlantısının kesilmesi probleminin neden kaynaklandığı ve kopan bağlantının tekrar kurulması, tekrar kurulamamış ise hak kaybı oluşmaması için gerekli telafi yöntemleri oluşturulması için çalışmaların idare tarafından yapılması gerektiği, salt sınav esnasında bağlantısı kesildiğinden bahisle davacının sınavının geçersiz sayılması ve telafi sınavına alınmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilerek, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş, davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmaması üzerine Mahkeme kararı kesinleşmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Kanun Yararına Temyiz' başlılı 51. maddesinde; "İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmüne yer verilmiştir. Kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilebilmesi için, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği ya da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan bir kararın olması ve bu kararın yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi gerekmektedir. Kanun yararına bozmanın amacı, yürürlükteki hukukun ülke genelinde birlik içinde uygulanmasını sağlamak olup, maddi hatalara ilişkin sebeplerin kanun yararına bozma nedenini oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesine yönelik olarak yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, avukat aracılığıyla takip edilmeyen davada davalı idare aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kararda, kanun yararına bozulmasını gerektirecek şartların oluşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığınca … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının avukatlık ücreti yönünden kanun yararına temyiz isteminin reddine, kararın birer örneğinin taraflar ile … Başsavcılığı'na gönderilmesine 29/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına temyiz yolunu kimler işletebilir?

2577 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz yolu işletilerek gerçekleştirilebilir.

Kanun yararına bozma kararı merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırır mı?

Hayır, 2577 sayılı Kanunun 51. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kanun yararına bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz.

Kararlardaki maddi hatalar kanun yararına bozma sebebi oluşturur mu?

Danıştay 8. Dairesinin 2021/7033 Esas ve 2021/7124 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, kanun yararına bozmanın amacı yürürlükteki hukukun ülke genelinde birlik içinde uygulanmasını sağlamak olup kararlardaki maddi hatalara ilişkin sebepler kanun yararına bozma nedenini oluşturmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu