İdari Yargıda İlk İncelemenin Yapılışı ve İnceleme Sırası
İdari yargı alanında dava dilekçeleri; Danıştay bünyesinde daire başkanınca görevlendirilecek bir tetkik hâkimi, ilk derece idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya tensip edilen bir üye marifetiyle incelenir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda dilekçeler sırasıyla görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu teşkil edecek kesin ve icrai işlem niteliği, süre aşımı, husumet ile 3 ve 5 inci maddelerdeki biçimsel şartlara uygunluk yönlerinden ele alınır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk inceleme ve buna bağlı işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. Bu inceleme konularına ilişkin kanuna aykırılıkların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmü tatbik edilir.
Görev ve Yetki Yönünden Verilecek Kararlar
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca yapılan ilk incelemede adli yargının görevli olduğu tespit edilen konularda açılan davaların reddine karar verilir. İdari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye dava açılması halinde davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Adli yargı merciince verilen bir kararın uygulanması amacıyla İcra ve İflas Kanunu uyarınca tesis edilecek işlemler özel hukuk alanına ilişkin kabul edildiğinde, bu işlemlerden doğan uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle açılan davanın görev yönünden reddi icap etmektedir.
Ehliyet, Kesin İşlem ve Süre Aşımı Nedeniyle Davanın Reddi
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendi doğrultusunda; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir nitelik taşımadığı veya yasal süre aşımının bulunduğu hallerde davanın reddine karar verilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir. Ancak tasfiye edilerek ticaret sicil kaydı silinen ve tüzel kişiliği sona eren şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekir. İdareye ait taşınmazın devri işlemine karşı kiracının dava açma ehliyeti bulunmadığı kabul edilen hallerde ise, işin esası incelenerek davanın reddedilmesi sonucu itibarıyla isabetsiz görülmemektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 48Kaynağı aç
İdari Merci Tecavüzü ve Görevli Mercie Tevdi
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/e bendi uyarınca idari merci tecavüzü halinde dava dilekçelerinin görevli idare merciine tevdiine karar verilir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca idari başvuru yolları tüketilmeden açılan davalarda merci tecavüzü bulunması sebebiyle dosyanın görevli mercie tevdii gerekmekte, işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Dava dilekçelerinin görevli mercie tevdii halinde, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 2. fıkrası gereğince Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi sayılır. Buna karşılık Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı gibi vesayet makamı niteliğindeki mercilerin kesinleşen kararlarına açıkça uyularak tesis edilen işlemlere karşı ayrı bir itiraz yolu bulunmadığında dilekçenin merciine tevdiine karar verilemez.
Dilekçenin Reddi ve Hataların Tekrarlanması
Dava dilekçelerinin 2577 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerine uygun bulunmaması veya ehliyetli şahsın avukat olmayan vekili aracılığıyla dava açması durumunda 15. maddenin 1/d bendi uyarınca dilekçeler reddedilir. Karar üzerine otuz gün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun biçimde dilekçenin yeniden düzenlenmesi, eksikliklerin giderilmesi ya da bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılması imkanı tanınır.
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddedilmesi üzerine tanınan süre içinde verilen yeni dilekçelerde aynı yanlışlıklar tekrarlandığı takdirde mahkemece davanın reddine karar verilir.
Husumet Tespiti ve Dilekçenin Gerçek Hasma Tebliği
Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/c bendi gereğince dava dilekçesinin mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verilir. Bu kapsamda, işlemi tesis eden vergi dairesi gibi asıl idari birim hasım mevkiine alınıp dava dilekçesi tebliğ edilerek dosyanın tekemmülü sağlanmadan, yalnızca valilik husumetiyle uyuşmazlığın çözümlenmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
İlk İnceleme Kararlarına Karşı Kanun Yolları
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen kararlara karşı kural olarak ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir. Ancak idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlar, dava dilekçesinin gerçek hasma tebliği kararları ve 1/d bendi kapsamındaki dilekçe ret kararları kanun yolu denetiminin istisnasını oluşturur; bu kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilemez.
İdari yargıda ilk inceleme aşaması ne kadar sürede tamamlanır?
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk inceleme ve buna bağlı işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır.
Dava dilekçesinde yanlış idarenin gösterilmesi davanın reddini gerektirir mi?
Davanın yanlış hasım gösterilerek açılması halinde davanın reddine gidilmez; mahkemece 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/c bendi uyarınca dilekçenin tespit edilen gerçek hasma tebliğine karar verilir.
Dilekçe ret kararı üzerine verilen dilekçede hata tekrarlanırsa ne olur?
Dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıkların tekrarlanması durumunda 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilir.
İlk inceleme üzerine verilen hangi kararlara karşı istinaf veya temyize başvurulamaz?
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 4. fıkrası uyarınca idari yargı içi görev ve yetki ret kararları, gerçek hasma tebliğ kararları ile dilekçe ret kararlarına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

